{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/198 <br>KARAR NO: 2024/179<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2023<br>NUMARASI: 2022/232 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Menfi tespit <br>Birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/290 Esas Sayılı Dava Dosyasında:<br>DAVANIN KONUSU: Menfi tespit <br>KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin İİK'nın 72.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili,  müvekkili ile davalılar arasında 22/11/2021 başlangıç ve 22/02/2022 bitiş tarihli satış ve hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalının, müvekkiline ait \"...\" isimli kafenin yapım, onarım ve iç mimarlık işlemlerinin yapılması işini üstlendiğini, müvekkilinin de karşılığında davalılara 2.200.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, toplam bedelin %60'ının nakit, kalanının ise 10 adet eşit miktarda senet ile ödeneceğinin taahhüt edildiğini, davacı müvekkilinin sözleşme bedelinin 1.200.000,00 TL'sini nakit ödediğini, kalan 1.000.000,00 TL için ise; keşidecisi müvekkili, lehtarı ise ... olan teminat senetleri düzenlemek sureti ile davalılara teslim ettiğini, bir süre sonra ise davalı ...'nun malzeme ve işçilik giderlerindeki artışlarını gerekçe göstererek müvekkilinden ekstra ödeme talep ettiğini, bu ödemenin yapılmaması halinde,  sözleşmede taahhüt edilen işlemlerin yapılmayacağı hususunu hem  şifahi hem de yazılı  bir şekilde  müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin sahibi olduğu kafenin yapım işlemlerinin sözleşmede belirtilmiş olan 22/02/2022 tarihinde davalılar tarafından  bitirilmemesi ve bu sebeple kafesinin açılışını planlanan sürede yapılamaması sebebiyle daha fazla zarara uğramamak adına davalı ... lehine aynı sözleşmeye istinaden toplamda 600.000,00 TL tutarında senetler düzenlediğini, senetlerin davalı ...'na teslim edildiğini, yine müvekkili tarafından davalı lehine düzenlenmiş olan senetlere ek olarak, davalıların sürekli bir şekilde giderler ve işçilik maliyetlerini gerekçe göstermesi ve bu doğrultuda ek ödeme talep etmesi sebebiyle banka havalesi yoluyla toplamda 1.675.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, son olarak davalı ...'na sözleşmeye istinaden verilen senetlerden 05/02/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 05/03/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senetlerin müvekkili tarafından vadesinde ödendiğini, müvekkilinin sözleşmede akdedilen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine karşılık, sözleşmede belirtilmiş olan davalılara ait  yükümlülüklerin ayıplı şekilde ifa edildiğini,  bir kısmının ise hiçbir surette ifa edilmediğini, her ne kadar müvekkilinin bu ayıpları ve eksik ifaları sözleşmede davalı firma ile birlikte imzası bulunan diğer davalı ...'na hem whatsap hem de Batman ... Noterliği'nin ... yevmiye ve 01/04/2022 tarihli ihtarnamesi ile bildirmiş ise de, davalı yanın öncelikle bahaneler üreterek müvekkiline geç dönüşler yaptığnı ve bir süre sonra ise müvekkilinin telefonlarına cevap vermediğini, yine davalının keşide edilen ihtarname içeriğindeki edimlerini ve yükümlülüklerini de yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından keşide edilerek, lehtar olarak davalı ...'na verilen senetler yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile  fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile bu senetlerin iadesine ve bu senetlere ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 13/04/2022 tarihli ara karar ile, davanın senetlerin ayıplı ve eksik ifa nedeniyle bedelsiz kaldıklarından bahisle açılmış menfi tespit davası olup, senetlerin ifa uğruna verildiği, davacının iddia ettiği ayıplı ve eksik ifa ile bu hususların varlığı halinde bedel iadesi talep edilip edilemeyeceği hususunun yargılama neticesinde belirleneceği, bu aşamada sunulan deliller itibariyle bu yönde bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili 16/04/2022 tarihli dilekçesi ile, menfi tespit davasına konu vadesi gelmiş olan senede ilişkin olarak, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/135 D.iş sayılı dosyasında 14/04/2022 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu ihtiyati haciz  kararı doğrultusunda yapılacak olan  icrai işlemlerin müvekkili şirketin ticari itibarının  zedelenmesinin yanı sıra müvekkili  açısından telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini belirterek İİK'nın 72. maddesi gereğince öncelikle teminatsız bir şekilde, bunun mümkün olmaması halinde asıl alacağın %15'i oranında teminat neticesinde ivedi bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 18/04/2022 tarihli ara karar ile; mahkemece 13/04/2022 tarihli karar ile gerekçeli ve istinaf yolu açık olmak üzere davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu aşamada dava konusu senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine başka bir mahkemece verilmiş ihtiyati haciz kararının ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiği yönünde bir gelişme olmadığı gibi, kararın istinaf süresi de dolmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin  16/04/2022 tarihli ihtiyati tedbir talebi hakkında daha önce karar verilmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacılar vekili 19/04/2022 tarihli dilekçesi ile, davalı tarafın talebi ile müvekkili şirket aleyhinde menfi tespit davasına konu vadesi gelmiş olan senetlere ilişkin olarak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/135 D.iş sayılı dosyasından 14/04/2022 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı yanca ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, bu ihtiyati haciz kararı doğrultusunda İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılacak olan icrai işlemlerin müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemesinin yanı sıra müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini belirterek İİK'nın 72.maddesindeki amir hüküm gereğince; öncelikle teminatsız bir şekilde, bunun mümkün olmaması halinde asıl alacağın %15'i oranında teminat neticesinde, bunun da mümkün olmaması durumunda asıl alacak ve fer'ilerinin  alacaklıya ödenmemesi şartıyla mahkeme nezdine depo edilmesi suretiyle ivedi bir şekilde İİK'nın 72.madde hükmü kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve icra dosyasında bulunan tüm hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/04/2022 tarihli ara karar ile,  aynı sebep ve delillerle yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı yönündeki mahkeme kanaatini değiştirecek bir delil veya vakıanın söz konusu olmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati haczin kaldırılmasının mahkemeden talep edilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak daha önce 2 kez karar verilmiş olup, söz konusu talepte yeni bir delil veya vakıadan bahsedilmediğinden şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haczin kaldırılması İİK'nın 266. maddesi gereği mahkemeden talep edilemeyeceğinden talebin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 06/07/2022 tarih, 2022/1913 Esas ve 2022/1400 Karar sayılı kararı ile, mahkemece asıl davada davacı şirket vekilince aşamalarda verilen 16/04/2022 ve 19/04/2022 tarihli dilekçelerde talep edilen ihtiyati tedbir ile dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati tedbirin mahiyetlerinin farklı olduğu, davacı vekilinin istinafa konu ara kararının dayanağı olan 19/04/2022 tarihli dilekçede İİK'nın 72.maddesi gereğince davalılar tarafından davacı şirket aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin durdurulması, bunun mümkün olmaması halinde ise asıl alacak ile ferilerinin depo edilmesi karşılığında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiği gözetilerek bu kapsamda somut olayda İİK'nın 72.maddesi şartlarınını oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu dilekçede yeni bir vakıa veya delilden bahsedilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle mahkeme ara kararı kaldırılarak dosya mahkemesine geri gönderilmiştir. Mahkemece 16/01/2023 tarihli ara karar ile; 05/04/2022 tarihinde açılan eldeki davada davacılar vekilinin dava konusu senetler nedeniyle müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davanın dayanağı olan ve muaccel hale gelen senetler nedeniyle davalı yanca davacı aleyhinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/135 D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının ise 14/04/2022 tarihli olduğu,  davanın  icra takibinden önce açılan menfi tespit davası hükmünde olduğu, davacı vekilince davalı tarafından davaya konu 05/04/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet yönünden bu davadan sonra 18/04/2022 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığı belirtilerek davaya konu senetler yönünden icra takibinin durdurulması yada icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, 05/10/2022 tarihli ara kararda;  birleşen dava yönünden davacı tarafça eksik 23.737,72 TL peşin harcın yatırılmasının belgelendirilmediği ancak haciz işlemlerinin devam ettiği beyan ve icra dosyası ile anlaşıldığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dava konusu: A-) \" 05/05/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/06/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/07/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/08/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/09/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/10/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/11/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senetler ile 05/12/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/01/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/02/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/03/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/04/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/05/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senetlerden yönünden, 05/04/2022 tarihinde mahkemede bu menfi tespit davasının ikame edildiği, davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit davası hükmünde olduğu anlaşılmakla; davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere İİK'nın 72/2. maddesi gereğince toplam 1.300.000,00 TL üzerinden %20'i  oranında 260.000,00 TL nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile ihtiyati tedbirin uygulanması ve icra takibine konu edilmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine, B-) İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasında  takibe konu 05/04/2022 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet yönünden, icra veznesine yatacak paranın %20 oranında nakti veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda İİK'nın 72/3. maddesi gereğince,  davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere icra veznesine yatan  paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla  önlenmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece akabinde de istinafa konu 17/12/2023 tarihli ara karar ile; mahkemenin 16/01/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının dava konusu senetlerin davanın icra takibinden önce açıldığına ilişkin davacı iddiası ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre; İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası dışında karara bağlandığı ve davacı yanın mahkemeye sunduğu açıklama dilekçeleri ile 100.000.00 TL'lik teminatın dosyaya yatırıldığı görülmekle; mahkemenin 16/01/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının; A-Talep ve icra takibine konu edilip edilmediği dikkate alınarak; mahkemenin dava konusu edilen 05/02/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli , 05/03/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/04/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/05/2023 vade tarihli 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL'lik senetler yönünden teminatın yatırılmış olduğu anlaşılmakla, 16/01/2023 tarihli ihtiyati tedbirin devam ettiğinin tespitine, B- Diğer talepler ve kararın konusu olan bonolar ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden teminat şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, verilen ihtiyati tedbir kararının kalktığının tespitine, C- İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin davadan önce takip konusu yapıldığı ve bu takibin konusu bono yönünden verilen ihtiyati tedbirin devamında hukuki menfaat bulunmadığı, talep niteliği göz önünde bulundurularak; bu icra dosyası yönünden de senedin icra takibine konu edilmemesi yönündeki tedbir talebinin reddi gerektiği anlaşılmakla, bu icra dosyası bakımından mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili 09/01/2024 tarihli istinaf dilekçesiyle, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen bononun 05/01/2023 vade tarihli olup; alacaklı tarafça 06/01/2023 tarihinde icra takibine konu edildiğini, mahkemede görülmekte olan davanın ise 05/04/2022 tarihinde ikame edildiğini, söz konusu icra takibinin davadan sonra ikame edildiğinin UYAP sisteminden yapılan kontrol ile de açıkça görüleceğini,  İİK'nın 72.madde hükmünde \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" şeklinde teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönünde karar verebileceğinin hüküm altına alındığını, bununla beraber; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu edilen 100.000,00 TL bedelli 20/12/2021 tanzim ve 05/01/2023 vade tarihli senet bakımından ise 30.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu nedenle; ödemesi yapılmayan 05/02/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli , 05/03/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/04/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/05/2023 vade tarihli 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL'den oluşan senetler ve 05/01/2023 tarihli senedin ödenmemiş 70.000,00 TL'lik kısmı üzerinden bakiye 470.000,00 TL'nin %20'si oranında mahkeme dosyasına 100.000,00 TL tutarında teminatın da yatırıldığını, dolayısıyla; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece takibin davadan önce başlatıldığından bahisle hukuki menfaatin bulunmadığına yönelik ara kararının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının bu yönden kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davalarda davacılar iş sahibi, davalılar ise yüklenicidir. Taraflar arasında 22/11/2021 başlangıç ve 22/02/2022 bitiş tarihli satış ve hizmet sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşme ile davalılar yüklenici sıfatıyla, davacılara ait \"... Mah. ... Sk. ... Apt No:... Fatih/İstanbul\" adresinde faaliyet gösteren \"...\" isimli kafenin giriş, birinci ve ikinci kat ile teras katı ve mutfak bölümlerinin yapımı, onarımı ve iç mimarlık işlemlerini yapma işini üstlenmiştir. Sözleşmede iş bedeli 2.200.000,00 TL olarak kararlaştırılmış, toplam bedelin %60'ının nakit, kalanının ise 10 adet eşit miktarda senet ile sıralı gün olarak gününde tahsil edileceği hususunda taraflar arasında anlaşma sağlanmıştır.Davacı eldeki davada işin eksik ve ayıplı ifa edilmesi nedeniyle davalı yana keşide edilen  senetler nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuş,  anılı senetler yönünden de İİK'nın 72.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Dosya kapsamından; mahkemece dosyadaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen bononun 05/01/2023 vade tarihli olduğu, anılan senedin davalı alacaklı tarafça 06/01/2023 tarihinde icra takibine konu edildiği, istinafa konu ara kararın verildiği dava dosyasının icra takibinden önce 05/04/2022 tarihinde  açıldığı, 05/02/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli , 05/03/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/04/2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 05/05/2023 vade tarihli 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL'lik senetler yönünden teminatın yatırıldığı gözetilerek 16/01/2023 tarihli ihtiyati tedbirin devam ettiğinin tespitine, diğer talepler ve kararın konusu olan bonolar ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden ise ihtiyati tedbir kararında belirlenen yeterli teminatın yatırılmadığı belirlenerek verilen ihtiyati tedbir kararının kalktığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2023 tarih ve 2022/232 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,  2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 27/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd603612da5e05ea","SID":"a28d5cbddb284287"}}