{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2465 <br>KARAR NO: 2024/221<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10.10.2023 tarihli ek karar<br>NUMARASI: 2023/519 E. - 2023/517 K.<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkiline 100.000,00-TL bedelli, 30.11.2020 vadeli, 17.10.2019 tarihli senede ilişkin borcunu ödemediğini, senetten kaynaklı borcun tüm talep ve ihtarlara rağmen ödenmediğini, alacaklarının teminata bağlı bulunmadığından ve borçlunun mal kaçırmasından endişe duyması sebebi ile alacaklarını tahsil etme konusunda endişe duyduklarını, borçluya ait menkul, gayrimenkul mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 31.08.2023  tarihli değişik iş  kararında;\"...İbraz olunup incelenen talep dilekçesi ve eki belgeler münderecatına göre yukarıda adı yazılı bulunan alacaklının, talep dayanağı belgede yer verilen ve tutarı kararımızda gösterilen alacak bakımından vaki isteği, İcra ve İflas Kanunun 257. Maddesinin l.fıkrasına uygun görüldüğünden, aleyhine ihtiyati haciz istenilen ile üçüncü kişilerin muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın, % 15 oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda, yukarıda isim ve adresi belirtilen borçlu-borçluların  menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine..\" karar verilmiştir. Bu karara karşı, İİK'nın 265.maddesi uyarınca, borçlu ... vekili tarafından süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; borçlunun ikametgah adresi bakımından mahkemenin yetkisiz olduğunu, teminat tutarının günümüz ekonomik koşullar karşısında yetersiz olduğunu, alacaklı görünen şirket ve lehtar ile müvekkili arasında senet düzenlemesini gerektirir herhangi bir hukuki, ticari ilişki bulunmadığı gibi senet altındaki imzanın da müvekkili ...'a ait olmadığını, mahkeme kararına konu senedin ...Ltd. Şti. Yetkilisi ... ile yakın arkadaşı olan ...Ltd. Şti. Yetkilisi ...'ün kendi aralarında müvekkili ...'ı ... ile aralarındaki boşanma davası başta olmak üzere mevcut davalardan kaynaklı husumet nedeniyle zarara uğratmak kastı ile muvazaalı olarak düzenlenen senedin sahte olduğunu iddia ederek, ihtiyati hacze itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 10.10.2023  tarihli ek kararıyla; \"... İhtiyati hacze itirazın edenin bonodaki imzaya yönelik yapmış olduğu itirazın yargılama gerektirdiği, teminat oranının makul olduğu, her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de bonoda, ihtiyati hacze itiraz edenlerin yerleşim yerinin Konya olarak belirtildiği, yetki itirazında bulunurken yanlış mahkemenin gösterilmesi halinde yetki itirazının geçersiz sayılması gerektiği, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz talep eden tarafından alacağın yaklaşık olarak ispatlandığı...\" gerekçesiyle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine,  karar verilmiştir. Bu ek karara karşı,  ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  İtiraz eden borçlu ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, inceleme sonucunda ret kararı verildiğini, haciz kararının yetkisiz mahkemece verilmiş olduğunu, kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı borçların aranacak borçlar niteliğinde olduğunu, somut olayda bononun düzenleme yerinin Konya, müvekkilinin ikamet adresinin ve lehtar şirketin ikamet adresinin Konya olduğu halde taraflarla ilgisi olmayan yerde ihtiyati haciz kararı alındığını, yetkili mahkemenin müvekkilinin adresi olan Ankara Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine yetkili mahkemenin gösterilmesinde yanlışlık yapılmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin 14.12.2023 tarihinden beri Yenimahalle Ankara olduğunu, her ne kadar 12.09.2023 tarihinde müvekkili adresini Meram/Konya olarak değişmiş gözükse de bu adresin Meram Sosyal Hizmet Müdürlüğüne ait olduğunu, davacının halen boşanma aşamasında olduğu eşi hakkında 05.09.2023 tarihinde yaptığı şikayet 6284 sayılı kanun gereğince tedbir ve adresinin gizli tutulması talebi üzerine müvekkilinin bilgisi dışında mernis adresinde kayden böyle bir değişik yapıldığını, davacının ve oğlunun 09.12.2023 tarihli kolluk ifade tutanakları, şikayetçi ifade tutanağı, Aile Ve Sosyal Hizmet Bakanlığı sitesi üzerinden alınan adres gösterir belgelerin mevcut olduğunu, halen boşanma aşamasında olduğu eşinden dolayı şiddet tehdidi altında bulunan müvekkilinin 6284 sayılı kanun gereği tedbir talebinde bulunurken adresinin gizli tutulmasını talep etmesi üzerine müvekkili adresinin bilgisi dışında değiştirildiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin gerek takip tarihi, gerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz karar tarihi, gerekse ihtiyati hacze itiraz tarihi itibariyle Ankara olduğunu, kambiyo senetlerinde tanzim eden avalist veya ciranta konumunda olan borçluların HMK'nın 7/1 maddesi kapsamında ihtiyari dava arkadaşları olduğunu,  yine ret gerekçesinde bonodaki imzaya itirazın yargılama gerektirmesi ve teminat oranını makul olduğu gerekçesiyle kabul edilmemişse de yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, ek kararda harç yönünden hüküm kurularak itiraz edene yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu senedin ... Ltd Şirket yetkilisi ... ile yakın arkadaşı olan ... Ltd Şirket yetkilisinin müvekkilinin boşanma davası başta olmak üzere başka davalardan kaynaklı husumet nedeniyle zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin alacaklı görünen şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, yine müvekkilinin bir dönem kağıt üzerinde yöneticisi olarak göründüğü ... Ltd Şirketine tescilden yalnızca iki gün sonra henüz sicile ilan edilmeden şirket sermayesi kadar olmak üzere müvekkili tarafından sözde bir senet verildiğini, bu senedin daha sonra boşanmakta olan eşi tarafından yakın arkadaşına ciro edildiği  iddiasının hukuken ve mantıken kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair verdiği ek kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına, itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen ret kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, ihtiyati hacze konu bono nedeniyle yetkili yer mahkemesinin hangi mahkeme olduğu, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu yönünden yetki itirazının ret kararının ve borçlu olmadığına yönelik itirazlarının reddine dair ek kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, 17.10.2019 düzenleme tarihli 30.11.2020 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bononun aleyhine ihtiyati haciz istenen ... tarafından ... Ltd Şirket adına düzenlenmiş olduğu, lehtar şirket tarafından bononun alacaklı şirkete ciro edildiği,  alacaklı tarafından 29.08.2023 tarihli dilekçe ile itiraz eden borçlu ve bono lehtarı , bonoyu cirolayan şirket aleyhine 100.000,00 TL bedelli ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından %15 teminat karşılığında İİK 257 maddesi gereğince 31.08.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı verildiği, borçlu tarafından ihtiyati haciz kararına karşı itirazda bulunulduğu, itiraz dilekçesinde yetki itirazının ileri sürüldüğü dilekçede müvekkilinin adresinin Ankara olduğunu, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, ayrıca teminat tutarının yetersiz olduğuna ve senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığına dair iddialarda bulunulduğu, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği, ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icrayı hacze dönüştürüldüğü, Konya ... İcra Dairesine haciz talimatlarının yazılmış olduğu, haciz tutanaklarının tutulduğu, itiraz eden vekili tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, icra takibine ilişkin olarak şikayet dilekçesini ibraz ettiği, şikayet davasını açmış olduğu, itiraz eden borçlu tarafından Konya Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 13.09.2023 tarihli dilekçeyle, alacaklı şirket yetkilisi ile ... tarafından resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarında bulunulduğu, alacaklı vekili tarafından ihtiyati hacze itiraz dilekçesine karşı cevaben ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığını, itiraz nedenlerinin karara etkisi olmayan ve kanunda gösterilmeyen gerekçelerden oluştuğunu belirterek itirazın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekili tarafından ihtiyati haciz kararına dair redde dair ek kararın istinaf edilmiş olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği benimsenmiş ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İİK'nın 258. maddesinde; ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuş, ayrıca akdin yapıldığı yer icra dairesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Bononun tanzim yeri Konya'dır. HMK'nın mahkemelerin yetkisine dair hükümlerine göre bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. Somut olayda, borçlu vekilince ihtiyati hacze karşı itiraz edilirken yetki itirazında bulunulmuştur. Yetkili mahkemenin, yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara Mahkemeleri olduğu belirtilerek itirazlarının kabulünü talep etmiştir. İtiraz dilekçesine ekli olarak nüfus kayıt örneğini ibraz etmiştir. 28.12.2022 tarihinde elektronik ortamda mernisten çıkarılan kayıt örneğinde ilgilinin yerleşim yerinin Yenimahalle/Ankara olarak belirtilmiş olduğu, ekli tarihçeli yerleşim yeri bilgileri raporunda ise itiraz edenin yerleşim yeri adresine taşınma tarihinin 09.12.2022 olarak gösterilmek suretiyle Yenimahalle/Ankara olarak belirtildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 258. maddesinde; ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. Somut olayda, borçlu vekilince ihtiyati hacze karşı itiraz edilirken yetki itirazında bulunulmuştur. Yetkili mahkemenin yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Bonoda borçlu adresi itibariyle yetki itirazının yerinde olduğunun kabulü ile ihtiyati haciz kararının İİK'nın 265/son maddesi uyarınca   kaldırılması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile itirazın reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. Çünkü, gerek ihtiyati haciz talep tarihinde, gerekse itiraz tarihinde itiraz eden borçlunun ikamet adresinin Ankara ili Yenimahalle ilçesi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, senedin ödeme için itiraz edene ibraz edildiğine ve itiraz edenin alacaklının kim olduğunu öğrendiğine dair bir kanıt da sunulmadığından, itiraz eden yönünden borcun \"götürülecek borç\" hâline geldiğinden de söz edilemez. Bu durumda ilk derece mahkemesince, borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmuş, itiraz eden borçlu vekilinin itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulü ile itiraz eden hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, itiraz eden borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair 10.10.2023 tarihli duruşma sonunda verdiği aynı tarihli ek kararın kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca, borçlulardan ... vekilinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne, ilk derece mahkemesinin borçlu ... hakkında verdiği 31.08.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, 2-AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 5.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan tahsili ile  itiraz eden borçlu ...'a verilmesine, 3-İtiraz eden borçlunun yapmış olduğu toplam 179,50 TL yargılama giderinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınıp itiraz eden borçluya verilmesine, 4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Kanun yoluna başvuran itiraz eden tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 269,85 TL istinaf peşin karar harcının talep hâlinde itiraz eden borçluya iadesine, b-İtiraz eden borçlu tarafından harcanan 738,00 TL başvuru harcı gideri ile 122,50 TL posta gideri olmak üzere, toplam 860,50 TL kanun yolu giderinin, ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınıp itiraz eden borçluya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının ilgililerine iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 7-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 15.02.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3932884b2da54de5","SID":"26e81d6cb69bccbf"}}