{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2479 <br>KARAR NO: 2024/222<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01.11.2023 tarihli Ara Karar <br>NUMARASI: 2023/1036 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan ve dilekçelerinin tümünde belirttikleri sair gerekçelerden ötürü, öncelikle teminatsız mahkememizin aksi kanaatte olması halinde uygun görülecek teminat karşılığı, şimdilik dava değeri olan 150.000,00 TL üzerinden borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 01.11.2023  tarihli ara kararıyla; \"...İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde 'Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.' şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; ihtiyati haciz talep eden vekilinin dava dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte değildir. Fatura alacağı bulunması, alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde yaklaşık ispat yargılamanın bu aşamasında gerçekleşmediğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine,  karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında alacağın ispat eden faturaların mevcut olduğunu, bunları dilekçe ekinde sunulduğunu, sözleşme, fatura, teslim tutanağı gibi delillerin borcun varlığı konusunda yaklaşık ispat için yeterli olduğunu,  Mahkeme'nin Yargıtay emsal kararlarını görmezden gelerek faturaların yaklaşık ispat için yeterli olmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, davalı borçlu şirkete ait 2021 yılı BA/BS analiz formları dava dosyasına ilgili kurumca ibraz edilmiş bulunduğunu iddia ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı  itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve dava içinde İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirkete 17.11.2021 tarihinde 4.344,50 TL tutarında kabin otomatik kapısı, 18.11.2021 tarihinde kat butonu ve kontaktör olarak toplam 219.775,00 TL ve şalter olarak 247.800,00 TL tutarında 19.11.2021 tarihli e-arşiv  faturalar düzenlendiği, davacı şirket tarafından cari hesaptan kaynaklanan 867.919,50 TL tutarındaki alacağın şimdilik 450.000,00 TL kısmının tahsili amacıyla davalı şirket hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 17.08.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibine karşı itiraz ettiği, itirazında, borcu olmadığını belirterek takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası ile birlikte İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, dava dilekçesinde dava değerinin 150.000,00 TL olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde davacı vekili delilleri arasında faturalar ile birlikte davalı şirkete ait BA/BS form analizleri mevcuttur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, 2 bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına ve miktarına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. Somut olayda, dosyada mübrez davalı BA/BS analiz kayıtlarında mal ve hizmet satın alınan kişilere ilişkin bilgiler arasında  davacı şirket unvanın yer aldığı ve belge sayısı olarak (3) rakamının gösterildiği, alınan mal ve ya hizmet bedelinin  KDV hariç tutarının ise 735.525,00 TL olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebine konu alacak yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken redine karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin verdiği ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar isabesiz bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen dava değeri 150.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği istinafa konu 01.11.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kısmen kabulü ile davalının 150.000,00 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının  ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 22.500,00 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı  vekiline verilmesine, 3-Kararın Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden infazına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  istinaf peşin karar harcının ise  talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, talep hâlinde davacıya iadesine, 5-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine, 7-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.03.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0f0f7bd5186e7ab","SID":"b1ddd42db0eb2746"}}