{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/183 <br>KARAR NO: 2024/259<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.12.2023 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2023/859 E.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının  ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair  verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süt satış ve mamul üretim - mamul alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre, sözleşme şartlarında, davalının  müvekkiline süt teslimi gerçekleştireceğini, bunun karşılığında da müvekkilinin sözleşme şartlarında, davalıya temin edilecek ... markalı ambalajlama yapılarak peynir teslimi  yapacağını, sözleşme akdedilirken davacının iki adet teminat çeki verdiğini,  ... Bankası Eceabat / Çanakkale Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı, 31.12.2023 vade tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli teminat çekinin  davalıya  05.12.2022 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgesi ile davalıya teslim edildiğini,  ... Bankası Eceabat / Çanakkale Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı, 31.12.2023 vade tarihli, 2.000.000,00 TL, bedelli teminat çekinin ise 31.05.2023 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgesi ile davalıya teslim edildiğini, bu belgelerin taraflarca imzalandığını, çeklerin teminat çeki olduğu konusunda bir ihtilafın bulunmadığını, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının  peynirlerin ayıplı olduğuna ve bu sebeple cari hesap borcu bulunduğununa dair ihtarname gönderdiğini, davalı yanca gönderilen  15.12.2023 tarihli ihtarnamede  dava konusu çeklerin teminat çeki olduğu açıkça belirtildikten sonra  davacının 1.289.298,26 TL cari hesap  borcu olduğunun iddia edildiğini, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, davalı şirketin yedinde toplam 7.000.000,00 TL tutarında terminat çeki bulunmasına rağmen, davalının davacıdan  alacaklı olduğunu bildirdiği miktarın 1.289.298,26 TL olduğunu, bu hususun dahi teminat çeklerini  davacıya iade etmeyen davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalının  teminat çeklerini iade etmemesi üzerine  Çanakkale ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 18.12.2023 tarihli ihtarnamesi ile dava konusu teminat çeklerin iadesinin istendiğini, çeklerin yine iade edilmediğini,  davacının 31.12.2023 tarihinden sonra cebri icra tehdidi altında bulunduğunu,  ileride telafisi mümkün olmayacak zararlar hasıl olabileceğini,  bu sebeple İİK'nın 72. maddesinde belirtilen icra takibinden önce menfi tespit davası hükümleri uyarınca dava konusu çek bedellerine ilişkin icra takibinin  durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacının davalıya iki adet çek nedeniyle 7.000.000 TL borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca  icra takibinin başlatılmaması husunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 15.03.2022 tarihinde Süt Satış ve Mamul Üretim - Mamul Alım Sözleşmesi akdedildiğini, tarafların müvekkili şirketin ham madde olarak süt tedarik ederek yüklenici firma sıfatındaki davacıya  teslim edeceği; karşılığında yüklenici firmanın ... markalı olarak sözleşmede belirtilen gramaj ve ambalaja uygun olarak peynir üretimi sağlayıp müvekkiline teslim edeceği hususunda anlaştığını,  sözleşme uyarınca davacının teslim borcuna karşılık müvekkiline 5.000.000-TL ve 2.000.000-TL değerinde iki adet çek verdiğini, ancak  davacının müvekkiline ayıplı mal teslim ederek sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, teslim edilen peynirlerin sözleşmede belirtilen 18 kg ağırlığından daha az miktarda, şekli kırık ve bozuk şekilde teslim edildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilini zarara uğrattığını ve borçlu olduğunu,  sözleşmeye konu peynirlerin özelliği gereğince olgunlaşma süresi 6 ay olduğundan tenekelerin bu süre geçtikten sonra açılabildiğini,  ayıpların zaman geçtikçe tespit edildiğini, sözleşmenin 9.9 maddesi uyarınca üretilen peynirlerin kalitesinden davacının sorumlu  olduğunu,  bu sorumluğun  peynirlerin son  kullanma tarihine kadar devam ettiğini, Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye no'lu ve  15.12.2023 tarihli ihtarnamesi ile  davacıya tespit edilen ayıpların bildirilerek davacının 15.12.2023 tarihinde mevcut açılan tenekeler kapsamında 1.289.298,26 TL borcu olduğunun ihtar edildiğini,  her ne kadar 15.12.2023 tarihinde alacağın 1.289.298,29 TL olduğu ihtar edilmiş ise de çeklerin son ibraz tarihi 10.01.2024 itibariyle müvekkilinin alacağı çek bedellerinin üzerine çıktığını, davacının teslim ettiği yaklaşık 17.323 teneke peynir içerisinde riskli olan 13.299 tanesinde ayıplı mal oranı sebebiyle toplamda 10.000.000 TL'nin üzerinde bir zararı  söz konusu  olduğunu, peynir tenekeleri açıldıkça ayıpların sürekli olarak tekrarlandığını,  Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/46 D. İş dosyasında başvuruda bulunulduğu, delil tespiti yapıldığını, davalının stoklarındaki peynir tenekeleri açılmaya devam ettikçe zararının giderek büyüdüğünü, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 28.12.2023 tarihli ara kararda özetle;\"...6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. (Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış,ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). 2004 sayılı Yasanın 72/3.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Somut durumda davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi incelendiğinde;Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin çekin teminat olarak verilmesindeki tarafların menfaatleri dikkate alındığında 1.289.298,26-TL açısından uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın yerine getirilmediğinden bu kısım açısından talebin REDDİNE, Geriye kalan 5.710.702,00-TL açısından davalının Kadıköy ...Noterliği'nin 15.12.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname içeriğine göre yaklaşık ispat yerine getirilmiş olmakla taraflar arasında hüküm ifade etmek üzere ödememe yasağı ve (bu tarihten önce icra takibi başlatılmamış olması şartıyla) %15 teminatla İİK 72. maddesi gereğince icra takibine konu edilmemesi şeklinde tedbir kararına hükmedilmesine....\" gerekçesiyle  ihtiyati tedbir talebinin çekin teminat olarak verilmesindeki tarafların menfaatleri dikkate alındığında 1.289.298,26-TL açısından uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat yerine getirilmediğinden bu kısım açısından talebin reddine, geriye kalan 5.710.702,00-TL'lik kabul edilen kısım açısından %15 oranında (856.605,3‬0-TL) teminatın yatırılması koşuluyla;  31.12.2023 keşide tarihli 5.000.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çek bedelinin tamamı, 31.12.2023 keşide tarihli, 2.000.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çek bedelinin 710.702,00-TL'lik kısım açısından taraflar açısından hüküm ifade etmek üzere ödeme yasağı ve -mevcut icra takibi var ise etki etmemek üzere- icra takibine başlanmaması tedbirlerinin uygulanmasına,  karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla,  davacının  sözleşmenin kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri bugüne kadar eksiksiz olarak yerine getirdiğini,  çeklerin teminat çeki olduğunu, mahkemenin  5.710.702,00TL'lik kabul edilen kısım için bir itirazlarının bulunmadığını, 1.289.298,26 TL bakımından da ihtiyati tedbir talebinin  kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddedilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin kanuna ve dosya kapsamına uygun olmadığını,  bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi ara  kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bu ara kararın 1.289.198,26 TL'llik kısım yönünden verilen ret kararının kaldırılmasına ve bu miktar için de talebin kabulüne  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan  menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul-kısmen reddi  ara  kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 15.03.2022 tarihli süt satış ve mamul üretim - mamul alım sözleşmesi bulunduğu, sözleşmeye göre, davalının davacıya  süt teslimi gerçekleştireceği,  bunun karşılığında davacının  peynir teslimi  yapacağı,  ... Bankası Eceabat / Çanakkale Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31.12.2023 vade tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya  05.12.2022 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgesi ile; ... Bankası Eceabat / Çanakkale Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31.12.2023 vade tarihli, 2.000.000,00 TL  bedelli çekin ise 31.05.2023 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgesi ile teslim edildiği, bu teslim belgesinde 15.03.2022 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak   çeklerin teminat amaçlı teslim edildiğinin belirtildiği görülmektedir. Davacı tüm edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve ayrıca icra takibi başlatılmaması  için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, davalı ise peynirlerin ayıplı olduğunu,  bu sebeple davacının şimdilik 1.289.298,26 TL cari hesap  borcu olduğunu, peynir kutuları açıldıkça zararın daha da arttığını savunmuş, ilk derece mahkemesince 1.289.298,26-TL açısından uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın yerine getirilmediği gerekçesiyle bu kısım açısından talebin reddine, geriye kalan 5.710.702,00-TL'lik kabul edilen kısım açısından teminat karşılığında icra takibine başlanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit davalarıyla ilgili ihtiyati tedbir düzenlemesi mevcut olup, anılan hükmün HMK'nın 389 vd. maddeleriyle birlikte uygulanması gerekir. HMK'nın 389/1.maddesi  '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir... '' hükmünü,  390/3 maddesi  \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü,  391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  düzenlemelerine yer  almaktadır. HMK'nın 389.maddesine göre ise  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. Somut olayda tarafların imzasını taşıyan 31.05.2023 tarihli çek teslim tesellüm belgesinin 1.maddesinde  15.03.2022 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak  31.12.2023 vade tarihli, 2.000.000,00 TL  bedelli çekin teminat amaçlı teslim edildiğinin belirtildiği, yine  tarafların imzası bulunan  05.12.2022 tarihli teminat çeki teslim tesellüm belgesinin 1.maddesinde  15.03.2022 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak 31.12.2023 vade tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli çekin teminat amaçlı teslim edildiğinin belirtildiği, buna göre çeklerin  teminat çeki olarak verildiği ve taraflar arasındaki  15.03.2022 tarihli sözleşmeyle bağlantı kurulduğu görülmektedir.  Ancak davalı taraf  gönderdiği ihtarname ile davacının edimlerini yerine getirmediğini, peynirlerin ayıplı çıktığını, 1.289.298,26 TL cari hesap  borcu olduğunu, peynir kutuları açıldıkça zararın daha da arttığını savunduğuna ve çekler  de teminat amaçlı verildiğine  göre bu kısım yönünden mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yasada, ihtiyati tedbir  kararı verilmesi için  talebin yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir şart öngörülmemiş olduğundan mahkemece, talebin yargılamayı gerektirdiği şeklindeki gerekçesi yerinde olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu hususu eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve  391/3. maddeleri  uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 28.12.2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.22.02.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"247834f869c35609","SID":"22b8022bdd95415a"}}