{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/26 <br>KARAR NO: 2024/267<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 18.10.2023<br>NUMARASI: 2023/682 <br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıya satım avansı olarak gönderilmiş olan 900.000 USD karşılığında davalı şirket sözleşmesinden doğan vecibeleri yerine getirmediğini, müvekkil şirketin defalarca göndermiş olduğu ürünün ya da tutarın iadesini talep etmişlerse de haksız ve kötü niyetli olarak müvekkiline iade etmediğini belirterek davalı şirketin mülkiyetinde bulunan taşınır/taşınmaz mallara kötü niyetli satış halinde müvekkil açısından geriye dönüşü olmayan mağduriyetler oluşacağından şartlarının da gerçekleşmiş olduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 18.10.2023 tarihli ara kararla; tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; tedbir isteminin konusu yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartlarını oluşturmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ...'nın, ...de inşaat faaliyetleri  yürüttüğünü, bu bağlamda çimentoya ihtiyaç duyan müvekkilinin, ... çimentosu satın almak için Eylül 2020 döneminde kendilerini  ...  yetkilileri  olarak tanıtan ... ve ... isimli şahıslarla iletişime  geçtiklerini,  görüşmelerin akabinde, 250.000 metric ton gri portland çimentosunun alımı için  12.09.2020 tarihli sözleşme taraflarca  imza edildiğini, müvekkili firmanın bu sözleşmeye olan güvenleri dolayısıyla davalı firma şirket hesabına iki ayrı ödemeyle toplamda 900.000 Dolar ödeme yaptığını ancak davalı firma tarafından müvekkiline herhangi bir çimento gönderilmediği gibi sözleşmeyi davalı firma adına imza eden şahısların sözleşme imzalandığı tarih itibariyle şirket yetkilisi olmadığının da anlaşıldığını, hal böyleyken ücretin iadesi gerektiğini,  6100 sayılı HMK 389/1 maddesi hükmünde de belirtildiği üzere mevcut durumda meydana gelebilecek olumsuz bir gelişme gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hâle gelmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddi kararının son derece hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, satım avansının iadesi istemiyle açılan alacak davası içinde HMK'nın 389 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \"Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir ( Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Somut olayda, sözleşme uyarınca davalıya gönderilen paranın geri tahsili  amaçlanmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince dava konusu olmayan davalıya ait taşınır/taşınmaz malları üzerinde ihtiyati tedbir konulması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığından,  HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacı yanın  istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aca1e007665090cb","SID":"d9d9757fa87a63af"}}