{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/14 <br>KARAR NO: 2024/265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.11.2023 Tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2023/1031 Esas <br>DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan  Çıkarılmaya İlişkin)<br>Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde anlatılanlar karşısında davalı şirket ortağının şirket ortaklığından çıkarılma koşullarının oluştuğunu,  yapılacak yargılama sonunda haklı çıkmaları halinde, doğabilecek zararların telafisinin imkansız olabileceğinden bahisle davalının hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin mahkemece tedbiren engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 01.11.2023;  \"...Davacı vekili tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; 6100 Sayılı HMK'nun 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği hükmünün düzenlendiği, somut davada yapılacak yargılama sonunda haklı çıkmaları halinde, davalının şirketin ortaklığından çıkarılmasına karar verilebilineceği, talebin yargılamayı gerektirdiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarnameler ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği... \" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davanın konusunun, davalının tedbiren şirkete gelmemesi olmayıp, talep edilen tedbirin de tedbiren ortaklıktan çıkarma olmadığını, davalı tarafın, müvekkili ile yaşadığı anlaşmazlıklar gereği müvekkilinin huzurunu kaçırmak pahasına, normalde şirkette bir görevi olmaması, şirket müdürü ya da sigortalı çalışanı olmamasına rağmen şirkete gelip diğer çalışanların çalışmalarına mani olarak, şirkette oturduğunu, hatta müşterin gitmelerine sebep olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin sadece davalının fiili sebebiyle işyerini iki gün erken kapamak zorunda kalmasına sebep olduğunu, yine müvekkili şirket yetkilisinin bir gün iş yerini hiç açamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin işçilerinden ... tarafından huzur ve sukünu bozduğu gerekçesiyle davalı hakkında şikayetçi olunduğunu, bu durumun huzurda görülen dava boyunca devam etmesinin müvekkili şirketi telafisi imkansız zararlara sokacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, şirket ortaklığından çıkarma, istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava içinde davalı hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebi, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstinaf açısından uyuşmazlık konusu;  hakkında çıkarma davası açılmış olan şirket hissedarının hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için yaklaşık ispatın oluşup oluşmadığı ve  ihtiyati tedbir verilip verilemeyeceği noktasındadır. Talep, HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca, dava içinde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. TTK'nın 640, maddesinde şirket ortağının şirketten çıkarılması düzenlenmiş olup, TTK  640/3. Maddesinde şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirket ortaklığından çıkarılabileceği düzenlenmiştir. Çıkarma davasında  özel bir geçici hukuki koruma öngörülmediğinden, bu konuda HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir.İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından\" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Ancak, ihtiyati tedbir verilebilmesi için, HMK'nın 390/3.maddesi uyarınca, davacının, yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince talep dava açılış tarihi itibariyle değerlendirilmiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında, taraflarca yeniden tedbir talep edilmesi her zaman mümkündür. Mahkemece ara kararının verildiği aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin ret kararı isabetlidir. Açıklanan bu gerekçelerle istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"629589395a41974f","SID":"b2835c5eb562e131"}}