{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/5 <br>KARAR NO: 2024/266<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 30.11.2023 Tarihli ara karar.<br>NUMARASI: 2023/1025 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 1.666.760,31 TL cari hesap  borcu bulunduğunu, bugüne kadar söz konusu borcun ödenmesi için davalı tarafından hiçbir şekilde adım atılmadığını beyanla,  davalı şirketin müvekkilinin alacağını karşılamaya yetecek tutardaki malvarlığına dava sonuçlanıncaya kadar ivedilikle teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına,  aksi taktirde   tedbir talebinin uygun bir teminat karşılığında kabulü ile,  davalı şirketin, müvekkilinin alacağını karşılamaya yetecek tutaradaki malvarlığına dava sonuçlanıncaya kadar ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 30.11.2023 tarihli ara kararla;  \"... HMK'nun 389 /1 maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü taşımaktadır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere HMK'nun 389 maddesinde yazılı olan hallerden birinin mevcut olması halinde verilecek ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusuna ilişkin olması gerekmektedir. Davacı vekilinin, davalının malvarlığı  üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin, davalının malvarlığının  davanın konusu olmaması nedeni ile HMK 389/1 hükmü gereği reddine, karar vermek gerektiği...\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK'nın 389.maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumu esasında mahkeme tarafından dava sonuçlanıncaya kadarki süreçte doğabilecek zararların önüne geçmek amacıyla davacıya sağlanan hukuki bir koruma olduğunu, ghtiyati tedbir kararı verilebilmesi için söz konusu değişiklik sebebiyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde  zorlaşacak olmalı yahut tamamen imkansız hale gelmeli yahut hak sahibi açısından ciddi bir zarar doğacağını, Somut olayda da,  davalı ... Ticaret Limited Şirketi müvekkiline karşı taraflar arasında tutulan cari hesap kayıtlarına göre 1.666.760,31 TL borçlu olduğunu, söz konusu husus tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile birlikte sübuta ereceğini, davaya konu borç davalı şirket tarafından gerek arabuluculuk görüşmelerinde gerek ise tarafların birbirleri ile iletişeme geçtikleri zaman kabul edilse de bugüne kadar söz konusu borcun ödenmesi için davalı tarafından hiçbir şekilde adım atılmadığını, öyle ki  davalının iş bu davada haksız olduğunu ve müvekkiline borcu olduğunu açıkça kabul ettiğini,  dava dilekçesi ekinde sundukları arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen işbu davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi dahi sunmadığını, Öte yandan müvekkilinin haricen piyasadan aldığı duyumlara göre davalı yan son birkaç ayda davalı şirketin dijital baskı işine  devam etmesi için oldukça önem arz eden 2 adet iş makinesini (...  Makinası, ...Makine 40'lık Dijital Pres Makinası)  elden çıkardığını öğrendiğini, yine müvekkilinin haricen aldığı duyumlara göre davalı şirket üzerine kayıtlı ... markalı araç da şirket tarafından hızlıca elden çıkarıldığını, nitekim söz konusu hususun mahkemece trafik tescil şube müdürlüğüne müzekkere yazılması sonucu tespit edilebileceğini, İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için Yargıtay'ın ve doktrinin ortak görüşüne göre; ihtiyati tedbir talebine konu bir hak mevcut olmalı ve bu hakkı korumayı gerekli kılan sebep/sebepler mevcut olması gerektiğini, somut olayda bu iki şartı da sağladığını,  müvekkilinin, davalı şirketten cari hesap alacağından kaynaklı ferileri hariç 1.666.760,31 TL para alacağı hakkı mevcut olup, müvekkilinin ticari hayatta aldığı duyumlara göre davalının kaybedeceği kuvvetle muhtemel olan işbu davaya konu para alacağını ödememek için tüzel kişiliğin içini boşaltmaya çalıştığı öğrenildiğini, bu durumda müvekkilinin haklı olarak dava sonucu alacağına ulaşamama endişesi içinde olduğunu,  Hal böyleyken mahkemenin davalının malvarlığının dava konusu olmaması sebebiyle ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, elbette ki müvekkilinin alacağı para alacağı olduğundan, davalının bu alacağı karşılamaya yetecek tutardaki malvarlığı ayni yahut nakdi dava konusu olduğunu, aksi halde ihtiyati tedbir kurumunun uygulama biçiminin oldukça daraltılmış olacağını, söz konusu kurumun geçici hukuki koruma mahiyetini kaybedeceğini, nitekim dava sübuta erdiğinde müvekkilinin içi boş olan bir şirketten alacağını tahsil etmesinin  mümkün olamayacağını, söz konusu davada korunan hukuki değerin de bir anlamı kalmayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkin olup, istinaf ise dava içinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karaa ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \"Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir ( Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Somut olayda, açık hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olunduğu iddiasıyla alacağın tahsili amaçlanmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince dava konusu olmayan davalılara ait mal varlıkları  üzerinde ihtiyati tedbir konulması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığından,  HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacı yanın  istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbbfcb34c60e050d","SID":"1d1ad74f01fecd25"}}