{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2556 <br>KARAR NO: 2024/220<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14.11.2023 tarihli Değişik İş <br>NUMARASI: 2023/315 E. - 2023/323 K.<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir edenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle;  davalı şahsın haksız menfaat sağlamak amacıyla davalı şirket aleyhine ve diğer şirket ortakları aleyhine yasaya aykırı işlemler yaptığını, sahte imza ile genel kurul yapılması nedeniyle hukuk ve ceza yargılaması devam ederken davalı şahsa aşırı savurganlık yaptığı ve şirketi zarara sürekliği için vasi ataması talepli vesayet  davası açıldığından davalı şahsın tüm mallarına ve şirket hisselerine vesayet tedbir şerhi eklendiği gözetilerek şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ederek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... San.Tic. AŞ vekili savunmasında özetle; yargılamayı gerektiren bir konuda ihtiyati tedbir talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esas uyuşmazlığı çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, TMK gereğince bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yollardan sağlanamamışsa organ boşluğu  olduğunun kabulü gerekeceğini bu durumda organ boşluğu olmadığı müddetçe bir yönetim kayyımının  atanmasının söz konusu olmayacağının tartışmasız olacağını, talep edenlerin dosyaya sunmuş oldukları bilgi ve belgelerin muhtemelen gerçek dışı, yanıltıcı bilgi ve belgelerden ibaret olduğunu, davacıların derdest olduğunu iddia ettikleri İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/433 Esas sayılı dosyasının derdest olmayıp davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, her ne kadar müteveffa ... hisselerinin intikal işlemlerinin yapılmadığını ve pay defterine işlenmediği iddia edilmiş ise de gerçek durumun tam tersi olduğunu, söz konusu payların tüm tarafların miras hisseleri oranında dağıtıldığını ve pay defterine işlendiğini, muris tarafından eski eşi ... lehine yapılan vasiyetname ile ...'nın mirasçı olarak atandığını, vasiyetnamenin mahkeme tarafından  açılması davasında tedbir talep edenlerin vasiyete itiraz ettiklerinden vasiyetnamenin itirazlı olarak açıldığını, TMK 598 madde gereğince vasiyetname lehtarı ...'nın atanmış mirasçılık belgesi alamadığından bu defa pay  defterine ilgili vasiyetnamenin şerh edilerek ihtirazı kayıtla vasiyetname yokmuş gibi pay dağıtımının yapıldığını, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas sayılı dosyasında yargılamanın tamamlanıp beraat kararı verildiğini, davacı iddialarının tam tersine bir kısım iddiaların müvekkili şirketi zarara uğrattığını, şirket aleyhine sahte borç oluşturularak şirkete karşı icra takibi başlatılıp hacizler yapıldığını, müvekkili şirketin toplamda 45.000.000,00 TL borçlandırıldığını, talep edenlerin gerek bu dosyada gerekse diğer iş ve işlemlerde müvekkili şirkete karşı hareket ettiklerini savunarak talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 14.11.2023   tarihli Değişik İş kararında; \" ... davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlerine devam ettiği, yönetimin toplanamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, şirketlerin yönetimine müdahale edilmemesinin esas olduğu gibi hususlar göz önünde bulundurularak talep eden tarafın bu yöndeki talebi kabul görmemiştir. Talep eden vekilinin mevcut yönetimin şirketi ve ortakları zarara uğratacağı yönündeki iddialarının da somut deliller ile temellendirilemediği ve ayrıca talep eden tarafından tedbir sonrası hangi sebeplere dayanılarak dava açılacağının da belirtilmediği gibi sebeplerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ihtiyati tedbir talebinin koşullarının oluşmaması nedeniyle...  \" ihtiyati tedbir  talebinin reddine karar vermiştir. Bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir  talep edenler  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Tedbir talep edenler vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taleplerinde görüldüğü üzere  davalı şirkette yapılan  olağanüstü genel kurul toplantılarının sermaye artırımına ilişkin olduğunu, bu toplantılarda şirketin eski hakim hissedarı aynı zamanda müvekkillerinin babası ...'nın yatağa bağımlı şekilde hastanede kalması ile başladığını, bu süre içerisinde davalı ...'nın organize ve planlı bir şekilde suç işleyerek sermaye artırımı ile kendisini şirkette hakim hissedar konumuna  getirdiğini, sermaye artırımı konusunda yapılan genel kurul toplantılarınında merhum ...'nın sahte imzaları kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, ...'nın hastane yatağa bağımlı olarak kaldığı süre boyunca davalının organize ve planlı bir şekilde suç işleyerek sermaye artırımları ile ilgili olarak kendisini şirkette hakim hissedar konumuna getirdiğini, olağanüstü genel kurul toplantılarının sahte imzalara konu olduğundan dolayı davalı gerçek kişi hakkında iddianame düzenlenerek ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararının bozulduğunu, sanık sıfatıyla yargılandığını, mahkeme tarafından ortakların zarara uğrayacağı yönünde somut verilerle temellendirilemediği gerekçesiyle haksız şekilde talebin reddedildiğini, müteveffa ...'nın   şirket hisselerinin %58,5 iken %44,6 düşürüldüğünü, ...'nın beyin kanaması geçirdiği, demans bulgularının geliştiğinin anlaşıldığının belirtildiğini, raporda imzaların ... isimli şahsın eli ürünü olmadığı yönünde kanaate varıldığını, usulsüz genel kurul toplantıları sonucunda hak kaybına uğrayan müvekkillerin toplantıların iptali için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/433 Esas ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 Esas sayılı dosyasında dava ikame ettiklerini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 esas sayılı dosyada alınan raporlara imzaların ... 'nın eli ürünü olmadığı yönünde olduğunu, davalı ...'nın savurganlıkları ve kötü alışkanlıklarından dolayı kısıtlanması adına İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyasında, vesayet davasının açıldığını, ilgili davada davalının 22.11.2023 tarihli duruşmada bizzat yönetim kurulunun toplanamadığını dile getirdiğini, bu durumda mahkemenin eksik araştırması ve hatalı değerlendirilmesi sonucunda müvekkillerinin telafisi imkansız zararlara katlanmak zorunda bırakıldığını, murisin yatağa bağımlı hale gelmesi ve devamla vefat etmesi ile şirkette miras payları oranında hissedar olan müvekkillerinin haklarını ihlal ettiğini, TMK 427 maddesi gereğince tüzel kişilerin organlarından yoksun kalmaları durumunda vesayet makamının kayyım atayacağı hükmünü içerdiğini, yönetim kurulunun toplanamaması durumunda şirketin devamlılığının sağlanması ve menfaati için şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini iddia ederek ,mahkemenin 14.11.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasını, tedbir kararının önemi ve gerekliliğinin göz önünde bulundurularak şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesini, ayrıca  diğer davalı hakkında ceza yargılaması ve de vesayet davası açıldığı göz önünde bulundurulduğunda şirkete acele biçimde yönetim kayyımı atanması ve davalının hesaplarından işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına dair tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, anonim şirkete yönetim kayyımı atanması, aksi halde bila yönetim kayyımı olarak geçmiş dönem yönetim kayyımlığını icra edenlerin yönetim kayyımı olarak atanmaları, şirketin diğer yönetim üyelerinin yalnızca ...'nın talimatı ile hareket etmeleri sebebiyle yetkilerinin kısıtlanması, davalı mirasçı ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş;  ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, tarafların şirket hissedarı olduğu konusunda ve ayrıca şirket ve şirket işlemlerine dair birden fazla hukuk ve ceza dava ve soruşturmalarının bulunduğu ve ayrıca talep edenlerden ... tarafından ... aleyhine İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyasında vasilik talepli davanın açılmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, talep eden hissedarların karşı taraf şirket aleyhine olarak kayyım atanması ve  gerçek kişi yönünden ise yetkilerinin kısıtlanması ile şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına yönelik olarak mahkemece verilen ret ara kararının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, İstanbul 14. ATM'nin 2023/325 Değişik İş Esas, 2023/334 Karar sayılı dosya tarafların aynı olduğu, aynı iddialarla talep edenlerin 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısının tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı talep ettikleri,  ayrıca yönetim kayyımı talebinde bulundukları, mahkeme tarafından 12.09.2023 tarihli karar ile  savcılık soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu, asliye ceza mahkemesine açılan ceza davası vb hususlara yer verilerek davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nın yönetim kurulu başkanlığını yerine getirmek üzere ...nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiği, talebin bu anlamda 12.09.2023 tarihli karar ile kısmen kabul edildiği, bunun üzerine İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/578 Esas sayılı dosyasında esas dava açıldığı, söz konusu davanın yetkisizlik kararı ile usulden reddedildiği, tedbir talebinde bulunulan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının esas hakkında açılan davada yetkisizlik kararı verilmesi nedeniyle kaldırıldığı, talep edenlerin bir kısmının katılan olarak yer aldığı, davalı gerçek kişi ...'nın ise sanık olarak yer aldığı, İstanbul 60. Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas, 2023/722 Karar sayılı dosyasında özel  belgede sahtecilik suçlamasından dolayı sanık hakkında beraat kararı verildiği, beraat kararı gerekçesinde müteveffanın kısmi felçlik geçirmesinden sonra attığı imzalar ile daha önce attığı imzalar arasında farklılıklar olabileceğinin kabul edildiği, tanıkların beyanlarında müteveffanın   imzalarını sağ eliyle atmış olduğu, sağ kolundan kısmi felçlik geçirdiği, kolunu kısmen kullandığı kabul edilerek atılan imzalar arasında farklılık olabileceğinin değerlendirildiği, sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmalarının aksine herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesine yer verildiği, ceza dosyası beraat kararının  istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 2023/2768 Esas, 2023/2309 Karar ve 23.10.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, bozma gerekçesinde, hükmün açıklandığı celsede hakimin reddi talebinde bulunulduğu, bu konuda CMK'nın 27 vd maddeleri gereğince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden yargılamaya devam edildiği ve bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiği, kabule göre ise suça konu genel kurul toplantılarından 08.06.2020/11.08.2020/16.09.2020/21.01.2021 tarihli toplantılarındaki ... ismi yanında atılmış imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik incelemesi  bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu hususun yerine getirilmediğine yer verildiği anlaşılmıştır.  Şirketin dava süresince  bu şekilde yönetilmesi talep edenler açısından önemli zararlara  sebebiyet verileceği iddia edilmektedir. Sahte imza ile genel kurul yapıldığı iddiası üzerine gerçekleştirilen soruşturma ve yargılamalar sürecinde 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştirilmesi nedeniyle tedbir talep edenler tarafından iptal davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Açılan dava neticesinde mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmesi neticesinde söz konusu kararın kesinleşmesi sürecinin uzun süreceği iddia edilerek acele şekilde tedbir kararı verilmesi talep edilerek yeniden talepte bulunulmuş ise de yetkisizlik kararına konu yargılamanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. HMK 390/1 maddede, ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda ise  açılan bir davanın  mevcut olduğu, her ne kadar yetkisizlik kararı verilmiş ise de dosyanın henüz kesinleşmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda iş bu dosyada ihtiyati tedbir taleplerinin dinlenemeyeceği sonucuna varılmıştır.  Her ne kadar mahkeme gerekçesinde bu hususa yer verilmemiş ve kabule göre ise  talep edenlerin iddiaları somut olarak değerlendirilmemiş ise de söz konusu eksiklik sonuca etkili görülmemiştir, Açıklanan nedenlerle, talep edenler vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair değişik iş sayılı karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının ihtiyati tedbir talep edenlerden tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep edenler tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 15.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7862272021af57ce","SID":"c6ffd8435ed07e0d"}}