{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/225 <br>KARAR NO: 2024/264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29.12.2023 tarihli ek karar. <br>NUMARASI: 2023/426 D.İş. -  2023/431 K. <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular  vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 29.12.2023 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlu keşideci tarafından birinci ciranta olan ... namına 20.10.2023 keşide tarihli, ... Bankası Okmeydanı Şubesinden verilen ... numaralı, 6.000.000-TL bedelli çekin keşide edilerek verildiğini, çekin ciro yolu ile son hamilinin müvekkili olduğunu, çekin keşidecisinin şirketin yetkili temsilcisi ile ilk hamilinin karı-koca olup iş bu çekin keşide edilmesine ikisinin birlikte dahli  olduğunu, çekin keşide tarihi geldiğinde takas yolu ile muhatap bankaya ibraz edilmek istendiğini, ancak keşidecinin ve ilk hamilin birlikte çek tarihinin uzatılması yönünde ricaları üzerine müvekkilince çekin takastan alındığını,  bilahare tarafların üzerinde anlaşmış oldukları ödeme tarihi olan 08.11.2023 tarihi keşide tarihi olarak keşideci tarafından paraf edilmek suretiyle 08.11.2023 olarak tanzim ve imza olunduğunu, bilahare bahse konu çek keşide tarihinde müvekkili tarafından bankaya ibraz edilmek istendiğinde, çekin çalıntı olduğuna dair banka yetkililerine ihbarda bulunulduğunun öğrenildiğini, müvekkili tarafından banka şubesine polis çağrıldığını,  Haliç Polis Merkezine giden banka yetkilisi, müvekkili ve çek keşidecisinin ifadelerini verdiğini, ceza yargılamasını gerektiren bu olaya ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının  2023/247730 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ancak keşideci şirket yetkilisinin kollukta vermiş olduğu ifadede, çekin çalıntı olmadığı ve kendileri tarafından düzenlenerek müvekkiline verildiğini beyan ettiğini,  bu şekilde  suçlamalarının asılsız olduğunun bizzat kabul edildiğini, her ne kadar asılsız suç isnadında bulunulmuş olsa da, çek aslının soruşturma dosyasında bulunması ve soruşturma hususunda henüz bir karar verilmemiş olması, karar verilse dahi bu kararın taraflara tebliği ile itiraz sürelerinin beklenilmesi halinde çekin müvekkilince süresinde muhatap bankaya ibraz edilemediği iddialarını aşmak için, Cumhuriyet Savcılığından çekin  aslı gibidir onaylı fotokopisi alınmak suretiyle çekin müvekkilince  muhatap bankaya süresi içinde 20.11.2023 tarihinde tekrar ibraz edildiğini, müvekkilinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından aslı gibidir onaylı fotokopiyi muhatap bankaya ibrazını müteakip, banka tarafından dilekçeye  ek olarak sundukları yazılarında görüleceği üzere çekin çalıntı,kayıp,gasp-boş çek durumunda olduğu bu nedenle işlem yapılamadığının  bildirildiğini, keşidecinin çalıntı ihbarına rağmen kollukta vermiş olduğu ifadesinde kendisi tarafından keşide edilerek verildiği beyanı dahi bu iddialarının asılsız olduğuna delalet olduğunu, şikayetin asıl nedeninin çekin muhatap bankaya ibraz süresinin geçirilerek hukuki vasfının kaybedilmesini sağlamak ve bu arada çek bedeli olan borçlarını ödememekte direnmek ve ayrıca müvekkilinin alacağının karşılığı mal varlıklarını elinden çıkarmak amacına yönelik olduğunu, ancak aslı gibidir onaylı fotokopinin muhatap bankaya ibraz edildiğine dair banka yazısı bulunduğundan çekin kambiyo vasfını yitirmediğini,  nitekim u çekin dayanak olarak gösterilmesiyle borçlu keşideci ve ciro eden ilk hamil aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 20.11.2023 tarihinde icra takibine girişildiğini, keşideci ve ilk hamilin tutum ve davranışlarından açıkça anlaşılacağı üzere, çek bedelinin ödenmemesine yönelik her türlü girişimde bulunulduğunu, bu durumda çekin kendi mal varlıklarından cebri icra yolu ile tahsilinin de mümkün olmaması için, menkul ve gayrimenkul mallarının da üçüncü şahıslara devredilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, çek bedelinin yüksek olduğu dikkate alındığında yukarıda belirtilen ihtimalde müvekkilinin alacağının karşılıksız kalması, telafisi imkansız bir maddi kayba neden olacağını ileri sürerek, borçluların  taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıs ve kurumlarda bulunan doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.11.2023 tarihli değişik iş kararında; \" ... Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçlulardan alacağı olan 6.000.000 TL'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nın 257. maddesi 1. fıkrasına uygun bulunmuş ve alacak rehinle temin edilmemiş olduğundan; karşı taraf ile üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı tayin edilen teminatın yatırılması halinde adı geçen borçluların yukarıda gösterilen malları ile alacaklarının; İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine ... \" karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu  vekilleri tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde ayrı ayrı  itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; tarafların ... plaka aracın vadeli olarak 6.000.000 TL bedelle satın alınmasında mutabakata varmış olduğunu, gerçekleştirilen sözlü anlaşma gereği 20.10.2023 keşide tarihli ve 6.000.000 TL bedelli çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanarak müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın eşi olan avukat  ...'ın aracılığıyla alacaklı tarafa araç satış bedeli olarak teslim edilmiş olduğunu, söz konusu aracın zilyetliğinin müvekkili şirkete devredildiğini ancak trafik tescil müdürlüğü nezdinde araç devrinin yapılmadığını, aracın devrinin yapılmaması nedeniyle aracı iade ettiklerini, araç bedeli olarak alacaklıya teslim edilen huzurdaki davanın konusu olan çekin müvekkiline iade edilmediğini ve araç iade edildiği için çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek,  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını  istemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin talep edene herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklının babası olan ...'a çekin keşide edilme sebebinin taraflar arasında şifahi olarak yapılan araç satışı olduğunu, ... plakalı ve 4.500.000 TL bedelli aracın satışı için müvekkili ile ...'ın anlaşmış olduğunu, araç satışı vadeli yapıldığından müvekkilinin eşi olan diğer şirket yetkilisi tarafından 6.000.000 TL bedelli çekin imzalanıp müvekkiline verildiğini, ...'ın çekte müvekkilinin de adının bulunmasını istemesi üzerine önce müvekkilinin çeki ciro ettiğini, akabinde ...'a teslim ettiğini, kısmi ödemeler yapılmasına karşın aracın devrinin gerçekleştirilmediğini, çekin ilk vade tarihi yaklaştığı halde devir işlemi yapılmadığından aracı iade ettiklerini ancak çekin müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek,  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını  istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  EK KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 29.12.2023 tarihli ek kararında;  \"Talep; İİK 265. maddesi gereğince süresi içerisinde yapılmış, ihtiyati haciz kararına itiraz istemidir. İİK 265/1. maddesi gereğince borçlu; kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin  dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Görüldüğü üzere, ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz nedenleri yasada sınırlı olarak sayılmış olup, bu nedenler dışında ihtiyati haciz kararına yönelik başka bir itiraz nedeni bulunmamaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz kararının; rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel) olan, yasal unsurları taşıyan kambiyo senedinden kaynaklı borç için görevli ve yetkili mahkememizce alacaklının talebi doğrultusunda verildiği, yasa gereği gerekli teminatın da alındığı ve ileri sürülen itiraz nedenlerinin yasada sayılan nedenlerden hiçbirine uymadığı gibi; talep konusu çek aslına, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan bir soruşturma nedeniyle el konulduğundan zorunlu olarak bankaya ibrazının gerçekleşmediği dolayısıyla yapılan  itirazlar yerinde görülmediğinden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, itirazlarının reddine  karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu  vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; tarafların ... plaka aracın vadeli olarak 6.000.000 TL bedelle satın alınmasında mutabakata varmış olduğunu, gerçekleştirilen sözlü anlaşma gereği 20.10.2023 keşide tarihli ve 6.000.000 TL bedelli çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanarak müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın eşi olan avukat  ...'ın aracılığıyla alacaklı tarafa araç satış bedeli olarak teslim edilmiş olduğunu, söz konusu aracın zilyetliğinin müvekkili şirkete devredildiğini ancak trafik tescil müdürlüğü nezdinde araç devrinin yapılmadığını, aracın devrinin yapılmaması nedeniyle aracı iade ettiklerini, araç bedeli olarak alacaklıya teslim edilen çekin müvekkiline iade edilmediğini ve araç iade edildiği için çekin bedelsiz kaldığını, talep edence  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra dosyasından verilen 24.11.2023 tarihli \"Çek aslı incelenmiş olmakla birlikte süresinde ibraz edilmediği anlaşıldığından takibin kambiyo vasfında açılmasına yer olmadığına karar verildi.\" kararı üzerinde alacaklının şikayet yoluna başvurduğunu,  İstanbul 26. İcra  Hukuk  Mahkemesinin 2023/641 Esas, 2023/570 Karar ve 07.12.2023 tarihli kararı ile sabit olduğunu,  çekin bedelsiz kaldığının da açık ikrar ile ihtilaf konusu olmadığını, ancak mahkemece ihtiyati haciz kararında  vadesi gelmiş (muaccel) olan, yasal unsurları taşıyan kambiyo senedinden kaynaklı borç için görevli ve yetlili mahkememizce alacaklının talebi doğrultusunda verildiği,…\" şeklindeki gerekçesi ile karar verildiğini, kambiyo vasfını haiz olmadığı sübut bulan talep konusu çekin \"yasal unsurları taşıyan kambiyo senedi\" olarak değerlendirilmesinin dosya kapsamına, yasaya ve usule aykırı olduğunu, diğer bir anlatımla, talep konusu çekin, İİK'nın  68/1. maddesinde belirtilen belge mahiyetinde de olmadığı için borç ikrarını içermediğini, süresi içerisinde çeki ibraz etmeyen karşı tarafın artık var olduğunu iddia ettiği ancak bedelsiz kalması sebebiyle haksız ve hukuka aykırı alacağını asıl borç ilişkisine dayanarak talep edebileceğini, Ancak ve ancak dosya kapsamında mevcut itirazlarımızda açıkça belirttiğimiz üzere taraflar arasındaki asıl borç ilişkisi ... plakalı aracın satış ve devrine ilişkin olup, taraflar arasında başkaca hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, talep eden ...ın babası ...'ın vermiş olduğu ifadesinde;...Galericilik yaptığını müşteki ile 13-14 yıldır tanıştıklarını, müştekiye ... marka 2015 model aracı sattığını ve karşılığında çek aldığını...\" dediğini, bu şekilde ...ın babası ...'ın müvekkiline ... marka 2015 model aracı sattığını ve karşılığında çek aldığını açıkça ikrar ettiğini,  çekin bankaya ibrazı talep edenin kendi iradesi ile gerçekleştirilmediğini, mahkemece '' çek aslına, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan bir soruşturma nedeniyle el konulduğundan zorunlu olarak bankaya ibrazının gerçekleşmediği dolayısıyla yapılan itirazlar yerinde görülmediğinden reddine dair aşağıda şekilde karar verilmiştir.\"  denilse de söz konusu durumun gerçekleşmesinde bir zorunluluk hali mevcut olmadığı gibi; aksine ihtiyati haciz talep edenin usuli işlemi kendisinin gerçekleştirmediğinin,  talep edenin hiçbir şekilde çekin arkasına neden tahsil edilemeyeceğine yönelik bir beyan yazılmasını istemediğini,  yalnızca karşılıksızdır yazılmasını istediğini, akabinde de kolluğu aradığını ve olayın yargıya taşındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu  ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının  kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin talep edene herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklının babası olan ...'a çekin keşide edilme sebebinin taraflar arasında şifahi olarak yapılan araç satışı olduğunu, ... plakalı ve 4.500.000 TL bedelli aracın satışı için müvekkili ile ...'ın anlaşmış olduğunu, araç satışı vadeli yapıldığından müvekkilinin eşi olan diğer şirket yetkilisi tarafından 6.000.000 TL bedelli çekin imzalanıp müvekkiline verildiğini, ...'ın çekte müvekkilinin de adının bulunmasını istemesi üzerine önce müvekkilinin çeki ciro ettiğini, akabinde ...'a teslim ettiğini, kısmi ödemeler yapılmasına karşın aracın devrinin gerçekleştirilmediğini, çekin ilk vade tarihi yaklaştığı halde devir işlemi yapılmadığından aracı iade ettiklerini ancak çekin müvekkiline iade edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu  ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının  kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep,  İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu  tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekillerince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekilleri tarafından, yasal süresi içinde  ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İhtiyati haciz talep eden/alacaklı, ... Bankasına ait 08.11.2023 tarihli, ... sayılı ve 6.000.000 TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece talebin teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, borçlularca yapılan itiraz üzerine duruşma açılarak borçluların itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Talep konusu çekin incelenmesinde; çekin karşı taraf/borçlu şirket tarafından  diğer borçlu ... lehine keşide ediliği,  çekin lehdar tarafından ...'a ondan da talep eden/alacaklı ...'a  ciro edildiği görülmektedir. Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlular tarafından ihtiyati haciz konusu  çekin süresinde ibraz edilmediğinden çek vasfı taşımadığı, araba alım satımı sebebiyle verildiği, aracın devrinin yapılmaması üzerine çekin bedelsiz kaldığı, talep edenle aralarında bir ticari ilişki bulunmadığı, borçlu olmadıkları itiraz sebebi olarak ileri sürülmüştür. İtiraz edenler tarafından ileri sürülen borcun bulunmadığı, aracın devredilmediği, senedin bedelsiz kaldığı iddialarının açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olup  ayrıca ileri sürülen bu hususlar Yasada belirtilen sınırlı itiraz sebeplerinden  değildir.  İİK'nın  257/1 maddesi uyarınca vadesi gelmiş para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği, alacağın yaklaşık ispatının yeterli olduğu, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Yine borçlular tarafından çekin kambiyo senedi vasfı taşımadığı ileri sürülmüş ise de; şartları oluştuğunda çek vasfında olmayan bir belge hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceği gibi bu itirazın da  sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarih, 2016/13087 Esas, 2016/9181 Karar,  23.05.2016 tarih, 2016/5718 Esas, 2016/5497 Karar sayılı kararları)  Bu nedenlen aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle,  dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan  itirazın reddine dair verilen 29.1.2023 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, karşı taraf/borçlu vekillerinin  istinaf başvurularının HMK'nın  353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca ayrı ayrı  reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca,  ihtiyati hacze itiraz eden borçlu  vekillerinin  istinaf başvurularının  ayrı ayrı esastan reddine, 2--İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekillerince  yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendilerinin  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fa2325d84180632","SID":"baa847884d2f6d47"}}