{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2538 <br>KARAR NO: 2024/216<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.09.2023 tarihli ek karar<br>NUMARASI: 2023/729 D.İş  - 2023/732 K.<br>TALEP: İhtiyati Haciz (Finans)<br>Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebini ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... Ltd Şirketi arasında değişik tarihleri farklı Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, kredi borçlusuna kredilerin kullandırıldığını, hakkında ihtiyati haciz talep edilen borçlulardan ... AŞ'nin 125.000.000,00  TL limit ile diğer borçluların ilave olarak alacaklı banka arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesini 353.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, taahütlerin zamanında yerine getirilmemesi üzerine kredi borcunun kat edilerek ihtarnamenin keşide edildiğini, borçluların temerrüte düştüğünü belirterek. İİK 257 maddesi gereğince fazlalaya ilişkin talep hakları saklı kalmak suretiyle 1.000.000,00 TL tutarındaki alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacize talebini değerlendirdiği 20.07.2023 tarihli değişik iş sayılı kararında;\"..İhtiyati haciz talep edilen ...'ün 18/03/2019 tarihli müteselsil kefaletine ilişkin eş rızasının bulunduğuna dair herhangibir evrak sunulmadığı, nüfus kaydına göre kefalet tarihinde evli olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre de asıl borçlu şirketin ortak veya yöneticisi olmadığı anlaşılmakla 6098 sayılı TBK'nun 584. maddesindeki eş rızası koşulu oluşmadığından ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, 2- ..., ... , ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. A.Ş., ... A.Ş. ve ... Tic. ve San. Ltd. Şti. Hakkındaki ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, 1.000.000,00 TL için alacağın yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 259/1. fıkrası uyarınca takdiren alacak miktarının %15'i olan 150.000,00 TL tutarında HMK'nın 87/1. fıkrasına göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubunun ihtiyati haciz isteyen taraftan alınmasına, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın infazı için iş bu kararın mühürlü olarak ibraz edilmek kaydı ile İstanbul İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 4-İİK'nın 261/1. fıkrası uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına..\"  karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz talep eden banka tarafından müvekkili şirket ve şahıslar aleyhine, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından haksız şekilde 1.000.000,00TL tutarında ilamsız takip başlatıldığın ve müvekkili şirketlere örnek no:7 ödeme emri gönderildiğini, ödeme emri ile birlikte müvekkili şirketler ve şahıslar hakkında İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunun görüldüğünü, mahkemece müvekkili şirketler ve şahısların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 1.000.000,00TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulan şahısların VAN'da ikamet ettiğini, şirketlerin bir kısmının ticari sicil gazetesindeki adresinin; Ankara, bir kısmının ise Van' olduğunu belirterek   yetki itirazlarının dikkate alınmasını ve yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, müvekkili şirketlerin muayyen yerleşim adresi bulunduğunu ve ticari faaliyetlerinin hem ülke içinde hem de ülke dışında başarıyla devam ettiğini, müvekkillerinin borçlularından mal kaçırmak maksadıyla aktiflerinde herhangi bir eksiltmeye gitmediğini,  diğer müvekkilleri ... ile ... yüzlerce çalışanı bulunan ve 217.957.766,27 TL aktif büyüklüğe sahip ... İnşaat şirketinin yöneticileri olduğunu, bu şirketlerin altyapıda bölünmüş yol, havaalanı, otoyol, baraj yapım işlerini; üsty apıda ise konut, kamu binaları, otel, eğitim tesisleri, alışveriş merkezi inşaatları işlerini yaptığını belirterek usul ve esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile  kanuna aykırı olarak verildiği iddia edilen  İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılmasını  talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili ihtiyati hacze itiraza ilişkin cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan FYYS'nin 23.2. maddesi \"İşbu Sözleşme nedeniyle doğacak her türlü uyuşmazlıklarda, İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu taraflar kabul, beyan ve taahhüt ederler. ...\" şeklinde olduğunu, yetki sözleşmesi niteliğindeki düzenleme uyarınca, ihtiyati haciz talebinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine sunulduğunu,  İhtiyati haciz kararının yetkili mahkemece verildiğini, Kredi Borçlusu ... San. Ltd. Şti.’nin borcu ipotek ile temin edilmiş durumda olduğundan bu aşamada kredi borçlusu hakkında ihtiyati haciz taleplerinin bulunmadığını, TBK m.586 hükmü gereğince asıl kredi borçlusunun borcunu temin eden ipoteklerin, müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini engellemediğini, borçluların itiraz dilekçelerinde borçlarını ödemekte olduklarını belirtmiş ise de, kredi borçlusunun gerek müvekkili banka ile imzalanan sözleşmelerde, gerekse alacaklı kuruluşlar ile imzalanan FYYS'de öngörülen ödeme taahhütlerini tam ve zamanında yerine getirmediğini, tüm kredi alacağının kat edilerek kredi borçlusu ve kefillere Van ... Noterliğinin 25.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname tarihi itibariyle müvekkili bankanın borçlulardan 161.080.640,68 TL tutarında alacağı bulunduğunu,  borçluların itiraz dilekçeleri ile birlikte söz konusu borcun ödendiğine dair herhangi bir belgenin de ibraz edilmediğini belirterek  borçluların  20.07.2023 tarihli, 2023/729 D. İş ve 2023/732 K. sayılı ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacize talebini değerlendirdiği 28.09.2023 tarihli ek kararında; \"... Çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Yine kambiyo senetlerinde ve bu bağlamda çekte hak doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Bununla birlikte; HMK nun 17. Maddesinde yer alan yasal düzenleme ile tacirler veya kamu  tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yetki sözleşmesi yapılmasında tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması aranmıştır. Somut durumda, ihtiyati haciz talep eden ile ihtiyati hacze itiraz eden taraflar arasında Finansal Yeniden Yapılandırma sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmede -sözleşmenin 23.maddesi- taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığına dair kayıt bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 17 maddesine göre tarafların yetki sözleşmesi ile bağlı olduğu, ihtiyati haciz talep eden ile ihtiyati hacze itiraz edenin sözleşmeye taraf oldukları ve yetki kaydının geçerli olduğu, ayrıca sair itirazlara yönelik  İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayıldığından, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesi mümkün olmadığından, ihtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebileceğinden, menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlara ilişkin ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemeyeceği değerlendirilerek tüm bu nedenlerle... \" ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle ; yetki itirazlarının dikkate alınmadığını, İİK'nın 265. maddesi gereğince mahkemenin yetkisine itiraz edilebileceğini, İİK'nın 50. maddesi kapsamında yetkili mahkemenin tespitinde HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını, yetkili mahkemenin kural olarak haczin talep edildiği tarihteki davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şahısların Van'da ikamet ettiklerini, şirketlerin ise sicil adreslerinin Ankara olduğunu, ihtiyati haczin yetkisiz mahkemeden talep edildiğini, ayrıca ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketlerin yol, tünel, köprü vb. alt yapı inşaat işleri faaliyeti ile iştigal eden şirketler grubu olduğunu, müvekkillerinin kaçma veya mal kaçırma ihtimallerinin söz konusu olmadığını , ayrıca alacaklı bankanın muaccel bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265.  maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen ret kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, sözleşme nedeniyle doğacak her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul merkez (Çağlayan) mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Yetki sözleşmesi gereğince kredi sözleşmesi ve yapılandırılma sözleşmesinde kararlaştırılan yetki şartı müteselsil kefiller olan itiraz eden  borçluları da bağlayacaktır. Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/7550 Esas, 2017/2233 Karar sayılı ilamı benzer niteliktedir.\"...Genel kredi sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nun 17. maddesi uyarınca bu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefilleri olan davalıları da bağlar. Bu durumda mahkemece, HMK'nın 17. maddesi uyarınca Samsun İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilip deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir...\" ifadelerine yer verilmiştir. Bu nedenle borçluların mahkemenin yetkisine yönelik yapmış oldukları itirazın,  İİK'nın 50. maddesi ve HMK'nın ilgili maddeleri ile sözleşme hükümleri gereğince yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamından, alacaklı banka tarafından borçlulara kat ihtarında bulunulduğu, kullandırılan kredilere ilişkin olarak hesap özetlerinin, ödeme planlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen kredi sözleşmeleri nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, somut olayda ihtiyati hacze konu kredi sözleşmesinin  tüm unsurlarını taşıdığı, ihtiyati haciz talebinde bulunanın  kredi veren banka olduğu, İİK'nın  258. Maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğu, bu nedenle ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın  353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından yatırılan istinaf peşin ve başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edenlerden tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e298bd2fb1905ac1","SID":"cdc70f9fd4f36bfd"}}