{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1772 Esas <br>KARAR NO: 2024/275 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/581 Esas -  2021/482 Karar <br>TARİHİ: 20/04/2021<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... A.Ş.deniz, hava ve kara taşıma işleri ile iştigal ettiğini, davalının taşıma işlerinin yapılması için ... ile anlaştıklarını, anlaşma kapsamında ... şirketinin davalının göndermesini istediği yükleri taşıdığını,... tarafından faturaların davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, ... 4.259,16 USD bakiye alacağının tahsil edilemediğini, 20/12/2017 tarihinde söz konusu alacağın ... tarafından davacı ... Yönetim  şirketine temlik edildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödemenin yapılmaması üzerine dava dışı ... ile davalı taraf arasında ekstreye ilişkin yazışmaların yapıldığını, davalının tüm fatura içeriklerinin şirket sistem politikası gereği ayrıştırılarak fatura edilmesini talep ettiğini, iş bu sebeple davalı tarafından 1.596,77 USD tutarındaki fatura bedelinin iptal edildiğini, buradan bakiyenin 2.662,39 USD kaldığını, davalının tüm faturaları kabul ettiğini, davalının temelde hizmeti ve borcu kabul ettiğini, sözde eksikliklerin ileri sürülerek ödemekten haksız ve mesnetsiz olarak imtina ettiğini, davalı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe yetki itirazında bulunduğunu, yetki itirazından sonra ilgili icra Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, gönderilen ödeme emrine borçlunun 12/12/2018 tarihinde hukuksuz ve mesnetsiz bir şekilde tekrar itiraz da bulunduğunu, takibin durduğunu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  davacı ile arasında bir sözleşmenin var olduğunu, iş bu sözleşmenin göz önüne alınmadan iş bu ihtilafın çözülmesinin davacı delillerine bakarak karar vermek olacağını, bu hususun da adil bir yargılama olmayacağını, aralarındaki sözleşmeye göre hareket etmeden davacının hatalı söleşmeye de yakırı olarak arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine kesilen faturaları anlaşılan ticari kayıtlarına almadığını, iade edilen alınmayan hizmetler karşılığı kestif faturaların da alacak kalemleri arasında saymakta olduğunu, davacının ticari kayıtlarına almadığı yok saydığı faturalarının ticari teamül ve yasalar ile sözleşmeye aykırı olarak kayıt dışı tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının kendi kusuruna dayalı olarak kayıt dışı tutulmasının kabul edilemeyecğini, davacının kendi kusuran dayalı olarak kendisini alacaklı kabul ederse hiçbir yasa ve sözleşme tanımayan sadece kendisi kayıt ve sözü gçeer anlayışının ortaya çıkacağını, davalının kusurunun ve kötü niyetinin bulunmadığını, toplanacak tüm delillerden sonra haksız davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/04/2021 tarih 2019/581 Esas -  2021/482 Karar sayılı kararında; \"Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.Dava konusu, yapılan alım - satım işlemine karşılık faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının kısmi itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Yargılamaya konu Bakırköy ... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Danışmanlık Ltd. Şti. tarafından borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş, aleyhine 12 adet faturadan kaynaklanan 4.483,77 USD alacağın tahsiline yönelik olarak takip başlatıldığı, davalı borçlu vekili süresinde itirazında borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve uyuşmazlık konusu üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamında, tarafların 2017 - 2018 yılları cari hesap kayıtları ile icra takibine konu yapılan faturalar ve irsaliyelerin bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı taraf beyanlarından ve defter ve belgeler içeriğinden anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan ve hukuka uygun olan mali müşavir bilirkişi ... kıvanç ve taşıma bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 18/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacının ve davalının ticari defterlerinin, dosya içerisindeki cari hesap ve fatura ile irsaliyelerin incelenmesinde; dava dışı şirketin davalıya takip konusu faturalar dahil olmak üzere 591 adet toplamda 466.437,69 USD fatura düzenlenmiş olduğu, davalının davacıya yapmış olduğu sunulan dekontlar dahilinde ödeme tutarlarının toplamda 479.322,64 USD olduğu, bu itibarla takip konusu faturaların davalı tarafından ödenmiş olduğu, dava tarihi itibari ile davalının dava dışı firmaya borcununu bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf 2012 - 2013 yıllarında da dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin var olduğu ve bu dönemlerin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği itirazında bulunulmuşsa da, icra takibine konu alacağı 12 adet faturadan kaynaklandığı, bu faturaların karşılığının ve fazlasının ödendiğinin bilirkişi raporu ile belirlendiği görülerek, bu itirazlara itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış olup, sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle,  yerel mahkeme kararın istinafen incelenerek bozulması gerektiğini; hükmün eksik ve itirazlar dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporlarına dayandığını, ...  A.ş.'nin davalı taraf ile anlaşarak taşıma işlerini gerçekleştirdiğini; (taşımaya ilişkin faturaların takibe ve dava dosyasına mübrez olduğunu) akabinde de müvekkili ... Ltd. Şti. ... Firmasından alacaklarını temlik aldığını, (ilgili belgelerin de dava dosyasına mübrez olduğunu) Davalı şirketin, alacağı, konu faturaların tümünü, hizmeti ve borcu huzurdaki davaya sunulan e-posta yazışmalarından da anlaşıldığı üzere kabul etmesine rağmen ödemekten sürekli olarak imtina ettiğini; ödememe üzerine ikame edilen icra takibine de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz sunduğunu; netice olarak taraflarınca itirazın iptali davası ikame edildiğini, İlk derece mahkeme dosyasında aldırılan raporların birbirleri ile çelişkili olup, itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ile tesis edilmiş raporlar olduğunu; mahkemeye ibraz edilen itiraz ve beyan dilekçelerinin  dikkate alınmadığını, Yargılama sırasında tesis edilen 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı şirketin davalıdan 9.795,01 TL alacaklı, davacı şirketin ise 3.749,47-USD alacaklı olduğu belirtilmekte iken aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 23/02/2021 tarihli raporunda davalı şirketin davacı şirkete ve dava dışı 3. Şirkete hiç bir borcu olmadığının belirtildiğini, yalnızca bu hususun dahi raporların eksik inceleme içerdiğini gösterdiğini, Taraflarınca ilk rapora ve ikinci rapora karşı sunulan beyan ve itirazların dikkate alınmadığını; 08/07/2020 tarihli Raporda davacı müvekkilinin 2017; dava dışı ... şirketinin 2018 yılı defterlerinin ibraz edilmediğinin yazıldığını; fakat ilgili yıllara ait defterlerin ibraz edilmemiş değil; mevcut olmadığını; ...'in alacağını temlik eden müvekkili davacı şirketin 2018 yılında faaliyet göstermeye başlamış olup doğal olarak 2017 yılına ait defterlerinin de mevcut olmadığını; öte yandan, dava dışı ... şirketinin de 2017 yılının sonunda faaliyetini sonlandırdığını ve tasfiye aşamasına geçtiğini; dolayısıyla dava dışı şirketin de 2018 yılı defterlerinin mevcut olmadığını; bahse konu defterler mevcut olmadığından, ibraz edilemediğini, aynı raporda bilirkişinin 01/01/2017 tarihli envanter defterinin tasdikli olmadığı tespitinin yerinde olmayıp, şirkette özel hesap dönemi uygulamasının mevcut olması nedeni ile onayın 23/07/2017 tarihli olduğunu dolayısıyla envanterler yönünden onay eksikliği bulunmadığını belirttiklerini; envanter defterlerinin bu vesile ile usul ve yasaya uygun olup bilirkişi raporunun bu yönü ile kısmi eksiklik içerdiğini, Bilirkişi raporunun \"Sonuç\" kısmının f bendinde dava dışı ... şirketinin, davalı şirketten 9.795,01 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığını; dava dışı şirketin alacağını davacı müvekkiline temlik etmesi nedeniyle aslında davacı müvekkilinin davalı şirketten alacağının olduğunun kabulü gerektiğinin esasen sabit olduğunu, bilirkişinin, raporunun sonuç kısmında 12.10.2017 tarihi itibariyle müvekkilinin davalı şirketten 9.759,01 TL alacaklı olduğunu belirtmekte ise de dava dilekçelerindeki harca esas değerin takibin USD takibi olması nedeni ile dava ikame günü kur karşılığı alınarak hesaplandığı hususuna dikkat çekildiğini,  bilirkişinin 9.759,01 TL ye hangi tarihli kur dikkate alınarak eş deyişle USD bedeli baz alarak ulaştığınında raporda yer almadığından net olarak anlaşılamadığını,  İkinci rapora beyanlarında da tüm açıklama ve itirazlarına yer verilmiş olmasına rağmen mahkemece çelişkinin ve eksikliğin giderilmesi yoluna gidilmeden (dosya tekrar farklı bir bilirkişi ya da aynı bilirkişiye düzeltme için  gönderilmeden) davalarının reddedildiğini, Netice itibariyle; temlik sözleşmesi geçerli, faturalar usul ve yasaya uygun, davaya konu icra takibiyle uyumlu olup ilk bilirkişi raporunun da esas itibarıyla davalarının haklı olduğunu/ temlik alan ve öncesinde temlik veren şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu tespit ettiğini; sabitlenen bu hususun eksiksiz olarak incelenerek ortaya çıkarılması gerekirken çelişkili ve eksik raporlar ile davanın reddinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, İleri sürerek, izah olunan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; dava dışı şirket ile davalı arasındaki taşıma ilişkisinden doğan ve davacı şirkete temlik edilen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı tarafından, dava dışı ... Şirketi ile davalı arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında kesilmiş 12 adet toplam 4.336,91-USD tutarlı fatura bulunduğu, bu faturalardan bakiye 4.259,16-USD alacağın dava dışı şirket ile davacı arasındaki temlik sözleşmesi ile  20/12/2017 tarihinde davacıya temlik edildiği, davalı aleyhine bu faturalara dayalı olarak 4.259,16-USD asıl alacak 224,61-USD işlemiş faiz toplamı 4.483,77-USD alacak için takibe geçildiği, bakiye fatura bedelini ödemeyen davalının haksız olarak takibe itiraz ettiği, davalı ile dava dışı şirket arasında yapılan yazışmalar sonucu davalının  1.596,77-USD tutarında faturayı iptal ettiği, bakiye 2.662,39 USD alacak kaldığı ileri sürülerek, 2.662,39-USD asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından, 12 adet faturaya dayalı olarak, işlemiş faiz dahil toplam 4.483,77-USD alacak üzerinden 05/07/2018 tarihinde başlatılan takibe, davalının yasal sürede itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.  Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davalı şirket ile davacı ve dava dışı şirket ticari defterleri üzerinde mali bilirkişi ve taşıma uzmanı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı şirketin 2017-2018 yılı, dava dışı şirketin 2017 yılı, davalı şirketin ise 2018 yılı ticari defterleri incelenmiş, davalı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin 2017 yılı Ekim ayında son bulduğu, bu tarih itibariyle davalı şirketin kendi defterlerine göre dava dışı şirkete borcu bulunmadığı, dava dışı şirketin ise davalı şirketten 9.759,01-TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir. Tarafların itirazları üzerine ve davalı defterlerinde olup, dava dışı şirket kayıtlarında olmayan kayıtların dayanakları ve davalı şirketin dava dışı şirkete yaptığı ödemeleri gösterir dekontlar da dosya arasına alınarak, bu kez dava dışı şirket ile davalı şirketin 2014 ila 2018 yılları arası tüm ticari defter ve kayıtları incelenerek ek rapor tanzim edilmiş, temlik eden dava dışı şirketin davalı şirkete  2014 yılından  itibaren, aralarında takip ve dava konusu on iki adet faturanın da bulunduğu toplam 466.437,69-USD tutarında 591 adet fatura kestiği, davalının ise dava dışı şirkete sonuncusu 12/10/2017 tarihli olmak toplam 479.322,64-USD tutarında ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Kök ve ek raporlarda, gerek incelenen ticari defterlerin yılları, gerekse incelenen belgelerin kapsamı farklı olduğundan, diğer ifade ile aynı delillerle farklı sonuca ulaşılmayıp, farklı delillerle farklı sonuçlara ulaşıldığından, davacı yanın bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı ile dava dışı şirket arasındaki temlik sözleşmesi, somut olarak dava konusu faturalara yönelik yapılmamış, aksine dava dışı şirketin, sözleşmenin 2.1 maddesine göre 01/12/2017 tarihi itibariyle borçlularından olan tüm alacaklarını davacıya temlik ettiği görülmüştür. Buna göre gerek temlik sözleşmesinin yapıldığı tarih, gerek 01/12/2017 tarihi, gerekse 05/07/2018 takip tarihi itibariyle, dava dışı şirketin dava ve takip konusu fatura tutarları da dahil olmak üzere, davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı, hükme esas almaya elverişli, dayanakları açıklanmış, denetime açık ve gerekçeli bilirkişi ek raporu ile tespit edilmiş olduğundan, mahkemece rapor hükme esas alınarak davanın reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde, usule, yasaya ve kamu düzenine aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6eea074e0bbf808","SID":"d7c5912832c35cee"}}