{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1755 Esas <br>KARAR NO: 2024/274 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/202 Esas - 2021/391 Karar<br>TARİHİ: 30/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkilinin sabit olan alacağına ilişkin 22/10/2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davalı/borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davalının tamımı ile haksız ve kötü niyetli olarak sadece zaman kazanmak adına borca itiraz etmek sureti ile takibin durdurulmasını sağladığını, davalı/borçlu şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazda müvekkil şirkete borcu bulunmadığını beyan ettiğini, icra takibin dayanığını teşkil eden fatura itibarı ile icra takibi konusu alacaklarının sabit olduğunu, itirazın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, icra takibi konusu alacaklarının müvekkili ile davalı/borçlu şirket arasında bulunan fatura itibari ile sabit olduğunu itirazın tamamının kötü niyetli olduğunu, müvekkilin alacağını ödemediği gibi icra takibine de asılsız beyanlar ile itiraz da bulunduğunu,  icar katibine karşı yapılan haksız ve kötü niyetli olamakla davalı /borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamını, davanın kabulünü, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Davacı tarafından açılan davanın mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin uzun yıllardır altyapı alanında çokça kullanılan malzemeleri temin ihtiyacı duyduğunu, davacı şirket ile de ticari malzemeleri temin ihtiyacı duyulduğunu, davacı şirket ile de ticari ilişkisi olduğunu, müvekkil şirketin bir dönem davacıdan asfalt malzemesi aldıklarını, ancak ödemelerini yaptıklarını, davaya konu faturaya konu malzemelerin kendilerine teslim edilmediğini, tek başına faturanın borç doğurmayacağını, aynı zamanda fatura içeriğinin de teslim edilmesi gerektiğini ve hizmetin de ifa edilmesinin zorunlu olduğunu,  şirket kayıtları üzerinde yapılan tetkiklerde davacı tarafın iddia ettiği bir alacağının olmadığını, müvekkil şirketin bu alımlarının karşılığını davacı tarafa ödemiş olduğunu kendilerinde tespit edildiğini, müvekkil şirketinin defter ve kayıtlarının incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde taleplerinden birinin de haksız ve kötü niyetli  itirazlarından dolayı inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri fakat bu talebin hukuki dayanağının bulunmadığını, söz konusu alacağın likit olmayıp davacı tarafın tek taraflı talebinden ibaret olduğunu, yargılama esnasında ortaya çıkan nedenlere binaen şartları oluşmayan inkar tazminatı ve açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2021 tarih 2019/202 Esas - 2021/391 Karar sayılı kararında; \"Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile; davacı ile davalı arasında asfalt malzemeleri alım/ satımına ilişkin  ticari ilişki bulunduğunun sabit olduğu, davacı tarafça asfalt malzemelerinin satımından kaynaklı olarak  fatura tanzim edildiği ve faturanın ödenmemesi nedeniyle davalıya aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre , davacının satım sözleşmesi ve faturadan kaynaklı olarak davalıdan 27.284,32 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça malların teslim edilmediği ve her hangi bir borçlarının bulunmadığı iddia edilmişse de, Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtaratlı davetiyesine rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, bu durumda HMK 222/3 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş ve sahibi lehine delil olan davacı ticari defterlerinin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.284,32 TL alacaklı olduğu , bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu ancak davacı tarafça takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmemiş olması nedeniyle takip tarihinden önceki döneme ilişkin olarak işlemiş yasal faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, fatura alacağı likit olduğundan davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, \"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen  iptali ile takibin  27.284,32 TL asıl alacak,  üzerinden  ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddine, 27.284,32 TL asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının ( 5.456,86 TL ) davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Davacı tarafın, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak müvekkili şirketten 31/05/2016 tarih itibariyle 27.284,32TL alacaklı olduğunu, yukarıda numarası yazılı olan icra dosyası ile başlattıkları icra takibine  tarafımızdan yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz edilen miktarın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepli dava açtığını; mahkeme tarafından davacının  taleplerinin kısmen  kabulü ile inkar tazminatına hükmedildiğini, Açılan davada yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle taraflarına cevap verme ve delil sunmaları için süre verildiğini; bu minvalde şirket defterlerinin delil olarak taraflarından  bildirildiğini; yine bir usulsüz tebligat ile şirketleri ile herhangi bir bağı olmayan bir kimseye yapılan tebligat ile defterlerinin incelenmesi ve maddi gerçeğe ulaşılmasının önüne geçildiğini, Müvekkili şirketin uzun yıllardır altyapı alanında aldığı daha çok kamu taahhütlerini yerine getiren bir şirket olduğunu; bu çerçevede altyapı alanında çokça kullanılan malzemeleri temin ihtiyacı duyduğunu; bu çerçevede davacı şirket ile de ticari ilişkisi olduğunu; müvekkili şirketin bir dönem davacıdan asfalt malzemesi  aldığını; ancak alınan malzemelere ilişkin ödemelerini de yaptığını,  Davaya konu faturaya konu malzemelerin taraflarına teslim edilmediğini; bu sözde fatura içeriğinin herhangi bir ticaret yapılmadığını; tek başına faturanın borç doğurmayacağını, aynı zamanda fatura içeriğinin de teslim edilmesi veya hizmetin de ifa edilmiş olmasının zorunlu olduğunu; şirket kayıtları üzerinde yapılan tetkiklerde davacı tarafın iddia ettiği bir alacağının kendilerin de olmadığının taraflarından tespit edildiğini; bu anlamda bir kez daha davacı şirkete takibe konu fatura nedeniyle herhangi  bir borçlarının bulunmadığını; müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında söz konusu haksız talep nedeniyle inceleme yapılması taleplerinin mahkemece kabul edildiğini, şirket merkezinin bulunduğu Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığını; Talimat Mahkemesi tarafından defterleri hazır edilmesi yönünde, dosyada vekil bulunmasına rağmen şirkete tebligat çıkarıldığını; bu tebligatın ise usulsüz olarak şirket ile herhangi bir ilgisi olmayan ...na tebliğ edildiğini; dolayısıyla haberdar olunmayan bir tebligat nedeniyle defterlerin hazır edilemediğini; bu nedenle talimatın iade edildiğini; mahkemenin ise davacı tarafın tek taraflı beyan ve defterlerini baz alarak davayı faiz dışında kabul ettiğini; bu yönüyle usul ve esasa aykırı kararın bozulması/ kaldırılması gerektiğini, Davacı taraf dava dilekçesinde taleplerinden birinde haksız ve kötü niyetli itirazımızdan dolayı inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de bu talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını; söz konusu alacağın likit olmayıp davacı tarafın tek taraflı talebinden ibaret olduğunu; mahkemenin iş bu talebi de reddetmesi gerekirken aksine kabul ettiğini; kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu,  İleri sürerek, yerel mahkeme kararının usul ve esasa aykırı olması nedeniyle; tehiri icra talepli istinaf başvuruları üzerine bozulması/kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, takip dayanağı fatura muhtevasının kendilerine teslim edilmediği, davalı şirket kayıtlarında da böyle bir alacağın görünmediğinin kendilerince tespit edildiği, mahkemece davalı defterleri üzerinde inceleme yapılması için Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat mahkemesinin vekile değil asile tebligat yaptığı, şirkete yapılan tebligatın ilgisiz bir kişi tarafından tebellüğ edildiği, usulsüz tebligat nedeniyle defterlerin hazır edilemediği, eksik incelemeye ve davacı beyanına dayalı hüküm kurulduğu, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündedir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, 31/05/2016 tarihli 27.284,32 TL tutarlı satış faturasına dayalı olarak başlatılmış ilamsız takip dosyası, faturanın ait olduğu yıla ilişkin davalı şirket tarafından verilmiş BA  formları celbedilmiş, davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu bilirkişi tarafından incelenen defterlerin mahiyetinden anlaşılan davacının, takip tarihi itibariyle kendi defterlerine göre davalıdan fatura tutarı kadar  alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalı şirketin defterlerinin incelenmesi için şirket adresine göre Elazığ Asliye Hukuk  Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesinde şirket adresine inceleme gününü bildirir meşruhatlı tebligat çıkartılmış, tebligat yapılmasına rağmen defterlerin ibraz edilmemesi üzerine bilirkişi incelemesi yapılamamış, mahkemece mevcut delillere göre tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir.  Takip dayanağı faturanın davalı şirket tarafından vergi dairesine alım olarak bildirilmiş olması, fatura muhtevasının davalıya teslim edildiğine karine olup, davalı şirket defterlerinde faturanın kayıtlı olmaması sonucu değiştirmeyecektir. Bu durumda davalı yan, ya bu karinenin aksini, diğer ifade ile fatura muhtevasının kendisine teslim edilmediğini, yahut fatura bedelinin ödendiğini yazılı delil ile ispat yükü altındadır. Davalı şirketin, fatura muhtevasının kendilerine teslim edilmediği savunmasında bulunmasına rağmen, bu savunmayı ispata elverişli herhangi bir delil sunamamış olması, yine ödeme savunmasında bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de sunmamış olması karşısında, davalı şirket defterlerinin incelenmesi sonuca etkili olmayacağından, davalı yanın, usulsüz tebligat nedeniyle defterlerin talimat mahkemesine ibraz edilemediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, davacı yanın 27.284,32-TL asıl alacağını ispatladığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermesinde isabetsizlik yoktur. Fatura konusu alacak likit nitelikte olup, davalı itirazında haksız olduğundan, davacının inkar tazminatı isteminin İİK'nun 67 maddesi uyarınca kabul edilmesi de yerindedir. İnkar tazminatı koşullarının oluşmadığına yönelik davalı istinafı yerinde bulunmamıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usule, yasaya ve kamu düzenine aykırılık tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.863,80-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 466,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.397,8‬0- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f4dee949c9a4a0f","SID":"26e14179e25f409a"}}