{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/535  <br>KARAR NO\t: 2024/88<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak ibraz edilen dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davalı şirketin tasfiye işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile  durdurularak şirkete tarafsız bir kayyım atanması da talep edilmek suretiyle davalı şirketin 29/04/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 3,4,5,8 ve 9 nolu kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br>Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir. <br>Davalı vekili duruşmada da cevap dilekçesini tekrar ederek tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Tedbir talebi yönünden TTK Madde 449 düzenlemesi de gözetilerek davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine yapılan tebligatlara bağlı olarak yönetim kurulu üyeleri tarafından ibraz edilen dilekçelerle taleplerin reddine karar verilmesi yönünde yazılı görüş bildirilmiş olup 08/02/2023 tarihli duruşmada alınan ilgili ara karar doğrultusunda celse arasında dosya üzerinden yapılan incelemeye bağlı olarak 09/02/2023 tarihli ara karar ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, istinaf yoluna başvurulması üzerine----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesinin 12/06/2023 tarihli ve----- Esas, ---- Karar sayılı kararı ile İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Başlangıçta davalı şirketin terkin edildiğine ilişkin cevabi yazı gözetilerek taraf teşkili yönünden bu yönde ara kararlar oluşturulmuş ise de daha sonra ticaret sicilinin cevabi yazısına ve bu konuda davacı vekili tarafından ibraz edilen 02/03/2023 tarihli dilekçeye göre sonuçta davalı şirketin tasfiye halinde tüzel kişiliğinin devam ettiği, tasfiyenin sonlandırıldığına ve tescil edildiğine ilişkin önceki cevabın sehven verildiğinin belirtildiği, davalı şirketin tasfiye halinde olduğu ve tüzel kişiliğinin devam ettiği, taraf teşkilinde sorun olmadığı belirlendiğinden buna göre ön inceleme duruşması yapılarak engel bir dava şartı eksikliğinin bulunmadığı ve davanın 3 aylık hak süre içerisinde açıldığı belirlendikten sonra ihtilaf noktaları tespit edilerek bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.<br><br>Deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temini yoluna gidilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/11/2023 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:<br>''...<br>3. İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER<br>MALİ İNCELEME:<br>3.1. Davalı firma ------ detayı aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2021 ve 2022 yılına ait fiziki olarak tutulmakta olan ticari defter açılış tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı, 2021 yılına ait ticari defter kapanış tasdikinin yasal süre içerisinde yapıldığı, 2022 yılına ait ticari defter kapanış tasdikinin ise yapılmadığı görülmüştür. <br>........................<br>3.2. Davalı firma ----- sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, ortaklık ve sermaye yapısının ise aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür.<br>........................<br>3.4. -----.Noterliğinin 05.05.2022 tarih----sayı ile tasdikli davalı firma---- Tasfiyeye giriş, Müdürler/Yetkililer, Unvan konulu 29.04.2022 tarihli Genel Kurul Kararının ------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 20.05.2022 tarihinde tescil edilmiş olduğu, söz konusu tescil işleminin 20.05.2022 tarih----- sayılı<br>----Gazetesinde yayımlandığı görülmüştür. Söz konusu tescil işlemi ile birlikte şirketin unvanı Tasfiye Halinde -----olarak değişmiştir.<br>3.5. Davalı firma ----- 29.04.2022 tarihinde yapılan 2013-2021 yılları hesap dönemlerine ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında kabul edilen aşağıdaki kararların davacı tarafından iptalinin talep edilmiş olduğu görülmüştür.<br>3\tnolu karar; \"2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021faaliyet ve hesaplarına ilişkin Müdürler Kurulu Faaliyet Raporu'nun hissedarların incelemesine açık bulundurulmuş olması nedeniyle okunmuş olarak kabul edilmesi talebi 1680 pay kabul oyuna karşılık 120 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.\"<br>4\tnolu karar; \"2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 mali yıllarına ait Bilânço ve Kâr/Zarar Tablosu 'nun okunmuş olarak kabul edilmesi talebi oy birliği ile kabul edildi.\"<br>5\tnolu karar; \"Müdürler Kurulu üyelerinin ibrasında üyeler sahibi oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmaksızın, Müdürler Kurulu üyelerinin her birinin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 hesap dönemlerindeki faaliyetlerinden ötürü ayrı ayrı ibra edilmeleri 1680 pay kabul oyuna karşılık 120 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. \"<br>8\tnolu karar; \"Şirket müdürler kurulu başkanı olarak 3 yıl süre için -----T.C.kimliknumaralı,----adresinde mukim ----- atanmasına, şirketi her<br>hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılınmasına, şirket müdürler<br>kurulu üyesi olarak 3 yıl süre için ---- T.C.kimlik numaralı, \tadresinde mukim<br>---- atanmasına, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılınması hususu 1680 pay kabul oyuna karşılık 120 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.\"<br>9\tnolu karar; \"Şirketin tasfiyesi görüşüldü. Şirketin devam etmesinde fayda görülmediğinden, şirketin tasfiyesine, şirket unvanının Tasfiye Halinde ----- olmasına ve tasfiye işlemlerinin şirket merkezinden yürütülmesi; ---- T.C.kimliknumaralı, \t adresinde mukim ----- tasfiye memuru olarak<br>atanması ve tasfiye sonuna kadar tasfiye halindeki şirketin kaşesi ve unvanı altına atacağı münferit imzası ile şirketi tasfiyeye ilişkin her hususta temsil ve ilzam etmesi 1680 pay kabul oyuna karşılık 120 pay red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.\"<br>........................<br>3.7.\tT.C. -----.Noterliğinin 15.08.2022 tarih----- sayılı müzekkere cevabında, davalı firma tarafından keşide edilen 24.03.2022 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarnamenin 31.03.2022 tarihinde davacının vekili Av.------ tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. İhtarnamede; \"İncelenmesi talep edilen belgelerin şirket merkezinde hazır bulunduğu ve hafta içi 09:00-17:00 saatleri arasında şirket adresinde belgeleri inceleyebileceğinizi, 30.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının 1 ay süre ile ertelenmesi talebinizin tarafımızca reddedildiğini\" ifadelerinin yer almış olduğu görülmüştür.<br>........................<br>•\tŞirketin 01.01.2022 - 20.05.2022 tarihli tasfiye öncesi bilânçosunda geçmiş yıllar kâr'ının 64.853,94 TL, geçmiş yıllar zararının ise -811.035,25 TL olduğu, -9.785,76 TL net dönem zararının oluştuğu,<br>•\tŞirketin 20.05.2022 - 31.12.2022 tarihli tasfiye sonrası bilânçosunda geçmiş yıllar kâr'ının 64.853,94 TL, geçmiş yıllar zararının ise -820.821,01 TL olduğu, -44.836,92 TL net dönem zararının oluştuğu görülmüştür.<br>3.10. Gelir Tabloları<br>Davalı firma ------tarafından tarafıma sunulan 2016¬2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait karşılaştırmalı gelir tabloları ile tasfiye öncesi (01.01.2022-20.05.2022) ve tasfiye sonrası (20.05.2022-31.12.2022) gelir tablolarının aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür.<br>........................<br>GENEL KURUL KARARLARININ HÜKÜMLÜĞÜ YÖNÜNDEN İNCELEME<br>3.11. Davacı pay sahibinin 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısına vekil aracılığıyla katıldığı ve alınan kararlara olumsuz oy kullanıp muhalefetini toplantı tutanağına yazdırdığı, dosyada mevcut hazirun cetveli ve toplantı tutanağından anlaşıldığından, dava açma hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır (TTK m. 620, 446/1a). Davacı taraf, gündemin 3, 4, 5, 8 ve 9 nolu kararlarının iptalini talep etmektedir.<br>3.11.1 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesi olarak müdürler kurulunun 2013-2021 yıllarına ilişkin faaliyet raporları görüşülmüş, 1680 pay kabul 120 pay ret oyçokluğu ile kabul edilmiştir. Davacı pay sahibi vekili olumsuz oy kullanmış ve toplantı tutanağına muhalefetini kaydettirmiştir. Muhalefet şerhinde özetle, geçmiş 9 yıla ilişkin dönemin tek bir genel kurul toplantısı yapılarak görüşülmesinin kanun ve şirket sözleşmesine aykırı olduğu belirtilmiştir.TTK m. 617/1 uyarınca limited şirketlerde olağan genel kurul toplantıları her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır ( bkz. TTK m. 409). Ancak söz konusu hükümde toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılmamasının yaptırımı düzenlenmemiştir. Doktrinde ve yargı kararlarında da benimsendiği üzere, söz konusu süre içinde yapılmayıp sonrasında gecikmiş olarak yapılan genel kurullarda alınan kararlar, kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı değilse, geçerli kabul edilmektedir. Dolayısıyla 29/04/2022 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararında geçerli olduğu ve iptal şartlarının oluşmadığı söylenebilir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.3.11.2 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 4. maddesi olarak 2013-2021 yıllarına ilişkin bilanço ve kar zarar tabloları görüşülmüş, 1680 pay kabul 120 pay ret oyçokluğu ile kabul edilmiştir. Davacı pay sahibi vekili olumsuz oy kullanmış ve toplantı tutanağına muhalefetini kaydettirmiştir. Muhalefet şerhinde özetle, şirketin 2013 yılından ödenmemiş sermaye borcu / alacağı bulunduğu, 2013 yılından beri herhangi bir alım satımı olmayan şirketin faaliyet giderinin arttığı ve yüksek finansman giderlerine katlandığı, bununla ilgili bilgi istedikleri; 320 satıcılar hesabı, 331 ortaklar borç hesabı, 336 diğer çeşitli borçlar hesabında gözüken borçlar için izahat talep ettikleri, şirketin 2013 yılından beri sürekli borçlandırılmasının TTK, İİK, Kurumlar Vergisi Kanununa aykırı olduğu ifade edilmiştir. Muhalefet şerhinden anlaşıldığı süre davacı pay sahibi, öncelikle 2013 yılından beri şirketin borçlandırılmasına neden olan işlemler hakkında bilgi talep etmektedir.<br>Limited şirketlerde pay sahiplerinin / ortakların bilgi alma hakkı TTK m. 614'de özel olarak düzenlenmiş ve söz konusu hükmün 2. fıkrasına göre ortakların genel kurul toplantısı sırasında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilecekleri belirtilmiştir. Yine TTK m. 614/3'te de ortakların genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkının haksız olarak engellenmesi halinde, mahkeme aracılığıyla bilgi alma ve inceleme haklarını kullanabilecekleri açıklanmıştır.<br>Doktrinde de belirtildiği üzere bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurulda karşılanmaması halinde bu durumun kural olarak genel kurul kararlarının iptaline yol açmayacağı, ortakların mahkeme aracılığıyla bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmaları gerektiği ifade edilmektedir (ayrıntılı bilgi için bkz.:--Limited Şirketlerde Ortakların Bilgi Alma Hakkı - \"Yürürlükteki Türk Ticaret Kanunu Ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Hükümleri Çerçevesinde\"\"----.). Dolayısıyla davacı pay sahibinin muhalefet şerhinde esasen bilgi istemesi göz önünde tutulduğunda, bu durumun genel kurulda alınan kararının sırf bilgi verilmemesi nedeniyle iptali gerektiğini söylemek zor gözükmektedir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.<br>3.11.3\t29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi olarak müdürler kurulu üyelerinin 2013-2021 yıllarına faaliyetlerinden ötürü ayrı ayrı ibraları görüşülmüş, 1680 pay kabul 120 pay ret oyçokluğu ile ibra kararı alınmıştır. Davacı pay sahibi vekili olumsuz oy kullanmış ve toplantı tutanağına muhalefetini kaydettirmiştir. Muhalefet şerhinde özetle, şirket genel kurulunun 9 yıldır toplanmadığı, bundan dolayı müdürler kurulundan bahsedilemeyeceği, Yargıtayın emsal kararına göre yeni TTK ile özden organdan vazgeçildiği, müdürler kurulunun şirket sözleşmesi veya genel kurulca atanıp görevden alınabileceği, müdürler kurulunun yok hükmünde olması sebebiyle yaptıkları iş ve işlemlerden de sorumlu oldukları ifade edilmiştir.TTK m. 644/1a hükmünün atfı ile limited şirket müdürlerinin ibrasında da uygulama alanı bulacak TTK m. 558/2'deki \"Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer.\" düzenleme uyarınca, limited şirket müdürlerinin ibrasına olumsuz oy kullanan ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri müdürlere karşı sorumluluk davası açabileceklerdir. Yine yukarıda 3.11.1'de açıklandığı üzere süresinden sonra gecikmeli yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlar kural olarak geçerlidir. Gecikmeli olarak yapılan genel kurul toplantısında da toplantı ve kararı nisabı varsa, iptali için kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı bir kararda bulunmuyorsa, sadece genel kurulun süresinde toplanmadığı için alınan kararının iptali gerektiği söylemek zor gözükmektedir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.<br>3.11.4\t29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 8. maddesi olarak müdürler kurulu üyeliklerine 3 yıllığına ----- atanmasına ve şirketi münferiden temsile yetkili kılınmalarına, 1680 pay kabul 120 pay ret oyçokluğu ile karar alınmıştır. Davacı pay sahibi vekili olumsuz oy kullanmış ve toplantı tutanağına muhalefetini kaydettirmiştir. Muhalefet şerhinde özetle, 5. maddedeki muhalefet şerhini benzer olarak, şirket genel kurulunun 9 yıldır toplanmadığı, bundan dolayı müdürler kurulundan bahsedilemeyeceği, Yargıtayın emsal kararına göre yeni TTK ile özden organdan vazgeçildiği, müdürler kurulunun şirket sözleşmesi veya genel kurulca atanıp görevden alınabileceği, müdürler kurulunun yok hükmünde olması sebebiyle yaptıkları iş ve işlemlerden de sorumlu oldukları ifade edilmiştir.Yukarıda 3.11.3'de de belirtildiği üzere süresinde yapılmayıp gecikmeli olarak yapılan genel kurullarda alınan genel kurul kararları geçerli olup, 29/04/2022 tarihli genel kurulda gündemin 8. maddesi olarak müdür seçimine ilişkin kararın da geçerli olduğu söylenebilir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.3.11.5 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesi olarak şirketin tasfiyeye girmesi, unvana tasfiye halinde ibaresinin eklenmesine ve ----- tasfiye memuru olarak atanmasına, 1680 pay kabul 120 pay ret oyçokluğu ile karar verilmiştir. Davacı pay sahibi vekili olumsuz oy kullanmış ve toplantı tutanağına muhalefetini kaydettirmiştir. Muhalefet şerhinde özetle, 4. maddedekine benzer olarak, şirketin 2013 yılından ödenmemiş sermaye borcu / alacağı bulunduğu, 2013 yılından beri herhangi bir alım satımı olmayan şirketin faaliyet giderinin arttığı ve yüksek finansman giderlerine katlandığı, bununla ilgili bilgi istedikleri; 320 satıcılar hesabı, 331 ortaklar borç hesabı, 336 diğer çeşitli borçlar hesabında gözüken borçlar için izahat talep ettikleri, şirketin 2013 yılından beri sürekli borçlandırılmasının TTK, İİK, Kurumlar Vergisi Kanununa aykırı olduğu; TTK m. 376 uyarınca iflas koşullarının oluştuğu ifade edilmiştir.<br>Yukarıda 3.11.2'de belirtildiği üzere bilgi alma ve inceleme hakkına aykırılık durumunda kural olarak genel kurul kararlarının iptaline sebep olmaz. Bu şekilde şirketin mali durumuyla ilgili bilgi talep edilmesi, işbu kararının iptalini de gerektirdiği söylenemez. TTK m. 376'da kapsamında şirketin borca batık olduğu ve iflas şartlarının oluştuğu; dolayısıyla şirketin tasfiyeye sokulması yerine iflas bildirimi yapılması yönündeki davacı şirket ortağının itirazıyla ilgili takdir Sayın Mahkemenize aittir.<br>4. SONUÇ<br>Yukarıda arz ve izah edildiği ve nihai takdir hakkı Sayın Mahkemenizde olmak üzere,<br>Davalı firma ----- 2021 ve 2022 yıllarına ait fiziki olarak tutulmakta olan ticari defter açılış tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı, 2021 yılına ait ticari defter kapanış tasdikinin yasal süre içerisinde yapıldığı, 2022 yılına ait ticari defter kapanış tasdikinin ise yapılmadığı,<br>Davalı firma------sermayesinin 50.000,00 TL ve 2.000 paydan oluştuğu, ----- 20.500,00 TL sermayeye karşılık 820 payının, -----17.500,00 TL sermayeye karşılık 700 payının olduğu, şirketin çoğunluk paylarına ------ sahip olduğu (1520 pay), diğer hissedarların azınlık konumunda olduğu, 50.000,00 TL' lik şirket sermayesinin 40.000,00 TL' sinin ödenmediği,<br>Davalı firma----- 2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait karşılaştırmalı bilânço ve gelir tabloları ile tasfiye öncesi (01.01.2022¬20.05.2022) ve tasfiye sonrası (20.05.2022-31.12.2022) bilânço ve gelir tablolarında görüleceği üzere, şirketin herhangi bir gelirinin olmadığı, 2016 yılında elde edilen 64.853,94 TL' lik kâr haricinde tüm dönemlerde zarar edilmiş olduğu, 20.05.2022 tarihli tasfiye öncesi bilânçosunda geçmiş yıllar zararının 811.035,25 TL, dönem net zararının 9.785,76 TL, 31.12.2022 tarihli tasfiye sonrası bilânçosunda geçmiş yıllar zararının 820.821,01 TL, dönem net zararının ise 44.836,92 TL olduğu, şirketin herhangi bir gelirinin olmaması nedeniyle zarar etmesinin kaçınılmaz olduğu, şirketin varlığına devam etmesinin kamu yararına herhangi bir faydasının bulunmadığı,<br>Davacı ortağın 29/04/2022 tarihli genel kurul toplantısına katıldığı ve gündemin 3, 4, 5, 8 ve 9. maddelerine olumsuz oy kullanıp muhalefetini toplantı tutanağına geçirttiği tespit edilmekle iptal davası açma hakkına sahip olduğu,Davacı ortağın ilgili gündem maddelerine muhalefet şerhlerinde 2013-2021 yıllarında olağan genel kurul toplantılarının yapılmayıp gecikmeli olarak yapılması, şirketin mali tablolarında gözüken borçlar için bilgi talep etmesi ile gündemin 9. Maddesi kapsamında şirketin iflas şartlarının oluştuğu yönünde itirazları olduğu;Genel kabul uyarınca olağan genel kurul toplantılarının her yıl hesap dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılmayıp gecikmeli yapılmasının alınan kararların geçerliliğini etkilemediği; bilgi alma ve inceleme talebi genel kurulda kabul edilmeyen ortağın mahkeme aracılığıyla bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabileceğinden bu durumunda genel kurulda alınan kararların iptaline neden olmayacağının söylenebileceği; dolayısıyla dosya kapsamından genel kurul 3, 4, 5, 8 ve 9 nolu kararlarının kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve iptali gerektiği sonucuna ulaşmanın zor olduğu, nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır.<br>...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.<br>Taraf vekilleri rapora karşı itiraz dilekçeleri ibraz ederek itirazlarını ileri sürmüş iseler ve davacı vekili gerekirse başka bir heyetten de rapor alınmasını talep etmiş ise de raporu iddia ve savunmaları doğrultusunda yorumlayıp değerlendirerek karar verilmesini istemişlerdir.<br>Temin edilen raporun davanın aydınlatılması yönünden yeterli içeriğine, itirazların mahiyetine ve dosya kapsamına nazaran itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığına karar verilmiş olup, başka bir heyete görev verilmesinde de hukuki yarar görülmemiştir.<br>Sonuç olarak temin edilen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen rapor, dava konusu 29/04/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanak içeriği, ticaret sicil kayıtları, alınan kararların mahiyeti, şirketin ana sözleşmesi ve iyi niyet kuralları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde iptal sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin yerinde olmadığı, ileri sürülen sebeplere bağlı olarak genel kurul kararının iptali için TTK Madde 445, 446 ve ilgili diğer maddelerde yer alan şartların olayda gerçekleşmediği; Kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırılığın somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varıldığından sübut bulmayan davanın reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki karar verilmiştir.<br>Son olarak belirtmek gerekir ki davacı vekili rapora karşı ibraz ettiği 13/12/2023 tarihli itiraz dilekçesinde şirketin tümüyle borca batık olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle TTK. Madde 376 ve İİK. Madde 345/a düzenlemesi başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince şirketin idare heyeti ile tasfiye memurları hakkında Mahkemece resen suç duyurusunda bulunulması talep edilmiş olduğundan bu talep yönünden de suç duyurusunun takdiri ve gerekirse şikayet yönünde muhtemel başvurunun yapılması hususlarında davacı tarafın bu şekilde Mahkemeyi aracı kılmasına ihtiyaç bulunmadığından bu konuda davacı tarafın muhtariyetine de karar verilmiştir.<br><br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın reddine,Davacı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü şekilde suç duyurusunda bulunulması talebi yönünden davacı tarafın bu konuda suç duyurusunda bulunmasında muhtariyetine,Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan toplam 282 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı vekili için tarife gereğince belirlenen maktu 17.900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70432aa47fdb562a","SID":"09c9f9ee3ba14d67"}}