{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1948 - 2024/234<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1948 <br>KARAR NO\t: 2024/234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/317 E.  -  2021/271 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2021 tarih ve 2020/317 Esas - 2021/271 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, \"...\" ibareli markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu, ayrıca bu ibarenin müvekkillerinin ticaret unvanında da yer aldığını, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sektörlerde faaliyette bulunan müvekkili topluluğa dâhil tüm şirketlerin \"...\" markası ile tanındığını, itibar ve güven kazandığını, davalı gerçek kişinin 2019/09347 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazların, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini, müvekkillerinin, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara da itiraz ettiklerini, müvekkili ... ...AŞ'nin itirazının YİDK tarafından kabul edilerek, bir kısım emtianın daha başvuru kapsamından çıkarıldığını, diğer müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun tümden reddinin gerektiğini, dava konusu başvuru ile müvekkillerine ait markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, tüketicilerin, dava konusu markayı gördüklerinde, müvekkillerine ait “...” markasının serisi olduğunu ya da müvekkillerince lisans verilerek kullandırıldığını düşüneceklerini, yasal ret nedenleri arasında sayılan tüm koşulların mevcut olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-8828 ve 2020-M-8829 sayılı kararlarının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtianın, davacılar markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilebilecek ürünler olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, davacıların \"...\" unsurlu markaları ile müvekkiline ait \"...\" markasının benzer olmadığını ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasında ilk olarak isminin baş harflerini ve devamında isim ve soy isminin ilk iki harfinin kullanıldığını, taraf markalarının bütünsel olarak birbirinden ayrıldığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafça dayanılan 2013/105377 sayılı markanın, dava dışı ... ... San. ve Tic. A.Ş.’ye ait olduğu için dikkate alınamayacağı, dava konusu marka başvuru kapsamında kalan hizmetler in, davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıların markaları arasında çekişme konusu hizmetler bakımından kapsam benzerliği bulunmadığı, sadece işaret benzerliği bulunduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, davaya dayanak yapılan markaların, \"konut veya sosyal amaçlı yapı ve dairelerin yapımı, satışı ve kiralanması\" bakımından tanınmışlık düzeyine ulaştıklarının ispatlanabildiği, başvurunun tesciline izin verilen hizmetlerin, tüketicilerin inşaat sektörü ile ilişkilendirebileceği türden mallar veya hizmetlerle ilgili olmaması nedeniyle  ... ibaresinin konut inşaatına ilişkin olan tanınmışlığından haksız yarar sağlanması veya tanınmışlığa zarar verilmesi yönünde bir sonuca neden olmayacağı, davacıların ticaret unvanlarına konu faaliyetlerinin konut inşaatına ilişkin olduğu, dava konusu başvurunun tesciline izin verilen hizmetler ile davacıların ticaret unvanları ile gerçekleştirdikleri faaliyetler arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, salt işaret benzerliğinin söz konusu olması karşısında davacıların ticaret unvanından kaynaklı olarak, dava konusu marka başvurusu için tescil engelinin varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.          <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili,  müvekkil şirketler aleyhine ayrı ayrı iki vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkillerine ait \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, bu hususta sundukları deliller incelenmeden karar verildiğini, gerekçeli kararda, müvekkilleri markalarının yalnızca konut inşaası alanında tanınmış olduğunun kabul edildiğini, oysa müvekkillerinin, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerden oluşan bir şirketler topluluğunun içerisinde bulunduğunu ve ... ...A.Ş.'nin 1969 yılından beri kullandığı ... markasının, topluluk bünyesindeki diğer şirketler tarafından marka lisans sözleşmesi çerçevesinde uzun yıllardır kullanıldığını, \"...\" ibaresinin hem müvekkil şirketlerin markası hem de davalının markası açısından esaslı unsur olduğunu, yalnızca bu hususun bile markalar arasında iltibas yaratabilecek nitelikte bulunduğundan davanın kabulünün gerektiğini, \"...\" ibaresinin, müvekkillerinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini, müvekkili şirketlerin uzun yıllardır ralli ve yelken sporlarına sponsorluk desteği verdiğini, bu durum hakkında gerekli inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının, müvekkillerinin hak kaybına sebep olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyari dava arkadaşlığı başlıklı 57. maddesi \"Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.\" hükmünü haiz olup, aynı kanunun 58. maddesi ise \"İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.\" şeklinde düzenlenmiştir.  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tSomut olayda davacılar, aynı topluluğa dahil olduklarını ve \"...\" ibareli marka ve ticaret unvanlarının bulunduğunu ileri sürerek, iki ayrı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun hükümsüzlüğünü talep ettiklerinden, davacılar arasında, yukarıda belirtilen HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda, her bir davacı için dava açılırken ayrı ayrı başvurma, peşin, karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve  mahkemece kararda da tüm davacılar için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiş, harç kamu düzenine ilişkin olup re’sen gözetilmesi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/06/2021 gün ve 2020/317 Esas - 2021/271 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı şirketler tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacılara iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br><br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  09/02/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b60a40b6ba49bb6a","SID":"a0ea3b23fc67d16c"}}