{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/362 - Karar No:2024/158<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/362 <br>KARAR NO\t: 2024/158<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/29 E-2022/13 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan istirdat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirketin showroom için inşa ettirdiği yeni iş yerinin mutfak malzemeleri ve ekipmanlarının yapım ve monte işleri için davalı ile anlaşma yaptığını, işin yapılarak teslim edildiğini, karşılığında sözleşmede kararlaştırılan 25.000,00 TL’nin ödendiğini, ancak davalının yaptığı işlerin kabule icbar edilemeyecek nitelikte eksik ve ayıplı olduğunu, bu nedenle ürün tesliminden 1 hafta sonra davalının düzenlediği faturanın iade edildiğini ve Konya 14. Noterliğinin 03/04/2017 tarih ve 08701 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ürünlerin iade alınarak, aynı sürede ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, ancak ihtarname gereğinin yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/660 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve 18/04/2017 tarihli bilirkişi raporu ile de yapılan imalatların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yapılan imalatlardan beklenen yararı sağlayamadığını, sözleşmeden dönme haklarını kullandıklarını belirterek; ayıplı malın iadesi ile satım bedeli olan 25.000,00 TL'nin satım tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davanın haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen Konya 14. Noterliğinin 03/04/2017 tarih ve 8701 yevmiye nolu ihtarnameye karşı müvekkili şirket tarafından Konya 4. Noterliğinin 05/04/2017 tarih ve 7723 yevmiye nolu cevabi ihtarname gönderildiğini ve tüm iddiaların reddedildiğini, müvekkili tarafından yapılan ürünlerin sipariş üzerine, kullanılacak olan alanların ölçüleri alınmak suretiyle imal edildiğini ve davacının işyerine titizlikle monte edildiğini,  tüm siparişlerin sözleşmede yazılı olduğu vaziyette teslim edildiğini, teslim ve kurulum sırasında şirket genel müdürü, şirket temsilcisi ve şirketin  mutfak departmanında görevli olarak çalışan elemanların da hazır olduğunu, yapılan işin kontrol edilerek teslim alındığını ve bedelinin ödendiğini, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini,  ürünlerin kurulumunun yapıldığı 28/03/2017 tarihinden keşif yapılan tarih olan 07/04/2017 tarihine kadar kullanıldığını,  malzemelerde yanlış kullanımdan kaynaklı olarak deformeler meydana gelmesinin doğal olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece yapılan ilk yargılaması sonucu verilen 26/06/2018 tarih ve 2017/545 Esas-2018/386 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 02/12/2020 tarih ve 2018/1531 Esas-2020/1222 Karar sayılı kararı ile; \"…..İşin teslim edildiği kabul edilen 28/03/2017 tarihinden sonra davacı iş sahibi tarafından, davalının düzenlediği fatura iade edilmiş, ayrıca Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/660 D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit talep edilmiştir. Tespit mahkemesince mahallinde 1 inşaat mühendisi ve 1 makine mühendisi refakatinde 07/04/2017 tarihinde keşif yapılmıştır. Bu keşiften sonra düzenlenen 19/04/2017 tarihli heyet raporunun sonuç kısmında;  mutfak ekipmanlarının imalat aşamasında işçilik ve uygulama hatalarının olduğu, mutfak malzemelerinin yüzeylerinin deforme olduğu, yüzeyde çizik ve renk atmasının olduğu, metal malzemenin kıvrım yerlerinin talaşlı vaziyette olduğu, gerek dış ve gerekse iç yüzeylerde malzemenin yıpranmış durumda olduğu, montajı yapılan malzemenin kullanılmadığı ve herhangi bir kimyasalla temasının olmadığı buna rağmen yüzeylerde belirgin hataların olduğu, kaynak birleşim noktalarının belirgin olduğu, söz konusu imalat ve işçilik hatalarının lokal olarak giderilmesinin mümkün olmadığı, deformasyona ve hasara uğrayan malzemelerin tamamının değişmesi gerektiği, montajı yapılmış olan mutfak ekipmanlarının mevcut durumuyla kullanılmasının mümkün olmadığı, eksik 3 adet kapağın bulunduğu, montajı yapılan mutfak ekipmanlarının yerinden alınması ve yerine tekniğine uygun hatasız ve kusursuz olarak yeniden yenisinin montajının yapılması için gerekli sürenin 45 gün olduğu tespit edilmiştir. <br>\tTespit raporu davalıya tebliğ edilmemiştir.<br>\tMahkemece yapılan keşif sonrası 1 inşaat mühendisi ve 1 makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 26/04/2018 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında ise, yerinde yapılan incelemelerde mutfak ekipmanlarının halen kullanılmakta olduğu, hizmet vermesi bakımından kayda değer bir sıkıntı olmadığı, talep edildiği gibi elektrik bağlantılarının imalatçı firmayı ilgilendirmediği, mutfak malzemelerinin yüzeylerinin deforme olduğu fakat bunun deterjandaki kimyasal maddelerden ve kullanımdan kaynaklandığı, kaynak birleşim noktalarının belirgin olduğu, bunun da emsal işletmelerdeki farklı firmalar tarafından yapılan mutfak ekipmanlarında da görüldüğü, metal malzemelerin kıvrım yerlerinin traşlanmadığı ve pahlanmadığı bunun da imalatçı firmanın hatası olduğu, dik tip buzdolabının keşif sırasında yapılan incelemede kayda değer bir hatasının olmadığı, buzdolabının çalıştırılmadığı öylece bırakıldığı, yenilenmesine gerek duyulmadığı, özel imalat olarak yapılan bu mutfak ekipmanlarının başka bir yerde değerlendirilemeyeceği, ekipmanların yüzeylerinde renk atması ve çizikler olduğu fakat bunların da kullanımdan dolayı meydana gelmiş olabileceği, yenilenmesine gerek duyulmadığı fakat maliyetinin %10’u gibi bir nefaset kesintisinin yapılabileceği belirtilmiştir.<br>\tBu rapora davacı vekilince itiraz edilmiştir.<br>\tYukarıda sonuç kısımları alınan iki teknik rapor arasında görüldüğü üzere teknik çelişkiler bulunmaktadır. Mahkemece bu çelişkiler giderilmeden ve davacı vekilinin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna itirazları karşılanmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 282. maddesi uyarınca mahkeme, takdiri bir delil olan bilirkişi oy ve görüşlerini diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bilirkişi raporlarında görülen eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevi de, aynı Kanun'un 281/2. maddesine göre mahkemeye aittir. 6100 sayıl HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca, mahkemece gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görülürse yeni görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği kabul edilmiştir.<br>\tBu durumda dava açılmadan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/660 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan 19/04/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile  mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 26/04/2018 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu arasında işin kabule icbar edilip edilemeyeceğine yönelik tespitler açısından çelişki bulunduğu ve bu çelişki davacı vekilinin itirazlarına rağmen giderilmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın  281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için, konusunda uzman ve öncekiler dışında yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan gerekirse keşif de yapılarak iki rapor arasındaki çelişkiyi ve davacı vekilinin itirazlarını karşılar gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen kurallar gözetilmeden ve iki teknik rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.\" gerekçesi ile esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tDairemizin bu kararından sonra dosya Mahkemenin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>\tMahkemece; davanın eser sözleşmesinden kaynaklı, eserin kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı olması sebebiyle iadesi ve bedelin istirdadı talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında 15/03/2017 tarihli Sipariş Formu gereğince davalının, davacı tarafından yeni inşaa edilen Showroom için yapılacak iş yeri ekipmanları, mutfak ekipmanları ile malzemelerinin yapımı ve montajı hususunda anlaşmaya varıldığı, sipariş formu gereğince davalı tarafından kurulum ve montaj işlemlerinin 28/03/2018 tarihinde yerine getirildiği lakin davacı tarafından bir süre sonra kurulum ve montajı yapılan malzemelerin sözleşmede kararlaştırılan nitelikte olmadığı ve işçilik hatası olduğundan bahisle sözleşmeden dönme hakkının kullanılarak ayıplı malların iadesi ve bedelin istirdadı için eldeki davanın açıldığı, Mahkemece mahallinde yapılan keşif akabinde düzenlenen ve dosya içerisinde yer alan 19/04/2017 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 26/04/2018 havale tarihli bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişkiyi gideren 03/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme, teklif şartnamesi, nakliye&montaja ilişkin hükümler ile özel şartların ve dosya içerisinde yer alan her iki bilirkişi raporunun incelenmesi ve keşif esnasında yapılan tespitler akabinde sözleşmeye konu ürünlerin yüzeylerinde çizik, deforme ve renk atmasının mevcut olduğu, imalattan ve montajdan kaynaklanan işçilik hatalarının bulunduğu, ürünlerin özel imalat olduğu, halen kullanıldığı, yaklaşık 4.5 yıllık kullanım süresi de dikkate alındığında başka yerde değerlendirilemeyeceği, ürünler üzerinde meydana gelen deformeler ve işçilik hatası sebebiyle %20 oranında nesafetin kesilmesinin uygun olacağının rapor edildiği, anılan rapordan açıkça anlaşıldığı üzere davacının 6098 Sayılı TBK'nın 485 ve devamı maddeleri gereğince yapılan işin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafından sözleşmeden dönme hakkı kullanılmış ise de yukarıda detayı verilen Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/02/2015 Tarih ve 2014/5389 Esas-2015/801 Karar sayılı ilamı nazara alındığında sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı halde seçimlik hakkın kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenmesi gerektiği, tüm dosya kapsamından davacının ayıbın davalı tarafından giderilmesine yönelik ifa talebi bulunmadığından kullanılması gereken seçimlik hakkın bedelden indirim yapılması hakkı olduğu kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan iş bedeli üzerinden %20 oranında hak ve nesafet indirimi yapılarak belirlenen 5.000,00 TL'nin Konya 14. Noterliğinin 03/04/2017 Tarih ve 08701 nolu ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği temerrüt tarihi olan 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, her ne kadar 10/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda çalışmayan derin dondurucu sebebiyle bu ayıbın da nesafet oranına eklenerek nesafet oranının artması gerektiği düşünülebilir ise de; dosya içerisinde yer alan ve dava açılmadan önce alınan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/660 D. İş sayılı dosyasındaki talep dilekçesinde davacı tarafından derin dondurucunun çalışmadığı veya gürültülü çalıştığı ya da soğutma işlevini yerine getirmemesi sebebiyle bir ayıp olduğuna dair herhangi bir açıklama ve inceleme talebinde bulunulmadığı, nitekim ilgili dosyada alınan 19/04/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda da derin dondurucunun arızalı olduğuna ya da ayıplı olduğuna dair bir tespit de bulunmadığı, yine davacının dava dilekçesinin incelenmesinde mutfak ekipmanlarına ilişkin ayıp ve eksik işlere ilişkin anlatımında mutfak dolapları ve takılan malzemelerde boya atıkları, ezik ve göçükler olduğu, dolap kapaklarında hatalı motaj sebebiyle yamukluklar olduğu ifade edildiği, ancak derin dondurucunun çalışmadığı veya gürültülü çalıştığı ya da soğutma işlevini yerine getirmemesi sebebiyle bir ayıp olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadığı, nitekim mahkemece alınan 26/04/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun değerlendirme ve kanaat kısmında \"mutfak ekipmanlarının halen kullanılmakta olduğu ve hizmet verdiği\"nin rapor edildiği, ilgili rapor gereğince davacının mutfakta hizmet vermesi de nazara alındığında derin dondurucunun 09/03/2018 tarihli keşif itibariyle ayıplı olmadığına kanaat edildiği, yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili bilirkişi raporları, davacı vekilinin delil tespiti talep ve dava dilekçelerindeki açıklamalar, keşif ve davacının dava konusu ürünleri yaklaşık 4.5 yıllık kullanımı karşısında 10/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda çalışmayan derin dondurucu sebebiyle bu ayıbın nesafet oranına eklenmesine yer olmadığına kanaat edilmekle davanın kısmen kabulüne, davacının sözleşmeden dönme ve sözleşmeye konu malların iadesi talebinin reddine, 5.000,00 TL bedel indirim alacağının 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; dosyada bulunan 03/08/2021 tarihli raporda buzdolabı ve derin dondurucunun çalışır vaziyette olmadığı görülmüşse de müvekkilince dondurucunun aşırı gürültülü çalışması ve dondurmada yetersiz kalması sebebiyle; buzdolabının ise çalıştıktan belli bir süre sonra dolabın içine su akması problemi sebebiyle çalıştırılamadığını, kullanabilecek durumda olan buzdolabı ve derin dondurucunun çalıştırılmaması gibi bir durum olmadığını, tüm ürünler göz önüne alındığında ve günümüz şartları değerlendirdiğinde davalının ayıplı ifasının büyük oranda maddi tutarı sağlayacak olan bu fabrika tipi büyük buzdolabı ve aynı şekilde fabrika tipi derin dondurucunun davalı tarafından ayıplı olarak teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, gerekirse bu ürünler için elektronik beyaz eşyadaki ayıbı ölçebilecek bilirkişi tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, kullanıma elverişli olamayan sanayi tipi buzdolabı ve derin dondurucunun göz ardı edilerek sadece ayıplı teslimden kaynaklı malın bedelinden 5.000,00 TL indirim yapılarak bu miktarın kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eserin kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı olması nedeniyle iadesi ve iş bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken  427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 450,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 22,4‬0 TL harcın talep halinde kendisine iadesine,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31cb6a71115538b9","SID":"2e92c4b66e9c70cd"}}