{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2021/1095 - 2024/208<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1095 <br>KARAR NO\t: 2024/208<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/636 Esas 2020/701 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/03/2024<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25.04.2015 tarihinde davalıl ...’e ait,davalı ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla fasılalı kırmızı ışıkta alkollü olarak geçerek davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 37.309 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 600 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, 300 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100 TL hastane, tedavi ve yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik talebini 68.897,18 TL’ye, geçici iş göremezlik talebini 6.974,69 TL ‘ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 23.10.2014-23.10.2015 tarihleri arasında 290.000 TL poliçe teminat limiti ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davadan önceki başvuru üzerine 15.06.2016 tarihinde sigortalının %75 kusur oranı davacının %37 maluliyetine göre davacıya 34.848,96-TL ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, ödeme tarihindeki verilere göre zarar konusunda aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, ödemenin yetersiz olması halinde ödemenin güncellenerek mahsubunu, bakıcı ihtiyacının varlığı halinde zararın net asgari ücret üzerinden ve aile bakımı nedeniyle indirim yapılarak belirlenmesini, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, bilirkişi raporunun tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davacının kusurlu olduğunu, ceza yargılaması sırasında davalı ... askerde olduğundan kendisini yeteri kadar savunamadığını, kusur yönünden keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasını, taksicilik yapan davacının yol gideri isteyemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; kazazede davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araca davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda davacının yaralandığı, dosyaya sunulan ve Mahkemece de benimsenen kusur bilirkişi raporuna göre davalı sigortalı araç sürücüsü ...’in kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının sürücüsü olduğu taksi ile karıştığı trafik kazası sonucunda % 59 oranında sürekli işgöremezliğinin ve 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ATK 2.İhtisas Kurulu raporu ile belirlendiği, bu itibarla da davacının maddi tazminat talebinin ıslah talebi gözetilerek dosya kapsamındaki verilere uygun ve denetime elverişli görülen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü ile kazazede davacının 68.897,18-TL sürekli işgöremezlik, 6.974,69-TL geçici işgöremezlik olmak üzere toplam 75.871,87-TL maddi tazminat alacağını 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, diğer taraftan, davacının bu nedenle psikolojik travma düzeyinde elem ve üzüntü duyduğu, kazanın oluşumundaki kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazazede davacının maluliyet oran ve süresi ile hakkaniyet ilkesi birlikte gözetildiğinde; takdiren 15.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, davacının bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinin haklılığını dosya kapsamına sunulan deliller ile kanıtlanamadığından reddi gerektiği, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacakları yönünden (davalı sigorta şirketine davadan önce yapılan başvuru tebliğ belgeleri sunulmamakla) davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödemeyi yaptığı 15/06/2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise; kaza tarihi olan 25/04/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine; davacının maddi tazminat talebinin ıslah talebi gözetilerek kabulü ile; Dava konusu 68.897,18-TL sürekli işgöremezlik ile 6.974,69-TL geçici işgöremezlik olmak üzere toplam 75,871,87-TL işgöremezlik tazminatının davalılardan sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2016, diğer davalılar yönünden ise; kaza tarihi olan 25/04/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bakıcı gideri ile tedavi giderine yönelik talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 15.000.00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının kusur oranı ve maluliyet durumuna göre hüküm altına alınan manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkemenin manevi tazminat miktarı yönünden vermiş olduğu hükmün kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, PMF 1931 tablosu kullanarak yapılan tazminat hesabında makul olanın (davacının) kaza tarihindeki yaşı bulunarak beklenen bakiye ömrünün tespit edilmesi, yaş hesabı yapılırken kaza tarihinde 68 yaşında olan davacının ortalama 10 yıl bakiye ömrü tespit edileceğinden davacı için 78 yaşına kadar hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi hesap raporunda davacının hesap tarihine göre bakiye ömür tespiti yapılarak hesap tarihinde 74 yaşında olan davacı için ortalama 7,24 yıl bakiye ömür tespit edilmiş olup 80,85 yaşına kadar hesaplama yapıldığını,bu kapsamda 3 yıl fazla yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğinden aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece; yargılama sürecinde elde edilen veriler ve sonuçlar dikkate alınmaksızın, çelişkili şekilde oluşturulan bilirkişi raporu esas alınarak, kararın sonucunu direkt etkileyecek ve değiştirecek nitelikteki esaslı iddialar gerekçeli kararda yer almayarak, hukuka ve teknik veri ve delillere aykırı şekilde karar verildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden  tazminat miktarlarına hükmedilmiş olup işbu tazminat miktarlarını kabulünün mümkün olmadığını, kusura yönelik gerekli incelemeler yapılmadan ve dosyaya sunulan belgeler arasındaki çelişkiler giderilmeden davalının kusurlu bulunduğunu ve fahiş miktarda tazminata hükmedildiğini, Mahkeme tarafından kusura yönelik bir değerlendirme yapılıp davalılar aleyhine tazminata hükmedilirken yasal mevzuat ve emsal kararlarda açıkça belirtilen davacının dava konusu olay anında ki yaşı, sağlık durumu, uykulu olup olmadığı, o gün kaç saattir çalıştığı, kazanın meydana geliş tarzı ve çarpma noktası, emniyet kemeri takıp takmadığı vb. birçok hususun incelenmesi gerekirken yerel Mahkeme tarafından belirtilmiş olan davanın esasını değiştirecek nitelikteki hususları değerlendirilmeden peşin bir kabulle karar vermiş olup verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu olayda davacının kusuru ve davalıların ekonomik durumları gözetilmeden yerel Mahkeme tarafından verilen tazminat miktarlarının esasen tazminatın amacını aştığını ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, gerekçeli kararda yer alan bilirkişi raporları arası çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, çelişkili bilirkişi raporlarında belirtilen engel oranlarının sürekli bir kayıp olup olmadığının ve iyileşmesi halinde bir çalışma kaybının devam edip etmeyeceğinin belirtilmesini talep etmiş olmalarına rağmen mahkeme tarafından bu itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarında davacı bakımından \"çalışma ve meslekte kazanma kaybı\" olarak belli bir oran bildirilmiş olup yargılama süresince bildirilen işbu oranların sürekli bir kayıp olup olmadığının sunulan raporlar ile açıklanmadığını ve iyileşme olması halinde bir çalışma kaybının devam edip etmeyeceğinin açıklatılmasını talep etmişlerse de Mahkeme tarafından belirtilen itirazları değerlendirilmeden hukuka aykırı şekilde hüküm kurulduğunu yerel mahkemece kurulan hükmün gerekçelendirilmediğini, mahkeme tarafından birtakım hususlar esas alınarak davalılar aleyhine hüküm kurulmuş olsa dahi alınan kararın gerekçesinde hangi delillere dayanarak davalılar aleyhine hüküm kurulduğu, tazminat tutarlarının belirlenmesinde hangi hususların dikkate alındığı şeklindeki davanın esasına etki edecek nitelikteki hiçbir veri değerlendirilmeden peşin bir kabulle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi -yol gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 25.04.2015 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 37.309 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 600 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, 300 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100 TL hastane, tedavi ve yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik talebini 68.897,18 TL’ye, geçici iş göremezlik talebini 6.974,69 TL'ye yükseltmiş; mahkemece davacının %25, davalı sürücünün %75 kusur oranı, davacının % 59 sürekli işgöremezliği ve 9 ay süre ile geçici işgöremezliği oluştuğu değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine; davacının maddi tazminat talebinin ıslah talebi gözetilerek kabulü ile; dava konusu 68.897,18-TL sürekli işgöremezlik ile 6.974,69-TL geçici işgöremezlik olmak üzere toplam 75,871,87-TL işgöremezlik tazminatının davalılardan sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2016, diğer davalılar yönünden ise; kaza tarihi olan 25/04/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bakıcı gideri ile tedavi giderine yönelik talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 15.000.00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olmasına, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının bakiye ömrünün hatalı hesaplamasına, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna, davalı ... ve ... vekili, kusur ve maluliyet oranına, maddi ve manevi tazminat miktarına kararın gerekçesiz olduğuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\tHükme esas alındığı anlaşılan aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 05.10.2020 tarihli raporda, PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış,  bilinmeyen dönem (işleyecek dönem) tazminatının hesabında davacının doğum tarihi ... olup, rapor tarihi itibariyle (05.10.2020) 73,58 (74) yaşında olduğu, PMF 1931 Mortalite Tablosu verilerine göre bakiye ömrün hesaplanmasında iki bilinen değeri kullanarak, aradaki bilinmeyen bir üçüncü değeri hesaplama işlemi için kullanılan lineer interpolasyon yöntemi kullanılarak hesaplandığında 73,58 yaşındaki bir kişinin bakiye ömrü 7,27 yıl ve muhtemelen 80,85 yaşına (13.01.2028) kadar yaşayacağı belirlenerek rapor tarihindeki yaşı esas alınmak suretiyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı hesaplanmış ise de hesaplamanın davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak yapılması gerektiğinden aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken rapor tarihindeki yaşı esas alınarak yapılan hesaplamaya  dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacının kaza tarihindeki yaşı ve buna göre bakiye ömür süresi belirlenerek tazminat hesabı yapılması gerektiğinden  davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın  istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden karar verilmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin tüm davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırdıkları oranda ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/10626 esasına yatırılan 187.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06c7c27198aad6ac","SID":"bf711c37f8cafb4c"}}