{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2480 <br>KARAR NO: 2024/706<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/01/2023<br>NUMARASI: 2018/425 E - 2023/16 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... işletme adıyla faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin otel faaliyet gösterdiği bu binada 460 bağımsız bölüm bulunmakta ise de, bu bağımsız bölümlerin yarısından fazlasında bireysel olarak üçüncü kişilerin oturduğunu, yani müvekkilinin taşınmazın tamamında faaliyette bulunmadığını, davalının otel dışındaki diğer bağımsız bölümlerle ilgili gerekli araştırmaları yapmadan, toplu yapı yönetimi ve otel çalışanlarının talimatlarını görmezden gelerek, müvekkili ile ilgisi olmayan bağımsız bölümler ile ilgili faturaları müvekkili adına düzenlediğini, bağımsız bölümün kime ait olduğu hususunda tereddüt yaşanması halinde müvekkili adına fatura düzenlenmesinin bir rutin haline geldiğini ve bu faturalara dayalı olarak davalı kurum tarafından davacı müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E, İstanbul  Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... E. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaları üzerinden icra takibine girişildiğini ve bu takiplerin usulsüz olarak kesinleştirildiğini, davalının haciz baskısı üzerine davacı tarafça ihtirazi kayıt sunularak söz konusu dosyalara ödeme yapıldığını, Bundan ayrı olarak davalı kurum tarafından davacı şirket hakkında haksız yere 18 kez savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bu şikayetler ile ilgili olarak takipsizlik kararı verildiğini, 2017 yılından itibaren farklı hukuk büroları tarafından150 civarında haksız icra takipleri başlatıldığını, bu dosyaların neredeyse tamamına itirazda bulunduklarını, sözlü görüşmeler sonucu ilgili vekillerin \"sehven takip yapıldığı\" yönünde dilekçe sunması suretiyle takibin kapatıldığını, davalı tarafın yapılan hiç bir uyarıyı dikkate almadığını, icra takibine dayanak hiçbir belge sunulmadığı gibi ödeme emrinde belirtilen sözleşmelerin davacı ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirket çalışanları tarafından telefon edilerek kaçak kullanım nedeniyle tutanaklar tutulduğu iddia edilse de bu tutanaklar hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, bu keyfi uygulamalara son verilmesi için Kadıköy ... Noterliği'nin 13.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide ve tebliğ gönderilmiş edilmiş olsa da sulh çabalarının sonuç vermediğini, Yapılan hatalı ve haksız işlemlerin davacının iş yükünü artırdığını ve yıprattığını, ticari itibarının zedelendiğini, günlük operasyonel işleyişte aksaklıklara sebebiyet verdiğini, Ocak - Mart 2018 döneminde otelde konaklayacak 2 grubun tüm anlaşmaları yapılmış olmasına rağmen bu sorunlar nedeniyle grubun başka otelde konaklamak zorunda kaldığını, müvekkilinin iş kaybı ve kar mahrumiyeti nedeniyle zarara uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklık kalmak kaydıyla, yukarıda belirtilen icra dosyalarına haciz baskısı altında yapılan ödemelere ilişkin olarak şimdilik 1.200,00 TL ödeme tarihinden itibaren, diğer maddi zararlar karşılığı 100,00 TL ile 15.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili,  istirdata konu olan  alacak kalemi yönünden dava dilekçesinde 1.200,00 TL olarak belirtilen dava değerini ıslah dilekçesinde 7.064,57 TL'ye yükseltmiş, neticeten 100,00 TL maddi tazminat + 7.064,57 TL istirdat alacağı ve 15.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin mülkiyetinde ve işletmeciliğinde bulunan yer kompleks bir yer olup otel veya bağımsız bölümlerin ilk şantiye elektriğinin ilk şantiye elektriğinin ve bağımsız bölümlerin çoğunun sözleşmelerinin davacı adına olduğunu, abonelik sözleşmelerinin elektriği kullanan kişi adına olmasının yasal bir zorunluluk arz ettiğini, bu yerlerde daha sonra satış veya kiralama yoluyla değişiklik olmuş ise de bu değişikliklerin perakende satış şirketlerine veya müvekkiline  bildirilmediğini, Müvekkili şirketin elektrik piyasası mevzuatındaki düzenlemeler gereği elektrik sayaçlarının okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerini yapmanın yanı sıra yeni abonelik işlemleri sonrası açma işlemleri ile borçlu olan ya da mevzuata aykırı kullanım yapılan sayaçlarda kesme işlemi faaliyetlerini yürüttüğünü, dava konusu tesisatlarda meydana gelen mevzuata aykırı durumlar sebebiyle kesme işlemi yapıldığında sayaç üzerinde perakende şirketi tarafından faturalandırılamayan endeksler kaçak/usulsüz kullanım tutanağı düzenlenerek yönetmelikte belirtilen tahakkuk kuralları uyarınca kullanıcıya faturalandırıldığını, bu faturaların ilgilisine gönderildiğini, son ödeme tarihinde ödenmemiş ise hukuki sürecin başlatıldığını, Perakende satış sözleşmesi yapılmamış, abonelik sözleşmesinin kullanıcı adına olmadığı tespit edilmiş ya da borcu bulunduğu halde bu borcun zamanında ödenmediği sayaçlarda elektrik kesme işlemi yapılacağı zaman o tarihte bu yerlerin kime ait olduğu, fiili kullanıcılarının kim olduğu husunun birçok nedenle çalışanları tarafından tespit edilemediğini, özellikle borç sebebiyle elektrik kesme işlemi yaptırmamak adına şirket çalışanlarının güvenlik noktasından içeri alınmadığını, kesme yapılacak yerle ilgili bilgi alınmak istendiğinde otel güvenliği, yönetici veya çalışanlarının kesinlikle yardımcı olmadığını, aslında müşterileri memnuniyeti gözetilmek amacıyla sergilenen tutum ve davranışların kendilerinin iddia ettiği karışıklıklara sebebiyet verdiğini, davacı şirketin müşteri, kiracı ya da daimi mülk sahiplerine karşı korumacı tavırlarının uzun süredir devam ettiğini, yüksek miktarlardaki faturaların zamanında ödenmediğini, ikinci faturadan sonra perakende şirketleri tarafından kesme siparişi oluşturularak müvekkili şirkete iletildiğini, 16.11.2017 tarihinde müvekkil şirketin elektrik kesme işlemi yapmakla görevli çalışanlarının, davacı şirketin mülkiyet ve işlet- mesindeki bu kompleksin güvenlik noktasından içeri alınmadığını, 24.11.2017 tarihinde Maltepe Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünden kolluk kuvveti desteği talep edilerek işlemin gerçek- leştirildiğini, bu sadece bir örnek olup bu tür olumsuzlukların son iki yıldır sürekli yaşandığını, Davacı tarafça, \"müvekkili şirkete gönderdikleri 13.06.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameden dahi sonuç alınamadığı, sulh çabalarının sonuçsuz kaldığı\" iddia edilmiş ise de söz konusu ihtarnamede bildirilen işlemlere dair gerekli incelemelerin yapıldığını, hatalı görülen faturaların düzeltildiğini ve ödenen bedellerin kendilerine iade edildiğini, ihtarnameye verilen cevabın ekte sunulduğunu, Davacının  istirdat talebine konu ettiği icra dosyalarına gelince; 1-İstanbul Ana. ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında: ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap nolu tutanak ... adına tutulmuşken tahakkukun sehven ... adına yapıldığını, ... firmasından iade faturası alınarak tahak- kukun düzeltildiğini, ... adına düzenlenen tutanağın ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleşmenin ... San Tic Ltd.Şti. Adına olduğunu ve borcunun bulunmadığını, 2-İstanbul Ana. ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında; ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap nolu tutanak ... adına tutulmuşken tahakkukun sehven ... adına yapıldığını, ... firmasından iade faturası alınarak tahakkukun düzeltil- diğini, ... adına düzenlenen tutanağın ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleşmenin ... adına olduğunu ve ödenmemiş borcunun bulunmadığını, 3-İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası yönünden: ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap nolu tutanağın ... adına tutulduğunu, yapılan araştırma sonucunda muhatap ve tahakkukta bir hata bulunmadığını, ... adına düzen- lenen tutanağın ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleşmenin ... adına olduğunu ve  ödenmemiş borcunun bulunmadığını, 4-İstanbul Ana. ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında; ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap no ile 20.02.2017 tarihinde dağıtım bağlantı sözleşmesi yapılmaksızın ve 19.02.2018 tarihinde de perakende satış sözleşmesi yapılmaksızın elektrik kullanıl- ması nedeniyle iki adet tutanağın  ... adına düzenlendiğini, yapılan araştırma sonucunda 2015 yılından itibaren kullanıcının ... olduğu, muhatap ve tahakkukta bir hata olmadığının tespit edildiğini, ... adına düzenlenen tutanakların ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleş- menin halen ... adına olduğunu ve  ödenmemiş borcunun bulunmadığını, 5-İstanbul Ana. ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında; ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap nolu tutanak ... adına düzenlenmişse de, yapılan araştırma sonucunda kullanıcının ... olduğunun tespit edildiğini, ... siparişle ... adına  tutulan tutanağın ... case nosuyla iptal edildiğini, ... adına düzenlenen tutanağın ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleşme ... adına olup borcunun bulunmadığını, 6-İstanbul Ana. ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında; ... nolu tesisattaki ... sözleşme hesap nolu tutanak ... adına düzenlenmişse de, yapılan araştırma sonucunda kullanıcının ... olduğunun tespit edildiğini, ... siparişle ... adına  tutulan tutanağın ... case nosuyla iptal edildiğini, ... adına dü- zenlenen tutanağın ekte sunulduğunu, bu tesisata ait güncel sözleşmenin ... adına olduğunu ve  borcunun bulunmadığını, Müvekkil şirketçe yapılmış kasti, keyfi herhangi bir işlem bulunmadığını, eksik ve hatalı işlemlerin davacı şirket tarafından müvekkili şirket ve ilgili perakende şirketlerinin zamanında ve gereği gibi bilgilendirilmemesi, davacı şirket çalışanlarının görev ve sorumluluklarını yerine getirmek isteyen müvekkil şirket çalışanlarını engelleyici faaliyetlerinden kaynaklandığını, eksik ya da hatalı işlemler hakkında  bilgilendirme yapıldığında gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak ivedi- likle düzeltme yoluna gidildiğini, bazı durumlarda operasyon birimlerinin saha araştırması yapmak zorunda kaldığını,ancak  tüm işlemlerin başvuru sahiplerinin hak kaybına uğramaması için mevzuatta düzenlenen süreler  ve ilgili hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiğini, Dava konusu edilen icra dosyaları ilamsız icra takipleri olup icra dairesine veya müvekkili şirkete ya hiç itiraz edilmediğini, itiraz edilmişse de ilgili mahallerin kendileri tarafından kullanılıp kullanılmadığı hususunda emin olamadıklarından ödeme yoluna gidildiğini, takiplerin usul- süz olarak kesinleştirildiği iddiasıyla ilgili şikayet veya itiraz yoluna gidilmediğini, yapılan tebli- gatların ve takibin kesinleştirilmesi eyleminin  müvekkili şirket ile  hiçbir alakasını olmadığını, kaldı ki dava konusu edilen iki icra dosyasına dayanak tutanağın tutulduğu tesisatların davacı ... tarafından kullanıldığının kesinlik kazandığını, bu dosya borçlarının tümüyle kendilerine ait olduğunu,  somut olayda maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini savun- muştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: 1-Davacının 100,00 TL maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Davanın KABULÜNE, Davacı tarafından ödenen 7.064,57 TL'nin, 1.200,00 TL'sinin dava tarihi 25/12/2018 tarihinden itibaren, 5.864,57 TL'sinin ıslah tarihi 15/11/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi 25/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında, bilirkişi raporundaki tespitlere yer verilerek, \"dosya kapsamından sehven davacı adına tahakkuk yapılan ve iade faturası alınarak düzeltildiğinin bildirilen aboneliğe ilişkin davacının icra takip dosyalarında ödeme yaptığı miktarın toplam 7.064,57 TL olarak tespit edildiği\" belirtilerek istirdat talebinin kabu- lüne karar verilmiş ise de, cevap dilekçesi ile diğer yazılı ve sözlü beyanlarında belirtildiği üzere, dava konusu  olan takiplerden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyalarına dayanak teşkil eden kaçak elektrik tüketim tahakkuk hesaplamalarının mevzuata uygun olduğunu, bu hususun bilirkişinin kök ve ek raporları ile  sabit olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirketin dava konusu diğer icra takiplerinde  muhatap değişikliği yapmış olması nedeniyle iade edilecek bir bedelin bulunmadığını bu nedenle istirdat  hükmünün yerinde olmadığını Ayrıca müvekkili şirketin kasti ve keyfi her hangi bir işleminin bulunmadığını, bütün işlemlerinin mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden ibaret olduğunu, bir kısım tutanaklar hatalı/eksik olarak düzenlenmiş ise de, bu hataların ortaya çıkmasında davacının yönetici ve çalışanlarının kusurlu davranışlarının büyük oranda etkili olduğunu, müvekkilinin ağır kusur veya kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, itiraz ve talepler üzerine gerekli düzeltmelerin yapıldığını, davacının manevi zararı olduğu ya da kişilik haklarının, ticari itibarının zedelendiği yönünde bir kabulün hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacı taraf, davalı dağıtım şirketi tarafından usulsüz olarak düzenlenen tutanaklar, haksız takipler nedeniyle  maddi ve manevi tazminat talep etmekte, gerçekte borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında  ödediği paranın istirdatını  istemektedir. Mahkemece yersiz olarak ödenen 7.064,57 TL'nin iadesine ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Davalı istirdat ve manevi tazminat hükmü yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. 1-İstirdat talebi yönünden; Dava dilekçesindeki talep 1.200,00 TL olup, ıslah ile 7.064,57 TL'ye çıkarılmıştır. Mahkemece  hüküm altına alınan ve istinafa getirilen maddi tazminat miktarı 7.064,57  TL'dir. Hüküm tarihi (2023 yılı) itibariyle istinaf sınırı 17.830,00 TL olup istirdat talebi yönünden verilen ve istinaf konusu edilen hüküm miktar itibariyle kesindir. Açıklanan nedenlerle, HMK 341, 346, 352/1-b md gereğince davalıların maddi tazminata ilişkin istinaf  dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Manevi tazminat ile ilgili olarak; TBK 58.md gereğince, ancak kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de sübjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Sübjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Sübjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. Somut olayda; dava konusu edilen 6 adet icra dosyasından, - İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve İst. Ana. ... İcra Müdür- lüğü'nün ... E. Sayılı  dosyalarına dayanak  tutanak, tahakkuk ve hesaplamanın davalı adına olduğu, yapılan işlemlerde her hangi bir hata bulunmadığı, - İstanbul Ana. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E ve ... E., İst. ... İcra Müdürlü- ğü'nün ... ve ... E. Sayılı dosyalarına konu borca dayanak tutanak ve tahakkukların  davacı ile ilgisi olmadığı, bilahare  davalı şirket tarafından  söz  konusu tutanak ve tahakkukların dava dışı kişilere yöneltilmesi suretiyle işlemlerin düzeltildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacının  kendisi ile ilgisi bulunmayan ve borçlu durumda olmadığı bu dosyalara toplam 7.205,64 TL tutarında ödeme yaptığı  anlaşılmakla mahkemece bu ödemenin istirdatı yönünde karar verilmiştir. Söz konusu takip dosyalarında ilamsız takip başlatılmış olup borçlunun süresi içinde itiraz ve şikayet yoluna başvurmaması nedeniyle  takip kesinleşmiş, haciz aşamasına gelinmiştir.  Dosyaya celp edilen soruşturma evraklarından, davalı tarafından davacı şirket hakkında  2017 yılında karşılıksız yararlanması suçunu işlediğinden bahisle şikayette bulunduğu,ancak bu soruşturmaların \"sayaca müdahale edilmediği, mühürün bozulmadığı, hukuki ihtilaf niteliği arz eden uyuşmazlıkta suç unsuru bulunmadığı,  şikayete konu kullanım bedelinin ödendiği vs\" gerekçelerle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar\" ile sonuçlandığı ve davacı şirket yetkililere hakkında ceza davası açılmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, davalının sadece davacıya  zarar verme kastıyla gerçeğe aykırı olarak tutanak düzenlediği ve asılsız iddialarla suç isnadında bulunduğuna ve bu nedenle davanın ticari itibarının zedelendiğine  dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Sadece kaçak tespit tutanağı düzenlenmesi, şikayette bulunulması ve icra takibi başlatılması ile kişilik değerlerinde objektif bir eksilme noktasına ulaşıldığından bahsetmek mümkün olmadığı gibi anayasal hak arama ve şikayet hakkının sınırlarının aşıldığı da söylenemez. (Yargıtay kapanan 19. Hukuk Dairesi'nin 2010/10589 E., 2011/5147 K. Nolu , 18.04.2011 tarihli ilamı) Hal böyle olunca, manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği ispat edilemediğinden  manevi tazminat yönünden davanın tümden reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davalının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın manevi tazminat yönünden kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalının maddi tazminat /istirdat talebine ilişkin istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri gereğince reddine,manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 md.gereğince yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının maddi tazminat /istirdat talebine ilişkin istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri gereğince reddine, B-Davalının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 md.gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davacının 100,00 TL maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Davanın KABULÜNE, davacı tarafından ödenen 7.064,57 TL'nin, 1.200,00 TL'sinin dava tarihi 25/12/2018 tarihinden itibaren, 5.864,57 TL'sinin ıslah tarihi 15/11/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 7.064,57 TL lik kısım yönünden alınması gereken 482,58 TL  harçtan peşin alınan 278,37 TL peşin harç ve 101,00 TL tamamlama harcı ile toplam 379,37 TL'nin mahsubu ile bakiye 103,21‬ TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, 5- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 278,37 TL peşin harç, 101,00 TL tamamlama harcı ile toplam 379,37 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen istirdat talebi yönünden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.064,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan toplam 2.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 389,4‬0 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.639,40 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 841,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 10- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4376ed0eef5152b","SID":"47029596e23a5bca"}}