{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1268 <br>KARAR NO: 2024/99<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2022<br>NUMARASI: 2022/412 Esas -  2022/604 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalılarından ...'nın 1997 yılında iş kazası geçirip sakat kaldığını, davacı tarafından kendisine gelir bağlandığını, oluşan kurum zararının tahsili için ... San.ve Tic.A.Ş hakkında dava açıldığını, ancak şirketin 29/09/2006 tarihinde sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava, mevcut sicil kayıtlarına göre 6102 sayılı TTK Geçici 7.madde hükümleri çerçevesinde terkin edilen şirketin ihyasına ilişkindir. Terkin şekli ve dava türü karşısında 6100 sayılı HMK m.114 hükmü çerçevesinde ve öncelikle dava şartlarının re'sen dikkate alınması gerekmekte olup adı geçen maddenin (ç) bendine göre ise kesin yetki ayrıca dava şartıdır. Mahkememizce verilen 01/03/2018 tarihli hüküm ile ilgili İstanbul BAM 43. HD 2020/715E. 2022/459K.sayılı ilâmda kesin yetkiye dair olumlu veya olumsuz bir inceleme ve hüküm yoktur. Bu durumda bu konudaki Yargıtay kararlarına göre bu hususun bu aşamada incelenmesi gerekli ve mümkündür. 6102 sayılı TTK.Geçici Madde 7/f.15 hükmü gereği ve TTK m.547 hükmünden hareketle ihya davasında yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. (Yargıtay 11.HD 2016/13132E. 2016/9049K.sayılı, Yargıtay 11.HD 2016/9585E. 2016/7538K.sayılı ilâmları) Nitekim doktrinde de şirket merkezinin, tüzel kişiliğin şeklen kaybedilmesinden önceki duruma göre belirleneceği ifade edilmiştir. (Barış DEMİRSATAN, Hukuka Aykırı Tasfiyenin Tüzel Kişiliğe Etkisi, İÜHFM, İstanbul, 2016, C.LXXIV, Sayfa 698) Açıklandığı üzere gelen sicil kaydına göre ihyası talep olunan şirketin dava tarihi itibariyle en son sicil adresi Küçükçekmece olup, bu yer 07/07/2021 tarihli HSK kararları uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinde kalmaktadır. Yapılan açıklamalar karşısında davanın kesin yetki nedeniyle usulden ve dava şartı yokluğundan reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhya  davasının İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, mahkemece ihyası talep olunan şirketin en son sicil adresi araştırılmadan usul ve yasaya aykırı olarak \"Davanın kesin yetki nedeniyle usulden ve dava şartı yokluğundan reddine\"  karar verildiğini, davanın yetkili mahkemede açıldığını, dava şartı noksanlığından dolayı bu  davanın usulden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  mahkemece  eksik incelemeye göre hüküm tesis edildiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, tasfiye sonucunda tasfiyenin sona erdiği tescil edilerek ticaret sicilinden terkin edilen anonim şirketin TTK'nın  547. Maddesi uyarınca ek tasfiye davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasındadır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 547/1. maddesi, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler, şeklindedir. Maddede düzenlenen yetki kuralı kesin yetki olduğundan bu husus yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınır. Somut olayda ihyası istenen şirketin terkinden önceki son yerleşim yeri İkitelli-Küçükçekmece olup, bu davanın kesin yetki kuralı gereğince Bakırköy asliye ticaret mahkemelerince görülmesi gerekmektedir. Her ne kadar, dava konusu ihya istemi hakkında daha önce verilen karar Dairemizin 14/04/2022 Tarih ve 2020/715 E. - 2022/459 K. Sayılı kararı ile inlenmiş ise de, söz konusu kararda yetkiye dair bir inceleme yapılmadığından yetki hususu kesinleşmemiştir. Bu haliyle mahkemece Bakırköy asliye ticaret mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)c. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ece06651bba1c34","SID":"58be37516677302a"}}