{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/19 <br>KARAR NO: 2024/592<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2023<br>ESAS NO: 2022/949<br>KARAR NO: 2023/963<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/03/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih ve 2022/949 Esas -  2023/963 sayılı kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalının müvekkili şirkete borçlandığını, borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bulunan ticari iş gereği müvekkil şirketin davalıya bir takım mallar sattığını ve aralarında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, fatura ve mutabakat formlarının davalıya gönderildiğini, davalının bu faturalara yasal süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını ve bu fatura bedellerini vadesinde ödemediğini, davalının takip dosyasını semeresiz ve sürüncemede bırakmak amacıyla borca itiraz ettiğini, haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine takibin durduğunu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile birlikte takibin devamına ve borçlu aleyhine haksız itirazından dolayı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde dayanak cari alacak belirtilerek 122.645,07 USD 704.755,37-TL gösterildiğini, taraflarınca işbu icra dosyasına itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının dilekçesinde; müvekkili ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkilin kendisine borçlandığını ve borcunu ödemediğini, aralarında cari hesap sözleşmesi olduğunu, müvekkiline fatura ve mutabakat formları gönderdiğini, bunlara müvekkilinin itiraz etmediğini ve faturaları vadesinde ödemediğini, bu nedenlerle itirazın ıptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ödemelerini tam ve zamanında yaptığını, her ne kadar davacı tarafından müvekkil ile da cari hesap sözleşmesi bulunduğu iddia edilmiş olsa da müvekkili ile davacı arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili tarafından dava konusu faturalara karşılık olmak üzere Türk Lirası cinsinden nakden ve Türk Lirası cinsinden çekler ile davacıya ödeme yapıldığını, davacının işbu ödemeler sırasında kur farkı alacağına dair ihtirazi kayıt koymadığını, ödemeleri Türk Lirası cinsinden kabul ettiğini, davacının her ne kadar müvekkilinin faturalara itiraz etmediğini belirtmiş olsa da faturalarda kur farklı ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmaması sebebiyle müvekkili tarafından ticari ilişkiden kaynaklanan satış faturalarına itiraz edilmemiş olmasının davacının kur farkı talebine dayanak oluşturmamakta sadece olağan satış faturalarının içeriğinin kesinleşmesi sonucunu doğurduğunu, davacı tarafından müvekkile gönderilmiş 31.12.2019 tarihli mutabakat formunda davacı şirket kendi nezdinde cari hesap bakiyesinin 0 TL 0 USD olduğunu beyan etmişken mutabakat belgelerinin kapsadığı tarihleri de içine alacak şekilde geçmiş dönemlere ilişkin kur farkı faturası olmaksızın cari kur farkı talep etmesinin de Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan ve müvekkilin davacı ile ticari alışverişlerinden kaynaklanan bir borcu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmaması, davaya konu edilen sözde kur farkı- cari alacağın ve miktarının borçlu-davalı müvekkili tarafından bütün unsurları ile bilinebilir hesap edilebilir olmaması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olması vb. nedenlerle davacının icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu bildirerek, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \".....Somut davada, davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek itirazın iptalini talep etmiş olup, davalı taraf ise cari hesaptan doğan borcun davacı tarafa ödendiğini, davacıya borcunun kalmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili tarafından dosya arasına ibraz edilen tahsilat fişleri incelendiğinde davacı ... Ltd. Şti adına düzenlendiği, ve ...  ile ... arasında imzalanmış olan tahsilat fişlerine göre elden yapılan toplam ödeme miktarının 355.000,00-TL olduğu, ödemeleri aldığı iddia edilen ...  isimli kişinin ilgili dönemde şirket çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, ödeme belgeleri, tahsilat fişleri ve alınan uzman bilirkişi heyeti raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; bilirkişilerce incelenen tarafların ticari defter ve belgelerinden de anlaşılacağı üzere; Davalı tarafın ödeme listesinde yer alan, ancak her iki tarafın da ticari defter kayıtlarında yer almayan makbuz karşılığı elden yapılan ödemelerin (355.000 TL) ödeme tarihlerinde geçerli olan TCMB Efektif döviz satış kuru üzerinden USD karşılıkları toplamının 97.315,05-USD olduğu, Mahkememizin 2022/349 sayılı kararında kabul edilen 50.230,35 USD cari hesap bakiyesinden 97.315,07 USD'nin mahsubu halinde cari hesap bakiyesinin (50.230,35 - 97.315,05 ) - 47.084,70 USD davalı taraf lehine değişeceği, ancak bu durumun, davacı ticari defterleri bir yana davalı taraf ticari defterlerinde bile davacının 231.055,88-TL alacaklı olduğu verisi ve davalı tarafın bir alacak talebinin bulunmayışı ile ciddi bir çelişki oluşturacağı, davalı tarafın iddia ettiği 3.093.836,00 TL ödemeler toplamı (355.000-TL elden ödemeler dahil) ile davacı ticari defterlerine göre yapılan 2.688.888,00-TL tahsilat (davacı taraf dövizli cari hesapta ödeme tarihlerinde kurdan USD ye dönmüş) arasında anlamlı bir ilişki kurulabildiği, davacının iade ettiği çek ve senetler toplamı olan 367.000 TL'nin davalı ödeme listesi toplamından düşüldüğünde (3.093.836 - 367.000 = 2.726.836- TL ) tarafların arasında TL cinsinden (2.726.836 - 2.688.888 = ) 37.948 TL fark kaldığı, her iki tarafın ticari defterlerine göre de (tutarlar farklı da olsa) davacının davalıdan alacaklı oldu ve tutarlar  arasındaki farkın (231.055,88 - 197.390,16 =) 33.665,72 TL olduğu, ticari defterlerin TL bakiyeleri arasındaki bu farkın da ödemeler ve tahsilatlar bakımından hesaplanan 37.948 TL fark ile kabaca örtüştüğü, dövizli takip edilen cari hesaba verilen ileri tarihli (vadeli) TL çeklerin ticari teamüllere uygun şekilde senet gibi değerlendirilemeyeceği, işbu nedenlerle davacı ...  Ltd. Şti'nin davalı ... 'dan 287.920,36-TL (50.230,35 USD) alacaklı olduğu görülmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2990 Esas - 2022/274 Karar sayılı ve 26/01/2022 tarihli  kararında; \".....Taraflar arasında temel ilişki yabancı para cinsinden kurulmuş olup, vadeli ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde kur riskinin (kur farkının) müşteriye ait olduğu açıkça sözleşmede kararlaştırılmıştır. Bu durumda fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Ödeme aracı olan çekin TL olarak düzenlenmesi taraflar arasındaki mevcut sözleşme hükmünden vazgeçilmesi anlamına gelmemektedir.\" denildiği görülmüş olmakla, bu hususta mahkememizce aldırılan 24/04/2023 tarihli ek rapora göre de davalı tarafça davacıya çek ve senetlerle yapılan ödemeler ile elden yapılan ödemelerin de mahsup edilmesi üzerine davalının cari hesap borcunun 50.230,35 USD olduğu ve TL karşılığının ise 287.920,36-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı icra dosyasında davalının vaki itirazının kısmen iptali ile, 287.920,36-TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde karar verilmiş.....\"Davanın KISMEN KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı icra dosyasında davalının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 287.920,36-TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İtirazın iptali ile takibin devamına karar verilen 287.920,36-TL'nin %20'si oranında (57.584,07-TL)  icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Reddine karar verilen 416.835,01-TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili ile davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından kaldırma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 9 adet makbuz karşılığı ödeme yapılan 355.000,00TL'nin ödeme tarihlerindeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden USD karşılıklarının toplamının 97.315,05 USD olduğu ve cari hesap bakiyesinden bu tutarın mahsup edilmesi ile davacının müvekkilinden alacaklı olmadığı hem kök hem de ek raporda tespit edilmesine rağmen hukuka ve somut olaya aykırı olarak kaldırma öncesi verilen kararı tekrar vermek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkilinden alacaklı olmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  konuya dair güncel Yargıtay içtihatları olduğunu, bilirkişilerce davacıdan herhangi bir alacak iddiasının olmadığı yönündeki yorumun da bilirkişi görev  sınırları içerisinde olmayıp davacıya karşı dava açma/icra takibi yapma  hakkı saklı olup başka bir davanın konusu olduğunu, davacının döviz kurunu sözde ileri sürerek müvekkilden kötü niyetle para tahsil talep etmesi neticesinde kendi kayıtlarında yer almayan evrakların taraflarınca ibrazı ile davacının müvekkilinden alacağının olmadığının ortaya çıktığını belirterek; arz ve izah edilen nedenler ile yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararının kaldırılarak -önceki kaldırma kararı doğrultusunda eksiklikler giderildiğinden- Bölge Adliye Mahkemesi tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tamamen reddine karar verilmesini, davacının icra takibini haksız ve kötüniyetli başlatmış olduğu ve ispat edilmiş olduğundan davacı  aleyhine  alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Daha öncesinde de yapmış olduğu istinaf taleplerinin tekrarla 10.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 1 numaralı maddesinde geçen, hükme esas alınan 24.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilen ve 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda geçen müvekkilin davalıdan 122.645,12 dolar karşılığı; 704.755,37 TL alacaklı olduğu noktasındaki tespiti açıkça bulunmakta iken mahkemece kısmen kabul kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin tüm ticari alış ve satışları usd kuru üzerinden olduğunu, müvekkilinin ödemesi de tahsilatı da dolar para birimi ile yapılmakta bu, müvekkilinin içinde bulunduğu sektörle ilgili olduğunu, boru/profil sektöründe tek geçerli para biriminin dolar olduğunu, bilirkişi raporlarında elden yapıldığı iddia edilen ödemeler ile davalının işletme defterine göre hesaplanan borç-alacak tutarını kabul etmenin mümkün olmadığını, söz konusu çek kanunundaki geçici madde piyasa uygulamaları bahsettiği şekilde olduğu için bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari münasebette borç alacak ilişkisi usd kurundan yapıldığını, dolayısıyla konunun bu açıdan değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağını, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın tamamen davalı tarafın istinaf talepleri doğrultusunda yapıldığı ve istinaf taleplerinin haksız olduğunun ortaya çıktığını, taraflarınca ilk yapılan istinaf taleplerinin değerlendirilmediği tekrar yapılan yargılamada da alacağımızın bilirkişi raporuyla tespit edildiği göz önüne alındığında yerel mahkemenin usule ve yasaya aykırı kısmen kabul kararının kaldırılarak haklı davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek anılan ve resen gözetilecek sebeplerden dolayı istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, dosyadaki ilk yargılamada ve daha sonra yapılan yargılamalarda bilirkişi tarafından verilen tüm raporlarda alacağı tespit edilmiş ve sabit olduğundan talep gibi tümden karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; daha öncesinde de yapmış olduğu istinaf taleplerinin tekrarla 10.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 1 numaralı maddesinde geçen, hükme esas alınan 24.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilen ve 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda geçen müvekkilinin davalıdan 122.645,12 dolar karşılığı; 704.755,37 TL alacaklı olduğu noktasındaki tespiti açıkça bulunmakta iken davalının gerçekten uzak taleplerine itibar edilmemesi gerektiğini, nitekim davalı tarafından sunulan istinaf dilekçesi tamamen çelişkilerle dolu olduğunu, elden yapıldığı iddia edilen ödemeler ile davalının işletme defterine göre hesaplanan  ve davalının iddia ettiği borç-alacak tutarını kabul etmek mümkün olmadığını, davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde apaçık bir şekilde 24.04.2023 tarihli bilirkişi raporu çarpıtıldığını,  davalının istinaf dilekçesinde sunmuş olduğu yargıtay kararları somut olaya uygun olmayıp davalı lehine yorumlanamayacağını, davalı tarafın ticari defterlerinin muteber olmadığını, kendi iddialarını bile desteklemekten uzak olduğunu, davalı tarafından mahkemeye sunulan ödeme listesi hatalar içermekte ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkili davalıdan 122.645,12 Dolar karşılığı alacaklı olduğunu, bu alacağın dava tarihi itibariyle ; 704.755,37 TL‘ye tekabül ettiğini, güncel kur ile değerlenerek TL karşılığının yeniden belirlenmesi gerektiği yönünde karar verilmesini arz ve izah olunan ve Yüksek mahkeme tarafından re’ sen dikkate alınacak sebeplerle; davalının istinaf taleplerinin reddi ile daha önce sunmuş olduğu istinaf dilekçesindeki taleplerin kabulü; usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talep gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı yanın defterlerinde kayıtlı faturaların faturaların bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere bedellerinin öncelikle yabancı para cinsinden gösterildiği ve Vergi Usul Kanunu'ndaki zorunluluk nedeniyle Türk Lirası üzerinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın bu faturalara itirazına rastlanılmamıştır. Bu durumda bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama yada teamül aranmaz. (Yargıtay 19 .Hukuk Dairesi 2018/1227 Esas  2019/1611 Karar)Davacı ile davalı arasında satım ilişkisinin bulunduğu, davacı satıcının USD üzerinden satış yaptığı, davalının ödemelerini TL üzerinden yaptığı görülmüştür. Dosya içeriğindeki davacı defterine kaydedilen faturalar mali mevzuat gereği TL üzerinden düzenlenmiş ise de, döviz karşılığının da düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyecek ise de, havale yada elden yapılan ödemeler yönünden farkın istenebileceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3819 Esas 2021/2489 Karar) Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin  kabulü gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2682 Esas  2020/5731 Karar)Bu durumda davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı paraya çevrilmesi ve fatura tarihindeki yabancı para ile arada bir fark meydana gelmesi halinde bunun kur farkı olarak davacıya ödenmesi gerekir. Mahkemece bu yön dikkate alınarak davacının kur farkı talep edebileceği alacak miktarının bilirkişi aracılığıyla tespiti ve alınacak rapora göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.  (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/5559 Esas 2016/15501 Karar) Yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak iki mali müşavir bir hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten taraf itirazlarını karşılar nitelikte, önceki bilirkişi raporlarını denetler ve çelişkileri giderir surette denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı ve davalı vekilinin  istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin  istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen  01/11/2023 tarih ve 2022/949 Esas -  2023/963  sayılı nihai kararın  KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı ile davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde davacı  ile davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  08/02/2024\t<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"822ac9d925075532","SID":"7d3bbe0c2440a4a5"}}