{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br>ESAS NO: 2023/1306 <br>KARAR NO: 2024/634 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2023<br>NUMARASI: 2021/350 E - 2023/31 K<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı elektrik şirketi arasında 06/01/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketİN müvekkili şirkete elektrik hizmeti sunduğu ve sunulan hizmete karşılık elektrik faturaları düzenlendiği ve müvekkilinin tüm fatura bedellerini tahsil ettiğini, davalı elektrik şirketi söz konusu elektrik faturalarında kayıp kaçak elektrik bedelini hem aktif enerji içerisine dahil ederek hem de ayrı bir kalem olarak mükerrer bir şekilde tahsil ettiğini, müvekkili şirket davalı elektrik şirketinin kayıp kaçak elektrik  bedeli konusunda mükerrer tahsilat yaptığını, müvekkili şirket söz konusu davayı davalı şirketin faturalarda kayıp kaçak elektrik bedeli adı altında tahsil ettiği bedellerin iadesi ve tahsili için açtığını, söz konusu davada sadece elektrik faturalarında kayıp kaçak elektrik bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edildiği, aktif enerji bedeli içerisinde yapılan mükerrer tahsilatlar dava açılırken bilinmediğinden EPDK kararlarına aykırılık yönünden inceleme yapılması ve mükerrer tahsilatların iadesi yönünde bir talepte bulunulmadığını, söz konusu davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmadığını, davalı şirket aleyhine müvekkilleri olan farklı şirketler adına farklı mahkemelerde birçok benzer davalarının olduğunu, bu davaların birçoğunda davalı şirketin elektrik faturalarında kayıp kaçak bedeli ayrı bir kalem olarak yer aldığını, aktif enerji bedeli içerisinde de %20 indirimli olarak mükerrer ve EPDK kararlarına aykırı tahsilatların yapıldığını, bu tespitler farklı bilirkişi heyetleri tarafından yapılmış olup farklı davalardaki raporları düzenleyen bilirkişilerin tamamı davalı şirketin mükerrer kayıp kaçak tahsilatını nasıl yaptığını aynı formül ile açıkladıklarını, davalı şirketin mükerrer tahsilatı nasıl yaptığı bu raporlarda detaylı bir şekilde açıklandığından bu raporlara dilekçe ekinde yer verildiğini, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye ve EPDK kararlarına aykırı bir şekilde Ocak Aralık 2012 tarihli elektrik faturalarında aktif enerji bedeli içerisinde mükerrer olarak davacı şirketten tahsil etitği bedellerin iadesi için toplam 45.365,00.-TL' nin müvekkilinden tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile davalı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/417 esas sayılı dosyası üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu davacı tarafından iddialarının dayanağı olarak gösterilmişse de İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce söz konusu rapora itibar edilmediğini ve dava konusu hakkında davacının aleyhine karar verildiğini, davalı müvekkili şirket özel sektör mensubu bir elektrik satış şirketi olup kayıp kaçak elektrik bedellerini tahsil yetkisini haiz bir elektrik dağıtım şirketi olmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından bizzat hesaplanmayan ve kendi namına ve hesabına tahsil edilmeyen kayıp kaçak elektrik bedelinin müvekkilinden tahsili talebi hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket elektrik mevzuat gereği elektrik bedeli ile birlikte tüketiciden toplanması gereken tutarın sadece tahsilatçısı konumunda olduğunu, EPDK tarafından hesaplanan işbu bedeller mevzuat gereği dağıtım şirketin ödendiği, müvekkili şirket ... Anonim Şirketi adına elektrik satılan alan müşterilerinden tahsil ettiği sistem kullanımı dağıtım bedeli sistem kullanımı sayaç okuma bedeli sistem kullanımı iletim bedeli, sistem kullanımı K/K bedeli kapsamında ... Anonim Şirketi' nin dilekçeleri ekinde sunulan faturalarına muhatap kılınmış ve elektrik satın alan müşterilerinden tahsil ettiği bu tutarları takip eden ayda dağıtım şirketine ödendiğini, müvekkili şirket elektrik satmak üzere kurulmuş özel bir tüzel kişilik olup kar amacı ile bu işi yapmakta ve kendisi için sadece elektrik net bedelini tahsil ettiğini, müvekkilinin kayıp kaçak ve sair yan bedeller olarak tahsil ettiği bedellerin alacaklısı olmadığını, söz konusu bedellerin müvekkilinin kasasına girmediğini, bu bölgeden sorumlu ... Anonim Şirketi' nin ihbar edilmesi gerektiğini, konu hakkında uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılsa açıkça tespit edilebilecek olduğu üzere davacı ile üzerinde anlaşma yapılan elektrik birim fiyatı EPDK tarafından belirlenen kayıp kaçak bedelinin zaten içine gömülü olduğu tek terimli perakende tek zamanlı satış fiyatı olmadığını, dosya da mübrez sözleşme incelendiğinde davacı ile anlaşma yapılan ve davacı tarafından kabul edilen elektrik satış bedelinin bu tarifeye endekslendiği açıkça görüldüğünü, davacı ile akdedilen sözleşmede fiyatlandırma konusunda anlaşılan elektrik bedeli EPDK tarafından yayınlanan listede yer alan tek terimli perakende tek zamanlı satış fiyatına endekslendiğini, EPDK tarafından bu listede yer alan fiyat müvekkili şirketin davacıya sattığı elektriğin sadece elektrik bedeli olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile ve mahkeme tarafından re' sen tespit edilecek sair sebeplerle işbu haksız, mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"6446 sayılı Kanun uyarınca elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp kaçak bedellerini elektrik hizmet bedeline ilave etmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Dava konusu faturaların hesaplanmasında davacının toplamda 82.525,64 TL kayıp kaçak bedeli ve 14.854,61 TL KDV borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda davalı tarafından düzenlenen faturaların mevzuata uygun olduğu, mükerrer ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının iddia ettiği üzere mükerrer ödeme bulunmaması, düzenlenen faturaların usul ve yasaya uygun olması ve bu kapsamda yapılan ödemelerin de doğru olduğu\" gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir. Karara karşı davacı  tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalının  enerji, elektrik faturalarında kayıp kaçak elektrik bedelini hem ayrı bir kalem şeklinde göstererek tahsil ettiğini,  hem de aktif enerji bedeli içerisine dahil ederek 2. kez tahsil etiğini, bu hususun  3 adet bilirkişi raporuyla tespit edildiğini,  farklı bir müvekkilimiz adına açtıkları başka bir davada da davalı ...nin mükerrer tahsilat yaptığı tespit edilerek davanın kabulü kararı verilmiş olduğunu, müvekkili ile davalı elektrik şirketi arasında 06/01/2012 tarihli \"Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi\" imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin, müvekkili şirkete Ocak 2012 ila Aralık 2012 tarihleri arasında elektrik hizmeti sunduğunu, sunulan hizmete karşılık elektrik faturaları düzenlemiş ve müvekkil şirketten tüm fatura bedellerini tahsil ettiğini, müvekkilinin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/417 E. 2017/1079 K. Nolu dosyasında açtığı davada  düzenlenen bilirkişi raporu ile tesadüfen öğrendiğini, bu dosyada bilirkişi tarafından hazırlanan 23.03.2016 tarihli Kök Raporda; davalı ... şirketinin Ocak 2012 - Aralık 2012 tarihlerindeki elektrik faturalarında \"kayıp-kaçak elektrik bedeli\" adı altında EPDK tarifelerine göre tahsilat yaptığını ve fakat bunun haricinde faturalardaki \"... Enerji bedeli\" içerisine de yine \"kayıp-kaçak elektrik bedelini\" yansıttığını ve söz konusu kayıp-kaçak elektrik bedelinin aktif enerji bedeli içerisinde indirimli olarak 2. defa mükerrer bir şekilde tahsil edildiğini tespit ettiğini, alınan rapora   sadece hesaplama yönüyle itiraz ettikleri halde mahkemece yeni bir heyetten rapor alındığını, alınan raporun ise eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle oluşturulduğunu, hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Uyuşmazlık; davalının, abonesi olan davacıya tahakkuk ettirdiği faturalarla mükerrer olarak kayıp-kaçak bedeli tahsil ettiğinden bahisle istirdat istemine ilişkindir. Taraflar arasında  06/01/2012 tarihli \"Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi\" imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin, müvekkili şirkete Ocak 2012 ila Aralık 2012 tarihleri arasında elektrik hizmeti sunduğu hususlarında ihtilaf yoktur. Mahkemece dosya üzerinde iki farklı heyetten rapor alınmıştır. 11.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti (üç kişilik elektrik mühendisi) raporunda \" Taraflar arasında imzalanmış Elektrik Enerjisi Satışına ilişkin davacıya tahakkuk ettirilecek satış faturalarının nasıl düzenleneceği belirtilmiştir. Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin IV. Maddesinde  \"SERBEST TÜKETİCİ'nin ...'den satın aldığı aktif enerji için düzenlenecek olan faturada 1 kwh elektrik enerjisi için ...'ın o aya ait Diğer Tüm Dağıtım Sistem Kullanıcıları / Dağıtım Şirketinden Enerji Alan Tüketiciler / Tek Terimli Tarife / Sanayi - Ayrıştırılmış Perakende Tek Zamanlı Satış Fiyatı üzerinden Orta Gerilim için net %20 indirim uygulanacağı açıkça belirtilmiş ve taraflar sözleşmeyi imzalamıştır. Davacıya tahakkuku yapılan faturalar incelendiğinde, aktif enerji birim fiyatı içinde kayıp kaçak birim fiyatının da dahil edilerek birlikte oluşturulmuş toplam birim fiyat üzerinden %20 iskonto yapıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyetimiz tarafında da faturalarda yapılan incelemelerde (aktif enerji birim fiyat *K/K birim fiyat) x 0,8 formülü ile elektrik bedellerinin hesaplandığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre bu tarife Ayrıştırılmış Perakende Tek Zamanlı Satış Fiyatı olarak belirtilmiş olmasına rağmen, bu tarifede aktif enerji birim fiyat ile kayıp kaçak birim fiyatının toplanmaması gerekirken toplanmış olduğu tarafımızdan da tespit edilmiştir. Gerçekte o dönemde bazı perakendeci şirketler Müşterilerine büyük iskonto yaptıklarını söylemelerine rağmen, bu şekilde bir formülüzasyon ile kayıp kaçağı aktif enerjinin ve iskonto oranında da Ef#Trt Payı*Btv nin içine ayrıca dahil ettiği görülmektedir. Davalı tarafın düzenlediği faturalarda kayıp kaçak çeşitli oranlarda enerji bedeli, EF,TRT Payı ve BTV içine dahil edilmiştir. Ayrıca, kayıp kaçak ayrı bir maliyet kalemi olarak da faturalarda bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın yüksek iskonto yapabilmesi kayıp kaçağı enerji bedeli içine dahil etmesindendir. Bunu dahil etmeyen perakendeci şirketler ancak %10 civarında iskonto yapabilir. Dağıtım ve görevli perakendeci şirketlerin faturalarında hiçbir zaman kayıp kaçak enerji bedeline dahil edilemez ve Kayıp kaçağa iskonto yapılamaz. Epdk kararlarında kayıp kaçak birim fiyatlarında değiştirilemeyeceği açıkça görülmektedir. Davalı tarafın ise davacı ile yaptığı ikili anlaşma mahiyetindeki sözleşme ile kayıp kaçağı enerji bedeline katarak sanki daha yüksek bir iskonto yapılıyormuş gibi bir görünüm yaptığı tespit edilmiştir. Ancak, sözleşmeye görede kayıp kaçağın enerji bedeli içine katılması mümkün değildir. Tabloda görülen 44.084,20 TL. kayıp kaçak dağıtım şirketine ödenmektedir. 1.763,37 TL. bedelde sırasıyla Enerji Bakanlığı, TRT Kurumu ve ilgili Belediyeye verilen yüzdelerde ödenmektedir. Bu bedellerin %18 Kdv'si 45.847,57 x 0,18 - 8.252,56 TL. 'nin Hazineye inin sağlanmış olması gerekmektedir.  Geriye kalan 35.267,26 TL. ve 1.410,70 TL. ise kayıp kaçak bedeli olduğundan hiçbir şekilde davalıda kalmaması gerektiği kanaatine varılmıştır. Eğer, davalı taraf bunu ayrıştırmamış ve hak sahiplerine ödememiş ise, ödemesi gerekmektedir. Ancak, 35.267,26 TL. ve 1.410,70 TL. bedellerin dağıtım şirketi, Enerji Bakanlığı, TRT Kurumu ve ilgili Belediyeye ödenip ödenmeyeceği, ya da davacının hakkı olup olmadığı hukuki bir konu olduğundan bilirkişi heyetimiz bunun hakkında kesin bir yorum yapamamaktadır. Neticede, davacıdan 35.267,36 * 1.410,70 - 36.678,06 TL. fazla alınmıştır. Bu meblağın %18 Kdv'side  6.602,06 TL. nin Hazineye intikalinin sağlanıp sağlanamayacağının takdiri  mahkemeye aittir\" şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine yeni bir heyetten ( elektrik mühendisi ve mali müşavir)rapor alınmıştır. 01.11.2022 tarihli raporda ise bilirkişiler \"Dosya kapsamına sunulmuş olan 01/2012-12/2012 tarihleri arasındaki faturalardaki dava konusu kayıp kaçak bedeli, belediye tüketim vergisi, TRT payı, enerji fonu ve bu kalemlerin KDV'si  yukarıdaki tablolarda tek tek hesaplanmış olup; Esas No: 2013/7-2454 Karar No: 2014/679 Karar Tarihi: 21.05.2014 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU kararı ve diğer emsal Yargıtay kararları çerçevesinde dava konusu kalemlere ilişkin olarak davacıya iade edilmesi gereken toplam bedelin, 97.380,25 TL olduğu, bununla birlikte davacının fatura tahsilât tarihlerinden dava açılma tarihine kadar olan sürece ilişkin olarak yasal faiz talep edebileceği, 17.06.2016 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15. Maddesi ise elektrik faturalarına dava konusu Kayıp/Kaçak Bedeli, belediye tüketim vergisi, TRT payı, enerji fonu ve bu kalemlerin KDV'sinin yansıtılmasına kanuni bir zemin oluşturduğu, hal böyle olunca huzurdaki davada davacı adına tahakkuk ettirilen tüm fatura bedellerinin 6719 sayılı kanun ile EPDK tebliğlerine uygun olup davacı taleplerinin yerinde olmadığı, kanaatine varılmıştır\"  şeklinde görüş bildirilmiştir. Buna göre itiraza uğrayan rapor üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişiden alınmasına rağmen hükme esas alınan raporda tek elektrik mühendisi bilirkişi bulunması nedeniyle ikinci bilirkişi heyeti usule uygun oluşturulmamıştır. Bunun yanı sıra davacının talebi kayıp kaçak bedellerinin faturalarda mükerrer olarak gösterilip tahsil edildiği olmasına rağmen,  hükme esas raporda bilirkişiler bu ayrıştırmayı yapmak yerine kayıp/kaçak bedellerinin tahsil edilmesi hususun mevzuata göre değerlendirmiş  olasalar da dava konusu ile rapordaki değerlendirmelerin örtüşmediği de görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki  eksiklik  yahut  belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Somut olayda mahkemece alınan ilk raporda bilirkişi heyeti davaya konu faturalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  sözleşmeye göre  kayıp kaçağın enerji bedeli içine katılması mümkün olmadığını belirterek hesaplama yapılmış  olduğu,  hükme esas alınan   bilirkişi heyeti raporunda ise, davalı tarafından “ticarethane aktif enerji tarifesine” göre yapılan faturalandırmanın mevzuata uygun olduğu, mükerrer kayıp-kaçak bedeli tahsilatının söz konusu olmadığı belirtilmiş olup, raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki,  mahkemece raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md. gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının  istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine  gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5f672ac8559cee2","SID":"3603ef8a77b0d8c4"}}