{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2019/2234 - 2024/264<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t\t                                (H Ü K M Ü     K A L D I R A R A K     <br>\t\t                   Y E N İ D E N     H Ü K Ü M     K U R U L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2019/2234 <br>KARAR NO\t: 2024/264<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t  :  29/05/2018<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t  :  2016/570E., 2018/359K.<br>DAVACI\t\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t     \t<br><br>\tDavacı ve davalı A...A.Ş. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili,  müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketlerde çalışmış işçilerden ... tarafından işçi alacaklarının tahsili için dava açıldığını ve verilen kararın  icraya konması ile 28.04.2016 tarihinde 24.797,35 TL ödeme yapıldığını, sözleşme ve ekleri gereği müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan işçilik alacaklarından davalı şirketlerin sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.797,35 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... ... vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, sözleşmede müvekkilinin sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, işçiye ödenen tazminattan müvekkili şirketin sorumlu olduğu kanaati hasıl olsa dahi ödenen tazminatın %50'sinin istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ....Ltd. Şti. vekili, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının 05.04.2016 tarihli yazı ile müvekkilinin 16.852,55 TL alacağını ödemeyerek kesinti yaptığını, mükerrer olarak talep de bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin rücu davasına konu ödemelerin tamamından sorumlu tutulamayacağını, diğer davalıların da çalıştığı süre oranında sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekili, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette çok kısa bir zaman diliminde çalıştığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere mahkemenin aksi kanaatte olması halinde asıl ve alt işverenin işçilik alacaklarından yarı yarıya sorumlu olabileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"... davacı şirket ile davalı şirketler arasında çeşitli tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için davacı hakkında Ankara 6. İş Mahkemesinin 2013/1101 Esas sayılı dosyasında açılan davada hükmedilen toplam 24.797,35 TL alacağın davacı şirket tarafından 29.04.2016 tarihinde Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/6933 Esas sayılı dosyasına yatırıldığı, sözleşmelerde ve sözleşme eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi(HİGŞ) ile Teknik Şartname'de işçilik alacaklarından davalı şirketlerin sorumlu olacaklarına ilişkin açık bir hükmün yer almadığı, TBK'nın 167. maddesi uyarınca, davacı ve davalıların, dava dışı işçiye yapılan ödemelerden birbirlerine karşı eşit paydalar ile sorumlu bulundukları, bu nedenle davacı şirketin yaptığı ödemeyi yarı oranda talep edebileceği, davacı şirket tarafından davalılar ... Ltd Şti ve ... AŞ'nin hakedişlerine bloke konulmuş ise de, bu bedellerin gelir kaydedildiğine ilişkin delil sunulmaması nedeniyle mahkememizce verilecek kararı etkilemeyeceği kanaatine varılmakla bilirkişi raporunda davalılara yarı oranda rücu edilebilecek tutarlar gözönüne alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan işçi alacaklarından söz konusu işçileri bizzat çalıştıran gerçek işveren olan davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplanarak hüküm kurulduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçinin işçilik alacaklarını ödeyen davacı idarenin 6552 yasa uyarınca söz konusu alacakların tamamını ödemekle yükümlü olduğunu, rücu hakkının bulunmadığını, ihale makamı olan idarenin kendi işyerinde çalıştırdığı tüm personele karşı yönetim hakkına sahip olup personellere tüm emir ve talimatları kendisinin verdiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>\tHUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>I-HMK'nin \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.<br>\tBuna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 01.01.2018'den itibaren 3.560,00-TL olarak uygulanacaktır. <br>\tSomut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 29.05.2018'tir. Dava konusu edilen alacak miktarı 24.797,35 TL olup, davalıların sorumlulukları ayrı ayrı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.  İstinaf isteminde bulunan davalı .... AŞ. aleyhine 2.496,16-TL ye hükmedilmiş olup; davalı  tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 3.560,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalı .... AŞ.'nin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.<br>\tHMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.<br>\tBu nedenle davalı .... AŞ. vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tII-Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>\tHizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınıp hizmetin devamı sağlanmaktadır. Bu halde İş Hukuku prensiplerine göre; işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>\tİşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici  sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur.  Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1763 E, 2021/2455 K sayılı 21.12.2021 tarihli ilamı) .<br>Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kesinleşmiş mahkeme ilamı kapsamında başlatılan takip konusu alacağın net miktarının hesabı yoluna gidilmesi ve yarı oranda sorumluluğa göre hesap yapılması doğru olmamıştır zira davacının ödemiş olduğu zarar kesinleşen ilama dayalı olup, açıklanan ilkeler uyarınca tespit yapılması gerekir. Dairemizce, davacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında yeniden inceleme yapılması ve rapor alınması için duruşma açılmış ve bilirkişi raporu alınması kararlaştırılmıştır.<br> Bilirkişi raporunda; \".... Ltd. Şti.nin 7.981,79 TL, ... A.Ş.nin 8.744,09 TL, ... Ltd. Şti.nin 8.071,47 TL sorumluluğunun bulunduğunu,\tAnkara 6. İş Mahkemesi'nin 2013/1101 E. sayılı dosyasında, dava tüm alt işverenlere ihbar edildiğinden, hesaplanan miktarlara ödeme tarihinden (28.04.2016) itibaren yasal faizi işletilebileceği \"  kanaati bildirilmiştir.<br>Yapılan hesaplamalar dosya kapsamına ve açıklanan ilkelere uygun görüldüğünden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t:<br><br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... AŞ vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE,<br>2-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2). Maddesi uyarınca, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/570E., 2018/359K. sayılı dava dosyasında verdiği  29/05/2018 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA.<br>\tBuna  göre:<br>\t\t\t<br>\t\"Davanın KABÜLÜ ile,  davalı ... Ltd. Şti'den 7.981,79 TL, davalı ... Ltd. Şti.den 8.744,09 TL, davalı ... Ltd. Şti'den 8.071,47 TL olmak üzere toplam 24.797,35 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan alacağa 28.04.2016 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,<br>\t 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  1.693,91 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 423,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.270,43 TL nin;  408,93 TL'sinin Davalı ... Ltd.Şti'den , 447,99 TL sinin davalı ... Ltd. Şti'nden, 413,53  TL'sinin ise davalı ... Ltd. Şti 'nden  tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>\tKendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen  7.981,79 TL vekalet ücretinin ... Ltd. Şti'den,8.744,09 TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.den,  8.071,47 TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti'den  alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı ve 423,48 TL peşin harç, 121,30 TL istinaf yoluna başvuru harcı toplamı 573,98 TL'nin; 184,75 TL sinin Davalı ... Ltd.Şti 'nden, 202,40 TL sinin davalı ... Ltd. Şti 'nden ve  186,83 TL nin davalı ... Ltd. Şti 'nden alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 4.668,10 TL yargılama giderinin; 1.502,57 TL'sinin Davalı ... Ltd.Şti nden, 1.646,07 TL sinin davalı ... Ltd. Şti nden , 1.519,46 TL sinin ise davalı ... Ltd. Şti nden alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tDavalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tTaraflarca yatırılan ve artan gider ile delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,\t\"<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t3- Davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının iadesine,<br>\t<br>\t4-A.A.Ü.T. uyarınca 20.400,00 TL -TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine.<br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t13/02/2024  tarihinde,  duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili Av.  ... ile davalı ... ... AŞ vekili Av. ...'un yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>\tGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  13/02/2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan                      Üye                  Üye                Katip <br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ffcd67a98434de3","SID":"562e1e9a11a6863c"}}