{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/935 - 2024/110<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/935 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/110<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/629 E - 2021/286 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>  Davacı vekili,  davalı ... Şirketi tarafından üretilen, diğer davalı ... Şirketinin satıcılığını yaptığı saman balya makinesini 03/05/2016 tarihinde satın aldığını, davacının kendi mahallesi ve diğer mahallelerde buğday ve arpa hasadından kalan sapları saman ve fiğ balyası haline getirip satmak suretiyle geçimini sağladığını, yaptığı işin mevsimlik nitelikte bir iş olduğunu, davalılardan 2005 yılından itibaren değişik zamanlarda makine alımı yaptığını, davaya konu makineyi satın aldıktan sonra arazide yapmış olduğu çalışmalar sırasında makinenin balya yapmaya teknik ve mekanik olarak ehil olmadığını tespit ettiğini, durumu satıcı firmaya bildirdiğini, satıcı firmanın üretici firma ile iletişim kurulduğunu ve sezon öncesinde makinenin kullanmaya uygun hale getirileceğini beyan ettiğini, ancak buna rağmen gerek satıcı firmanın, gerekse üretici firmanın satmış oldukları makinenin tamirini üstlenmediklerini, satın aldığı makinenin tamirinin yapılmaması nedeniyle davacının belirtilen yıl içerisinde çalışamadığını, sap ve fiğ balyası yapamaması nedeniyle zarara uğradığını, ayrıca gerek kendisinin, gerekse iş yapmayı kararlaştırdığı diğer çiftçilerin saplarını ve fiğlerini balya haline getirememesi nedeniyle kendisinin ve diğer çiftçilerin saplarının tarlada kaldığını, bu suretle de elde etmeyi amaçladığı bir kısım gelirlerden mahrum kaldığını, gerek mahrum kaldığı gelirlerden, gerekse ayıplı ürünün çalışamaması nedeniyle oluşan zararlardan ayıplı ürünü satan ve üreten davalıların sorumlu olduğunu belirterek gizli ayıplı ve tamiri gerçekleşmeyen malın bedeli karşılığında iadesine, davacının mahrum kaldığı üretim ve satıştan doğan zararlarının davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 09/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, bedel iadesi talebini 38.500,00TL satış tarihi olan 03.05.2016 tarihinden aksi kanaat halinde ise ihtarname tebliğ tarihi olan 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini;  mahrum kalınan gelir kaybı bedeli talebini de 169.888,00 TL olacak şekilde aynı faiz talebi ile ıslah etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı ... Limited Şirketi vekili, gizli ayıp iddiasının davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeksizin dava açtığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, aldığı makineyi kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının satın aldığı makineyi kullanıp kullanmadığı, işlerini satın aldığı makine ile yapıp yapmadığı hususlarının belli olmadığını, zarar iddiasının ve tazminat taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, fiğ balyası yapılabilmesi için makinenin haşbay adı verilen parçasının sökülmesinin gerektiğini, davacının bu hususu yerine getirmeksizin makineyi çalıştırmaya uğraştığını, parçanın sökülmesinin yetkili servis tarafından yapılmasının gerektiğini, makinenin satış tarihi dikkate alındığında arazide arıza verdiği iddiasına yönelik tarihte arızanın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığı zararı ispat edemediğini, davalının oluştuğu iddia olunan zararın oluşmasında kusurunun bulunmadığını, davacının taleplerinin açık olmadığını belirterek öncelikle davanın harç, zaman aşımı, görev, yetki yönlerinden reddine, işin esasına girilmesi halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... Limited Şirketi vekili,  davalının dava konusu makinenin üreticisi olduğunu, diğer davalı ile aralarında bayilik veya benzeri bir anlaşma olmadığını, dava konusu makinenin diğer davalıya satışının yapıldığını, davacıya yapılan bir satışın bulunmadığını, davaya konu makinenin arızasına yönelik servis hizmetinin diğer davalı tarafından verildiğini, davalı şirket tarafından kendisine ulaşılmasından sonra dava konusu makinede üretimden kaynaklı bir hata olup olmadığı hususunun tespiti için personel görevlendirildiğini, servis hizmeti verildiğini, ancak hizmet sonrasında gerek davacı tarafından, gerekse hazır bulunan akrabası tarafından servis hizmet tutanağının imzalanmadığını, servis hizmeti neticesinde davacının öne sürdüğü arızaların giderildiğini, davacı tarafından davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, davacının oluştuğunu öne sürdüğü zararlardan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, davacı, TBK'nin 219 ve devamı maddeleri kapsamında satışa konu taşınır malın gizli ayıplı olması nedeniyle TBK'nin 227. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullanmak suretiyle TBK'nin 229. maddesi kapsamında oluşan zararlarının giderilmesi talebinde bulunduğu, davacının davalı ... Şirketi tarafından üretimi, davalı ... Şirketi tarafından ise satışı yapılan saman balya makinesini 03/05/2016 tarihinde, 38.500,00 TL bedel karşılığında satın aldığı, satışa konu makinenin çalıştırılması sırasında değişik zamanlarda arızalar yaptığı, söz konusu arızaların onarım ve bakım işleminin yapılmasına rağmen makinede yer alan arızalarının çözülmesinin ve giderilmesinin mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre satışa konu edilen makinede tespit edilen arızaların fabrikasyon hatası olması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, satışa konu makinenin amacının hububat veya sair otların hasadı sonucunda oluşan sapların balya haline getirilmek suretiyle kazanç elde edilmesi olduğu, davacının dava dilekçesinde yapmış olduğu açıklamadan da anlaşılacağı üzere davaya konu makineyi kendi mahallesi ve diğer mahallelerde buğday - arpa hasadından arta kalan sapları saman ve fiğ balyası haline getirip satmak suretiyle geçimini sağlamak olarak tanımlandığı, davalıların TBK'nin 229/2. maddesi uyarınca davacının oluşan zararları nedeniyle kendilerine kusur yüklenemeyeceği hususunu ispat eder nitelikte dosya kapsamına belge ve bilgi sunamadıkları, davaya ve satışa konu makinenin üreticisi ve satıcısı olmaları nedeniyle fabrikasyon hatalı olarak gizli ayıplı olmasından dolayı TBK'nin 219. maddesi uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, sözleşmeden dönme halinde alıcının TBK'nin 229/1.1 maddesi hükmü uyarınca faizi ile birlikte satış bedelini ve 229/1.3 maddesi uyarınca ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesini isteyebileceği (Trabzon BAM 4. HD. 08/01/2021 tarih, 2020/1011 e, 2021/10 k), dolaylı zararları isteyemeyeceği, davaya konu makinenin satış ve kullanım amacı ile davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu amaç dikkate alındığında fiğ ve sap balyası yapılamamasına ilişkin zararların makinenin doğrudan kullanılamaması nedeniyle oluşan zararlar olduğu, üçüncü kişilerin tarım arazilerinin kiralanması suretiyle ekilen ve hasadı yapılamadığı belirtilen ürünlere yönelik zarar iddiasının dolaylı zarar olduğu, bir an için bu zararların da makinenin çalışmamasından kaynaklandığı düşünülse bile ürünlerin hasat işleminin davaya konu makine ile yapılamayacağı, ancak hasat işlemi yapıldıktan sonra tarım arazisinde kalan saplarının davaya konu makine ile balya haline getirilebileceği, kiralanan tarım arazilerine ekilen ürünlerin hasat işleminin dahi yapılmadığının davacı tarafından belirtildiği, aksi yönde bir delilin ve beyan ile bilginin dosya kapsamına sunulmadığı, ayrıca ülkemizin tarım ülkesi olması ve tarım aletlerinin kullanımının ülke genelinde yaygın olması hususları birlikte düşünüldüğünde ise davacının kiralamış olduğu arazilerdeki ürünlerin hasat işlemini yaptıktan sonra meydana gelen sapları balya haline getirmesinin hizmet alımı veya makine kiralanması suretiyle de mümkün olduğu, davacının yine bu işlemi yaptığı yönünde bir iddiasının veya buna ilişkin bilgi veya belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, bu hali ile dolaylı zararlar kapsamında kalan davacının kiralamasına rağmen hasadı yapılmayan tarım arazisine yönelik mahrum kalınan gelir kaybından ve tarlada bulunan otların uzaklaştırma maliyetinden davalıların sorumlu olmadıkları, davacının davaya konu makineyi ticari amaçla kullanarak kazanç sağlama amacıyla satın aldığını belirtmesi ve gizli ayıplı olan makinenin kullanılamaması nedeniyle balya bağlama işlemini yapamaması nedenleriyle bilirkişiler tarafından tespit edilen fiğ balyası bağlama bedeli ve sap balyası bağlama bedeli kadar kazançtan mahrum kaldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, birlikte ifa kuralı dikkate alınarak satıma konu malın iadesi koşuluyla bedelinin iadesine, ayrıca doğrudan zarar kapsamında kalan zararların davalıların birlikte sorumlu olmaları nedeniyle davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerektiği belirtilerek;<br>1) Davanın KISMEN KABULÜ ile, (a) Birlikte ifa kuralı da dikkate alınmak suretiyle, davalı ... ... Şirketi tarafından düzenlenen 03/05/2016 tarih, A-32539 seri-sıra nolu fatura ile davacıya satışı yapılan ... marka, ... tipinde, 2015 üretim tarihli, 141552 seri nolu BALYA MAKİNESİ'nin davacı tarafından davalılara iadesi şartı ile 38.500,00 TL satış bedelinin dava tarihi olan 01/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... Limited Şirketi ile ... ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>(b) 7.358,00 TL fiğ balyası bağlama bedeli ve 77.600,00 TL sap balyası bağlama bedeli olmak üzere toplam 84.958,00 TL mahrum kalınan kara ilişkin zararın dava tarihi olan 01/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... Limited Şirketi ile ... ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br>1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mahkemece   üçüncü kişilerin tarım arazilerinin kiralanması suretiyle ekilen ve hasadı yapılamadığı belirtilen ürünlere yönelik zarar iddiasının dolaylı zarar olduğundan  bahisle talebin reddinin hatalı olduğu, davanın tümden kabulü gerektiği bildirilmiştir. <br>2- İstinaf Kanun Yoluna Başvuran Davalı ... Şirketi Vekili Tarafından; Makine üretim hatası nedeniyle değil, kullanıcı hatası nedeniyle ayıplı olduğu, davacı tarafın makinenin haşbay aksamını makine kendisine teslim edildikten sonra kendisinin söktüğü, fiğ balyası açısından mahrum kalınan bir gelir söz konusu olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, davanın başından beri ısrarla talep etmelerine rağmen yıllardır bu işi yaptığını beyan eden davacının, geçmiş yıllara ait kazancını ve bu işi yaptığını ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı, davanın reddinin gerektiği bildirilmiştir.<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvuran Davalı ... Şirketi Vekili Tarafından;  Müvekkili davalı şirket ile diğer davalı ... şirketi arasında bayilik veya benzeri bir anlaşma olmayıp, müvekkil davalı şirketin ürettiği tarım makinelerinin, davalı ... şirketi tarafından fatura karşılığı ücreti ödenerek satın alınması nedeniyle, müvekkili davalı şirketin satış aşamasından ve satış sonrasından haberi ve sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafın makinenin haşbay aksamını makine kendisine teslim edildikten sonra kendisinin söktüğünü beyan ettiği, balya makinasının haşbay aksamının sökülmesi ile hem makinenin bütünlüğü bozulduğu hem de garanti kapsamından çıktığı, esas yönünden eksik incelemeler yapıldığı, usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilmiştir.<br> UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR\t<br> Eksik incelemeye dayalı karar verilip verilmediği uyuşmazlık konusudur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br> Dava, satım sözleşmesinden dönme, malın iadesi koşuluyla bedelinin iadesi, gizli ayıp nedeniyle oluşan zararın ve mahrum kalınan karın ödenmesi talebine yönelik tazminat davasıdır.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>03.05.2016 tarihli faturanın incelenmesinde; ... Şirketi tarafından ... adına düzenlendiği, KDV dahil 38.500,00TL olduğu, ... balya makinesi satın alındığı görülmüştür.<br>Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu makinelerin gizli ayıplı olduğu, makinenin iadesi karşılığı bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru olmuştur.<br>Ne var ki davacının  mahrum kalınan kara yönelik talebi yönünden; davacının tacir olduğu, mahkemece ticari defter ve kayıtlarının incelenmediği anlaşılmaktadır. Öyleyse mahkemece davacı taraf ticari defter ve kayıtları incelenerek mahrum kalınan kar yönünden geçmiş yıllara ait yaptığı işin hacminin tespit edilip bu tespitler üzerinden hesaplanması için uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre talepler hakkında karar verilmelidir.<br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle,taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/629Esas, 2021/286Karar ve 13/04/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 19/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ¸e-imza<br><br>Üye <br>¸e-imza <br><br>Üye<br> ¸e-imza<br><br>Katip <br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fd0698fc5039ac1","SID":"e57cb62ad3cca6cd"}}