{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/51 - 2024/176<br>                       T.C.<br>               GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>           3. Hukuk Dairesi  <br><br>DOSYA NO\t: 2024/51 <br>KARAR NO\t: 2024/176<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İSTİNAF KARARI<br><br>BAŞKAN\t\t: .........                         <br>ÜYE\t\t: .........<br>ÜYE\t\t: .........<br>KATİP\t\t: ........<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/553 E., 2023/680 K.<br>DAVACI\t: ...........<br>VEKİLİ\t: Av. .........<br>DAVALI\t:.........<br>VEKİLİ\t: Av.........<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>TARİHİ\t: 14/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t : 19/02/2024<br><br>Davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;<br><br>I. YARGILAMA SÜRECİ <br>A.Dava <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların diş kliniğinin mimari dekorasyon inşası konusunda anlaştıklarını, davalı tarafın işe başladığını ve davacının ödemelerini yaptığını, aradan geçen zaman zarfında davalı tarafın yapılan işleri davacının istediği gibi değil kendi bildiği gibi yapmaya başladığını, davacıya her daim ekstra ödemeler çıkardığını, davacının ödeme yapmayacağını beyan ettiğinde ise davalı tarafın hakaret ettiğini, yapılan işlerin bitirilmediği gibi kalitesi konusunda eksiklikler olduğunu, ayrıca iş yerinde çalışma esnasında spot lambanın kendiliğinden düştüğünü, davalı tarafın yaptığı işlerin faturasını ibraz etmediğini, davacı taraftan fazladan istenilen ödemeler yapılmayınca davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, tebligatın farklı bir adrese yapılması nedeniyle yasal süre içerisinde itiraz edilemediğini, bu nedenle davacının aracına haciz konulduğunu, bu nedenle ........... TL ödemek zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle ............. Esas sayılı dosyasına davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı ............. TL'nin 21/07/2023 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının mal varlıkları üzerine ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava etmiştir. <br>B.Cevap<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline hak ettiği ödemeleri vermeyerek temerrüde düştüğünü ve borçlu sıfatını kazandığını, müvekkilinin yapım ve tadilat işini bitirdiğini, yükümlülüklerini yerine getirerek iş sahibine teslim ettiğini,  davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının borcun tamamının ne kadar olduğuna dair net bir delil sunamadığını, istirdat davasının ön şartının gerçekleşmediğini, borçlu olmayan kişinin cebri icra tehdidi altında ödeme yapmış olması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>C.İlk Derece Mahkemesi Kararı<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusunun  6102 sayılı TTK'nın  4. ve 5. maddelerinde  düzenlenen ve Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gereken davalar arasında yer almadığı  değerlendirildiğinden davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.<br><br>II. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.<br>B.İstinaf Sebepleri:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ...........olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>III. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ<br>1. Dava, eser sözleşmesinden  kaynaklanan  istirdat talebine  ilişkindir.<br><br>2. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).<br><br>3. İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak tanımlanmıştır.<br><br>4. Dosya kapsamından taraflar arasındaki sözleşmenin 2022 yılında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. <br><br>5. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan  re'sen incelenir. <br><br>6. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. <br><br>7. Somut uyuşmazlıkta,  taraflar arasında  2022 yılında eser sözleşmesi yapılmıştır............ gelen yazı cevabında  tarafların kaydının bulunmadığı,  ............ gelen yazı cevabında davalının kaydının bulunmadığı, davacının ise.......... Şti'nde 15/05/2023 tarihinde terk işlemi yaptırdığı ve başkaca kaydının bulunmadığı, ............. gelen yazı cevaplarında,  davalının  işletme hesabına göre, davacının SMK hesabına göre defter tuttuğunun  bildirilerek vergi beyannamelerinin gönderildiği, davalının 2022 yılı yıllık gelir beyannamelerinin incelenmesinde, sözleşme tarihi olan 2022 yılı alış ve satış tutarının ve elde ettiği gayrisafi iş hasılatının Vergi Usul Kanunun 177. maddesince belirlenmiş hadleri  aşmadığı, davacının 06/01/2023 tarihinden itibaren kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.<br><br>8. Bu durumda,  tarafların  tacir olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekçesiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış ve  davalı vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>IV. KARAR<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2. Alınması gerekli ............ TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf yoluna başvurulurken peşin alınan ......... TL harcın mahsubu ile bakiye kalan ........... TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5. Gider avansından varsa artan kısmın yatırana iadesine,<br>6. HMK'nın 302. ve 359. maddeleri uyarınca tebligat ve kararın gereğinin yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına dair, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.14/02/2024  <br><br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>İ.P.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a66c27c024594666","SID":"5ddcb679de365e00"}}