{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1584 <br>KARAR NO\t: 2024/273<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/48 Esas, 2022/876 Karar <br>DAVACI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. .......<br>DAVALI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. .........<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 07/03/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada .......... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>                                              -K A R A R-<br><br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın başlattığı icra takibinin gerçeğe dayanmayan bir borç ilişkisinden kaynaklandığını, bu yüzden müvekkili borçlu olmadığnıın tespiti için bu davayı açtıklarını, senedin geçersizliğine ilişkin açıklamalarında öncelikle senedin geçerliliğine ve hayatın olağan akışına aykırılıkları nedeniyle iptalinin gerektiğini, icra takibine konu olan senedin bir teminat senedi olarak düzenlenmesi, protokol gereğince senette borçlu olan müvekkili ... ile senedin kefil kısmında adı yazılı olan ......nün satmış oldukları taşınmazlar karşılığında peşin aldıkları ......... TL'ye \"tapu üzerindeki şerhlerin kaldırılıncaya ve tapu devie işlemleri yapılıncaya kadar, protokolde alacaklı görünen .......'e teminat amacıyla, muhattap kısmı boş bırakılarak düzenlenip verilmiş olan senettir\" şeklinde protokolün düzenlenmesinin ardından müvekkili ve ......... tapu şerhlerini kaldırıp tapu devrini vermelerinin ardından, senedi alıcı ... tarafından imha etmediğini ve senedin muhatap kısmının boş olmasından faydalanarak bu kısma eşi olan ...'nün ismini yazarak ve yahut başkasına yazdırarak icraya koyduğunu, senedin ödeme tarihi müvekkili tarafından doldurulduğu halde; düzenleme tarihinin yine müvekkili harici kişilerce doldurulduğunu, bu da senette tahrifat olduğunu ve kambiyo takibi yoluyla icra takibine konulamayacağını gösterdiğini, senette muhatap olarak görünen ... ile senette kefil olarak görünen ...'nün evli olduğunu, söz konusu icra dosyasında sadece müvekkili yönünden icra takibi başlatıldığını, icra takibinde senedin kefili olan ...'ye karşı icra takibi başlatılmadığını, açıklanan bu nedenlerle icra takibinin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini, mümkün değil ise uygun bir teminat ile durdurulmasına karar verilmesini ve icra dosyasına şu ana kadar yatan paranın dosyaları davalısı karşı tarafa ödenmemesi için icra dosyalarına müzekkere yazılmasını, davalarının kabulüyle müvekkilinin borcu olmadığının tespit edilmesini, talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden davacı tarafından kambiyo senedine ilişkin menfi tespit davası öncesi arabuluculuğa başvurmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, usul yönünden davacı tarafından kambiyo senedine ilişkin menfi tespit davası öncesi arabuluculuğa başvurmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, senet kefili olarak görünen ... isimli kişi müvekkilinin eşi olduğunu, ancak kesinlikle ...'nün imzası senet üzerinde bulunmadığını, ...'nün ismini senet üzerine yazan kişinin davacı olduğunu, ...'nün imzası bulunmaması nedeniyle, senette kesinlikle kefilliğin söz konusu olmadığını, davacının davayı açarken, senet üzerinde kefil olarak yazılı olan ...'nün imzasının bulunmadığını gözden kaçırdığını, davacı senet üzerinde kefil olarak bulunan ... isimli kişi hakkında da icra takibi yapılmadığının ...'nün senedin kefili olduğuna ilişkin senet üzerinde imzasının mevcut olmadığını, bu hususta senette kefilliğin bir durumunun olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin eşinin de ayrı bir dosyada müvekkili olarak görülmesinin kesinlikle menfaat çatışması olduğu anlamına gelmediğini, ara kararda belirtilen teminat miktarının yüzde 115 olarak düzeltilmesine, açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Mahkemece; \"....Davalı taraf cevap dilekçesinde ve ekinde davacıya altın verdiğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği gibi yemin deliline de dayanmamıştır. Cevap dilekçesi ekinde bir delil listesi de sunulmamıştır. Bu durumda ispat külfeti kendisinde olan davalının senedin düzenleme gerekçesi olduğunu iddia ettiği altınları davacıya verdiğini ispat edememesi nedeniyle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Emsal......... K sayılı ilamı)  İİK maddesi 72/5 hükmü; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu Menfi Tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz,” düzenlemesini içermektedir. Bu hüküm uyarınca davacı takip borçlusu lehine kötü niyet  tazminatına  hükmolunabilmesi, Menfi Tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetle başlatıldığı ispat edilebilmiş değildir. Bu sebeple davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine ....\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasında beyan etmiş olduğu hiçbir bilginin gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından, bahse konu senedin teminat senedi olarak dosyaya sunulmuş olduğunun sözleşmeye istinaden verildiğinin belirtildiğini, ayrıca davacının bahse konu senede ilişkin .......... suç duyurusunda bulunduğunu,  ......... yapmış olduğu soruşturma neticesinde davacının dosyaya sunmuş olduğu sözleşmede ismi bulunan kişilerin tanık olarak dinlenildiğini, bütün tanıkların bahse konu sözleşmeye istinaden herhangi bir senedin verilmediğini belirttiklerini,  bu nedenlerle .......... tarafından davacının şikayetine ilişkin kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verildiğini, kısaca davacının iddiasının ......... tarafından yapılan soruşturma neticesinde çürütüldüğünü, davacı tarafından dava dilekçesinde whatsapp yazışmalarının delil olarak sunulduğunu ancak Mahkeme tarafından davacıdan incelenmek üzere cep telefonunun istenildiğini, davacının telefonu dosyaya sunmadığı gibi sunmayacağına ilişkin de herhangi bir beyanda bulunmadığını, Mahkemece 1,5 yıllık süreçte toplam 6 duruşma boyunca .......... soruşturma sonucu beklenildiğini ancak karar müvekkil lehine verilmesine rağmen müvekkilin aleyhine karar verildiğini, davacı tarafından senedin talili konusunda herhangi bir talep ve iddialarda bulunulmadığını, Hakimin davacı lehine senedin talili iddiasında bulunmuş olmasının, apaçık davacı lehine davranıldığını gösterdiğini, kaldı ki Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25.maddesi gereğince, \"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.\" denildiğini ancak yerel mahkeme hakiminin bizzat bu kanunun dışına çıkarak davacının belirtmediği iddiaları dikkate alarak taraflı bir karar verdiğini, her ne kadar müvekkil tarafından verilen altınlara istinaden senedin alındığı belirtilmiş ise de, o günün şartlarında müvekkilin alacağının  altın olarak değil de para olarakdeğerlendirildiğini ve bahse konu senedin düzenlendiğini, kısaca altınların geri verilmeyeceği, müvekkilin parası ödenmeme ihtimaline binaen bahse konu senedin verildiğini, Mahkemece tam ve adil bir yargılama yapılmadan, eksik ve taraflı araştırma sonucu karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin ilgili kararı hukuka aykırı hale getirdiğini belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, icra takibi sonrası açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulü ile; davacının ......... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalıdan Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ....... TL harçtan peşin alınan ....... TL harcın mahsubu ile bakiye ........ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,<br>5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>07/03/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri........ Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 07/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalıdır.<br>...<br>Katip<br>...<br>  e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90f3e5c878237a53","SID":"d5f4eb055c61eef3"}}