{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2020/794 <br>KARAR NO\t\t: 2024/429<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2017<br>NUMARASI\t\t: 2012/177 Esas  2017/245 Karar <br>DAVA\t\t: MENFİ TESPİT - MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 22/02/2024<br><br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/177 Esas ve 2017/245 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Şti. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili, mahkememize verdiği 24/07/2012 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin , iş sahibinin Dikili Candarlı' da bulunan ... Sitesi, yüklenicisinin ... Şti ve işin site havuzunun tadilatı olduğu işte 20/01/2012 tarihli yazılı sözleşme ile yüklenicinin taşerenu olduğunu, müvekkilinin bu işteki yükümlüğü nedeniyle 14/03/2012 tarihli A373886 numaralı 1.437,29-TL bedelli, 12/04/2012 tarihli A373961 numaralı 4.751,10-TL bedelli, 03/05/2012 tarihli A374024 numaralı 4.999,24-TL bedelli 3 adet açık fatura muhteviyatı ... marka havuz seramiklerini kenarlıkları ve kaymazları ile birlikte davalılardan satıcı ... Şti' den satın aldığını, diğer davalının satış sözleşmesine konu havuz seramiklerini imal eden firma olduğunu, müvekkilinin satım bedelini ... Bankası Çiğli Şubesi'nden verilme 7589303 seri nolu 17/05/2012 keşide tarihli 11.063,40-TL meblağlı çek ile davalılardan ... Şti' ne ödediğini, davalı ... Şti' nin satış sözleşmesine konu ... havuz sözleşmesini imalatçısı olan diğer davalıdan temin ettiğini, diğer davalı ... A.Ş' nin seramiklerin Bozüyük' deki fabrikasından sevk ile davacının işi yaptığı Dikili Çandarlı' daki şantiyeye teslim ettiğini, müvekkilinin havuz seramiklerinin her birini işin icabı nedeniyle tek tek gözden ve elden geçirdikten sonra tadilatını yaptığı havuzun tabanına ve duvarlarına döşemeye başladığını, döşeme başladıktan sonra havuz boyunca eğrisellikler ve havuz döşeme kotunda farklılıklar ve bozukluklar ortaya çıkmaya başladığını, nedeni araştırıldığında olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak şekilde seramiklerin ölçülerinin tutmadığı, davalılar tarafından satılan havuz ve perde duvarına döşenecek seramiklerin 12 * 25 cm, kenar tutamaklarının 12 * 24,5 cm ve tırtıklı kaymazların 12 * 24,5 cm ebatında olması gerekiyor iken bu ebatlarda olmadıkları, ölçü ebatlarının büyük olduğunun anlaşıldığını, bu durumun her iki davalıya bildirildiğini, davalı  ... A.Ş' nin bir görevlisinin Çandarlı' da şantiyeye geldiğini, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra satılandaki ayıbı ve ayıp nedeniyle davalıların kusurlu olduğu  kabul edilerek müvekkiline \" Şimdi havuz boş, su dolunca bunlar görünmez, belli olmaz ancak yine de biz size bu malın tam ölçülerinde olan yenisini bedelsiz verelim, sizde işçiliğe katlanın, zararı paylaşalım \" teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin \" Hayır olmaz, ikinci kez yapılacak döşemenin işçiliğini de zarara sebep olan olarak siz karşılamalısınız \" cevabı üzerine yetkiler ile görüşmesi gerektiğini belirterek Bilecik' e geri döndüğünü, havuz tadilatının yarım kalması üzerine müvekkilinin taşeronu olduğu işlerin yüklenici ... Firması' nın 02/05/2012 tarihli yazısı ile kullanılan malzemenin sözleşmeye uygun olarak ... marka olduğu ancak sözleşmede yazılı ölçülerde seramik kullanılmadığı, ölçülerdeki tutarsızlık nedeniyle havuzun duvarında eğriselikler ve döşemesinde kot farkı oluştuğunun yerinde tespit edildiği ve işin bu hali ile kabulünün mümkün olmadığını, ayıplı malzemenin sökülerek yerine sözleşmede verilen ölçülerde ve verilen markada yeniden döşenmesi gerektiğini, bu nedenle de müvekkiline ek ücret ve ek süre verilmeyeceğini, işin teslim tarihi olan 30/05/2012 tarihine kadar teslim edilmediği takdirde de geçikme bedeli taahhkuk ettirileceğini bildirdiği ve müvekkiline yapılan ödemeleri durdurduğunu, imalatçı firmadan cevap alamayan müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti' ne döndüğünü, mağduriyetinin giderilmesini istediğini ancak davalıların müvekkilini oyaladıklarını, çeki tahsile koyarak müvekkilinin mağduriyetini artırdıklarını, bunun üzerine müvekkilinin 2012/64 D. İş sayılı dosyası ile Dikili Ahm' ye başvurduğunu, alınan bilirkişi raporunda; havuzun 147 m2' lik tabanı ile duvarlarına 67,17 m2 olmak üzere yaklaşık 214 m2 seramik döşendiği, döşenen tüm ürün kodunun K76123, ürün cinsinin M12,5 * 25 ... olduğu, 12,5 * 25 cm bazında olması gereken ... marka seramiklerin ölçüm sonucu bu ebatlarda olmadığı, hata payının % 2 tolerans kaldırabileceği ancak seramiklerdeki hata payının % 4 ila % 5 olduğu, döşenenler dışında kullanılmamış paketlerden alınan numunelerin de aynı ebatlarda olmadığı, yüzeylerinde eğrisellikler olduğu, seramikler arasına derz konularak döşenmesi sonucu havuz boyuncu eğrisellikler oluştuğunun gözlendiği, şantiye ortamında alınan numunelerin yere konularak döşenecekmiş gibi uygulanmaya çalışılması sırasında numuneler arasındaki farklılıktan dolayı sağlıklı olmadığı, yapılan tespit ve ölçümlerin fotoğraflanarak rapora eklendiği,  12,5 * 25 cm ebatında olması gereken ... marka kenar tutanağı ile  12,5 * 24,5 cm ebatında olması gereken ... marka tırtıklı kaymaz seramiklerinde ölçülerinin tutmadığının tespit edildiği, tespit edilenlerin fotoğraflanarak rapora eklendiği, seramiklerin yapışacak kısımlarında her hangi bir logo veya markayı belli edecek yazının olmadığı ancak kullanılan ürünlerin paketlerinde ... marka olduğunun görüldüğü, şantiyedeki seramiklerin muhtemelen farklı zamanlarda üretilen seramikler oldukları, hata payının tolerans sınırları içerisinde kalmamasından dolayı tespite konu seramiklerin hatalı olduklarının anlaşıldığının belirtildiğini, raporda satım sözleşmesine konu ayıplı seramikler nedeniyle müvekkilinin seramiklerin sökülmesi ve site dışına taşınması için 2.400,00-TL, nakliyesi için 200,00-TL, havuz taban ve duvarlarının çift kompenatlı izolasyonu işi malzeme ve işçilik için 3.000,00-TL seramik altı yapıştırıcı malzeme için 1.075,00-TL, seramiklerin yeniden döşenmesi işi malzeme ve işçilik için 10.261,00-TL, havuz kenarlarına seramik döşünmesi işi malzeme ve işçilik için 7.941,40-TL olmak üzere bu kalemlerde toplam 24.877,40-TL maddi zararının olduğunun tespit edildiğini, tespiten sonra uzlaşma çabasına rağmen uzlaşmanın sağlanamadığını, satış sözleşmesinin satılan mallardaki kabul edilemez ayıplar ve satıcı kusuru nedeniyle feshini ve sözleşme sebebiyle verilen çek sebebiyle davacıl  ... Şti' ne borçlu olunmadığının tespitini, oluşan zarar sebebiyle 30.165,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiklerini, maddi tazminat talebinin 13.814,00-TL' lik bölümünün Dikili Ahm' nin tespit dosyası ile belirtilen işin yeniden yapılmasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin iş sebebiyle 15.700,00-TL kar kaybına uğradığını, müvekkilinin işi süresinde teslim edemediğini, bu sebeple geçikme cezası ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kaldığını, işin yüklenicisinin talep edebileceği gecikme cezasının 37.500,00-TL tutarında olduğunu ancak yüklenici firma tarafından bu konuda her hangi bir talep gelmediğini, bu sebeple bu kalemden 1,00-TL talep edildiğini, maddi tazminat talebinin 650,00-TL' lik bölümünün tespit dosya masrafı olduğunu ayrıca müvekkilinin manevi olarak da zarar gördüğünü belirtmiş, alıcı davacı müvekkili ile davalılardan satıcı ... Ltd. Şti arasındaki konusu ... marka havuz seramikleri olan satış sözleşmesinin satılan mallardaki kabul edilemez ayıplar ve satıcı kusuru nedeniyle feshine müvekkilinin satım bedeli olarak ödediği ancak karşılıksız çıkan ... Bankası Çiğli Şubesi' ne ait keşidecisi davacı ..., lehdarı ve hamili davalılardan ... Ltd. Şti olan 17/05/2012 keşide tarihli 11.063,40-TL meblağlı 7589303 seri nolu çek nedeniyle davacılardan  ... Ltd. Şti' ne borcu bulunmadığının tespitine, satılan mallardaki kabul edilemez ayıplar ve satıcı kurusu nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.165,00-TL maddi, 15.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren maddi tazminat için ticari, manevi tazminat için yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br><br><br>Davalı ... vekili, mahkememize verdiği 15/08/2012 tarihli cevap dilekçesinde: ... Şti' ne husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu edilen satım akdinin davacı ile davalı ... arasında kurulduğunu, ürünlerin ...' e sipariş edildiğini ve ürün bedelinin ...' e ödendiğini, ...' nın sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı tarafın ayıp sürelerine riayet etmediğini, davacının ayıba karşı tekeffül davasını özetle \" Seramiklerin ebatlarının tutmadığı ve seramiklerin aynı ebatta olmaması nedeniyle yüzeyde eğrisellikler oluşturduğu gerekçesine dayandırdığını, davacının ileri sürdüğü ayıbın niteliği itibariyle kullanma ile ortaya çıkmayacak ürünlerin ilk muayenesi neticesinde tespit edilecek açık ayıp niteliğinde olduğunu, ayrıca ürünlerin içine konulduğu kutuların içinde de çalışma ebatının 11.9 * 24,4 cm olduğunun açıkça yazdığını, davacının dilekçesinde belirtildiği üzere teslim aldığı ürünlerin hepsini tek tek muayene ettiğini, davacının muayene esnasında ürünlerin ebat ölçüsüne dikkat etmesi ve bu durumu yasal süresi içinde satıcıya ihtar etmesi gerektiğini, 6762 sayılı TTK' nın 25. Maddesi gereğince açık ayıp için teslimden itibaren 2 günlük ayıp ihbarı yapma yükümlülüğü bulunduğunu, en son ürünün davacıya 27/04/2012 tarihinde teslim edildiğini, davacının 2 günlük ihbar süresinde ihbarda bulunmadığını, bu sebeple davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağını, dava konusu ürünlerin ayıptan ari olduğunu, davacının menfi zararını ispat edemediğini, dava dilekçesinde \" Davacı müvekkilin taşeronu bulunduğu havuz tadilatı işinin yüklenici ... Firması, müvekkilimin yaptığı işi durdurmuş, şantiyeye el koymuş ve işi kendisi tamamlamaya başlamıştır \" şeklinde beyan bulunduğunu, bu beyan doğrultusunda ... tarafından bitirildiği göz önüne alındığında davacının Dikili Ahm dosyasında belirtilen zarar kalemlerini hiç bir zaman yapmadığını, bunun yapıldığına dair her hangi bir delil ibraz edilmediğini, davacının kar kaybı talebinin de haksız olduğunu, davacının dava dışı ... ... Şti ile toplam 78.500,00-TL bedel üzerinden anlaştığını, 01/05/2012 tarihi itibariyle iş bedelinin 72.000,00-TL' lik bölümünün tahsil edildiğini, davacının işi bıraktıktan sonra geriye kalan hak ediş bakiyesinin 6.500,00-TL olduğunu, davacı tarafça ayrıca bu bedelin ödenmediğine dair bir delil de sunulmadığını, davacı tarafça manevi tazminat da talep edilemeyeceğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, mahkememize verdiği 07/09/2012 tarihli cevap dilekçesinde: Müvekkili ile davacı arasında konusu ... marka havuz seramikleri olan satış sözleşmesinin yasalara uygun olarak taraflar arasında kurulduğunu, bunun üzerine 14/03/2012 tarihli 1.437,29-TL bedelli, 12/04/2012 tarihli 4.751,10-TL bedelli ve 03/05/2012 tarihli 4ç999,24-TL bedelli 3 adet açık faturanın düzenlendiğini, seramiklerin davacı tarafa teslim edildiği sırada tek tek incelendiğinin alıcı ... tarafından kabul edildiğini, TTK gereğince basiretli bir iş adamı olan davacının ayıplı olduğunu ileri sürdüğü mallar ile ilgili olarak yasal olan 8 iş günü içerisinde her hangi bir şikayette bulunmadığını, malları gözden geçirmeyi aşacak şekilde havuzun tabanına döşemek şekilde kullanmaya başladığını, müvekkilinin artık ayıpla bağlılıktan kurtulduğunu ve her türlü yarar ve hasarın alıcıya intikal ettiğini, müvekkilinin malların karşılığı olarak ... Bankası Çiğli Şubesi' nden verilen 7589303 seri numaralı 17/05/2012 tarihli 11.063,40-TL bedelli çek ile ödeme yapılması üzerine vade tarihi geldiğinde çekin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin zor durumda kaldığını, havuz tadilatının yarım kalması üzerine işini sözleşme gereği 30/05/2012 tarihine kadar teslim etmekle mükellef olan davacının yetiştiremediği için ödemek zorunda kaldığı bedele ilişkin basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, davacının ayıp ihbarı ile ilgili yasal sürede işlem yapmadığını, ayıbında bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, ... marka ürünlerin kalite son kontrolünün çok büyük bir titizlikle yapıldığını, standart ölçülere aykırı ürünlerin piyasaya veya bayilere gönderilmediğini, bilirkişi tarafından yapılan ölçümlemeleri kabul etmediklerini ancak bu ölçümlere göre bile raporda belirtilen % 4 - 5 oranındaki hata payının gerçekleşmediğini, ölçümlerin havuz içerisinden değil ayrılmış numunelerden alındığını, bilirkişi raporunda işçilik hatalarından bahsedilmediğini, raporda iddia edilen ayıbın bertaraf edilmesi için en pahalı ve en zahmetli yolun gösterildiğini, ... ürünlerin tüm kutularında ürünlerin kullanılmadan ve döşenmeden önce mutlaka muayene edilmesi aksi halde döşenmiş ürünlerde sorumluluğun kabul edilmeyeceği şerhinin bulunduğunu, bu şerhin amacının tüm ürünler döşenmeden hatanın farkına varılması olduğunu, sorumluluğunun mal alıp sonuna kadar döşeme işlemi yapan davacıya ait olması gerektiğini, davalının bayii olup kendisine verilen malları satmakla yükümlü olduğunu, mallar ayıplı olsa dahi ayıbın gözle anlaşılamayacak derecede olduğunun ortada olduğunu, müvekkilinin bu durumdan habersiz olmasının olağan olup satışta her hangi bir artniyetin söz konusu olmadığını, müvekkilinin zor duruma düşürüldüğünü, ticari prestijinin zedelendiğini, ürünün siparişinin müvekkiline verildiğini, fabrikadan malın teslim adresinin ... tarafından verildiğini ve teslim alanın ... olduğunu, müvekkilinin muayene şansı olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İzmir 8. İcra Müd' nün 2012/14107 E. sayılı dosyasının incelemesinde: Alacaklının ... Şti., borçlunun ..., borç miktarının 13.097,09-TL, takip dayanağının 17/05/2012 tarih, 11.063,40-TL bedelli bir adet çek olduğu, takibin 10/11/2012 tarihinde başladığı ve derdest olduğu belirlenmiştir. <br>Dikili Ahm' nin 2012/64 D.iş sayılı dosyanın incelemesinde: Tespit isteyenin ..., aleyhine tespit istenenin .... Şti, tespit konusunun seramik ürünlerinin ayıplarının neler olduğu, ürünlerin orjinal ...  ürün olup olmadığı, müşterinin ayıp nedeni ile kabul etmediği ürünlerin sökülüp yeniden yenisinin montajı işçilik ve malzeme bedelinin miktarının ne olacağı ve bu iş için ne kadar mesai gerektiğinin tespiti olduğu, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan inşaat mühendisi bilirkişi raporunda: İzmir İli Dikili İlçesi ... Belediyesi ... Sitesi içerisindeki havuzun havuz taban ve yan duvarına çift kompenantlı izolasyon malzeme ve işçiliği için 3.000,00-TL, seramiklerin sökülmesi ve site dışına taşınması için 2.400,00-TL, site dışına taşınan malzemelerinin nakliyesi için 200,00-TL, seramik alt yapıştırcı malzeme için 1.075,00-TL, seramiklerin yeniden döşenmesi malzeme + işçilik için 10.261,00-TL, havuz kenarlarına seramik döşünmesi malzeme + işçilik için 7.941,40-TL olmak üzere toplam 24.877,40-TL' ye mevcut havuzun seramiklerinin sökülüp site dışarısına çıkartılması ve burudan başka bir yere nakliyesini yapılması ile havuzun baştan başa seramik döşenmesi işlerinin piyasada yaptırılabilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği,  ... Ltd. Şti' nin rapora karşı beyan dilekçesi sunduğu belirlenmiştir. <br>Dava konusu edilen seramiklerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı gizli mi olduğu, zarar meydana gelip gelmediği ve gelmiş ise zarar miktarı konusunda İnşaat Mühendisi vasıtası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için Dikili Ahm' ye talimat yazılmış, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda: Dava konusu dosyada ve mahallinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu; İzmir İli Dikili İlçesi ... Beldesi ... Sitesi' ne ait yüzme havuzu inşaatı işinde kullanılan seramik karolarda açık yada gizli ayıp tespit edilemediğinden her hangi bir zarar ve ziyanın meydana gelmediği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan bilirkişi raporu arasında oluşan  çelişkinin giderilmesi ile ürünün ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu, ayıplı ise bundan bir zarar doğup doğmadığı, doğmuş ise doğan zararın miktarının belirlenmesine yönelik olarak yeniden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda: Davacı tarafça, kısa süre içinde ayıp ihbarının yapılmış olduğu kanısına varıldığı, ayıbın varlığının kabulünün gerektiği, ayıbın yarı açık yarı gizli sayılabilecek bir ayıp olarak değerlendirilmesinin gerektiği, davacı zararının aynı miktarlı seramik bedeli olan ve karşılıksız çıktığı bildirilen davalı ...' e 11.063,00-TL tutarlı çekten dolayı ayıplı çıkan maldan dolayı borcunun olmayacağının isabetli olabileceği, tespit raporu ile belirtilen ayıp giderim bedeli olan 24.877,40-TL' den 11.063,00-TL malzeme bedeli çıkartılınca geriye kalan 13.814,40-TL' lik menfi zararın olabileceği, davalıların bundan sorumlu olabileceği, manevi tazminat talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu  belirtilmiştir.<br>Ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı konusu ile taraf itirazları doğrultusunda ve ayrıca ilk tespit raporunda belirtilen % 2 oranının uygun olup olmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor istenilmiş, alınan ek bilirkişi raporunda: Malın ayıplı olduğu, ayıbın hem açık hem gizli ayıp olarak düşünüldüğü, dava konusu seramiklerin birinci sınıf mal rayicinde olduğu, bu sebeple kalibrasyon farkının olmaması gerektiği belirtilmiştir.<br>Mahkememizce alınan rapor hüküm kurmaya yeterli olmadığından ve önceki raporlar ile olan çelişkiyi de  gidermediğinden davacı defterleri ile dosya üzerinde dava konusu edilen seramiklerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı gizli mi olduğu, zarar meydana gelip gelmediği gelmiş ise miktarı, dava konusu edilen işin ve dava dilekçesinde bahsi geçen faturaların davacı defterlerine ne şekilde yansıdığı, bu iş ile ilgili davacı tarafa dava dışı ... Firması tarafından yapılan ödemeler ile bu iş ile ilgili davacı tarafça, davalılara ve dava dışı ... ... Şti' ne yapılan ödeme miktarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda: Davacı ...' ait 2012 yılı işletme defterinin açılış onayının yasal süresi içinde yaptırıldığı, işletme defterinin dönem sonu noter kapanış onayına tabi olmadığı, davalı ... Ltd. Şti tarafından davacı ... adına düzenlenmiş bulunan 14/03/2012 tarih 1.437,29-TL bedelli ve 12/04/2012 tarih 4.751,10-TL bedelli dava konusu faturaların davacı tarafın 2012 yılı defterlerinde kayıt altına alındığı, 13/05/2012 tarih 4.999,24-TL bedelli faturanın ise davacının 2012 yılı işletme defterinde sehven kayıt altına alınmadığı, işletme defteri niteliği sebebiyle davacı tarafa, dava dışı ... Firması tarafından yapılan ödemeler ile davacı tarafça davalılara ve dava dışı ...' ye yapılan ödeme miktarlarının tespit edilmesinin mümkün olmadığı , ... Firması tarafından davacı ...' e yapılan ödemelerin tespit edilebilmesi için dava dışı ... Firması' nın 2012 yılı yasal defterlerinin incelenmesi gerektiği, sonuç olarak; dava konusu havuz seramiklerinin ölçüleri bakımından ayıplı olduğu, bu ayıbın gizli ayıp olarak değerlendirildiği, davacının bu ayıplı malları kullanması ve bundan kaynaklı durumun yerinde giderilmesi için hesaplanan miktarın oluşan zarar olarak kabul edildiği, bu miktarın 24.877,40-TL olduğu, malzeme miktarı için verilen ve karşılıksız çıktığı belirtilen çekin tutarı olan 11.063,00-TL' nin davalıya zaten hiç ödenmediğinden bu bedel düşülecek olursa 13.814,40-TL menfi zarar olabileceği, talep edilen 15.000,00-TL manevi tazminatının takdirinin mahkemeye ait olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Taraf vekillerinin bilirkişi kurulu raporuna itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan ek bilirkişi kurulu raporunda:  Kök rapordaki görüşleri değiştirecek bir hususun bulunmadığı, mahkum kalınan kar kaybı olduğunun düşünülmediği, bu sebeple bu yönde bir hesaplamanın yapılmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Bilirkişi kurulundan ... ... Ltd. Şti' nin defterleri de incelenerek ve taraf itirazları da değerlendirilerek yeniden ek rapor istenilmiş, alınan 2. ek bilirkişi kurulu raporunda: ... ... Ltd. Şti' nin 2012 yılı yevmiye defterine göre davacının cari hesabının 31/12/2012 tarih 448 yevmiye numaralı kapanış fişi ile 7.521,90-TL tutarında borç bakiyesi verdiğinin tespit edildiği, tarafların yaptığı itirazlar ile ilgili olarak; hazırlanan ana rapor ve ek raporda detaylı incelemeler yapıldığı, ana ve ek rapora ekleyecek başka bir husus bulunmadığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davalı  ... Ltd. Şti' den satın alınan seramiklerin ayıplı olduğundan bahisle ayıp dolayısıyla sözleşmenin feshi ile ortaya çıkan maddi ve manevi zararın giderilmesi ve satın alınan seramikler için ödenen çek dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı, davacının dava dışı ... ... Ltd. Şti' nin yüklenicisi olduğu Dikili ... Beldesinde bulunan ... Sitesi' nin site havuzunun tadilatı işinin alt yüklenicisi  olduğu, söz konusu iş ile ilgili davacı tarafın davalı ... Ltd. Şti' den 14/03/2012 tarihli 1.437,29-TL bedelli, 12/04/2012 tarihli 4.751,00-TL bedelli, 03/05/2012 tarihli 4.999,24-TL bedelli 3 adet fatura ile ... marka havuz seramikleri, kenarlıkları ve tırtıklı kaymazlarını satın aldığı, seramiklerin davacı tarafça havuza döşendiği, seramiklerin havuza döşenmesinden sonra havuz yüzeyinde eğrisellikler oluştuğu ve dava dışı asıl yüklenici tarafından davacı alt yüklenicinin yaptığı işin durdurulduğu, davacı tarafından davalı ...' den satın alınan seramiklerin ayıplı olduğunun ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun Dikili Ahm tespit dosyasında alınan rapor ile mahkememizce alınan iki raporda da belirtildiği, ayıbın gizli ayıp olması sebebiyle davacı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacı tarafça dava dilekçesinde satım sözleşmesinin feshinin ve oluşan zararın giderilmesinin talep edildiği, alım satım tarihi göz önüne alındığında uygulanması gerekli 818 sayılı B.K' nın 204/2. Maddesi gereğince alım satıma konu seramiklerin şeklinin değiştirilmiş olması sebebiyle seramiklerin sökülerek iadesinin mümkün olmadığı ve bu durumda da alım satım sözleşmesinin feshedilemeyeceği , davacı tarafça ancak B.K.' nın 204. Maddesi gereğince kıymet noksanına mukabil semenin tenzilinin dava edilebileceği, seramiklerdeki ayıbın niteliği, seramiğin kullanılmış olması, yerinden sökülmesinin mümkün olmaması ve ayıplı seramik dolayısıyla davacının alt taşeron olarak aldığı işin  asıl yüklenici tarafından davacıdan alınmış olması hususları göz önüne alındığında kıymet noksanın davacı tarafın seramikler için ödediği bedel olması gerektiği davacı tarafça mala karşılık nakdi ödeme yapılmadığı, ödemenin çek vasıtası ile yapıldığı ve çekin bu durumda bedelsiz kaldığı, bedelsiz kalan çek yönünden davacının menfi tespit talebinin kabulünün gerektiği, davacının satım sözleşmesini fesh edememesi sebebiyle 818 sayılı Yasa' nın 205. Maddesinde düzenlenen satım sözleşmesinin feshinden sonra ortaya çıkacak açılabilecek zarar ve ziyan davası imkanlarının da ortadan kalktığı, bu durumda davacı tarafça B.K' nın 96. Maddesi gereğince zarar ve ziyan talep edilebileceği ancak bu talebin yapılabilmesi içinde zarar oluştuğunun ispatının gerektiği, davacının dava dilekçesinde seramiklerin sökülerek yeniden yapılması, oluşan kar kaybının giderilmesi ve kendisinden talep edilebilecek gecikme cezasının ödenmesi ile tespit dosyasında yaptığı masrafları talep ettiği, havuzun tamamlanıp kullanımda olduğu, bu sebeple seramiklerin sökülerek yeniden yapılması işlemi yapılmadığından buna yönelik tazminat talebinin kabul edilemeyeceği, davacı tarafça işin tamamlatılmaması sebebiyle kar kaybı oluştuğunun iddia edildiği ancak davacının ... firması ile yaptığı sözleşmenin 12.0 - 12.1 ve 12.2 maddesi hükümleri gözetildiğinde davacının havuzun ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine söküm işlemini yaparak yeni seramikleri döşemesi gerektiği, bu işlemin davacı tarafça yerine getirilmediği, bu sebeple ... firması ile sözleşmesinin fesh edildiği, feshin davacının kusuru sebebiyle oluştuğu, bu nedenle davacı tarafça kar kaybının da talep edilemeyeceği, davacı tarafça ... tarafından kendisinden gecikme cezası talep edilebileceği gerekçesi ile maddi tazminat talebinde de bulunulduğu ancak davacıdan gecikme cezası talep edildiğine dair her hangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisine intikal etmediği, bu konuda  dava açıldığına yönelik de davacı tarafça her hangi bir iddiada bulunulmadığı, davacının bu talebinin de reddinin gerektiği, davacı tarafça tespit dosyası masraflarının da maddi tazminat kalem içerisinde istenildiği ancak tespit dosyası masrafının yargılama gideri olarak mahkememizce değerlendirilmesinin gerektiği davacı tarafça maddi tazminat talebi yanında manevi tazminat talebinde de bulunulduğu ancak davacının ayıplı mal satışı sebebiyle  manevi olarak zarar gördüğü hususunun ispat edilemediği, manevi tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı incelenen  tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesi ile Davanın KISMEN KABULÜ ile, .... Bankası Çiğli Şubesi' ne ait 7589303 seri numaralı 17/05/2012 tarihli 11.063,40-TL' lik çek dolayısıyla davacını davalı  ... Ltd. Şti' ne borçlu olmadığının TESPİTİNE, Dava dilekçesinde talep edilen tespit dosyası masrafının yargılama gideri olarak mahkememizce nazara alınmasına, Davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemin REDDİNE,  karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ile davalı  ... Ltd. Şti. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçenin yetersiz ve çelişkili olduğunu, yasal dayanağının olmadığını, dava dışı üçüncü şahıs ... Ltd. Şti. ile alt taşeronu olan davacı müvekkilinin sözleşmesinin fesih olmasına davalıların gizli ayıplı fayanslarının neden olduğunu, davacı müvekkilinin maddi zararının kısmen reddi ile birlikte kâr kaybı talebinin hesaplattırılmayarak kabulü yönünde karar verilmemesi ve  tüccar olan davacı müvekkilinin çekine haksız olarak karşılıksız kaşesinin vurulması ve karşılıksız çek nedeniyle yaplmış icrai takibin davacı müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve bankalar nezdindeki kredibilitesini düşürdüğünü, manevi zarara neden olmasına rağmen manevi tazminat talebinin de reddedilmesinin yasal olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı  .. Ltd. Şti. vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davacının ayıplı olduğunu ileri sürdüğü mallarla ilgili olarak yasal olan 8 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının dilekçesinde satın aldığı malları tek tek kontrol ederek döşediğini ikrar ettiğini, ürünler ayıplı ise süresinde ihbar etmesi gerektiğini ayrıca ürünler ayıplı ise neden ürünlerin tamamı davacı tarafından kullanılarak zayi olmasına sebebiyet verildiğini, havuzda kullanılan ürünlerin halen havuzda olduğunu ve havuzunda kullanılır durumda olduğunu, davacının havuzda kullandığı ürünlerin bedelini ödemeyerek müvekkilini zarara uğrattığını ayrıca davacının sipariş ettiği ürünlerin üretici fabrikadan direk davacıya gönderilip teslim edildiğini, ürünlerin bedelinin davalı müvekkili tarafından diğer davalı üreticiye ödendiğini ancak müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müvekkili şirketin zarara uğradığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>\t <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, ticari satıma konu seramiklerin ayıplı olması nedeniyle verilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. <br>TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.<br>Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:<br>a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır<br> Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.<br>b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.<br>Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.<br>c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.<br>Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.<br>Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.<br>d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır<br>e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır<br>f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır<br>Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir. TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.<br> Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü .maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. <br>Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.<br>Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar;<br>-Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- AVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)<br>Bu açıklamalar ışığında; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle seramiklerdeki ayıbın gizli ayıp niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, ayıp ihbarının süresinde olmasına, tarafların müterafik kusur durumlarına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı  ... Ltd. Şti. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2017 tarih ve 2012/177 Esas  2017/245 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekili ile davalı  ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 755,74.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 188,93.TL harcın mahsubu ile bakiye 566,81.TL harcın davalı  ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı ile davalı  .... Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b296f96ad9473862","SID":"274a5e83b8b187bd"}}