{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 07/01/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/03/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili,  davacı şirketin davalı nezdinde 30/05/2018 tarih ... nolu 54.280,00TL'lik faturadan kaynaklı alacağı bulunduğunu, iş bu fatura neticesinde borçlu şirketin davacı carisinde 41.313,00TL borcu bulunduğunu, bu borca istinaden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu fatura incelendiğinde faturaya konu malın teslim edildiğini, faturaya konu malların borçlu şirkete teslim edilmesine rağmen borcu kabul etmeyen ve icra dosyasına itiraz eden borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu bu sebeplerle,  öncelikle davalının kötü niyetli itirazı sonucu mallarının kaçırılması ve davacının alacağını alamama riski göz önüne alınarak teminatsız ya da sayın mahkemece belirlenecek teminat mukabilinde davalının menkul ve gayrimenkul mallan ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını kapsar şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini, haklı davanın kabulü ile itirazın iptalini, kötü niyetli davalı hakkında %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili, davalı şirket ve davacı taraf arasındaki ticaret gereği davacıya ödemelerin 2018 yılından itibaren düzenli şekilde ve davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, davalı şirketin davacı tarafa hiçbir borcu olmadığını, hatta taraflar arasındaki ödemeler incelendiğinde davalı şirketin alacaklı olduğunun fark edildiğini, davacı tarafa ödemelerin bankadan havale ile veya elden makbuz karşılığı yapıldığını, yine 2019 yılında ödemeleri için senet düzenlendiğini ve ödedikleri için senet asıllarının geri alındığını, davacı tarafın icra takibi ve davaya konu faturadan doğan bir alacağının mevcut olmadığını, bu nedenle yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle, davanın reddini, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılması olması sebebi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı tarafın tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, \"... davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye 39.425,00 TL asıl alacağı olduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünden işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, kabul edilen miktar faturaya dayalı likit alacak olduğundan icra inkar tazminatına\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın varlığının taraflarınca ispatlandığını, aksini ispatla mükellef olanın davalı yan olduğunu, yerel mahkemece alacak miktarı yönünden hatalı tespit yapıldığını, faiz başlangıç tarihiyle ilgili tespitin TTK hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, takibe konu faturaya göre faturaya konu malların fatura ile teslim edildiğine dair karşı yanın imzasının mevcut olduğunu, faturaya ilişkin ödeme yapmayan borçlunun takip tarihi öncesinden temerrüde düştüğünün görüldüğünü istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, borca ve faize ilişkin hesaplama ve tespitlere itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin doğru olduğunu, davacının ticari defterlerine itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin senetle ödeme yaptığını ispat ettiğini, yerel mahkeme kararının gerekçesinin açıklayıcı olmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminatının talebinin reddedilmesi gerektiğini, vekalet ücretine yönelik çifte düzenlemenin istinaf incelemesi ile kaldırılmasını ve düzeltilmesini talep ettiklerini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının toplam 36.280,00 TL'lik senetlerin davacıya verildiğini ve karşılığında ödeme yapılarak senetlerin geri alındığını yazılı delillerle ispat edememesine, davacının dava dışı 3. Kişiye olan 3.145,00 TL borcunun ödendiğine ilişkin belgede davacının imzasının bulunmadığı gibi onayının olduğuna ilişkin yazılı delil sunulmamasına, bu ödeme kayıtlarının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasına, fatura alacağının likit olmasına, hükümdeki vekalet ücretine ilişkin maddi hatanın mahkemece tashih şerhi ile düzeltmiş olmasına, davacının ticari defterlerindeki 1.888,00 TL'lik ödeme kaydını usulüne uygun delillerle ispat edememesine, TBK. 117. maddesi uyarınca davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.693,12 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 673,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.020,12 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.04/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cce53dd93c7128a3","SID":"3436106eb4fc4c20"}}