{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1953 <br>KARAR NO\t: 2024/237<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                 MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/134 E.  -  2020/406 K.<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2020 tarih ve 2019/134 Esas - 2020/406 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2017/100058 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı gerçek kişinin 2016/41533 sayılı \"...\" ibareli markanın da sahibi olduğunu, gerek bu markanın gerekse de 2017/100058 sayılı başvurunun, müvekkilinin \"...\" ibareli markaları ile iltibasa yol açacağını, \"...\" ibaresinin, markaların esas unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şahsın fiili kullanımı itibariyle de markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, davalının ... ibaresini kırmızı renkli yazıp öne çıkararak kullanımının müvekkili şirketin 9. sınıftaki aynı ve benzer mallar için tescilli ve dünyaca tanınmış ... markası ile iltibas yarattığını, müvekkili markalarının bir kısmının da kırmızı renkli ... ibaresini içerdiğini ve fiili olarak da kırmızı rengi kullandığını, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve aynı marka serisinden olarak algılanacağını, “...” markalarının yüksek ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu ve bu hususun iltibas riskini artırdığını, davaya konu markanın, müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ve markadan haksız fayda sağlayacağını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-11692 sayılı kararının iptaline, 2017/100058 sayılı “...” ibareli ve 2016/41533 sayılı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        \t\t\t\t\t\tDavalı ...vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davacı markaları ile müvekkili markaları arasında benzerlik olmadığını, müvekkili markalarında yer alan \"...\" kelimesinin İngilizce bir kelime olduğunu ve Türkçe'de patron anlamına geldiğini, markaların telaffuzlarının da farklı bulunduğunu, markaların karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının 2017/100058 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu ve 2016/41533 sayılı \"...\" ibareli tescilli markası ile davacıya ait \"...\", \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde gerek \"...\" ibareli başvuru konusu işaret, gerekse de \"...\" ibareli tescilli marka ile davacının \"...\", \"...\"  ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, aynı nedenle SMK'nın 6/4-5 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer alan ...'nın, bir başka müvekkillerinin davasında, karşı tarafın vekili bulunduğunu, bu davanın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen 2019/273 E., 2019/450 K. sayılı dava olduğunu, dolayısıyla HMK’nın 272. maddesi gereğince kıyasen uygulanacak HMK’nın 36. maddesi gereğince itiraz etmek zorunluluğunun ortaya çıktığını, bilirkişinin reddi talepleri ışığında, dosya kapsamında hazırlanan kök ve ek raporların huzurdaki ihtilaf bakımından dikkate alınamayacağını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli incelemeyi de içermediğini, değerlendirmelerin sadece emtia bakımından yapıldığını, markalar arasındaki işitsel, görsel ve kavramsal açılardan bir benzerlik değerlendirmesi yapılmadığını, bu nedenle söz konusu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yine bu davanın davalısı ile müvekkili arasındaki Ankara 1. <br>Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/382 E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, \"...\" ibareli başvurunun, müvekkili markaları ile karıştırılacağının açıklandığını, mahkemece bu dosyanın da değerlendirilmediğini, dava konusu markaların, müvekkilinin çok tanınmış \"...\" ibareli markalarına benzediğini, ayrıca davalının, sosyal medya hesaplarında ve web-sitesinde tescili talep edilen markaların, müvekkili markaları ile aynı tertip tarzında kullanıldığını ve bu durumun iltibas riskini artırdığını, davalı markalarının asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, markalarda yer alan diğer unsurların tanımlayıcı nitelik taşıdıklarını,  davaya konu markaların, aynı tertip ve kullanım tarzına da sahip olup, müvekkiline ait \"...\" ibareli markalara ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu ve aynı marka serisinden olarak algılanacağını, somut olayda emtia benzerliğine ilişkin şartın da gerçekleştiğini,  müvekkilinin özellikle \"... ...\" şeklindeki kullanımının, \"... ...\" ibaresi ile olan benzerliği itibarıyla tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin artacağını,  \"...\" markasının dünyaca tanınmış olduğu göz önüne alındığında, müvekkiline ait markalar ile iltibas yaratır nitelikteki davaya konu markanın, tanınmış markanın ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ve markadan haksız fayda sağlanması sonucunu doğurabileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve davalı gerçek kişiye ait                                      2017/100058 ve 2016/41533 sayılı markaların hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre 2017/100058 sayılı \"...\" ibareli başvuru ve 2016/41533 sayılı \"...\" ibareli tescilli davalı markası ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, farklı bir anlamı olduğu gibi görsel ve işitsel olarak da davacı markalarından farklılaştığı, dolayısıyla marka işaretleri arasında bir benzerlikten söz edilemeyeceği, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu etkilemeyeceği,  dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği, her ne kadar davacı tarafça, dosya kapsamında rapor hazırlayan bilirkişi ...'nın reddi talep edilmiş ise de HMK'nın 272/4. maddesi uyarınca, bilirkişinin reddinin, bilirkişiyi görevlendirilen mahkemeden istenmesinin gerektiği, esasen bu durumun sonucu da etkili olmadığı, zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesinin, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"193447bbcebda56a","SID":"8be984cc25df6ee0"}}