{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/447 <br>KARAR NO\t\t: 2024/510<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.01.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/3 E. <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 12.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.03.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2024 tarih 2024/3 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hissesine sahip olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı  olan ...'nin yıllardan beri şirketi keyfi şekilde ve kendi çıkarları doğrultusunda yönetmekte olup azlık pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiğini, şirketten çıkarma yolları aradığını, fahiş miktarda huzur hakkı alarak eşine yüklü miktarda maaş bağlatarak şirketi zarara uğratıp uzun yıllardır kar dağıtımı yapmadığını,  04.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında davalı şirketin ... A.Ş'nin birleşme yoluyla devralmasına ilişkin 3.nolu kararın TTK 151/1-A da düzenlenmiş nisaba aykırı alınmadığından yoklukla malul olduğunu, birleşme sözleşmesi ile birleşme raporunun genel kurula sunulmadığından aynı zamanda kararın butlanla malul olduğunu, ... şirketini davalı şirkete yüklü miktarda borçlandırmış olan kötü niyetli çoğunluk pay sahibi ...'nin birleşme yolu ile borçlu ve alacaklı sıfatlarını birleştirerek davalı şirketin alacağını ortadan kaldırma amacı olduğunu bu nedenle kararın aynı zamanda kanuna ve dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davalı şirketin ... A.Ş ile birleşme işleminin TTK 151/1 ve 156/1 maddeleri uyarınca kolaylaştırılmış usulde gerçekleştirilmesine dair 4.nolu genel kurul kararının da TTK'nın 151/1-A da düzenlenen nisaba aykırı olduğundan yoklukla malul olup aynı zamanda kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, geçm,iş yıl karlarının dağıtılmayarak sermayeye eklenmesine ilişkin 5 nolu karar ile müvekkili ile diğer azlık pay sahibinin kar payı hakkının ihlal edildiğini bu nedenle kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık olup butlanla malul olduğunun tespiti gerektiğini ileri sürerek 3 ve 4 nolu kararların yoklukla malul olduklarının tespitine olmadığı takdirde butlanla malul olduklarının tespitine veya TTK 445 maddesi uyarınca iptaline, 5.nolu kararın TTK 447 maddesi uyarınca butlanla malul olduğunun tespitine veya TTK 445 madde uyarınca iptaline karar verilmesi istemli davada ayrıca bu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, 25.01.2024 tarihli gerekçeli ek kararı uyarınca, dosya içeriği, delil ve belgeler, toplantı tutanağı, birleşmeye ilişkin şirketlerin ticaret sicil dosyaları örnekleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ciddi zararın doğacağından endişe edilmesi halinde söz edilememesine, dayanak vakıaların yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanamamasına göre tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, davalı şirketin ... A.Ş'yi birleşme yoluyla devralmasına ilişkin 04.10.2023 tarihli genel kurul 3 nolu kararının TTK 151/1-A da düzenlenen nisaba aykırı alınmış olduğundan yoklukla malul olup birleşme sözleşmesi ve birleşme raporu genel kurula sunulmadığından ynı zamanda butlanla malul olduğunu, ... A.Ş ye davalı şirketin yüklü miktarda borçlandırılmış olan çoğunluk pay sahibi ...'nin kötü niyetli ve birleşme ile borçlu ve alacaklı sıfatlarının birleştirilerek davalı şirketin alacağını ortadan kaldırma niyetinde olup bu kararın aynı zamanda kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu, davalı şirketin ... ile birleşme işleminin TTK 155/1 ve 156/1 maddeleri uyarınca kolaylaştırılmış usulde gerçekleştirmediğine ilişkin 4.nolu kararında TTK 151/1-A da düzenlenen nisaba aykırı alındığını, yoklukla malul olduğunu aynı zamanda kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, geçmiş yıl karlarının dağıtılmayarak sermayeye eklenmesine ilişkin 5. Nolu kararın müvekkilinin ve diğer azınlık pay sahibinin müktesep hak niteliğindeki kar payı hakkını ihlal ettiğini bu sebeple kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptali gerektiğini hatta butlanla malul olduğunu, bu kararda bir gerekçede bulunmadığını, tüm tedbir taleplerinin reddedildiğini, sermeye arttırımına ilişkin değerlendirme yapılmadan red kararı verildiğini, uzun yıllardır hiç bir somut hukuki gerekçe sunulmaksızın kar dağıtımı yapılmadığını, müvekkilinin müktesep hakkı olan kar payı hakkının bu şekilde kısıtlanmasının davalı şirketin kötü niyetli çoğunluk pay sahibi ...'nin amacını gösterdiğini, ...'nin hakim pay sahibi ve yönetim kurulu başkanlığını , dürüstlük kuralına aykırı kullandığını, kar dağıtımı yapmamak suretiyle finansal açıdan müvekkilini zorlayarak davalı şirketten çıkmak zorunda bırakmayı amaçladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. <br>\tGEREKÇE :Talep, davalı şirketin 04.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararın yoklukla veyahut butlanla malul olduğunu tespitine ya da TTK 445 maddeleri gereğince iptaline, 5 nolu kararın TTK 445 maddesi uyarınca iptaline ya da TTK 447 maddesi uyarınca butlanla malul olduğunun tespitine ilişkin davada alınan kararların yürütmesinin durdurulması istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tSomut olayda, davalı şirketin genel kurul kararı ile alınan kararlarının yoklukla butlanla malul olduğunun tespitine ya da iptaline ilişkin davada dava konusu edilen alınan kararların tedbiren yürütmesinin durdurulması talep edilmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. <br>\tİhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki koruma ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>\t6102 sayılı TTK 449 maddesi gereğince dava konusu kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebilir. Somut olay bu yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde talep tarihi itibariyle dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen kararlatın yoklukla veya malul butlanla tespiti ya da mevzuat ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadıklarının tespiti hususunda yaklaşık ispat şartlarının henüz oluşmadığı, yargılama aşamasında bu konudaki deliller toplandıkça  tekrar talepte bulunması halinde yeniden değerlendirilebileceğinden talep tarihi itibariyle yasanın aradığı koşulların oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür. <br>\tİstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği  itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50  TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsiline, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir talep eden davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f bendi maddesi hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d14d1997e538b61a","SID":"e08797e0d4ff4990"}}