{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1096 Esas 2024/237  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1096 <br>KARAR NO\t: 2024/237<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                    <br>TARİHİ\t\t:09/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/95 Esas 2020/766 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 01/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki  bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının keşidecisi olduğu 20/05/2011, 25/05/2001 ve 30/05/2001 keşide tarihli çeklerin hamil ...AŞ tarafından  davalı bankaya ciro edildiğini,  karşılığının olmaması sebebiyle davacı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2001/10515 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını,  diğer takip borçluları ile davacının borç ilişkisinin tasfiyesi için anlaştıklarını,  alacaklının da kabulü ile 01/05/2007 tarihinde 25.000 TL’nin  EFT yoluyla ödendiğini, takip dosyasındaki gayrimenkulun satışından da vazgeçildiğini, daha sonra alacağın banka tarafından dava dışı ... AŞ' ye  temlik edildiğini ve ve bu sırada takip dosyası kapatılmadığından davacının bu sefer de 13.11.2018 tarihinde 298.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek  şimdilik 25.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zaman aşımına uğradığını, davada davalı bankaya husumet düşmediğini  ve ayrıca davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı vekilinin yargılamalar sırasındaki beyanlarında davayı 01/05/2007 tarihinde yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak hasr ettiği, yapılan ödemenin de takipte belirtilen borcun bir kısmının ödenmesi olarak kabulü gerektiği ve davacının mükerrer ödeme iddiasını ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hatalı ve yanılgılı gerekçeyle karar verildiğini, müvekkilinin haricen yaptığı ödeme davalı banka tarafından icra dosyasına bildirilmediği gibi ödeme sonrası dosya alacağı davalı banka tarafından temlik edildiğini, davalı bankanın 01/05/2007 tarihinde müvekkilden haricen tahsil ettiği 25.000,00 TL yi icra dosyasına bildirmediği gibi temlik alacaklısına da bildirmediğini, davacı  25.000 TL'lik ödemeyi bildirseydi veya temlik alacaklısına 25.000 TL'yi mahsup ederek temlik etseydi müvekkilinin icra dosyasına daha az ödeme yapacağını,  bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, mahkemece davacının yaptığı harici ödemenin varlığı ve kısmi ödeme olduğu kabul edilmesine rağmen icra dosyasının bildirilmemiş olmasından kaynaklı 13/11/2018 tarihinde yapılan 298.067,69 TL içinde bir kez daha ödeme yapıldığı hususunun gözden kaçırıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava, davacının keşideci olduğu çeklerden dolayı yapılan takip sonucu ödenen miktarın takip dosyasına bildirilmemesi nedeniyle fazladan ödeme yapıldığı iddiasıyla fazladan ödenen miktarın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 13. İcra Müdürlüğünün 2001/10515 esas sayılı ilamsız icra dosyası, takip konusu çek fotokopileri, 28/03/2008 tarihli temlik sözleşmesi, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2005/400 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyası, ödeme dekontları vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tDosya kapsamından, davacı yanca keşide edilen  20/05/2001, 25/05/2001 ve 30/05/2001 tarihli çeklerin, hamil dava dışı ... AŞ tarafından davalı bankaya ciro edildiği ve banka tarafından bu çekler sebebiyle Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2001/10515 E.sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, takip sırasında davacıya ait taşınmaza haciz konulduğu, 13/11/2018 tarihinde davacı tarafça icra dosyasına 298.067,69 TL ödeme yapıldığı,  dosyanın  10/01/2019 tarihinde infaz nedeniyle kapatıldığı, ayrıca davacı tarafından davalı banka hesabına dava konusu borç nedeniyle Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2005/400 esas sayılı dosyasına 01/05/2007 tarihinde 25.000 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin  davalı yanca icra dosyasına bildirilmediği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı, dava konusu icra dosyasına konu borç nedeniyle davalıya 01/05/2007 tarihinde 25.000 TL ödeme yapılmasına rağmen söz konusu ödemenin davalı tarafından icra dosyasına bildirilmemesi nedeniyle 13/11/2018 tarihinde daha az ödeme yaparak borcu kapatabilecek iken 298.067,69 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu miktardan 25.000 TL'sinin fazladan ödendiğini ve yapılan bu fazla ödeme miktarı kadar zarara uğradığını iddia ederek eldeki davayı açmış olup, bu durumda zararın gerçekleşme tarihinin  13/11/2018 tarihi olduğunun kabulü gerekmekle, dava tarihi olan 01/03/2019 ile zararın gerçekleştiği 13/11/2018 tarihi arasında zaman aşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin zaman aşımı def'i yerinde görülmemiştir. <br>\tDosyanın esasının incelenmesinde ise, dosyada mevcut 01/05/2007 tarihli dekont, icra dosyasına yapılan 13/11/2018 tarihli 298.067,69 TL'nin ödendiğine ilişkin tahsilat makbuzu, davalı bankaca 29/07/2019 tarihli yazı ekinde gönderilen ve davacının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2005/400 esas sayılı dosyasında mevcut 01/05/2007 tarihli  ödeme taahhüdü ve aynı tarihli davalı vekilinin satışın durdurulmasına ilişkin talebi birlikte değerlendirildiğinde, davacı yanca keşidecisi olduğu çeklere istinaden Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2001/10515 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız  icra takibi  ile talep edilen borca karşılık, yine aynı borcun tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2005/400 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra dosyasına 01/05/2007 tarihinde yapılan 25.000 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin 01/05/2007 tarihindeki borç miktarı hesaplanıp, öncelikle faiz ve fer'ilerinden mahsup edilmesi ve kalan borç miktarına 01/05/2007 tarihi ile sonraki ödemenin yapıldığı 13/11/2018 tarihi arasındaki dönem için faiz ve fer'ileri hesaplanarak borç miktarının tespiti gerekirken bu usule uyulmayıp hiç ödeme yapılmamış gibi borç miktarının hesaplanarak 298.067,69 TL tahsil edilmesi nedeniyle davacının 13/11/2018 tarihi itibariyle fazladan ödediği 25.000 TL kadar zararının oluştuğu kanaatine varılmış, bu miktarın zararın gerçekleştiği tarih olan 13/11/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tAnkara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 tarih ve2019/95 Esas 2020/766 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜNE,<br>\t25.000,00 TL'nin 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan   tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>\t3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.707,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 426,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,81 ‬TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davacı tarafça yatırılan 426,94 TL peşin harç ile 162,10 TL başvurma harcının  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafça yapılan posta,  davetiye  gideri olmak üzere toplam 565,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tB)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 39,70 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 201,8‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024<br><br><br>  Başkan-             Üye -               Üye - \t                       Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8f5b99b0d5c2c3b","SID":"130d6c7826251e74"}}