{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/94 <br>KARAR NO\t\t: 2024/448<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2023 Tarihli  Ara Karar <br>NUMARASI\t\t: 2023/642 Esas  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında yapılan yargılama sırasında verilen ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati hacize itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 15/11/2023 tarihli ara kararda; ''...Mahkememiz tarafından alacağın dayanağı olarak yalnızca fatuya ilişkin ihtiyati haciz kararı verildiğini, fatura tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli olmadığını, alacağın varlığının yaklaşık ispat kuralı gereğince ispatlanmadığını, müvekkilinin mal kaçırma ihtimali ile ihtiyati haciz talep eden davacının müvekkilinin mal kaçırma ihtimaline ilişkin hiçbir delil ve dayanak dosyaya sunmadığını, ancak buna rağmen mahkememiz tarafından varsayıma dayalı iddialar ile haksız olarak müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu nedenlerle mahkememizce verilen 04/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazlarının kabulü ile söz konusu ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafça dava dilekçesi ile birlikte dosyaya ibraz edilen delillerin incelenmesinde; e-fatura ve e-irsaliyeler dışında faturalar ve muavin defterinin de sunulu olduğu, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen kayıt ve belgeler ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulunu sağlar nitelikte olduğu kanaatine varılarak itirazın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 19. HD 2015/685 E 2015/13030 K)\" gerekçesi ile, \"davalı vekilinin ihtiyati hacze yapmış olduğu itirazın reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkemenin 15/11/2023 tarihli ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda aranan şartların oluşmadığını, faturanın tek başına akdi ilişkinin varlığını ispata yeterli olmadığından, faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından alacağın dayanağı olarak yalnızca faturaya ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmişse de fatura tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli olmadığını, alacağın varlığı yaklaşık ispat kuralı gereği ispatlanamadığını, şu hali ile İ.İ.K madde 257 şartları sağlanmayan ve yalnızca faturaya dayalı alınan ihtiyati haciz kararı hukuka ve usule aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talebinde dayanak fatura, muaccel bir alacağın varlığını göstermeye yeterli olmadığını,  yalnızca faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmişse de faturaların alacağın varlığını gösteren kesin delil olmadığını, şu halde faturalara istinaden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğinin açık olduğunu, zira Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ve doktrinde de belirtildiği üzere fatura ihtiyati haciz kararı için yeterli bulunmadığını, dava konusu fatura karşılığı bahsi geçen malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu hususun tereddüte yer verilmeyecek belge ve delillerle ispat edilemediği gibi yerel mahkeme tarafından buna ilişkin bir inceleme ve araştırma da yapılmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde müvekkiline satmış ve teslim etmiş olduğunu iddia ettiği malların teslimini bayiliğini yaptığı dava dışı  ... Şti. aracılığıyla sağladığını ifade etmişse de müvekkiline ne davacı tarafından ne de dava dışı şirket tarafından teslim edilmiş bir malın mevcut olmadığını, bu nedenle de bu husus aydınlatılmadan ve mal teslimi ispat edilmeden yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiğini, bilindiği üzere;  malın teslim edildiğinin teslim tutanağı ile ispat edilebildiğini, ancak dosyadan da anlaşılacağı üzere dava konusu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde bir takım belgeler sunmuşsa da bu delillerin de üzerinde araştırma yapılarak teslime ilişkin somut gerçeklik ortaya çıkarılması gerekirken yerel mahkeme tarafından bu itirazlarının dikkate alınmadığını, diğer yandan, kargo teslim belgesinde ve kargo şirketince gönderilen kayıtlarda bir teslimatın yapıldığı belirtilmişse de teslimatın içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, bir başka anlatımla, teslim belgelerinde, teslimatın dava konusu mallara ilişkin olduğu hususunun da tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konamadığını, müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin mal kaçırma ihtimaline ilişkin iddasının asılsız ve varsayıma dayalı olup davacı yanın haksız bu iddiasını ispata yarar dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin olduğunu beyan eden davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, bilindiği üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun yükümlülüklerinden kurtulmak maksadı ile; mallarını gizlemesi, mallarını kaçırmaya çalışması, kaçmaya hazırlanması, kaçması yahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasının gerektiğini, ancak müvekkili şirketin hiçbir suret ile mal kaçırma ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde yalnızca \" Davalı şirketin de mal kaçırma ihtimali bulunmaktadır.\" ifadesi ile varsayıma dayalı, herhangi bir dayanağı olmayan, asılsız iddialar ile ihtiyati haciz talep ettiğini ve bu talebi doğrultusunda ihtiyati hacze karar verildiğini, ancak bu hususların hiçbiri ispat edilmeden, eksik ve yetersiz inceleme ile Yerel Mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verildiğini beyanla taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.\t   <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\" hükümleri mevcuttur. <br>Somut  olayda;  davacı tarafından davalı şirket hakkında 03/10/2023 tarihli dava dilekçesi ile ticari satımdan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin 04/10/2023 tarihli tensip ara kararıyla ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilip, karara itiraz üzerine  14/11/2023 tarihli ara karar ile  ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verildiği, dava dilekçesinin ekinde muavin defter kaydı, e-faturalar, e-irsaliyeler, ... ve ... tarafından imzalanmış iki adet ambar tesellüm fişi bulunduğu görülmüştür.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmiş olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu  ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2023 tarih, 2023/642 Esas sayılı, davalı vekilinin ihtiyati hacze yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 157,75  TL'nin ihtiyati hacze itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b0322246badbfe5","SID":"6ab14f706ecb8ae8"}}