{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1222 <br>KARAR NO\t\t: 2024/300<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2019 (Dava) - 18/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/78 Esas - 2021/544 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve 2019/78 Esas - 2021/544 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2017 model, ... ... Dizel ... plakalı aracın 04.11.2018 tarihinde davalı ...'e ait ... plakalı ... marka araç tarafından arkadan çarpılması neticesinde hasarlandığını, avali yanın kazada %100 kusurlu olduğunu, oluşan hasar ve değer kaybından sorumlu olduğunu, hasar onarımının ... servisinde yapıldığını, 21.500,00 TL hasar ortaya çıktığım, ancak orijinal parçalarla değiştirilmesi gereken parçaların yan sanayi ve çıkma ürünlerle değiştirildiğini, buna rağmen fahiş bir fatura keşide edildiğini, aracın pert olup olmayacağının bile eksperce değerlendirildiğini, kazadan hemen sonra 05.11.2018 tarihinde ihbar edilmesine rağmen aracın serviste 3,5 ay onarılmayı beklediğini, aracın özensiz ve kötü bir şekilde onarılıp 3,5 ay sonra teslim edildiğini, bu kaza nedeniyle sigorta şirketinin aracı kaskosunu fes ettiğini bildirdiğini ve aracın kaskosuz kaldığını, aracın geçmişinde bir hasan olmadığını, araçtaki değer kaybının 20.000 TL olduğunu, kaza sonrası araçta oluşan hasarın yol açtığı, aracın çıkma ve yan sanayi parçalarla onarımı neticesinde ortaya çıkan zarar, kazanın kaza sonrası hemen ihbarına rağmen 3,5 sonra tamir edilip verilmesi neticesinde oluşan zarar, kaza nedeniyle kasko şirketinin kasko poliçesini iptal etmesi nedeniyle oluşan zarar ve ayrıca araçta kaza sonrası meydana gelen değer kaybına ilişkin zarar da dahil olmak üzere davalılarca karşılanması gerektiği, Davalı sigortanın 21.02.2019 tarihinde cüzi bir ödeme yaptığını, zararının karşılanmadığını ileri sürerek; aracın çıkma ve yan sanayi parçalarla onanmı ve kaza sonrası serişte 3,5 bekletilmesi neticesinde oluşan zarar, kaza nedeniyle kasko şirketinin kasko poliçesini iptal etmesi nedeniyle oluşan zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL'lik kısmının, değer kaybı zararı için şimdilik 500 TL'lik kısmı olmak üzere toplam 1.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMMS sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı davacının aracının kaza neticesindeki hasar ve değer kaybı taleplerini reddettiklerini, davacının aracını kasko sigortacısı ... Sigorta aracılığıyla tamir ettirdiğini, söz konusu 2,5 aylık sürecin ve üstün körü tamir edilme talebinin ... Sigortanın servisiyle alakalı bir durum olduğunu, müvekkili şirket tarafından (dava dışı) ... Sigorta'ya 21.495 TL rücü ödemesi yapıldığını, davacı aracını ... Sigortanın tamir ettirdiğini, kasko sigortacısının da müvekkili şirkete rücü ettiğini, değer kaybı talebi ile ilgili olarak ...'ya 10.498 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerden sonra kalan teminat miktarının 4.007 TL olduğunu, sorumluluklarının en fazla bu miktar kadar olacağını, davacı yanın avans faizini kabul etmediklerini, yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....Dosya içerisinde, araçlara ait trafik kayıtları, kaza tespit tutanağı, araç hasar raporu, araç, narım faturası, sigorta şirketine yapılan başvuru ve belgeler, tramer kaydı, sigorta şirketinin yaptığı ödemeye ilişkin eft gönderim dekontu, sigorta poliçeleri, kaza tespit tutanağı, sigorta şirketi tarafından 25/02/2019 tarihinde 10.498,00 TL lik ödeme yapıldığına ilişkin belge, bilirkişi heyetinden, kusur ve teminata yönelik alınan rapor, itirazlar doğrultusunda alınan ve karar vermememize dayanak teşkil eden ek raporda dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair, mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiş, faizler her ne kadar ticari faiz olarak talep edilmiş ise de, şartları oluşmadığından...\" gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ ile; talep doğrultusunda, 4.006,87-TL değer kaybı, 3.813,22-TL hasar bedeli olmak üzere, sigorta şirketinin poliçenin limiti 36.000,00-TL olduğundan ve poliçe limiti ile sorumlu olacağından; sigorta şirketi yönünden, 4.006,87-TL lik kısımdan ve sigorta şirketinin temerrüte düştüğü, 1.000,00-TL yönünden  25/02/2019 tarihinden , geri kalan miktar yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile (sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktar 4.006,87-TL), İkame araç bedeli 8.500,00-TL  olmak üzere; Toplam 16.320,09-TL'nin davalı ...'ten, 1.000,00-TL yönünden, davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren, artan miktarlar yönünde ise, ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren, yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın gerekçesinin bulunmadığını, gerekçesi olmayan kararın istinaf değerlendirmesinin de yapılmasının mümkün olmadığını, adil yargılanması ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini, aracın değer kaybının fahiş hesaplandığını, sigorta şirketleri tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının aracında değer kaybı belirlendiğini ve davacı tarafa ödeme yapıldığını,  bu haliyle davacının değer kaybı yönünden herhangi bir alacağının bulunmadığını, bilirkişi raporunda, sigorta şirketleri tarafından belirlenen değer kaybı bedelinin neden düşük olduğunun açıklanmadığını, bu konuda çelişki doğduğunu, böyle bir çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, aracın daha önce 2017 yılında yaptığı kazanın dikkate alınmadığını, aracın daha önceki kaza nedeniyle değer kaybetmiş olduğundan sanki bu kaza hiç olmamış gibi sonraki kaza sebebiyle değer kaybı hesaplanmasını kabul etmediklerini, davacının aracının tamirde 68 gün beklemesi ile kaza arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, aracın 68 gün boyunca beklemesi hususunun davacı tarafın tamirhane ile kendi arasında iç ilişki durumundan kaynaklandığını, müvekkilinin bu hususta bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından sonradan dosyaya sunulan, gerçekliği tartışmalı ve her zaman düzenlenebilir adi yazılı belge ile bu hususun ispatının sağlandığı düşüncesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta eksperi tarafından davacıya ait aracın tamir için 7 gün, bilirkişi raporunda da 10 günlük süre öngörüldüğünü, aksi kanaat durumunda en fazla 10 günlük sürenin dikkate alınması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte 10 günlük sürenin dikkate alınması durumunda ise, davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt gibi zorunlu giderlerin söz konusu bedelden düşülmeden hüküm kurulduğunu, davacı tarafa kasko şirketi tarafından ikame araç verilip verilmediğinin de davacı tarafından açıklanmadığını, davacı tarafından aracına orijinal yedek parça bedelleri değerinde parça takıldığının rapor ile sabit olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarının asılsız olduğunu, bilirkişi raporunda, zarara ilişkin iskontolu ve iskontosuz iki ayrım altında hesaplama yapıldığını, iskontosuz bedelin uygulanması halinde bakiye zarardan bahsedildiğini, bu davada, davacıya ait aracın kaskosu ve müvekkiline ait aracın zorunlu sigortası bulunduğundan tüm zararın sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerektiğini, iskonto uygulansa da uygulanmasa da zararın sigorta şirketleri tarafından karşılanacağını ve davacının uhdesine herhangi bir zararın  doğmayacağını, iskontonun davacının zararına bir durum olmadığını, aksine aracın hasar kaydı düşük göründüğünden aracın, yüksek hasarlı araçlara göre ikinci el piyasasında daha değerli konumda olduğunu, davacı tarafın aracının kurallara uygun şekilde yol üzerinde bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden müvekkiline ait aracın kazada tam kusurlu sayılmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin karşı araç işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı işleten vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Mahkemece alınan 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda hasar bedeli 3.813,22 TL, değer kaybı 4.043,87 TL, araç kiralama bedeli ise 1.500 TL olarak hesap edilmiş, istinaf eden davalı bu rapora itiraz etmiş ise de itiraz dilekçesinin süresinden sonra olduğu anlaşılmakla bu  bedeller yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece de hasar bedeli 3.813,22 TL, değer kaybı 4.006,87 TL olarak hüküm kurulmuş olduğundan bu iki alacak kalemi yönünden davalının istinaf itirazları haklı görülmemiştir.<br>2-Davacı yargılama esnasında aracından mahrum kaldığı sürenin 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki gibi 10 gün değil 68 gün olduğunu belirtmiş, bu konuda aracın tamir boyunca kaldığı tamirhaneden aldığı yazıyı da delil olarak sunmuştur. Bunun üzerine mahkemece aldırılan 16.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre 68 günlük araç kiralama bedeli 8.500,00 TL olarak tespit edilmiş, bu rapora davalı süresinde itiraz etmiştir. Mahkemece her ne kadar araç kiralama bedeli 8.500,00 TL olarak tespit edilse de alınan raporlarda söz konusu hasarın 10 gün içinde tamirinin mümkün olduğunun bildirildiği, aracın tamirhanede bu kadar uzun süre bekleme sebebinin ise davacının kaskocusu olan şirketçe araçta yapılan incelemeler ve ödeme yazışmalarından kaynaklandığı, bu bekleme süresinin davalıdan kaynaklanmaması sebebiyle davalıya yüklenemeyeceği, bu durumda davalının sadece 10 günlük tamir süresine göre toplam 1.500 TL'den sorumlu tutulması yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının ikame araç bedeli kısmının davalı işleten lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/78 Esas - 2021/544 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>Talep doğrultusunda, 4.006,87-TL değer kaybı,<br>3.813,22-TL hasar bedeli olmak üzere,<br>Sigorta şirketinin poliçenin limiti 36.000,00-TL olduğundan ve poliçe limiti ile sorumlu olacağından;<br>Sigorta şirketi yönünden, 4.006,87-TL lik kısımdan ve sigorta şirketinin temerrüte düştüğü, 1.000,00-TL yönünden  25/02/2019 tarihinden, geri kalan miktar yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile (sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktar 4.006,87-TL),<br>İkame araç bedeli 1.500,00-TL  olmak üzere;<br>Toplam 9.320,09-TL'nin davalı ...'ten,<br>1.000,00-TL yönünden, davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren, <br>Artan miktarlar yönünde ise, ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren, yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 636,65 TL harcın  peşin olarak alınan 44,40 TL ile ıslahla tamamlanan 262,30 TL  harçtan düşülmesi ile kalan 329,95 TL harcın (sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktar 141,85-TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>c-Davacının yatırmış olduğu 44,40 TL'si başvurma harcı, 44,40 TL'si peşin harç, 262,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 351,1‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,<br>ç-Davacının yapmış olduğu 206,30 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.200,00 TL'si bilirkişi ücreti ve arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre tayin olunan 900,00-TL maktu vekalet ücreti olmak üzere  olmak üzere toplam 2.306,3‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren  2.301,00 TL'sinin (davalı ... 564,95 TL' den sorumlu olmak şartıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan kabul edilen miktar üzerinden AAÜT 13/2 maddesine göre takdir ve tayin edilen 9.320,09 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... 4.006,87 TL' den sorumlu olmak şartıyla)  alınarak davacıya verilmesine, <br>e-Davalı ...  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red olunan ikame araç bedeli üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesine göre takdir ve tayin edilen 7.037,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>f-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>g-Davalılar yargılama gideri yapmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,\" <br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,<br>b-Davalı ... tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abbb795812400a56","SID":"1b4178869615f922"}}