{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/198 - 2024/265<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/198 <br>KARAR NO\t: 2024/265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/463 E.  -  2023/468 K.<br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTEYEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>İHTİYATİ TEDBİRE<br>İTİRAZ EDEN DAVALI\t: <br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2023 tarih ve 2022/463 E. - 2023/468 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, 30.11.2023 tarihinde \"www.....com.tr isimli web sitesine erişimin engellenmesine ve her türlü markasal kullanımın durdurulmasına\"na ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacı şirketin müvekkili aleyhine Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, mahkemece davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın \"...\" markası hakkında bir mahkeme kararı olmasına rağmen açıldığını, HMK'nın 396. maddesine göre durum ve koşulların değiştiği gerekçesiyle talep üzerine ihtiyatî tedbirin değiştirilmesine veya teminat aranmaksızın kaldırılmasına karar verilebileceği, müvekkilinin, davacı şirketin 2017'den beri \"...\" ibareli markanın kullanılmasına sessiz kalmasına bağlı olarak bu tarihten itibaren \"...\" ibareli markalara yatırım yaptığını, \"...\" ibareli tonlarca çay ithal ettiğini ileri sürerek, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise ters teminat mukabili kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 30/11/2023 tarihinde verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmak suretiyle ters tedbire çevrilmesi için yeni bir delil sunulmadığı, ayrıca verilen ihtiyati tedbir kararının tarafların yüzüne karşı duruşmada verilmiş olması nedeniyle de ihtiyati tedbirin kaldırılması hususunda değerlendirme mercinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının ters tedbire çevrilmesi talebinin reddine, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin değerlendirme mercinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde müvekkili aleyhine açılan davada sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğuna karar verildiğini, işbu davada ise ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, dava konusu mesele bilirkişi incelemesine muhtaç değil iken yaptığı işi bilmeyen veya dava dosyasından mücerret inceleme sonucu verilen bilirkişi incelemesinin hakimi ikna etmemesi gerektiğini, müvekkilinin \"...\" ibareli markaları kullanma hakkına sahipliği bir mahkeme kararı ile tescil edilmiş iken verilen kararın hukuk güvenliği ilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin 30.11.2023 ve 04.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>GEREKÇE\t:1-Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen  396. maddesine göre, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin olarak ise 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları kıyas yoluyla uygulanacak olup, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 396 maddesinin gerekçesinde de, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husus olduğu, ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabileceği, her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulmasının, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacağı belirtilmiş olup, hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan  beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.<br>\t\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının SMK’nın 159. maddesi gereğince ters ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin karar, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen bir karar olduğundan ve  6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin ara kararına karşı kanun yolu kapalı olup, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının ters teminata çevrilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>\t2-Davalı vekilinin, ihtiyati tebdirin kaldırılması talebinin incelenmesince gelince, davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinin \"...\" ibareli markayı kullanımına sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığının Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince tespit edildiğini ve eldeki davada verilen ihtiyati tedbir kararının söz konusu davada verilen kararla çeliştiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını da talep etmiştir. <br>  HMK'nın 396. maddesinde; durum ve koşulların değiştiği sabit olursa talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceği düzenlenmiştir.<br>Dosya kapsamına göre, ihtiyati tedbir kararına esas alınan bilirkişi raporunda sessiz kalma yoluyla hak kaybı ile ilgili değerlendirmelere de yer verildiği, yaklaşık ispat şartı sağlandığı gibi HMK'nın 396. maddesi anlamında durum ve koşulların değiştiğinin de sabit olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, ihtiyati tedbir kararının ters teminata çevrilmesi talebinin reddine ilişkin karara ilişkin istinaf itirazları bakımından HMK'nın 346 ve 352. maddeleri uyarınca USULDEN  REDDİNE, <br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin REDDİNE,<br>\t3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t6-Kararın tebliğ işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/03/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9647d10baf1f6d03","SID":"5de98dcc3c966c92"}}