{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/174 <br>KARAR NO: 2024/177<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2023 <br>NUMARASI: 2023/811 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin oluşturduğu ...- ... Adi Ortaklığı ile davalı  şirket arasındaki anlaşma çerçevesinde müvekkili şirketler tarafından davalıya inşaat malzemeleri satılarak teslim edildiğini, akabinde müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık tarafından düzenlenen 28/09/2023 tarihli ve ... ile ... numaralı faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının söz konusu faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmeyerek faturaları kabul etmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını,  bunun üzerine müvekkili şirket tarafından fatura bedellerinin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve  davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması ile davacının taşınır, taşınmaz mallarına, alacaklarına ve diğer haklarına uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında davacı yanın iddia ettiği üzere bir anlaşma bulunmadığını, inşaat malzemesi satın alınmadığını, teslim de edilmediğini, sunulan sevk irsaliyesinin müvekkili şirkete ait olmadığını, dayanak olarak gösterilen irsaliyelerin müvekkili şirketle ilgisi bulunmadığından müvekkili şirketçe faturaların kabul edilmediğini, dava dayanağı faturaların müvekkili şirket ticari kayıtlarına işli olmadığını, bu itibarla davacı yanın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı lehine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, talebin bu aşamada yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.  Davacılar vekili istinaf dilekçesiyle, İİK'nın 257. maddesi ile; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" denilerek vadesi gelmiş para borçlarında başkaca herhangi bir koşul aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin öngörüldüğünü, bu nedenlerle taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı adi ortaklık yüklenici, davalı  ise iş sahibidir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun maddeleri kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamıştır. Bu itibarla mahkemece, olayda İİK'nın 258. Maddesinde aranan yaklaşık ispat şartının oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarih ve 2023/811 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 27/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3203c3c3b09e2bea","SID":"8f38b5e23f243cd7"}}