{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/268 <br>KARAR NO: 2024/182<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/01/2024 <br>NUMARASI: 2023/470 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil <br>KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; terditli olarak taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat talebine ilişkin olup; mahkemece davacı vekilinin taşınmazın kaydı üzerine davalıdır şerhi konulması talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında 2019 yılında İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak yeni bina hakkında çeşitli taşeron sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerde binalardaki 1 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının taşeron sözleşmelerinde adı geçen işleri + ilave işleri yaparak davalıya 2020 yılında  teslim ettiğini, davalının 1 nolu daireyi davacının talimat ettiği (... adlı kişiye)  devir ettiğini,  ancak davalı  Ek-2 deki sözleşmeye konu 8 nolu bağımsız bölümün tapusunu davacıya bir türlü devir etmediğini ve bir takım alacaklarını da halen ödemediğini, mezkur 8 nolu bağımsız bölümün halen davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, davacının şifahi tüm taleplerine rağmen dava konusu 8 nolu dairenin tapusunu alamadığı gibi davalının kendisine verdiği ve kendisinin de ciro ederek ...'ya kullandığı bono hususunda hem kendisinin hem boşandığı eşinin hem de bono hamilinin savcılık şikayetine maruz kaldığını, davalı tarafın kötü niyetli şekilde davalıya keşide ederek verdiği, davacının ciro ederek kullandığı Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu bono hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2023/59795 numaralı dosyasıyla haksız /asılsız şikayette bulunduğunu, Bakırköy 6.İcra Mahkemesi'nde 2022/884 Esas sayılı dosya ile bonoya itiraz davası açtığını ileri sürerek dava konusu 8 nolu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olması halinde 3.kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, akabinde de 8 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise davanın bedele/ alacak davasına dönüşmesine, alacağa eser teslim tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 26/07/2023 tarihli ara karar ile, dava dilekçesi, dava dilekçesi ekinde sunulan taşeron sözleşmeleri davalı vekilince Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazılan dava dilekçesi, taşınmazın UYAP'tan alınan tapu kaydı  ve HMK 389. Maddesi dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; takdiren 350.000,00 TL nakdi teminatın depo edilmesi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde; İstanbul İli, ... nolu bağımsız bölüme ilişkin tapunun 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 25/07/2023 tarihli dilekçesiyle, ihtiyati tedbir kararı için tesis edilen 350.000,00 TL teminatın müvekkili tarafından yatırılmasının ekonomik olarak mümkün olmadığını, davalının mezkur taşınmazı 3. kişilere devri halinde davanın konusuz kalabileceğini, bu durumun da davacının maddi menfaatlerini zedeleyeceğini belirterek dava konusu 8 nolu bağımsız bölümün kaydına TMK'nın 1010.maddesi gereğince \" davalıdır\" şerhi konulmasını talep etmiş, mahkemece 02/08/2023 tarihli ara karar ile, Türk Medeni Kanun'un  1010. Maddesi uyarınca tapu kaydı üzerine şerh konulduğunda tasarruf yetkisinin kısıtlandığı, taşınmaz sahipleri aleyhine teminatsız olarak tasarruf yetkisinin kısıtlanmasını gerektirir bir durumun dosyada bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde davalıdır şerhi düşülmesi talebinin reddine karar verilmiş, bu ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/11/2023 tarih,  2023/1791 E., 2023/1237 K. Sayılı kararı ile;  dava dosyasının henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak delillerin tam olarak toplanmadığı, bu itibarla mahkemece, dosya kapsamındaki evraklar gözetilerek davacı vekilinin  dava konusu 8 nolu bağımsız bölüm üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin teminat karşılığında kabulüne, bağımsız bölümün kaydına \"davalıdır\" şerhi işlenmesi talebinin ise reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 06/12/2023 tarihli duruşmada; dava konusu taşınmaz üzerine yine davalıdır şerhi konulması talebi yenilemiş, mahkemece 03/01/2024 tarihli ara karar ile; mahkemece davacı vekilinin taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulması talebinin reddine ilişkin  ara kararın istinaf incelemesi sonucu onanmasına karar verildiği, Dairemiz kararından sonra dosyada mevcut durumu değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi belgenin sunulmadığı, dosya arasına giren savcılık dosyasının yapılan incelemesinde de soruşturmanın devam ettiği ve dosyanın taraflar arasındaki icra takibine konu kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı olarak başlatıldığı, doğrudan eldeki davaya konu hususlarla ile ilgili olup olmadığının şu aşamada belli olmadığı, kaldı ki bu dosyaya sunulan şikayet dilekçesinin istinaf kararı öncesi incelenip değerlendirildiği, soruşturmanın da halen devam ettiği, bu itibarla yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 04/01/2024 tarihli istinaf dilekçesiyle, davalı firmanın yakın tarihte ortadan kaybolduğunu, adreslerini terk ettiğini, tüm tebligatların TK'nın 35. maddesine göre yapıldığını, davalının davaya yasal sürede cevap vermediği gibi herhangi bir delil de sunmadığını, dava dosyasına istinaf incelemesi sonrası celp olunan Bakırköy 6.İcra Mahkemesi'nin 2022/884 E sayılı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/59795 sayılı dosyalarında davalı firmanın davacı ile daire karşılığı taşeron sözleşmesi imza ettiğini ikrar ettiğini, hatta sözleşme örneğini o dava dosyalarına eklediğini, dosyanın geldiği aşamada  davaya konu dairenin tapu kaydında davalının borçları nedeni ile yeni tarihli hacizlerin işlendiğinin açık ve net olduğunu, davalıdır şerhi konulmadığı takdirde davacının hak kaybına uğrayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 2019 yılında dava dışı arsa sahiplerine ait İstanbul İli, Eyüp Sultan İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı yüklenici yanca yapılacak binalara ilişkin çeşitli taşeron sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu sözleşmeler uyarınca davalı yüklenici tarafça davacı taşerona yapılan iş karşılığı inşa edilecek binadaki 1 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin verilmesi kararlaştırılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı yanlar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı yanca kendisine verilmesi gereken 2 adet bağımsız bölümden 8 nolu bağımsız bölümün tapusunun devredilmediğini ileri sürerek terditli olarak bu bağımsız bölümün tapusunun iptalini, olmadığı taktirde değerinin tahsilini talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.  Yukarıda açıklanan sözleşme içeriği, tarafların hak ve yükümlülükleri ve anılan kanun maddeleri ve  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/59795 soruşturma sayılı dosya içeriği gözetildiğinde; mahkemece eldeki davada talep edilen alacağın davanın konusu olduğu ve davacı taşeron yönünden maddede aranan yaklaşık ispatın gerçekleştiği gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/01/2024 tarih ve 2023/470 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51f9dc2b1464ed32","SID":"11c41e6947be2225"}}