{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/2078 - 2024/263<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/2078 <br>KARAR NO\t: 2024/263<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/102 E.  -  2021/343 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali ile Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/10/2021 tarih ve 2021/102 E. - 2021/343 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/64962 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “luxus” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/62357 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’de eskiye dayalı hak sahibi olduğunu, Almanya merkezli bir şirket olan müvekkilinin üç ülkede ofisi bulunduğunu, ürünlerini 20’den fazla ülkede piyasaya sürdüğünü, Ortadoğu ve çevre ülkeler için İstanbul’da şubesi olduğunu, araştırma ve geliştirme ekiplerinin bir kısmının ve önemli tasarım ekiplerinin Türkiye’de bulunduğunu, ürünlerin boyası ve kaplaması yapılan tüm metal ve pirinç parçaların Türkiye’de üretildiğini, \"...\" markasının ülkemizde de yaygın bir biçimde kullanıldığını; www.....de alan adını markası için tahsis ettiğini, Türkiye’deki faaliyetlerinin ... San.Tic. Ltd.Şti tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin 2019/64962 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun 9. sınıfta yapıldığını, bu başvurunun dava konusu marka başvurusundan 7 gün sonra yapılmış olsa bile WIPO nezdinde DE302018236343 numara ile 29.11.2018 tarihinde 9. sınıfta başvuru yapıldığını ve markanın 13.03.2019 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu,  dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu “...” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bunun bilinçli bir taklit olduğunu, müvekkil markasının tanınırlığı yüksek bir marka olduğunu, bu hususunda dikkate alınması gerektiğini, davalı firma marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin müvekkil markasının tanınmışlığından faydalanma gayesi bulunduğunu, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticari unvanı olduğunu ve 6769 sayılı SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca da dava konusu markanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-11037 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/62357 başvuru numaralı “luxus” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, davacının Türkiye’de tanınmış olduğu, eskiye dayalı kullanımı bulunduğu ve ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddialarının asılsız olduğunu, davacının Türkiye piyasası için her hangi bir satış ve pazarlama faaliyetinin bulmadığını; Türkiye’deki ofislerinin diğer ülkelerle bağlantı amaçlı çalıştığını, tanınmışlığın kamuoyu ve pazar araştırması, ilgili pazardaki payı, satış rakamları gibi somut veriler ile ispatlanabileceğini, davacının rüçhan hakkından süresinde yararlanmadığını, davacının 29.11.2018 tarihinde WIPO nezdinde başvurusu yaptığını ancak 6 ay içinde Türkiye’de marka başvurusu yapmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin faaliyet gösterdikleri sektörün bile aynı olmadığını, markaların benzer olmasının tek başına kötü niyet sebebi sayılmayacağını, davacı ile müvekkilinin farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini, iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkilinin hitap ettiği müşteri kitlesinin çocuk sahibi olmuş ve/veya olacak kişilerden oluştuğunu, sıradan bir kitle olmadığını, hassasiyeti olan bu nedenle araştırmaya yönelmiş, duyarlı ve dikkat seviyesi yüksek bir kitle olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafın 2019/64962 sayılı “...” ibareli markasının başvuru tarihinin 09.07.2019 olduğu, dava konusu 2019/62357 sayılı markanın başvurusunun 02.07.2019 tarihinde yapıldığı,  davacı marka başvurusunun dava konusu marka başvuru tarihinden önceki tarihli olmadığı, böylece SMK'nın 6/1. maddesi hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığının; YİDK kararının iptali yönünden davacının itiraz dilekçeleri ile davalı kuruma sunmuş olduğu önceki tarihli kullanım iddiasına ilişkin delillerin Almanca ve İngilizce olduğu, bir kısmının “angebot” başlıklı “teklif” formları olduğu, bir adet fatura sunulduğu, 19.06.2019 tarih ve 011-19 nolu faturanın davacı şirket tarafından Varşova adresinde bir firma için düzenlendiği, Almanya’da yapılan marka başvurusuna ilişkin belgelerin sunulduğu, sunulan ürün tanıtım görsellerinde tarih bilgisinin bulunmadığı, mevcut delillerin,  davacının dava konusu markaya itiraz aşamasında, “...” ibareli markasını dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerde Türkiye sınırları içinde kullandığı iddiasının ispatlamaya yeterli olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğine dayalı iddiasının yerinde olmadığı, açıklanan nedenler ile YİDK kararının doğru ve yerinde olduğu, hükümsüzlük koşullarının ise oluşmadığı; ticaret unvanın bir marka karşısında hangi mal ve hizmetler açısından koruma hakkı bulunduğunun tespiti için gerçek veya tüzel kişi tacirlerin faaliyet konularının, ticaret unvanlarını hangi mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde Türkiye’de kullanıldığının ispatlanması gerektiği, somut olayda YİDK kararının iptali yönünden yapılan değerlendirme kapsamında, davacının  dava konusu markaya karşı itiraz dilekçeleri ekindeki deliller incelendiğinde bu iddiayı ispatlayacak nitelikte yeterli bilgi, belge ve delilin sunulmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmadığı, kötüniyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararının aksine müvekkilinin \"...\" ibareli markanın öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve dava konusu markanın haksız rekabete neden olduğunu, müvekkili şirket Türkiye'de davalı şirketten önce davaya konu markasını kullanmaya başlamış olup eskiye dayalı kullanımı nedeniyle SMK'nın 6/3 kapsamında gerçek hak sahibi olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda YİDK sürecinde sunulan delillerin incelendiğini, dava dosyasında yer alan delillerle ilgili görüş ve değerlendirme yapılmadığını, müvekkili şirketin İstanbul'da da şubesinin bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını ülkemizde de yaygın şekilde kullandığını, müvekkili şirketin davaya konu markasını ... San.Tic. Ltd. Şti. firması ile Türkiye'de tescilsiz olarak kullanmakta olup bu hususu kanıtlar nitelikte her türlü fatura, irsaliye, sözleşme, ihracat belgeleri, katalog, sertifika gibi tüm belgelerin delilleri arasında yer aldığını, davaya konu marka başvuru tarihinden önceki tarihli Türkiye'de davaya konu markanın kullanıldığını gösterir deliller ile sabit olduğu üzere, müvekkili şirketin \"...\" ibareli markası üzerinde eskiye dayalı kullanımı nedeniyle öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markasının tanınırlığının yüksek olduğunun da dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin ticaret unvanından doğan “...” markası ile yıllardır tanındığını, davalı firmanın marka başvurusunun kötü niyetle, müvekkilinin tanınmışlığından faydalanma gayesi içerisinde gerçekleştirildiğinin de kabul edilmesi gerektiğini, 25 yılı aşkın süredir sektörde faaliyet gösteren ve belirli bir tanınmışlığa erişen “...” esas ibareli müvekkili markasının, davalı ... A.Ş. tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı taraftan çok daha önce davaya konu \"...\" ibaresini Türkiye'de ticari faaliyetlerinde kullandığı gözetilerek, müvekkilin \"...\" ticaret unvanının TTK ve 6769 sayılı SMK hükümlerine göre de korunması gerektiğini, “...” ibaresinin müvekkilin aynı zamanda ticaret unvanı olduğundan korunması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının marka başvurusunun davalı şirket başvurusundan sonraki tarihli olması nedeniyle SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 6/3 maddesinde düzenlenen \"gerçek hak sahipliği\" ilkesi uyarınca, davacının önceye dayalı hak sahipliğini iddia edebilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, başvuru konusu işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal olarak kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması, önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından önce olmasının gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan delillerin YİDK karar iptali ve hükümsüzlük talepleri yönünden ayrı ayrı incelendiği, somut uyuşmazlık yönünden SMK'nın 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının markasının tanınmışlığını ispatlayamadığı, davalının başvurusunu kötüniyetle gerçekleştirdiğine ilişkin de somut veri bulunmadığı, \"...\" ibaresinin Almanca \"...\" anlamına geldiği, mahkemece yerinde bulunan YİDK kararında belirtildiği gibi başvuru markasının davacının ticaret unvanını birebir içermediği, SMK'nın 6/6. maddesi bakımından yeterli delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br> <br><br><br><br>\tBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0a3f91ead3d4913","SID":"ee9353f37a08ab72"}}