{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2071 - 2024/254<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/2071 <br>KARAR NO\t: 2024/254<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/103 E.  -  2021/375 K.<br><br>DAVACI<br>KARŞI DAVALI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI<br>KARŞI DAVACI\t:<br><br>ASIL DAVA KONUSU\t: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARŞI DAVA KONUSU\t: Endüstriyel Tasarım (Tasarımın Hükümsüzlüğü)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/11/2021 tarih ve 2020/103 E. - 2021/375 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı - karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin yıllardır mobilya tasarım, imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini ve tasarımlarını tescil ettirdiğini, bu kapsamda 2017 05870/25.01 ve 25.02 sayı ile tescilli masa tasarımlarının bulunduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/121 Değişik İş sayılı dosyasında davalı yana ait  http://www.....com/urunler/2502-mile-yonetici-masasi.html alan adlı internet sitesindeki ürün görseli üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını ve davalının müvekkili tasarımlarından kaynaklanan haklara tecavüzünün tespit edildiğini, tarafların arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alamadıklarını ileri sürerek, tecavüzün kaldırılması ile SMK 150, 151/1 ve 151/2-a uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, tasarım tecavüzüne karar verilmesi durumunda ürünlerin imhasını, D.İş dosyasındaki masrafların da tahsilini talep ve dava etmiş, 08/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi  ile maddi tazminat talebini 10.000,00-TL'ye yükseltmiştir.\t<br>\tDavalı-karşı davacı vekili, asıl dava yönünden davacının davasına mesnet gösterdiği 2017/05870-25 sayılı tasarım ile müvekkiline ait tasarımın fotoğraflardan karşılaştırılmasının mümkün olmadığını, ürünlerin bir araya getirilip değerlendirilmesi gerektiğini, taraf tasarımları arasında görsel ve teknik anlamda benzerlik bulunmadığını, ürünlerin masa ayaklarının birbirinden farklı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılığının hesaplanabilir olmayıp farazi iddialara dayandığını savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise davacı/karşı davalının 2017/05870-25 sayılı tasarımının dava dışı ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 2014/05313-1 ve 3 sayılı tasarımlarından intihal edildiğini, davacı/karşı davalının 2017/05870-25 sayılı tasarımının yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmayıp gerek yurt içinde gerek yurt dışında mukim birçok şirket tarafından tasarım tescil tarihinden önce üretilip piyasaya sürüldüğünü, davacının 2017/05868-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 numaralı tasarımlarının da kendi emeği olmayıp ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin 2014/07983-1 tasarım numarası ile tescil işleminin gerçekleştirildiğini, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını ileri sürerek, karşı davalı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı/karşı davalıya ait 2017/05870-25 sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların, davalı/karşı davacı tarafından hükümsüzlüğe mesnet olarak gösterilen yerli ve yabancı tasarımlardan farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabilecekleri ve bu nedenle dava dosyası kapsamında davacı/karşı davalıya ait 2017/05870-25 sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu ve tasarım koruması kapsamında kaldığı,  yönetici masası modellerinde tasarımcının seçenek özgürlüğünün yüksek olduğu, genel izlenim itibariyle davalı/karşı davacının \"... Yönetici Masası\" ürünü ile davacı/karşı davalının 2017/05870-25 sıra numarası ile tescilli “masa” tasarımı arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu ve davalı ürününün davacı tasarımı karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, davacının adına tescilli ve dava konusu yapılan 2017/05868 sayılı tasarıma tecavüz teşkil eden fiillere ilişkin delil sunulmadığı, dava dosyasında, davalı eyleminden kaynaklı davacının aktifinde azalma veya pasifindeki çoğalmaya ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunamadığı, ispat edilmediği için davacının fiili zararının hesaplanamayacağı ve maddi tazminat hesabında değerlendirmeye alınamayacağı, davalı şirket 04.12.2017 tarihinde kuruluş işlemleri tamamlanarak tescil edildiğinden 04.12.2017-17.03.2020 tarihleri arası dönem için davacı lehine maddi tazminat hesabı yapıldığı, davalı şirketin 2017 yılı döneminde 9.964,26-TL faaliyet kârı elde ettiği, 2018, 2019 ve 2020 yılı 1. geçici vergi faaliyet dönemlerini zarar ile kapattığı, bu durumda tasarım ihlali dolayısıyla davacının yoksun kaldığı elde edeceği muhtemel gelirin ticari defterlerden tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığından TBK'nın 50/2 ve 51/1. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece 9.964,26-TL olarak  hesaplandığı,  tasarım hakkı tecavüze uğrayan tasarım sahibi tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2017 05870/25 sıra numaralı tasarıma yapılan tecavüzün önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına, 9.964,26-TL maddi, 9.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda bilirkişi raporuna itirazlarına ilişkin açıklama yapılmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın da kabul edilebilir olmadığını, müvekkili şirketin eyleminden kaynaklı olarak davacı/karşı davalının aktifinde veya pasifinde çoğalma ya da azalmaya ilişkin bilgi ve belge bulunamadığı...'' belirtilmişse de müvekkil şirket aleyhine 9.964,26-TL maddi tazminata ilişkin kanaate varıldığını, kaldı ki, maddi tazminat tutarının hesaplanmasında bilirkişi tarafından yalnızca müvekkili şirketin faaliyet dönemlerindeki kâr/zarar oranları dikkate alınmış olup, bu hususun dahi eksik inceleme yapıldığını gösterdiğini, zira Yerleşik Yargıtay İçtihatları nazara alındığında lisans örneksemesi yöntemi kullanılmadan yoksun kalınan kazanç açısından kanaate varılmasının hukuka aykırılık arz ettiğini, 217/05868 sayılı tasarım hakkında ''Davacının adına tescilli ve dava konusu yapılan 2017/05868 sayılı tasarıma tecavüz teşkil eden fiillere ilişkin delil sunulmadığından davalının bu eylemi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.'' şeklinde hüküm kurulduğunu, yerel mahkemenin davacı/karşı davalının dava dilekçesindeki talebini kısmen kabul etmesine rağmen kurulan hükümde yalnızca maddi tazminata ilişkin hüküm açısından kısmen kabul kararı verildiğini, karşı davalıya ait tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün önlenmesi, madde ve manevi tazminat, karşı dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, tasarım hükümsüzlüğü talebiyle açılan karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. <br>\tHükümsüzlük talebiyle açılan karşı dava bakımından karşı davacı tarafça sunulan deliller hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenmiş ve dava konusu çoklu tasarımların mesnet gösterilen yerli ve yabancı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, karşı davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmiş ve karşı davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 06.12.2020 tarihli dilekçede üç ürün görseli sunulmuştur. Ancak, söz konusu görsellere ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Oysa, mutlak yenilik kriteri kamu düzenine ilişkin olup, karşı davacı tarafça rapora itiraz dilekçesinde sunulan delillerin de dikkate alınması gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/03/2014 tarih ve 2013/16220 E.-2014/5310 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenle, ilk derece mahkemesince, karşı davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunulan delillerin incelenmemesi doğru bulunmamıştır.     <br>\tBu itibarla Dairemizce, davalı-karşı davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 04/11/2021 gün ve 2020/103 E. - 2021/375 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalı-karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davalı-karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 324,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı - karşı davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75d386f5c15721da","SID":"74fff809ccce62b1"}}