{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2400 - 2024/214<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2400 <br>KARAR NO\t: 2024/214<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/46 Esas 2021/684 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/03/2024<br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 21.11.2017 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın kaldırımdaki yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 25.11.2019 tarihinde 2.460,84 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik tedavi gideri ve işgücü kaybı olarak toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.04.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta AŞ ile anlaşma sağlandığından maddi tazminatın konusuz kaldığını, ... Sigorta AŞ yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden işleten ve sürücü hakkındaki davaya devam ettiklerini açıklamıştır.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan aracın 28.07.2017-28.07.2018 tarihleri arasında davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup davadan önceki başvuru üzerine 25.11.2019 tarihinde davacıya 2.460,84 TL ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, aksi halde kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, tedavi giderleri ve geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, 30.10.2020 tarihli dilekçesi ile de; dosyada davacı ile sulh olduklarını,  feragat sebebiyle davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili; 21.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsü ...'in ve ruhsat sahibi ...'in kusuru bulunmadığını, davacının yayalar için karşıdan karşıya geçmek için konulmuş olan kurallara uymaması nedeniyle kusurlu olduğunu, ceza dosyasının sonucunun beklenmesini, davacının kazadan üç saat sonra özel hastaneden aldığı raporun şüpheli olup ATK’dan maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın trafik kazasına bağlı haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 27.06.2019 tarihli raporunda davacının kusursuz, davalı sürücü ...'in ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 27.04.2021 tarihli raporunda davacının % 10 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, davacı vekilinin 04.05.2020 tarihli dilekçesi ile; davalı ... Sigorta AŞ ile maddi tazminat açısından uzlaşma sağlanmış olduğu, bu davalı açısından davadan feragat ettikleri, diğer davalılar açısından manevi tazminata ilişkin taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, davalı sigorta şirketi vekilinin de 30.10.2020 tarihli dilekçesi ile; dosyada sulh olunduğu, feragate bir diyeceklerinin olmadığı, feragat sebebiyle davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği, bu nedenle maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirilmesinde ise, tarafların kusur durumları, davacının maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza nedeniyle yaşamış olduğu elem ve acı, davacının yaşı gereği uzun bir süre kaza nedeniyle yaşayacağı sıkıntılar dikkate alınarak, manevi tazminat yönünden davacının davasının kabul edilmesinin gerektiği belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat açısından davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... vekili lehine vekalet ücreti takdirine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de maddi tazminat açısından davalılar ... ve ... yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 04.05.2020 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile maddi tazminat açısından uzlaşma sağlandığından bu davalı açısından davadan feragat ettiklerini,  ancak diğer davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirdiklerini, davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde de feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının bildirildiğini, bu halde diğer davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını, ilk derece mahkemesi tarafından bu husus gözetilmeksizin maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddi ile davalı ... ve ... lehine vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalılar ... ve ... açısından feragat durumu söz konusu olmayıp bu davalılar açısından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 331. Maddesi gereğince de davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri ve ayrıca davacı hakkın özünden feragat etmemiş, dava konusu maddi tazminat alacaklarına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat ettiğinden, davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermiş olup, esasen burada dava konusuz kaldığından istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... lehine hükmedilen vekalet ücreti ve davacı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri açısından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat açısından davalılar ... ve ... yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 21.11.2017 tarihinde meydana gelen ve davacı ...'in yaralanmasına neden olan olayda araç sürücüsü davalı ...'in ya da araç ruhsat sahibi ...'in kusuru bulunmadığını,   davalı ...’nın sürücüsü olduğu araçla  dönel kavşağa girerek  dönmek istediği sırada dönel kavşak orta adasında yaya olarak bulunan ve karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı ...’in de yola girmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının, yayalar için karşıdan karşıya geçmek için konulmuş olan kurallara uymayarak, gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklı olarak kendi asli kusuru ile bu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalıların kusursuz olduğunu, Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1114 Esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında 26.04.2018 tarihli trafik bilirkişi ... tarafından tanzim edilmiş olan raporda netice ve kanaat olarak davacı ... hakkında \"2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan yayalara ait kusurlardan 138/b maddesi Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayalar, taşıt yolunun yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından geçmek zorundadır. K.T.Kanunu 68/1-b-1 maddesi yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde, yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymamak kurallarını ihlalden dolayı kazanın oluşumunda birinci derecede asli kusurlu olduğu\" değerlendirmesi yapıldığını, yine ilgili mahkeme dosyasındaki 30.11.2018 tarihli keşif sonrasında bilirkişi ...’ın 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında katılan ...’in asli kusurlu, ...’in ise tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiğini ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kazadan sonra davalının davacıya yardımcı olmak istediğini, davacının,  ambulans çağrılması talebini dahi kabul etmediğini iyi olduğunu, bankaya gitmesi gerektiğini belirterek yoluna devam ettiğini, olaydan bir süre sonra ise omzunun kırık olduğundan bahisle ilgili sağlık kuruluna başvurduğunu, meydana gelen cismani zararın kazadan kaynaklı olup olmadığının dahi şüpheli olduğunu, 68 yaşındaki davacının vücudunda kırık oluşacak düzeyde yaralanması neticesinde yerinden kalkmasının dahi zor bir durum olduğunu, ... Hastanesine 3 saat gibi bir süre sonra başvurarak davacıda omuz kırığına neden olan olayın kendi kusurundan kaynaklı bu kaza olup olmadığının dahi şüpheli durduğunu, davacının kendi asli kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu işbu kaza nedeniyle bir zarara uğrayamayacağı, uğramış olduğu zararı ise davalılardan talep edemeyeceğinden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken kısmen kabulünün yasaya aykırı olduğunu, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1114 Esas ve 2019/1783 Karar sayılı dosyasının davalı tarafından 30.11.2019 tarihinde istinaf edildiğini, ilgili dosyaya ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, dosya kapsamında mevcut bulunan tüm deliller ışığında ... üzerine atılı bir kusur bulunamayacağı, meydana gelen kazaya davacı ...'in kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinin açıkça ortada olduğunu, dosya kapsamında mevcut bulunan tüm bu bilgi ve belgelere rağmen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin dosya kapsamına göndermiş olduğu 24.05.2019 tarihli raporda \"Olay mahallinin kavşak başı ve bu sebepten ötürü yayanın ilk geçiş hakkına sahip olması hususu, yayanın kat ettiği mesafe, çarpışma noktasının konumu dikkate alındığında bilirkişi raporlarındaki kusur durumlarına iştirak edilmemiş olup... Sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkati ve özeni vermesi görüş alanını kontrol altında bulundurması, ilk geçiş hakkını kavşak başından geçen yayaya vermesi, yayanın geçişini güvenli bir şekilde bitirmesini beklemesi gerekirken geçişinin büyük bir çoğunluğunu tamamlamış yayaya kontrolsüzce çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurludur\" denilmiş ise de bu değerlendirmenin baştan sona hatalı olduğunu, 27.01.2021 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacının sürekli maluliyet oranı %11 olarak, 4 ay geçici iş göremezliğinin ve 3 ay bakıcıya muhtaç olduğu sürenin bulunduğu belirtilmiş ise de 27.04.2021 tarihli raporda ise maluliyet oranının %10 olduğu, 4 ay geçici iş göremezliğinin ve 3 ay bakıcıya muhtaç olduğu sürenin bulunduğu belirtildiğini, raporlarda belirlenen bu maluliyet oranı, söz konusu trafik kazasının doğrudan bir sonucu olamayacak derece yüksek olup davacı, kaza tarihinde 68 yaşında olup alınan bilirkişi raporlarının hiçbirinde davacının kazadan önceki sağlık durumu ile kas ve iskelet sisteminin durumunun değerlendirilmediğini, zarar görenin önceden mevcut bir engelinin davaya konu kazaya bağlaması ve bunu tazminat konusu yapmasının hakkaniyetsiz sonuçlara yol açacağını, her ne kadar söz konusu bilirkişi raporunda davacının hareket engeli olduğu belirtilmiş olsa da bu hareket engelinin ne kadarının davacının kazadan önceki hastalıklarına ne kadarının kazaya bağlı olarak meydana geldiğinin bilirkişi raporunca belirlenmesi gerektiğini, bu durumun bilirkişi raporu ile tespit edilememesi halinde davacının kazadan önceki sağlık durumu dikkate alınarak manevi tazminatın bu hususlar çerçevesinde belirlenmesi gerekirken ilk derece mahkemesince bu hususlarının gözetilmediğini ve hakkaniyete aykırı olarak fahiş bir tazminat belirlemesi yapıldığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>HMK’nun 355 maddesi gereğince davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 21.11.2017 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın kaldırımdaki yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 25.11.2019 tarihinde 2.460,84 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik tedavi gideri ve işgücü kaybı olarak toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.04.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta AŞ ile anlaşma sağlandığından maddi tazminatın konusuz kaldığını, ... Sigorta AŞ yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılar hakkındaki davaya devam ettiklerini açıklamış; Mahkemece davacının kusursuz, davalı sürücü ...’nın asli ve tam kusurlu olduğu, davacının %10 maluliyet oranı, 4 ay iyileşme süresi, 3 ay bakıcı gideri ihtiyacı olması, maddi tazminat talebinin yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine dair verilen karara karşı davacı vekili maddi tazminat yönünden davalı sürücü ve işleten yönünden hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine; davalı işleten ve sürücü vekili de manevi tazminat yönünden kusur oranı, maluliyet oranı ve tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür .<br>Davalı işleten ve sürücü vekili davacının maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüş ise de; <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>Davalı işleten ve sürücü vekili tarafların kusur oranlarına itiraz etmiş ise de dosyadaki mevcut delillere göre, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olmakla birlikte istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 Tarih 2021/2173 Esas 2022/235 Karar sayılı dosyasından anılan 24.05.2019 tarihli ATK kusur raporu ile mahkemece alınan 16.10.2020 tarihli ATK kusur raporlarının aynı yönde olduğu ve kazanın, 21.11.2017 günü saat 15.50 sıralarında davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Gazi Yakup Caddesi istikametinden Hasan Polatkan sokak istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli orta adalı dönel kavşağa geldiğinde seyir istikametine göre sol taraftan yola girmek suretiyle kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e çarpması sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, olay yerinde yolun 7.5m genişliğinde, asfalt, düz ve eğimsiz,  yerleşim yeri içinde, vaktin gündüz olduğu, olay yerinde dönel adalı kavşak mevcut olduğu, bu mahalde sola dönüş manevrası yapmakta olan aracın sol taraftan yola girmek suretiyle karşıdan karşıya geçmeye başlamış ve devamında da geçişini bitirmek üzere olan yayaya çarptığı, olay yeri basit krokisinde, çarpışma noktasının yaya kaldırımına yakın bir yerde olduğu ve müşteki yayanın geçişini tamamlamak üzere olduğunun anlaşıldığı davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile gündüz vakti yerleşim yeri içindeki mahalde seyir halindeyken olay mahalli kavşağa gelip gerçekleştirdiği dönüş manevrasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, manevrası sırasında hareket alanını kontrol altında tutmaya yeterli özeni göstermediği, ilk geçiş hakkını kavşak mahallinde geçiş halindeki yayaya vermediği ve dikkatsiz manevrası neticesinde de karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olan yayaya çarptığı olayda asli derecede (%100 ) kusurlu; davacı yaya ... olay yeri kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekteyken geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada bu mahalde dönüş manevrası yapan aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. <br>Davacı işleten ve sürücü vekili manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür. Davacının manevi tazminat istemi TBK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK’nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların kusur oranları, davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, maluliyet oranı, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki (2017) paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacı için belirlenen manevi tazminatlarının uygun takdir edildiği anlaşıldığından hüküm altına alınan miktarda bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davacı vekili maddi tazminat yönünden davalı işleten ve sürücü yönünden vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirtmiştir.  Davacının talep konusu tedavi gideri, sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatının dava açıldıktan sonra yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ tarafından ödendiği, davacı vekilinin de ödeme nedeniyle 30.04.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden feragat ettiği, davalı sigorta şirketi vekili de yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını belirtilmiştir. Davacı dava açmakta haklı olup ve açtığı dava sonucunda haksız çıkmış değildir.Davalı işleten, sürücü ve sigorta şirketi dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Ayrıca davacının feragat beyanı davanın esasından (özünden) feragat değil, davalı sigorta şirketi tarafından davanın açılmasından sonra yapılan ödemeden dolayı maddi tazminat talebinden vazgeçmeye ilişkindir. Bu durum karşısında mahkemece,maddi tazminat yönünden vekille temsil edilen davalı işleten ve sürücü lehine vekalet ücreti  verilmemesi gerekirken davalı işleten ve sürücü yararına vekalet ücreti takdiri, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maluliyet ve kusur oranının hükme esas alınmasında, manevi tazminat miktarının takdirinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin maddi tazminat yönünden vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebi yerinde görüldüğünden istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>Buna göre; <br>1- Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, <br>2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, <br>Reddedilen maddi tazminat yönünden;<br>3-Harçlar Kanununun 22. Maddesi gereğince ilk oturumdan sonra davadan feragat edildiğinden alınması gereken 39,53-TL peşin harcın maddi tazminata yönelik kısmı olan 3,42 TL’den mahsubu ile bakiye 36,11-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>Kabul edilen manevi tazminat yönünden;<br>4-Alınması gereken 1.366,2-TL harçtan, peşin harcın manevi tazminata yönelik kısmı olan 68,31-TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.297,89-TL harcın davalılar ... ve ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 4.080,00-TL'nin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Red edilen maddi tazminat yönünden davalılar ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>7-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak Hazineye irad kaydına,<br>8-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan başvuru harcı 54,40 TL, 31,00 tebligat gideri 305,5 TL, 5,00 müzekkere masrafı 44,20-TL, posta masrafı 163,50-TL, olmak üzere toplam 567,60-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, <br>9-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, \t <br>III-İSTİNAF HARÇ VE GİDERLERİ YÖNÜNDEN: <br>1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20 TL karar harcından davalı ... ve ... tarafından yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan toplam 164,60 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına \t<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının talep halinde yatırdıkları oranda davacı ve davalılara iadesine,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, harç ikmali ve iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ  YOLU AÇIK  olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c668de8d83d7ebf7","SID":"a2e0303dd9a9ed57"}}