{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2330 <br>KARAR NO: 2024/538<br>KARAR TARİHİ: 12/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/05/2023<br>NUMARASI: 2023/536 2023/582<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...Davalının tacir olup olmadığı yönünde ticaret sicilinde, esnaf ve sanatkarlar odasında ve vergi dairesinde kayıtlı belgelerin celbi sağlanmış, gelen yazı cevabında davacının gerçek usulde vergilendirildiği, işletme esasına göre defter tuttuğu, davalının işletmesinin esnaf işletmesi sınırlarını aştığı 2. sınıf tacir olarak gerçek usulde ticari işletme hesabına göre defter tuttuğu, abonelik sözleşmesinin davalının işletmesi adına yapıldığı, tarafların her ikisinin de tacir oldukları ve ihtilafın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"... taraflar arasında var olduğu iddia edilen Mobil Telefon Kurumsal Abonelik sözleşmesine dayalı olarak alacak talebinde bulunmuş olup  dosya kapsamına, esnaf ve sanatkarlar odasından ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davalının  tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise  ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Davacı vekili, dava dilekçesinde, aynen \"borçlu ... ile müvekkil şirket arasında Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalanmış olup, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı, müvekkil şirketten kurumsal mobil telefon hattı kullanmış ve devamında kullanılan telefon hattından, tarife ve paket kullanımından kaynaklanan fatura borçlarını ödememiştir.\" şeklinde beyanda bulunarak dava sebebini açıklamıştır. Somut olayda, uyuşmazlık, taraflar arasında münakid olan Mobil Telefon Kurumsal Abonelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafın esnaflık kaydı olmasına karşılık ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı ve kazancının, Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı görülmektedir. Yine aynı şekilde, mobil telefonun, esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Bu durumda, yani, dosya kapsamıyla sınırlı olarak yapılan değerlendirmede, davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, giderek HMK. 2. maddesi uyarınca davanın asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/02/2024  gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8622ad35fe0e174","SID":"bd49dec8fbd8a1ea"}}