{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/25 <br>KARAR NO: 2024/111<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10.09.2020<br>NUMARASI: 2016/747 E. - 2020/385 K.<br>DAVANIN KONUSU Rücuen Tazminat (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın  kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. Tarafından ... nolu Leasing Uzun Süreli Sigorta Poliçesi ile sigortalıları ... A.Ş. ye ait ... Marka, ... Model, Paletli Ekskavatör İş Makinası sigorta teminatı altına alındığını, söz konusu makine, sigortalı ... A.Ş. tarafından Burdur .... Noterliğinin 12/08/2014 tarih, ... yevmiye ve ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şti. ne kiralandığını, söz konusu iş makinesinin 10/01/2015 tarihinde motor kompartmanında meyana gelen kısa evre, elektrik tesisatı arızası neticesinde alevli yangına maruz kaldığını ve  ciddi anlamda hasar aldığını, sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan iş makinesinin davalı şirketin sorumluluğunda bulunan elektrik tesisatı arızası neticesinde çıkan yangın sonucunda hasar gördüğünü bu nedenle müvekkili şirketin 30/04/2015 tarihinde kiracı ...Tic. Ltd. Şti. ne 150.000,00 TL ve 02/03/2016 tarihinde sigortalı ... A.Ş.ne 62.800,00 TL olmak üzere toplamda 212.800,00 TL ödeme yapıldığını, hasar dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda gerçekleşen yangın sebebiyle davalı şirkete rücu edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, rutin olarak yetkili servislerde bakımı yapılan iş makinasında herhangi bir dış etken olmadan yangın çıkmasında davalı şirketin sorumlu olması gerektiğini ve bunun üretici hatası olduğu belirtildiğini, iş makinasının elektrik aksamındaki bir arızadan bahsedilmediğini ya da hasarın çıkma sebebine yönelik yapılmış bir tespit veya  kullanıcıya verilmiş bir bilgi dahi olmadığını, davalı şirketin yetkili servislerince yapılan bakımlarda dahi ortaya çıkmayan bir sebepten ötürü meydana gelen hasarın bir tür gizli ayıp niteliğinde olduğunu, hasardan önce son yapılan 29/12/2014 tarihli bakıma ilişkin dış servis formunda, makinada herhangi bir arızaya rastlanmadığını ve müşteriye sorunsuz teslim edildiğinin de belirtildiğini, bu nedenle ve yangına uğrayan iş makinasının kusurlu olduğu da dikkate alındığında söz konusu hasar bedelinin davalı şirket tarafından, talep ettikleri şekliyle ödenmesi gerektiğini, gerçekleşen hasarın davalı şirketçe ödenmesi için, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete rücu mektubu gönderildiğini, davalı şiketin ise garanti süresinin geçmiş olması ve diğer soyut iddialar ileri sürerek herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirttiğini, garanti süresi geçmiş olsa dahi, hasar tarihinde henüz 4-5 aylık olan ve bakımları sürekli olarak davalı şirketin yetkili servislerinde yapılan iş makinasının herhangi bir dış etken olmadan elektrik aksamındaki kısa devre arızası ile hasara uğramasının gizli bir ayıp niteliğinde olduğunu, davalı şirketin açıkça hasardan sorumlu olduğunu, yapılan bildirime rağmen herhangi bir ödeme yapmayan ve herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını iddia eden davalıya karşı müvekkili şirketin toplamda ödemiş olduğu 212.800,00 TL nin rücuen tazmini için işbu davayı açmaları gerektiğini iddia edereky 212.800,00 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacının dava dilekçesinde Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/392 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunu dayanak gösterdiğini , bilirkişi raporunun yokluklarında yapılan inceleme sonucu sunulduğunu, bu nedenle kabul etmediklerini, sigorta ekspertiz raporunun tek taraflı ve beyanları olmadan hazırlandığını bu nedenle itiraz ettiklerini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/392 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda yangın olayının makinenin motor kısmında bulunan elektrik aksamlarında meydana gelen arızadan kaynaklı elektrik kontağından meydana geldiği herhangi bir dış etkenden kaynaklı olmadığınını belirtildiğini, bilirkişi raporunda gerekli teknik araştırmaların yapılmadan raporun hazırlandığını, raporda iş makinası aküsünün yanlış şarj edilip edilmediği hususunda hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, iş makinasının kullanım koşullarına uygun kullanıp kullanmadığı değerlendirilmeksizin iş makinasının kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiğini bunun yanlı bir açıklama olduğunu, iş makinasının davacıya sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, bunu davacının da belirttiğini, yangın hasarının meydana geldiği 10/01/2015 tarihinden 3 gün önce 07/01/2015 tarihinde makineden çalışma kaydı verisi alınamadığı, makinanın çalışma kaydının alınamamasının sebebinin akü şarjlarının düşük olduğu, akü voltajının düşük olduğuna ilişkin anormallik kaydına ilişkin iş makinası monitöründe uyarı belirerek, iş makinası operatörüne servis çağrısı yapması gerekliliğinin gösterildiğini, ancak belirtilen zaman aralığında müvekkili olan şirketin yetkili servislerine ulaşan herhangi bir servis çağrısı bulunmadığını, 10.01.2015 tarihinde iş makinası operatörü tarafından çalıştırılmak istendiğinde, iş makinası operatörü tarafından akünün şarj edilmesi gerektiğinin görüldüğünü, makinenin kullanımı sırasında ve öncesinde alınması gereken tedbirlerin ve gerekli kontrollerin, kullanma ve bakım kılavuzunda açıkça belirtildiğini, kullanma ve bakım kılavuzunun makinenin tesliminde müşteriye imzalı olarak teslim edildiğini, davacının dava dilekçesinde rutin olarak yetkili servislerde bakımı yapılan iş makinasının dış etkenlerden dolayı yangın çıkmasının gizli ayıp sayılacağının belirtildiğini, 250 saatlik periyotlarla bakımlarının yapılması, kullanıcının sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketinin makinada anlık oluşabilecek anormalliklerden, uyarı ve arızalardan sorumlu olduğunu, sigorta ekspertiz raporunun tek taraflı talep ve beyan ile yapılan inceleme neticesinde hakkaniyete aykırı bir şekilde hazırlandığını, sigorta ekspertizinin hasar makine kaynaklı meydana geldiği e tazminat bedelinin müvekkili olan şirkete rücu edebileceği yönündeki kanaatini kesinlikle kabul etmediklerini ve ayrıca sigorta ekspertiz raporunda belirlenen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacı tarafından uyuşmazlık konusu makinede ortaya çıkan ayıbın gizli ayıp bulunduğu, bu nedenle dava dışı sigortalı ve kiracısına ödenen tutarın davalıdan rücüsu için davalıya 14 03 2015 tarihinde rücu için başvuru yapıldığı,mektubun irdelenmesi ile davalıya teslim tarihinin ve ödeme için verilen önelin başlangıç tarihinin belge ile tespit edilmediği  ancak davalının rucuya konu tutarı davacının iddialarını kabul etmeyerek 15 04 2016 tarihinde cevab-i ihtarnamesini keşide eylediğini cevap dilekçesinde de bildirdiği bu şekilde davalıya ödeme için ayrıca önel verildiğinden cevab-i ihtarname tarihinin davalının  direnim tarihi olduğu  anlaşıldığından ve dosya kapsamı ile de  davaya konu iş makinesinin  gizli ayıplı ayıplı olduğu, davacının  uyuşmazlık konusu iş makinesi için uğramış olduğu  ve ispatladığı masrafların tazminini talep etme hakkının bulunduğu yasal düzenleme ile sabit bulunduğundan  davalı satıcını; gizli ayıplı iş makinesini ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı, ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu bulunacağından davacının davasının kabulüne karar verilerek ... \" gerekçesiyle davanın kabulü ile 212.800,00 TL’nin  15/04//2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 10.01.2015 tarihinde iş makinesinde çıkan yangın dolayısıyla davacı tarafından makinede gizli ayıp olduğu, yangının kısa devre elektrik tesisatı arızası neticesinde meydana geldiğinin iddia edildiğini, müvekkilinin ise yangının kullanım hatasından ve hatalı akü takviyesinden kaynaklandığı, 2101 saat boyunca yüksek voltajlarda çalışan iş makinesinin elektrik tesisatı nedeniyle yangın çıkarmasının hayatın olağan akışına ters olduğuna yönelik açıklamalar sunulduğunu, makine üzerinde inceleme yapılmadan müvekkili şirketin savunma hakkı kısıtlanarak elde edilen , denetime elverişsiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça ekspertiz raporu alındığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/392 Değişik iş sayılı dosyasına sunulduğunu, rapor talep edildiğini, bundan sonra dosyada alınan bilirkişi raporlarınında en başta dosyaya sunulmuş olan ekspertiz raporu ve yangın raporu esas alınarak oluşturulduğunu, itfaiye yangın raporundaki yangının elektrik kontağı olduğu hususunun bir tahminden ibaret olduğunu, bunun yanında raporda memer ocağında yangın meydana gelmiştir cümlesinin esasında yangının araçtan mı yoksa çevresel faktörlerden çıktığı konusunda şüpheler barındırdığını, ortam konusunda  iş makinesi operatörünün tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, ekspertiz raporlarının davacı ... şirketinin doğrudan iş yaptığı firmadan alındığını, bu firmadan alınan ve tarafsızlığından şüphe bulunan ekspertiz raporuna dayanılarak oluşturulan davada alınan tüm raporlarında tarafsızlıktan ve gerçeklikten uzak olduğunu, raporlara dayanılarak verilen hükmün bozulması gerektiğini, değişik iş sayılı dosyasında inceleme gününün müvekkili şirkete haber verilmeyerek hazır olmadıkları bir aşamada gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin dava sırasında makine üzerinde inceleme yapılmadan rapor düzenlenmesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini, mahkeme kararında müvekkili şirketin yetkili servis formunda yangının elektrik kontağı veya kısa devreden çıktığına yönelik kayıtların bulunduğu gerekçesiyle kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan müvekkili şirketin yetkili servisinin hazırladığı iddia edilen 10.01.2015 tarihli dış servis formunda elektrik kontağı veya kısa devreden çıktığının öngörüldüğüne yönelik görüşlere itiraz ettiklerini, iş makinesindeki yangının kullanıcı hatası sonucu yapılan hatalı akü takviyesi/düşük akü ile aracın kullanılmaya çalışılması sebebiyle meydana geldiği, makine üzerinden inceleme yapılmamasının olayın gerçek sebebini ortaya çıkarmayacağı gibi bilirkişi raporları doğruluğununda her zaman tartışmalı olacağını, 2000 saati doldurmuş olan bir makinedeki hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla alternatör kaynaklı bir üretim hatası olduğu varsayımında dahi aracın bu kadar saat boyunca herhangi bir sorun yaşamadan çalıştırılmış olmasının mümkün olmadığını, araçta olaydan 3 gün öncesine ait arıza kaydı görüldüğünü, bu arıza kaydınında uydu takip sistemi verilerine göre iş makinesine ekranında sinyal verdiğinin alınan bilirkişi raporlarında yer aldığını, bu uyarılara rağmen aracın kullanıcı tarafından yetkili servise baktırılmadığının raporlardan anlaşıldığını, dosyaya taraflarınca sunulan uydu takip verilerindeki hata kodları ile yangının akü kaynaklı olduğu hususunun   ayrıca irdelenmesi gerektiğini, yalnızca dosya üzerinde inceleme yapılarak, ekspertiz raporuna dayanılarak önceki raporlar ve mütalalar incelenmek suretiyle davacının sunmuş olduğu Prof. Dr. ...'nun mütalasındaki görüşlere  uyulduğunu, taraflarınca dosyaya ibraz edilen görüşlerin ise uygun bulunmadığını, tanık dinletme ve aynı modelde bir makinesinin incelenmesi taleplerinin mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, sigortalı iş makinesinde yangın nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin, satıcı davalıdan rücuen tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, yangın olayının meydana gelmesi, yangının meydana geldiği iş makinesinin davalı şirket tarafından dava dışı sigortalıya satılmış olduğu, yangın hasarının davacı tarafça sigortalıya ödendiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, iş makinesi üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirmeden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, mahkemenin kabul ettiği bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olup olmadığı, sigortalı iş makinesindeki ayıbın üretim hatasından mı kaynaklandığı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, yargılama aşamasında eksik incelemenin söz konusu olup olmadığı, davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı ... AŞ ile dava dışı sigorta ettiren ... Tic. Ltd Şirketi arasında 12.08.2014 tarihinde finansal kiralama sözleşmesinin oluşturulduğu, sözleşmede kiralayanın ... AŞ olduğu, davalı şirket tarafından dava dışı ... AŞ adına 04.08.2014 tarihli ... Marka kullanılmış paletli ekskavatör olarak bir adet mal için proforma fatura düzenlendiği, faturanın teklif niteliğinde bulunduğu, davalı şirketin 19.09.2014 tarihinde dava dışı ... AŞ adına komatsu paletli ekskavatör niteliğindeki makine için toplam KDV dahil 362.464,02 TL tutarlı e-fatura düzenlendiği, açıklamalar kısmında ekipmanın 2013 model ikinci el kullanılmış olduğu hususuna yer verildiği, aynı tarihli sevk irsaliyesinin mevcut olduğu, davalı şirket tarafından satım konusu makineyle ilgili olarak dış servis formlarının düzenlendiği, 29.12.2014 tarihli dış servis formunda makinenin sorunsuz olarak teslim edildiği, 2000 saatlik bakım yapıldığı hususunun belirtildiği, makinenin bakımlarının düzenli olarak yaptırıldığı, buna ilişkin olarak davalı şirket servisi tarafından servis formlarının ayrı ayrı düzenlenmiş olduğu, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında dava dışı sigortalı ... AŞ ile davacı ... şirketi arasında Leasing Uzun Süreli Sigorta Poliçesinin düzenlendiği, sigorta poliçesinde sigortalının ... AŞ, sigorta ettirenin ise ... Ltd şirketi olduğu, 10.01.2015 tarihinde ... Şirketinde Cumartesi günü saat 13:00 civarı operatör tarafından makinenin çalıştırıldığı, ısınması için beklerken makinede duman yükseldiği, makinenin hemen stok ettirilerek yetkililere haber verildiği, yangın tüpleri ile makinenin söndürelemediği olayın itfaiyeye haber verildiği, itfaiyenin 13.01.2015 tarihli raporunda ... merkez ... Köyü mevkiindeki mermer ocağında yangının meydana geldiği, yangında ekskavatör iş makinesinin zarar gördüğü, yangının çıkış sebebinin elektrik kontağından olduğunun tahmin edildiğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/392 Değişik iş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, 04.05.2015 tarihli tespit bilirkişi raporunda mahkeme heyeti ile iş makinesinin opertatör kabini, üst şasesi, motoru, üst kule parçaları ve ana gövdeye ait elektrik kablolarının Akdeniz Sanayi Sitesindeki yetkili serviste görüldüğü ve incelendiği belirtilerek makineye ait fotoğraflarla birlikte  sonuç olarak, tespite konu Komatsu paletli ekskavatörde Burdur ili ... Köyü mermer ocağında çalışmaktayken 10.01.2015 tarihinde meydana gelen yangın olayının makinenin motor kısmında bulunan elektrik aksamlarında meydana gelen arızadan kaynaklı elektrik kontağından meydana geldiği, yangının herhangi bir dış etkenden kaynaklı olmadığı, uydu takip ekranından elde edilen bilgilere göre makinenin yangın olayından önce 07.01.2015 tarihi itibariyle çalışmasının 2101, 2 saat olduğunun belirtildiği, davacı ... şirketinin talebi sonucunda 22.03.2015 tarihli Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen yangının incelenmesine dair mütalada sonuç olarak, iş makinesinin iş yerinde yapılan incelemesi sonucunda iş makinesinin  şarj dinamosunu kontrol eden konjoktürün içindeki entegre devre elemanlarında ve entegre kartında meydana gelen bir kısa devre sonucunda başlamış olduğu bu kısa devre akımının buradan şarj dinamosu ile aküyü birleştiren 2 kablodan kutuplu olanına attığı, bu kablonun plastik kılıfını önce ergiterek daha sonra da yakarak yangının daha fazla büyümesine yol açmış olduğu, makinenin diğer mekanik, elektrik ve elektronik aksamında kısa devre arızasına yol açacak mahiyette kusur ve aksaklığın mevcut olmadığının tespit edildiği, mekanik elektrik ve elektronik aksamında kısa devre arızasından  kaynaklandığını gösteren herhangi bir kızarma, kavrulma, yanma ve renk değiştirme işaretlerine rastlanılmamış olduğu, tespit ve gerekçeler doğrultusunda yangının meydana gelmesinde mermer şirket yetkililerine kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, inceleme konusu yangının meydana gelmesinde ve yangından dolayı ortaya çıkan zarar ve ziyanın tazmininden satıcı şirketin kusurlu ve sorunlu olduğunun belirtildiği, 15.01.2016 tarihli ekspertiz raporunda yangının başlangıç nedeninin şarj dinamosunu kontrol eden konjoktöründeki entegre devre elemanlarında meydana gelen kısa devre olduğu, yangının buradan şarj dinamosu ile aküyü birbirine bağlayan besleme kablolarında kutuplu olanına geçmiş olduğu, makinenin elektronik ana kontrol kartında herhangi bir kısa devre meydana geldiğine ilişkin ilgili bulguya rastlanmadığı, sigorta ettiren ltd şirketi firmasına kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, operatörün tek yaptığının makineyi çalıştırabilmek için şarj motoru anahtarının çevirmekten ibaret olduğunu, tespit raporu ve uzman raporlarının birbiriyle örtüştüğü belirtilerek hasarın  tespit edildiği, davacı ... şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... AŞ hesabına 02.03.2016 tarihinde 62.800,00 TL, sigorta ettiren  ... Ltd Şirketi hesabına 30.04.2015 tarihinde 150.000,00 TL hasar bedelinin ödendiği, toplam hasar bedelinin taraflarına ödenmesi için davacı ... şirketi tarafından davalı şirkete 14.03.2015 tarihli yazı ile rücu talebinde bulunulduğu, talebin yerine getirilmemesi üzerine iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. 02.10.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada mevcut beyanlar, tutanak, olay yeri tespit tutanağı, yangın raporu, bilirkişi raporları, eksper raporu ve servis formaları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... şirketine sigortalı ve dava konusu ... marka, ..., 2013 MODEL, seri no ..., 2014 model ve ... plaka nolu paletli ekskavatör iş makinesinin ... ili, ... köyü mevkiinde bulunan açık saha mermer ocağında çalışırken makinenin elektrik tesisatında, şarj dinamosunu kontrol eden konjöktörün içindeki entegre devrede ve elemanlarında meydana gelen kısa devre sonucunda şarj dinamosu ile akünün birbirine bağlandığı 28 Volt3 DC besleme kablosundan kısa devre akımının geçmesi sonucunda yangının başladığı ve kabloların önce plastik kısımlarının erimesi ve sonrada yanarak daha fazla büyümesine iş makinesin motor ve kule kısınımı sararak yanması biçiminde bir yangın olayı meydana geldiğinin anlaşıldığı, bütün bu nedenlerle dava konusu iş makinesinde meydana gelen yangının makinenin clektrik aksamında mevdana gelen kısa devre nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığı, dava konusu ... marka ..., 2013 model, seri no ..., 2014 model ve ... plaka nolu palcili ekskavatör iş makinesinin yantmasından ve bu yangın nedeniyle meydana gelen hasardan makineyi satan ... A. Ş.'nin kusurlu ve sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, hasarlanan iş makinesinin davacı şirket tarafından ... poliçe numaralı leasing uzun süreli sigorta poliçesi ile sigorla örtüsü altına alındığı, poliçe şartlarına göre davalı şirketin kusuru oranında işbu zarardan kaynaklanan tazminatı ödemekle yükümlü olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu platli ekskavatörün 15.01.2015 tarihli eksper raporu ile tespil edilmiş ve  değerlendirildiği, ayrıca hasarın durumunu gösteren fotoğraflar ve faturaların mevcut olduğu, yapılan incelemeye göre gerçek zararın eksper tespiti, tutanaklar ve fotoğraflar ile incelendiğinde, bilirkişi tespitindeki her bir malzemenin hasarlanabileceği ve bu parçaların  ... marka kamyonete ait olduğu, iş makinesinin hasarlanan kısımları ile değişen parçaların uyumlu olduğu, piyasa araştırmasına göre, malzeme ve işçilik giderlerinin kaza tarihi ilibariyle uygun olduğu sonucuna varıldığı, buna göre toplam malzeme ve işçilik bedeli toplamının 212.800,00-TL olduğu, dava konusu iş makincsinde meydana gelen yangının makinenin clektrik aksamında meydana gelen kısa devre nedeniyle meydana geldiği, dava konusu yangın nedeniyle iş makinesinde meydana gelen hasardan makineyi satan ... A. Ş.'nin kusurlu ve sorumlu olduğu, dava konusu olan ve ... köyü mevkiinde açık saha mermer ocağında çalışan ... marka, ..., 2013 model, seri no ..., 2014 model ve ... plaka nolu paletli ekskavatör iş makinesinin elekrik aksamında meydana gelen yangın nedeniyle iş makinesinde meydana gelen toplam zararın 212.800,00-TL olduğu, davalı ...A.Ş. olayda %100 oranında kusurlu olduğundan bu bedelden sorumlu olacağı, davacı ... şirketi, davalı firmadan 30.04.2015 ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili, 31.05.2019 tarihli dilekçeyle; mahkeme ara kararı gereğince beyanda bulunarak iş makinesinin nerede bulunduğuna dair kapsamlı araştırmalar sonucunda iş makinesinin İran-Tahran adresinde bulunan şirkete satıldığı bilgisinin edinildiğini belirtmiştir. Davalı vekili, rapora karşı beyan dilekçesiyle birlikte uzman görüşünü dosyaya ibraz ederek, ... iş makinelerinin teknik olarak takibini sağlayan bir nevi uydu takip sistemi olduğunu, iş makinesiyle ilgili tüm teknik ayrıntıların arıza kodlarının iş makinesi durumunun bu sistem üzerinden takip edildiğini, olayda yangın hasarının meydana geldiği, 10.01.2015 tarihinden 3 gün önce 07.01.2015 tarihinde makineden çalışma verisi alınamadığı, akü şarjının düşük olması nedeniyle çalışma verisinin alınamadığı, iş makinesiyle anormallik kaydının operatöre bildirilmesi amacıyla akü voltajının düşük olduğuna ilişkin iş makinesinin monitöründe uyarı verdiğinin bilindiğini belirterek dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir. 11.03.2020 bilirkişi heyet raporunda;  dava konusu iş makinesinin servis geçmişini gösterir servis formlarında, makinede bir elektriksel arıza ve şikayet bulunmadığının görüldüğü, üretici firmanın Komtrax olarak isimlendirmiş olduğu, üç sayfadan oluşan Uydu Takip Sistemi Çalışma Kaydı verilerinde; 07.01.2015 tarihinde çalışma verilerinin alınmış olduğu, bu tarihte 2.101,2 çalışma saatinde olan makinede ... kodlu arıza kaydının alınmış olduğu, söz konusu arıza kaydı tanımı olarak “G/P Controller Output Power line+Source Voltage Drop - pompa solenoid valfı güç kaynağı voltajı çok düşük\" verildiği, arızanın elektriksel ve pompa grubunda olduğunun belirtildiği, bu arıza kodu doğrudan AKÜ geriliminin düşük olduğunu gösterir bir arıza kaydı olmadığı, AKÜ gerilim seviyesinin düşük olması durumunda, motor kontrol ünitesi dahil, iş makinesi üzerinde bataryadan beslenen bir çok kontrol ünitesinin de arıza kodu oluşturması gerekirken sadece pompa grubu kontrol ünitesinin arıza kaydı oluşturmuş olması gerilim düşüklüğünün lokal olduğunu yada geçici arıza kaydı olduğunu gösterdiği, zaten kayıtlarda da sıklık sayacının 1 olarak görüldüğü, kayıtlarda yer alan diğer arıza kodu ... olup, arıza açıklaması “Alternator + Defective Charging – Yetersiz Şarj voltajı” şeklinde verilmiş ve arızanın alternatör grubu mekanik arıza olduğunun belirtildiği, bu arızanın kayıt tarihinin ise olaydan çok sonrasını göstermekte olup 21-24 Temmuz 2015 tarihlerini gösterdiği, davalı taraf ve dayanak göstermiş olduğu İTÜ Teknik Mütalaa raporu her ne kadar yangına AKÜ arızası ve bu arızayı bildirmeyerek yangın olayına katkı veren operatörü işaret etmekte ise de, söz konusu arıza kodlarının (DTC kodları) bir AKÜ arızasını tanımlamadığı, tahkikat evrakı içerisinde de iş makinesinde bir akü arızası olduğunu doğrulayacak bir tespit yer almamakta olduğu, aksine tüm verilerin alternatör arızasını işaret ettiği, davalı tarafça dosyaya ibraz edilmiş elektrik şemaları, röle ve komponent kablo bağlantılarını ve iş makinesi üzerindeki yerleşimleri gösterir şemalar olduğu,  İş makinesindeki alternatör ve konjektör yapısını gösterir şemalar olmadığı, yangın olayının ortaya çıkabilmesi için, uygun şartların yanıcı ve yakıcı maddeye ihtiyaç olduğu, harici bir etkinin söz konusu olmadığı, taşıt, iş makinesi vb. yangınları, yanıcı madde veya elektriksel kaynaklı olarak ortaya çıktığı, dava konusu iş makinesindeki yangın olayının, ibraz edilmiş fotoğraflar ve tespitlere göre motor bölmesinde ve alternatör kaynaklı (elektriksel kaynaklı) olduğunu, dosyaya mübrez bilirkişi raporları ve taraf dayanakları teknik raporların yangının alternatör ve üzerindeki regülatör (konjektör) kaynaklı olduğunda birleşmekte olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık yangının çıkış noktasından ziyade nedeni konusunda toplandığı, davacı tarafın iddiasını iş makinesindeki alternatör arızasının üretim kaynaklı olduğuna dayandırmakta iken, davalı taraf ise yangının çıkış nedeninin operatörün arızayı zamanında bildirmemiş olmasına ve boş akü ile aracı kullanmaya çalışmış olmasına dayandırdığı, öncelikli olarak üç sayfadan oluşan Uydu Takip Sistemi Çalışma Kaydı verilerinde, yukarıda da açıklandığı üzere dava konusu iş makinesindeki akü geriliminin düşük olduğunu gösterir bir arıza kaydının mevcut olmadığı, yangın olayından üç gün önce 07.01.2015 tarihinde kayıt altına alınmış arza kaydının sadece pompa grubunda voltaj düşüklüğünü işaret etmekte olduğu, akü gerilim seviyesinin çok düşük olması durumunda, motor kontrol ünitesi dahil, iş makinesi üzerinde bataryadan beslenen bir çok kontrol ünitesinin de arıza kaydı oluşturmasını gerektirdiği, ancak kayıtlarda bu durumu doğrular bir veri bulunmadığı, diğer bir hususun, 24 V gerilim seviyesi ile çalışacak şekilde tasarlanmış iş makinesi aksamları, voltajın yeterli olmaması durumunda işlevlerini yerine getiremeyecek ve çalışmayacak durumda olacağını, marş sistemi çalışmayacağı ve yeterli gücü üretemeyeceği için motoru çalıştırmanın teknik olarak mümkün olmadığını, diğer taraftan, dava konusu iş makinesi gibi 28V yüksek gerilim seviyesinde çalışan sistemlerde, AKÜ bulunmaması ve takviye ile çalıştırmalarda oluşabilecek aşırı gerilimlerin, tasarım prensibi gereği elektronik devrelerle koruma altında olduğu, prensip şeması Resim 3’te verilen devrede, regülatörün kontrol kademesini içerir entegre devre (yeşil alan), 3 nolu flyback diyotun bu korumayı sağladığı, bu bağlamda, dava konusu iş makinesindeki akülerin boş yada arızalı olduğu yönündeki İTÜ raporu ve davalı taraf iddiaları teknik bulgularla bağdaşmadığı, iş makinesi üzerindeki tespitlerde, alternatör sargıları ve alternatör ile akü grubu arasındaki kablonun kısa devre akımına bağlı olarak hasar görmüş olduğu, diğer aksamlarda ise hasar tespit edilmemiş olduğunun sabit olduğu, gerek ODTÜ öğretim üyesi Prof.Dr. ... raporunda, gerekse İTÜ raporunda, regülatördeki kısa devre durumuna ilişkin açıklamalar verildiği, İTÜ raporunda, kısa devrenin alternatör sargılarının gövde ile teması, alternatörün alan sargısının gövdeyle teması ya da konjüktörün bir hata ile yangına sebebiyet verebilmesi   şeklinde olabileceğinin belirtildiği, alternatörün yapısı, gövdesinin bataryanın negatif kutbu ile kuplajlanmış olması, regülatörün alternatör gövdesi üzerine monte edilmiş olması,  alternatörün prensip şeması (regülatör kontrol katındaki bir kısa devrenin darlington sürücü katı üzerinden rotor sargılarını uyararak yüksek gerilimlere sebebiyet vereceği açıktır) ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, çalışma esnasında regülatörde (tamamen yanarak kömürleşmiş) kısa devre durumunun meydana gelmiş olduğu, ortaya çıkan yüksek sıcaklık sonucu gövdesinin eridiği ve regülatör girişi batarya referans terminalinin de alternatör gövdesi ile teması neticesinde, alternatör ile batarya arasındaki bağlantının kısa devre olması nedeniyle bu hat üzerinden yüksek akım geçerek yangına sebebiyet vermiş olduğunun anlaşıldığı, akü kutup başlarında da kaynama olduğunun tespitlerinin bu durumu doğrulamadığı, bu bağlamda, yangının çıkış nedeni olarak yukarıdaki oluşa uygun düşen Prof.Dr. ... ve Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiş rapordaki görüşlere uyulduğu, iş makinesindeki akünün arızalı olduğunu ve bunun zamanında bildirilmemiş olduğu görüşünü savunan İTÜ raporunun, yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda isabetsiz bulunduğu, mevcut durumda, dava konusu iş makinesinde çıkan yangın olayının motor bölmesinde şarj sistemindeki (alternatör-regülatör) kısa devre sonucu meydana gelmiş olduğu, olayda bir operatör kusuru yada ihmali bulunmadığı, alternatördeki arızanın üretim kaynaklı olduğu, iş makinesinin satın alımı esnasında yada sonrasında makul süre incelemesi ile anlaşılması mümkün olmadığı, belirli bir kullanım süresi sonrası ortaya çıkan şarj sistemi arızası nedeniyle dava konusu iş makinesinin AYIPLI (GİZLİ) mal niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından Leasing Uzun vadeli sigorta poliçesi ile sigortalısı ... A.Ş’ye ait ... marka İş makinasının sigorta teminatı altına alındığı, dava konusu iş makinasının ... A.Ş tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile ...Tic. Ltd’ne kiraya verildiği, dava konusu iş makinasının 10.01.2015 tarihinde çıkan yangının motor bölmesinde şarj sistemindeki (alternatör-regülatör) kısa devre sonucu meydana gelmiş olduğu,  davacı şirket tarafından 30.04.2015 tarihinde iş makinasını kiralayan ... Ltd’ne 150.000,00 TL ve 02.03.2016 tarihinde sigortalısı ... A.Ş’ye 62.800,00 TL olmak üzere toplamda 212.800,00 TL ödeme yapıldığı, olayda bir operatör kusuru yada ihmali bulunmadığı, üretim kaynaklı olduğu, iş makinesinin satın alımı esnasında yada sonrasında makul süre incelemesi ile anlaşılması mümkün olmayan, belirli bir kullanım süresi sonrası ortaya çıkan şarj sistemi arızası nedeniyle dava konusu iş makinesinin AYIPLI (GİZLİ) mal niteliğinde olduğu, dosyaya  sunulmuş Dış Servis Formundan ayıbın ortaya çıktığı 10.01.2015 tarihinden hemen sonra, 14.01.2015 tarihinden önce davalıya gizli ayıba ilişkin  ihbarın (TBK m. 477) ‘’gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.’’ maddesine uygun olarak süresinde yapıldığı, ayıbın gizli olması sebebiyle garanti süresi geçmiş olsa bile zararın tazmininin talep edebileceği, satıcı (TBK m.-.227) kapsamında  satılanın gizli ayıplı olması sebebiyle alıcının zararını tazmin etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, takdiri tamamen  mahkemeye ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle; dava konusu iş makinesinde çıkan yangın olayının motor bölmesinde şarj sistemindeki (alternatör-regülatör) kısa devre sonucu meydana gelmiş olduğu, olayda bir operatör kusuru yada ihmali bulunmadığı, üretim kaynaklı olduğu, iş makinesinin satın alımı esnasında yada sonrasında makul süre incelemesi ile anlaşılması mümkün olmayan, belirli bir kullanım süresi sonrası ortaya çıkan şarj sistemi arızası nedeniyle dava konusu iş makinesinin AYIPLI (GİZLİ) mal niteliğinde olduğu, iş makinesindeki gerçek zarar miktarının 212.800,00TL olduğu, söz konusu zararın tamamından davalı tarafın sorumlu tutulabileceği, davalıdan ödeme tarihi itibariyle reeskont avans faizi talep edebileceği belirtilmiştir. 18.02.2019  tarihli  ek bilirkişi raporunda; 10.04.2015 tarihinde meydana gelen yangın olayında aracın aküsünün boşalmış olduğuna ilişkin ve operatör tarafından çalıştırma amaçlı olarak akü takviyesi yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyasına ibraz edilemediği, böyle bir belgenin de görülemediği, davalı firmanın yetkili servisi tarafından düzenlenmiş olan aynı tarihli “Dış Servis Formu” ile yangın olayının elektrik kontağı veya kısa devreden çıktığının öngörüldüğünün belirtildiği, bu raporda da akü takviyesi yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, teknik olarak akü voltajının düşük veya yetersiz kalması halinde marşa basılmasıyla yangın olayının meydana gelmeyeceği, akü voltajının düşük olması sebebiyle aracın marş motoruna hareket  verilemeyeceği,  dolayısıyla  aracın çalışamayacağı hususları itihariyle 10.01.2015 tarihinde meydana gelen yangın olayının aracın elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre kontak sonucu oluşabileceği ancak tüm dosya verilerine göre bu hususun iş makinesini  kullanan operatörün kullanma hatasından mı, servis hatasından mı olduğu noktasına bir bilginin bulunmadığı, olayın aracın elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sonucu oluşması bakımından önceki düzenlenen raporda herhangi bir değişikliğin meydana gelmediğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili, ek rapora karşı beyan  dilekçesinde, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ek rapora karşı beyan dilekçesinde; itiraz ederek eksik ve hatalı ek raporun hükme alınmaması ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, mahkemenin 23.05.2019 tarihli ara kararı gereğince uyuşmazlık konusu iş makinesiyle ilgili davacı vekilinden  açıklama yapmasının talep edildiği, açıklamalarda ise iş makinesinin İran-Tahran'da bulunan dava dışı bir şirkete satılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı vekili tarafından her ne kadar iş makinesi üzerinde inceleme yapılmamasının eksik inceleme olarak nitelendirilmiş ise de iş makinesinin başka bir ülkede bulunması nedeniyle inceleme yapılması usul ekonomisine uygun olmayacağı gibi iş makinesindeki yangın olayından hemen sonra makine üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi rapor ve tespit bilirkişi raporu ile ekspertiz raporunda  değerlendirme yapılmış olduğundan ve değerlendirme ayrıntılı olduğundan   bu konudaki incelemenin eksik inceleme olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bilirkişi raporları ve ek raporu dosya kapsamına uygun , yeterli ve gerekçelidir. Diğer taraftan, davalı vekili davacının sürekli çalışmış olduğu eksper tarafından düzenlenen raporunun incelemeye esas alınmasının yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda yalnızca ekspertiz raporuna bağlı kalınmadığı gibi 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22.maddesinin 13.bendinde, sigorta eksperinin tarafsız olmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Aksinin, iddia edildiğine veya gerçekleştiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir.  Diğer taraftan, dava konusu makine üzerinde inceleme yapılmadığı ve savunma hakkının bu şekilde ihlal edildiğine dair iddiaları da yerinde görülmemiştir. Keza, yukarıda yer verildiği üzere, gerek tespit bilirkişi raporunda, gerekse de ekspertiz raporunda yerinde incelemeler gerçekleştirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından davalının dosyaya ibraz ettiği önceki bilirkişi raporundan farklı görüş ihtiva ettiği ileri sürülen mütaladaki uzman görüşlerinin neden yerinde olmadığı da ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bilirkişiler raporlarını, dava konusu iş makinesinin özelliği gereği  uydu takip sistemi çalışma kaydı verileri de dikkate alınarak düzenlenmiş olduğundan davalının raporlara yönelik savunmaları yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporlarında iş makinesinde meydana gelen yangının motor bölgesinde şarj sistemindeki kısa devre sonucu meydana gelmiş olduğu olayda  operatör kusuru ya da ihmali bulunmadığı, iş makinesinin satın alımı ya da sonrasında makul süre içerisinde incelenmesiyle anlaşılmasının mümkün olmadığı, ayıbın gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir.  Davalı vekili, istinaf dilekçesinde operatörün tanık olarak dinlenilmesini talep etmiş ise de dosya içerisinde buna dair bir açık bir talebe rastlanılmamıştır. Söz konusu operatör ekspertiz incelemesi aşamasında beyanda bulunmuş olmakla  birlikte  konu tamamen teknik bir konu olduğundan tanık beyanının sonuca etkili olmayacağı, davalının aksine iddialarının yerinde bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. TTK'nın 1472.maddesi uyarınca,  sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı  sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı  uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.  Halefiyet ilkesi kapsamında sigortalının ispatlaması gereken kusur ve zararın sigorta şirketi tarafından ispatlanması gerekecektir. Somut olayda, davalı satıcı şirketin dava dışı sigortalıya satmış olduğu iş makinesinin üretimden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle yangın sonucu zarara uğradığı gerekli olan tamirat için masraf yapıldığı hususu sigorta şirketi tarafından ispatlanmıştır. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla  TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp değil, gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacaktır. TBK’nın 223/2.maddesi “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. TBK'nın 227. maddesi gereğince, \"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını istemez. 4-İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. \" düzenlenmiştir. Somut olayda, halefiyet ilkesi gereğince davacı ... şirketi tarafından gizli ayıp  nedeniyle uğranılan zarar satıcı firmadan rücuen talep edilmiş olup ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.  <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 10.902,27 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b543b99cdb427d0","SID":"907f70fe12478774"}}