{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2022/255 Esas<br>KARAR NO\t:2024/81<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:14/04/2022<br>KARAR TARİHİ:08/02/2024<br><br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin kurucusu olduğunu, davalı şirketin dava dışı hakim ortağı tarafından hukuka aykırı olarak yönetildiğini, davalı şirketin 2020 yılına ait 14/01/2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 3, 4.1, 4.2, 6. ve 7.1 maddeleriyle alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin hakim ortağı ...Şirketi'nin ve yönetim kurulu üyeleri olan ... ile ... tarafından mali tabloların, yönetim kurulu üyesi davacı ile paylaşılmaması nedeniyle bilançonun tasdikine ilişkin alınan 3.nolu kararın iptalinin gerektiğini, aynı nedenlerle yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın ibrasına ilişkin 4.1 ve 4.2 nolu kararların iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin gündemin 6.maddesiyle alınan kararın, oy hakkından yoksunluk nedeniyle iptalinin gerektiğini, davalı şirketin bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetime tabi tutulmamasına ilişkin gündemin 7.1 maddesiyle alınan kararın iptalinin gerektiği ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin 14/01/2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4.1, 4.2, 6. ve 7.1 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 14/01/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısıyla alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu, davalı şirket genel kurul toplantısında gündeminin 3.maddesiyle alınan kararın oy çokluğuyla alındığını, bu nedenle iptal koşullarının oluşmadığını, ayrıca yönetim kurulu üyesi davacı tarafın iptaline yönelik ileri sürdüğü gerekçelerin soyut nitelikte olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu, oydan yoksunluk halinin bulunmadığını, yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin gündemin 6.maddesiyle alınan kararın oy çokluğu ile alındığını, oydan yoksunluk sebebiyle katılamayacağı yönündeki iddiaların yerinde olmadığını, gündemin 7.1 maddesiyle alınan kararın iptalinin davacı yönetim kurulu üyesi pay sahibine hukuki bir yararı bulunmadığını, davacının, bilgi alma talebi yönetim kurulunca genel kurul toplantısından sonra cevaplandığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. <br>Dava; davalı şirketin 14/01/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3., 4.1, 4.2, 6. ve 7.1 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. <br>Olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 445.maddesi; \"446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" hükmünü içermekte olup; <br>Aynı yasanın 446.maddesi gereğince iptal davası açabilmek için toplantıda hazır bulunan ilgilinin karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi veya divan başkanlığına vermesi yasal zorunluluktur. Bu bağlamda, davacının, davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında iştirak ettiği ve iptali istenen dava konusu kararlara olumsuz oy kullandığı ve kararlara muhalefet şerhi yazdırdığı dolayısı ile bu maddeler yönünden dava açmaya hak ve sıfatının bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı şirketin merkez adresi itibariyle iş bu davaya bakmaya TTK'nın 445.maddesi gereğince mahkememiz yetkilidir. Toplantının yapıldığı tarih ve dava tarihi itibari ile davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı da görülmüştür. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin 14/01/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan dava konusu kararların TTK'nın 445.maddesi gereğince iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>İddia ve savunmaların ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden dava konusu yapılan genel kurul kararlarının iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM ... ve şirketler hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Prof. Dr. ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 17/03/2023 tarihli raporun ve davacı tarafın itirazı ile görüş bildirilmeyen 3 nolu karar yönünden aynı bilirkişi kurulundan alınan 24/10/2023 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. <br>Alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda özetle; davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davacının davalı şirketin 14/01/2022 tarihli genel kurul toplantısına iştirak ettiği ve iptali istenen gündem maddeleri ile ilgili olarak muhalefet şerhini usulüne uygun biçimde zapta yazdırdığı; <br>Yönetim Kurulu Üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 4.1 ve 4.2 maddesiyle alınan karar yönünden; YK Üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacakları, bu bakımdan davacıya ait olumsuz oyların düşülmesi gerektiği, kararın 5.000 olumsuz oya karşılık 29.500 olumlu oy ile oy çokluğuyla alındığı; şirket ana sözleşmesinde aksi yönde bir hükme rastlanmadığı ve ibra için basit çoğunluğun yeterli olduğu dikkate alındığında kararın iptal şartlarının oluşmadığı; <br>Yönetim Kuruluna TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin gündemin 6.maddesi yönünden; Yönetim Kurulu Üyesi pay sahiplerinin kendi yasağının kaldırılması kararına oy kullanamayacakları ancak, diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında oy kullanabilecekleri; dava dışı YK üyeleri davalı şirkette pay sahibi olmadıkları, YK üyelerinin işlem ve rekabet yasağının kaldırılmasında olumlu oy kullanan tüzel kişi ortağın ise yönetim kurulunda üye olarak yer almadığı, bu nedenle oydan yoksun kılmayacağından, bu kararın iptal koşulunun oluşmadığı; <br>Şirketin mali durumu sebebiyle bağımsız denetim yaptırılmamasına ilişkin gündemin 7.1 maddesi yönünden; anılan kararın oyçokluğu ile alındığı, kararın kanuna aykırı bir yönü bulunmadığı, şirketin bağımsız denetime tabi tutulmasını engelleyen bir esas sözleşme hükmü de mevcut olmadığı, bu nedenle anılan kararın iptali koşullarının oluşmadığı; <br>Bilirkişi kurulu ek raporunda ise; Bilanço ve gelir/gider tablolarının onaylanmasına ilişkin gündemin 3.maddesi yönünden; bilançonun gerçeği yansıtmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, bilançonun onaylanmasına ilişkin alınan kararın iptali koşulunun oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. <br>Alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, rapor ve ek raporlara yönelik davacı taraf itirazları yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. <br>Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre;  davacının, hissedarı olduğu davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettiği, iptali istenilen dava konusu kararlara olumsuz oy kullandığı ve alınan kararlara muhalefet şerhi yazdırdığı, davacının gündem maddelerine bağlı olarak alınan kararların iptaline ilişkin dava açma koşullarının bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>Davaya konu yapılan gündemin 3.maddesine ilişkin olarak; <br>Bilanço ve Gelir/Gider Tablolarının Onaylanmasına ilişkin gündemin 3.maddesiyle alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiş ise de; bilirkişi kurulu ek raporunda açıklandığı üzere, davalı şirket bilanço ve finansal tabloların usulüne ve kanuna uygun olarak düzenlendiği, ticari defter ve dayanağı belgelerin bilanço ve kar/zarar cetvellerinin örtüştüğü; kaldı ki anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği anılan genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu yapılan gündemin 4.1 ve 4.2 maddelerine ilişkin olarak; <br>6102 sayılı TTK'nın 436.maddesi \"Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.<br>Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" hükmünü içermektedir. <br>Yukarıda açıklandığı üzere, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı düzenlenmiştir. <br>Buna göre; davaya konu Yönetim Kurulu Üyelerinin ibralarına ilişkin gündemin 4.maddesiyle alınan kararın, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, genel kurul toplantısında Yönetim Kurulu Üyesi davacının ibra kararına olumsuz oy kullandığı, buna karşılık geriye kalan olumlu oyların ibra kararının alınmasında yeterli olduğu, olumsuz oyların kararın alınmasında etkili olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu yapılan gündemin 6.maddesine ilişkin olarak; <br>Genel Kurul ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395.maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma yasağı, 396.maddesiyle de şirketin konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Bu düzenlemeler, mutlak emredici nitelikte hükümler değildir. Her iki maddede getirilen yasağın genel kurul kararı ile kaldırılması mümkündür. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut birkaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak, TTK'nın 395. Ve 396.maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda aynı yasanın 436/1.madde gereğince hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi veya üyeleri kendi lehine oy kullanamaz, diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilirler. <br>Somut olayda, TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince Yönetim Kurulu Üyelerine yetki ve izin verilmesine ilişkin gündemin 6.maddesiyle alınan kararın, benimsenen bilirkişi kurulu kök raporunda açıklandığı üzere, iznin TTK'nın 395.ve 396.madde gereğince yetkili organ olan genel kurulca verildiği, bu yöndeki genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı ve gerekli nisabın sağlandığı; kararda olumlu oy kullanan dava dışı pay sahibinin YK üyesi olarak yer almadığı, dolayısıyla oydan yoksunluk halinin bulunmadığı, dolayısıyla alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu yapılan gündemin 7.1 maddesine ilişkin olarak; <br>Davalı şirketin mali durumu sebebiyle bağımsız denetim yaptırılmamasına ilişkin gündemin 7.1 maddesiyle alınan kararın, şirket ana sözleşmesinde şirketin bağımsız denetime tabi tutulmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı; anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği anılan genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>1-Davanın Reddine,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan  427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye  346,90 TL harcın davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan 11,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde  taraflara iadesine, <br>Dair, taraf  vekillerinin yüzünde,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.08/02/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalı<br><br>Üye ...<br>e-imzalı<br><br>Üye ...<br>e-imzalı<br><br>Katip ...<br>e-imzalı<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"431787caa2bb4a42","SID":"2732b94f1dcb5f82"}}