{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/19 <br>KARAR NO: 2024/210<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.10.2020<br>NUMARASI: 2018/1106 E. - 2020/530 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin ...  model, ... şasi numaralı ... plakalı sıfır km aracı, 2016 yılında davalı firma ... Ltd. Şti.'den  25.06.2016 tarihli ve ... numaralı fatura karşılığında satın aldığını,  aracın teslim alınıp kullanılmaya başlanılmasından sonra, garanti süresi içerisindeki araçta egsoz emisyon ve enjeksiyon uyarısı ile farklı zamanlarda çeşitli arızalar meydana geldiğini ve sıklıkla tekrarlanan bu arızalar nedeniyle davacı şirketin aracı kullanmasının gün geçtikçe zorlaştığını, iş bu arıza şikayetleriyle ile ilgili olarak aracın toplam 7 (yedi) kez yetkili servis ... Tic. Ltd. Şti.'ne götürüldüğünü,  dava konusu gizli ayıplı araca ait ... Tic. Ltd. Şti. araç, servis kabul ve teslim formlarında da açıklıkla görüleceği üzere; aracın özelikle emisyon ve enjeksiyonu olmak üzere çeşitli yerlerinde meydana gelen arızaların davacı tarafından, olağan bir kullanımla anlaşılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının arızalar ortaya çıktıktan sonra aracı derhal servise götürdüğünü ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak söz konusu aracın defalarca servise gitmesine rağmen araçtaki teknik arızaların hiçbir seferinde giderilemediğini, bu nedenle davacı tarafından Bakırköy ... Noterliği'nin 17/07/2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde aracı geri vermeye hazır olduklarının bildirerek araç satış bedelinin aracın teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesinin talep edildiğini, fakat ihtarnamenin, her iki davalıya da 19/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal süresi içerisinde davacı tarafça herhangi bir cevap verilmediğini, davacı tarafça delil tespiti istemiyle Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/120 D.İş numaralı dosyasında yapılan inceleme neticesinde  08/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda: davaya konu aracın, ayıplı mal olduğu kanaati edinildiği, aynı marka, tip ve özelliklere sahip bir aracın, davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönündeki hükmü sağlamakta olduğu kanaatine varıldığını, davaya konu olan aracın değerlendirilmesi yapılırken, teknik özellikleri, aksesuarları, şu anda satışta olan diesel motor özellikleri, tekerlek jant ve lastik ebatları ile misli ile değerlendirilmesi yapılan aynı marka, aynı tip araçla değişimi veya mal bedelinin günlük rayici ile davacıya iadesi kanaati oluştuğu yönünde değerlendirme yapıldığını belirterek, servis hizmetleri sonrasında hiçbir suretle arızası tamamen giderilemeyen, iş bu nedenle davacı şirketin araçtan beklediği faydayı azaltan ve aracı kullanan kişilerin hayatını tehlikeye atan ve Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/120 D. İş sayılı dosyasıyla da sabit olduğu üzere araçta bulunan gizli ayıp mahiyetindeki arızalar sebebiyle, aracın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması durumundan davacı tarafın sözleşmeden döndüklerinin bildirerek araç satış bedelinin aracın teslim tarihinden işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  ... A.Ş. vekili savunmasında özetle;  davacının kullanımındaki ... marka araçların üreticisinin müvekkili ... A.Ş. olmadığını, ... A.Ş.'nin ... marka araçların Türkiye’de yalnızca distribütörlüğünü üstlenen İthalatçı firma olduğunu, B.K. ve T.T.K. hükümleri gereği, ayıba karşı tekeffül hükümlerinin satıcı haricinde, ithalatçı-dağıtıcıya vb. yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını,  ithalatçının  sorumluluğunun,  yalnızca,  tüketicinin  korunması  hakkında  kanunda  tanımlanmış olduğunu, tacirler  arasındaki genel  hükümlere göre,  “müteselsil  sorumluluk”  tanımlandığını,  tacirler  arasında  görülen  davalarda,  dağıtıcıya  husumet  yöneltilebileceğine  dair  kanunlarda  hüküm  bulunmadığını, davanın  konusunun, araca  verilen servis hizmeti olduğunu,  davanın konusunun  eser  sözleşmesi olduğunu,  ... A.Ş.'nin davanın tarafı olmaması gerektiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir arıza veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davacınIn TTK’na göre faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, davacının aracı 25.05.2016   tarihinde teslim aldığını, iki yıl  sonra  açılan davanın ise, yasal dava açma süresi geçtikten sonra olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere davanın süresinde açılmadığını,  davacının dört  adet  seçimlik  hakkından  2 tanesini  aynı  anda  isteyemeyeceğini, birini  seçmek  zorunda olduğunu, aksi  takdirde  davanın  reddinin gerektiğini, davacının, aracı teslim alırken, muayene ettiğini, test sürüşüne çıktığını ve aracı eksiksiz ve hasarsız olarak teslim aldığını, araçta hiçbir ayıp olmamasına rağmen sözleşmeden döndüğünü, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, dava konusu aracın halihazırda sorunsuz kullanıldığını, araçta hiçbir problem bulunmadığını, davacının varlığını iddia ettiği kusurun kullanıcı hatasından kaynaklandığını savunarak  davanın reddine  karar  verilmesini  talep  etmiştir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekili savunmasında özetle, davacı şirketin dava konusunu teşkil eden aracı  25/05/2016 tarihinde müvekkili şirketten satın aldığını, aracın 25.05.2016 tarihinde davacıya  teslim edildiğini, davacının aracı teslim alırken muayene ettiğini, araçla test sürüşüne çıktığını ve aracı hasarsız ve sorunsuz olarak teslim aldığını, sıfır olarak alınan aracın davacıya teslim edildikten sonra, davacı tarafça aracın problemsiz olarak kullanıldığını, teslimden bir sene sonra rutin 1. yıl kontrolü kapsamında aracın servise 30.05.2017 tarihinde getirildiğini,  araca ilişkin bakım yanında araçtaki diğer şikayetlerin de giderildiğini, davacının araca ilişkin onarım hakkını kullanmış olmasına ve aracın sorunsuz teslimine rağmen Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/120 D. İş sayılı dosyasıyla tespite ilişkin dava açtığını, dosyaya ilişkin keşfin usule aykırı olarak gıyapta yapıldığını ve bu keşfe itiraz ettiklerini, aracın davacıya tesliminin 25.05.2016 tarihinde yapıldığını ve işbu davanın 12.11.2018 tarihinde açılmakla zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla esasa ilişkin incelemeye geçilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, terditli taleple açılan işbu davanın \"seçimlik haklar terditli olarak talep edilemez\" ilkesi gereği usulden reddinin gerektiğini, araçta ayıp olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, ayıba ilişkin ihbarın süresinde yapılmadığını, bu sebeple davacının, malda ayıp olması halinde yararlanılabilecek olan seçimlik haklardan yararlanılamayacağını, yine bir an için kabul anlamına gelmemek kaydı ile malda ayıp bulunduğu ve ihbar süresinde ayıbın ihbar edildiği düşünülse dahi, davacının  ayıba ilişkin seçimlik haklardan “onarım” hakkını daha önce kullandığını, ikinci kez seçimlik hak kullanılamayacağını savunarak davanın reddine   karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... teknik bilirkişi heyeti raporunda araçtaki arızaların faydalanmayı engeller nitelikte olmadığı ancak 0 km satın alınan bir araçtan beklentilerin olumsuz etkiler nitelikte olduğu yönündeki görüşleri, aracın servis kayıtları uyarınca arıza sıklığı ve araçta 14/09/2018 tarihinde yapılan keşif sırasında dahi arızanın tespit edilmiş olması gibi sebeplerin göz önünde bulundurulması neticesinde aracın ayıplı olduğu , bu ayıbın kullanımdan kaynaklanmadığı ve 0 km araç alan bir kişiden söz konusu yoğunluktaki ayıplara tahammül etmesinin beklenemeyeceği ve 0 km araç alan biri bu arızaları bilseydi bedel düşüklüğü dahi olsa bu aracı almayacağının aşikar olduğu,  dolayısıyla önemli parçalarında arıza vermiş olan ve bir kısım problemlerin ise halen devam ettiği bir aracı kullanması davacıdan beklenemez. Dolayısıyla alındığı günden itibaren birden fazla parçasında süreklilik arz edecek şekilde arıza veren bir araçtan faydalanma halinin süreklilik kazanmasına yol açmayacağı yönünde ki görüşe katılmak mümkün değildir. Bu haliyle davacının kabul etme yükümlülüğü altında olmadığı mahkememizin kabulündedir. Bu sebeplerle araçtaki değer azlığı yerine davacının talebi doğrultusunda misli ile değiştirilmesine yönelik talep haklı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"   gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ... model, ... şasi numaralı, ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, misli ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı takdirde İİK'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 15.04.2020 tarihli raporda distirübütör olan müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmayacağına dair  tespitin yapılmış olmasına rağmen husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, üretici firmanın müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin yalnızca dağıtıcı olduğunu, ithalatçının sorumluluğunun yalnızca tüketicinin korunması hakkında ki kanunda tanımlı olduğunu, tacirler arasındaki genel hükümlere göre müteselsil sorumluluğun tanımlanmadığını, tacirler arasında görülen davalarda dağıtıcıya husumet yöneltilebileceğine dair kanunda hüküm bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca ithalatçı olduğunu, hizmeti kim vermiş ise ve parayı kim tahsil etmiş ise sorumluluğun ona ait olduğunu, yetkili servislerin müvekkilinin acentesi olmadığını, müvekkilinin davada sorumluluğun bulunmadığını, davacının yasal süre içerisindeki ayıp ihbarını yerine getirmemesine rağmen bu konunun araştırılmadığını, aracın 25.05.2016 tarihinde teslim alındığını, 8 gün içerisinde ihbar yapılmadığını, davanın 12.11.2018 tarihinde açıldığını, yasal düzenlemelere göre süresinde davanın açılmamış olduğunu, ayıp ihbar süresine uyulmamış olması nedeniyle davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, yetkili serviste onarımın araçta değer kaybına neden olduğu iddiasının gerçeklere aykırı olduğunu, aracın kaportasında olmayan sadece mekanik kısımdaki parça değişimi ile yapılan bir onarımın araçta değer kaybını yaratmayacağını, kullanım hatasından kaynaklı arızaların garanti kapsamında değerlendirilmeyeceğini, garanti belgesi uygulama esaslarına dair yönetmeliğin 17.maddesinde kullanım hatasının düzenlendiğini, maddede, tüketicinin malı kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalar hakkında yönetmeliğin 13 ve 14 madde hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiğini, araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını, değişim koşullarının oluşmadığını, halen aracın davacı tarafça sorunsuz kullanıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı rapor  doğrultusunda müvekkili aleyhine karar verildiğini, araçtaki sorunların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, somut ve teknik bir tespitin söz konusu olmadığını, raporu  kabul etmediklerini, bilirkişinin araçta meydana gelen sorunun nereden kaynaklandığına ilişkin teknik bir tespit yapmamış olduğunu, aracın gizli ayıplı olduğu ve bu ayıbın üretimden kaynaklandığına dair tespitine olasılık yoluyla ulaştığının sabit olduğunu, aracın hem adliye bahçesinde incelendiğini, hem de İTÜ nezdinde tetkik edildiğini, buna rağmen raporda arızanın neden kaynaklandığına dair teknik bir tespit yapılmamış olmasının ayıbın muhtemelen üretimden kaynaklandığına dair tespit raporunun bilimsellikten uzaklaştırdığını, raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapordaki tespitin davacının belirtilen şikayete aracın kullanımını ve ondan beklenen faydayı engelleyen bir sorun olmadığını, davacının misliyle değişim talebinin araçta beklenen faydayı ortadan kaldırmayan bir sorunda  aşırı menfaat dengesizliğine sebep olacağının kesin olduğunu, misliyle değişim kararının haksız ve dayanaksız olduğunu, ayrıca kararın gerekçesiz olduğunu, emsal yargı kararlarına göre davacının aracın misliyle değiştirilmesi hakkının kullanılmasının iyi niyet kuralları ile aşırı bir dengesizliğine neden olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, mahkeme kararında gerekçede bu hususların tartışılmadığını, YHGK'nun 2017/13-653 Esas, 2017/1085 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere seçimlik hakların kullanılmasında orantı ve hakkaniyetin gözetilmesi gerektiğinin açıkça vurgulandığını, garanti belgesi yönetmeliğinin 9.maddesi kapsamında, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine dair talep koşullarının oluşmadığının görüldüğünü, basit bir onarım ve değişimle giderilebilecek bir durumda misliyle değişime karar verilmesinin menfaat dengesini zedeleyici nitelikte olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma konu aracın gizli ayıplı olması nedeniyle misliyle değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin müştereken ve müteselsilen tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalılardan .... Ltd  Şirketi tarafından davacıya dava konusu aracın satıldığı, davalılardan ... AŞ'nin ... araçları Türkiye'deki distirübüstlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı ithalatçı firmanın davada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, husumet yönetilip yönetilemeyeceği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı, araçtaki arızanın kullanıcı hatasından mı yoksa üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, araç arızası nedeniyle verilen kararın iyi niyet kurallarına ve yasal düzenlemelere uygun olup olmadığı, mahkeme kararının gerekçeli olup olmadığı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından, davalılardan ... Ltd Şirketinden KDV dahil 112.920,01 TL bedel ile ... marka araç satın aldığı, fatura tarihinin 25.05.2016  olduğu, dava konusu aracın davacıya 26.05.2016 tarihinde teslim edildiği, araç plakasının ... olduğu, araca dair birden fazla servis teslim tutanaklarının mevcut olduğu, davacı şirket tarafından Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/120 Değişik İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunduğu, ilgili dosyada düzenlenen 08.10.2018 tarihli tespit bilirkişi raporunda, araç üzerinde 14.09.2018 tarihinde tespit yapıldığı, aracın ...  touch model ... plakalı araç olduğu, 20.12.2017 tarihli servis formunda egzoz emisyonunu kontrol ettiriniz uyarısı görüldüğü, 20.02.2018 tarihli servis kabul formunda egzoz emisyonunu kontrol ettiriniz uyarısı ile birlikte enjeksiyonu kontrol ediniz uyasınının görüldüğü, 15.05.2018 tarihli servis kabul formunda aynı uyarıların 04.07.2018 tarihli servis kabul formunda ve 16.07.2018 tarihinde  16348 km'de servis kabul formunda  görüldüğü, söz konusu aracın egzoz emisyon arızası için 20.12.2017, 20.02.2018, 11.05.2018 ve 16.07.2018 tarihlerinde 4 defa servise götürüldüğü, enjeksiyon arızası için ise 20.02.2018, 11.05.2018 04.07.2018 ve 16.07.2018 tarihinde 4 defa servise götürüldüğü, 14.09.2018 tarihli keşif sırasında aracın çalıştırıldığı ve gösterge panosunda motor arıza ve egzoz emisyon arıza ışıklarının yandığının tespit edildiği, sonuç olarak 4077 sayılı kanunun 13.maddesinin 3.fıkrası gereğince garanti süresi içerisinde sık sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanmasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunamadığının anlaşılması halinde 4.maddede yer alan seçimlik haklarının kullanabileceği, sonuç olarak davaya konu aracın ayıplı mal olduğu, aynı marka tip ve özelliklere sahip bir aracın davalıdan alınarak davacıya verilmesi veya mal bedelinin davacıya iadesi kanaatinin bildirildiği, davacının davalılara 17.07.2018 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde  düzenlenen ihtarnameyi tebliğ ederek söz konusu aracın gizli ayıplı olması nedeniyle ayıpsız sıfır km araç ile değiştirilmesi ,bunun mümkün olmaması halinde ise ödenen araç bedelinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin  talep edildiği, ihtarnamede, aracın kullanılmaya başlanmasından sonra garanti süresi içerisinde araçta egzoz emisyon ve enjeksiyon uyarısının farklı zamanlarda arızalar verdiği, servise 8 kez götürüldüğü ve diğer hususlara yer verildiği, davalılar tarafından talebin yerine getirilmemesi üzerine davacının söz konusu aracın defalarca servise gitmesine rağmen araçtaki arızaların hiçbir zaman giderilemediği, tespit bilirkişi raporuyla bu hususun tespit edildiği, gerekçeleriyle iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. 01.12.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; aracın 05.07.2019 tarihinde Bakırköy Adliye park yerinde yapılan keşifle görüldüğü ve fotoğraflandığı, dava konusu ... plakalı araç ... marka, ... tipinde ve 2016 model olup şasi numarası ... olup 26.134 km'de olduğu, dava konusu aracın görmüş olduğu teknik servis bakım ve onarımlarını içeren formların dava dosyasında görüldüğü, 30.05.2017 tarihli faturası olan ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 7.343 km'de iken “... — ...” ve “ESP Kontrol Ediniz uyarısı veriyor” şikayetleri ile geldiği ve El Uygulama özel teknik işlem, direksiyon açık kaptörü ayarı ve 1. yıl bakımı işlemleri yapılarak servisten talep edilen işlemlerin bakım işlemleri dışında kalanların garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, 20.12.2017 bakım işlemleri dışında kalanların garanti kapsamında ücretsiz olarak tarihli faturası olan ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 10.939 km'de iken “O.B.D. Lambası Yanıyor”, “Egzoz Emisyonu Kontrol Ediniz uyarısı veriyor”, “Kart Pili Zayıf Uyarısı veriyor” ve “İlk Çalıştırma Anında ESC Uyarısı Veriyor” şikayetleri ile geldiği ve oksijen sondası kontrol, enjeksiyon beyni yeniden programlama, direksiyon açı kaptörü ayar, akü kontrolü ve kart pili değişimi işlemleri yapılarak servisten talep edilen işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, 20.02.2018 tarihli faturası olan ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 12.661 km'de iken “Egzoz Emisyonu Kontrol Ediniz uyarısı veriyor” ve “Enjeksiyonu Kontrol Ediniz uyarısı veriyor” şikayetleri ile geldiği ve turbo kompresör, söküp takma, arıza araştırma ve motor yağı değiştirme işlemleri yapılarak servisten talep edilen işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, 11.05.2018 tarihli faturası olan ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 14.736 km'de iken “Arıza Işıkları Yanıyor”, “Egzoz Emisyon uyarısı veriyor”, “Enjeksiyon Uyarısı veriyor” şikayetleri ile ve 2. yıl bakımı için geldiği ve servisten talep edilen işlemlerin bakım işlemleri dışında kalanlar garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, 02.07.2018 tarihli ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda araç 15.893 km'de iken “Enjeksiyonu Kontrol Ettirin Mesajı veriyor” şikayetleri ile geldiği ve enjeksiyon beyninin yeniden programlandığı ve servisten talep edilen işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü,  20.07.2018 tarihli ve 180701096 Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 16.348 km'de iken “Ekranda Egzoz Emisyon Kontrol Ettiriniz Uyarısı var” ve “Ekranda Enjeksiyonu Kontrol Ettiriniz Uyarısı var” şikayetleri ile geldiği ve türbo elektro vanası ve turbo kompresör kumanda elektroniği söküp takılma işlemleri ile “Araçtaki mevcut arızaların turbo elektro vanasından kaynaklı olduğu tespit edilmiş olduğu, ilgili parça değişimi yapıldığının notu ile servisten talep edilen işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, 16.10.2018 tarihli ve ... Servis Kabul Numaralı Servis Teslim Formunda aracın 17.466 km'de iken “Egzoz Emisyon Uyarısı Veriyor” şikayeti ile geldiği ve arıza araştırması ile türbo kompresör söküp takılma, türbo kompresör çıkış hava borusu söküp takılma işlemleri ile servisten talep edilen işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılmış olduğunun görüldüğü, dosya incelendikten sonra daha önce 05.07.2019 tarihinde Bakırköy Adliye park yerinde yapılan keşifle görülmüş olan aracın 18.09.2019 tarihinde saat 10.30'da yeniden inceleme için İTÜ Motorlar ve Taşıtlar Laboratuvarına çağrıldığı, gerek davacı, gerekse davalı taraflara bilgilendirildiği, davacı ... A.Ş. ve davalı ... vekili keşfe katıldığı, davalı  ... — ...  A.Ş. bilgisi dahilinde olan keşfe katılamayacağını, keşfin kendi katılımları olmaksızın yapılmasında bir sakınca olmadığını bildirdiği, keşif sırasında  fotoğrafta görüldüğü üzere araçta herhangi bir arıza uyarısı bulunmadığının tespit edildiği, davacının aracı aldıktan  sonra aradan geçen 2,5 yıl zarfında 7 kere uyarılar nedeniyle aracı servise götürmek zorunda kaldığı, anonim şirket olan davacı dikkate alındığında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda belirtilen niteliklere ve konuma haiz olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle genel hükümlerin uygulanması gerektiği, TBK.m.219'a göre, “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.” düzenlemesinin yer aldığı, araçtaki arızanın işlerdeki yaygın telâkkiye göre sözleşmenin yapılmamasını veya fiyatın daha az tespit edilmesini gerektiriyorsa ayıp alıcının beklediği faydaları önemli ölçüde azaltıyor demek olduğunu, olağan bir incelemeyle tespit edilmesi mümkün olmayan ayıpların ise gizli ayıp olduğu, dava konusu arızaların, araçtan faydalanmayı engeller niteliktte olmamakla birlikte kusursuz emsallerine nazaran sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri olumsuz etkiler nitelikte olduğu,  araçta acilen durmayı ve servise çektirmeyi gerektiren bir arıza olmadığı anlaşılmakla birlikte yukarıda değinilen egzoz emisyon kontrolü ve enjeksiyon kontrolü uyarılarının sıklıkla belirmesi ve bu kusurun 2,5 yıl boyunca davalı yetkili servis tarafından kalıcı biçimde giderilememiş olması, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, ayıbın muhtemelen üretimden kaynaklandığını ve bu ayıbın giderilmesinde de servis tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğunun gösterdiği, TBK.m.223/f.2'ye göre gizli “ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” ayıp ihbarının TTK.m.18/f.3'de sayılan işlemlerden olmadığından maddede belirtilen ispat şekline tâbi olmadığı, aracın farklı dönemlerde değişen arızalarla servise gittiği ve onarım için farklı işlemlerin yapıldığı, kimi zaman aynı arızaların tekrar ettiği, kimi zaman ise farklı arızaların meydana geldiğinin görüldüğü, onarıma rağmen arızaların devam etmesi ve davacının satıcının sorumluluğunu gerektirecek önemde bir ayıp olup olmadığını tespit etmesi için gereken süre dikkate alındığında, aracın servise götürülmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu ve ayıp ihbar süresine uyulduğunun kabulünün gerekeceği, diğer yandan davacının aracın onarımını yapması davalının onarım hakkını tanıdığı anlamına geldiği, karşı tarafın hakkının tanınması zamanaşımını kestiği, zamanaşımının seçimlik haklardan birisi için kesilmesi, diğerleri için de kesilmesi sonucunu doğuracağı. bu nedenle zamanaşımının dolduğu iddiası yerinde olmadığı, sonuç olarak, yukarıdaki belirlemelerin ışığı altında, dava konusu aracın gizli ayıplı ve bu ayıbın giderilmesinde de servis tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğu, dava konusu arızaların, araçtan faydalanmayı engeller nitelikte olmadığı, dava konusu arızaların, kusursuz emsallerine nazaran sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri olumsuz etkiler nitelikte olduğu, ayıp ihbar süresine uyulduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun sonuç kısmında dava konusu arızaların araçtan faydalanmayı engeller nitelikte olmadığı değerlendirilmesinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin aracı işlerinde kullanmak amacıyla satın aldığını, ancak aracın kısa aralıklarla arızalanmasından dolayı şirket işlerinin sekteye uğradığını, müvekkilinin yararlanmasına engel teşkil ettiğini,  raporda aracın ayıbının faydalanmayı engeller nitelikte olmadığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek, gizli ayıp nedeniyle sıfır km araç ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin teslim tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı   ... Ltd Şirketi vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporda araçta acilen durmayı ve servise çektirmeyi gerektiren bir arıza olmadığının anlaşıldığını, tespitlere göre davacının belirtilen şikayetinin aracın kullanımını ve ondan beklenen faydayı engelleyen bir sorun olmadığını, malı satın alan tacirin mala ilişkin inceleme yapıp ve yaptırmak yükümlülüğü altında bulunduğunu, rapordaki aleyhe kısımları kabul etmediklerini belirterek ,yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; aracın onarıldığ tespitinin ortaya çıktığını, onarılmamış olsa dahi arızaların kullanımı etkilemediğinin tespit edildiğini, değişime değil aracın onarılmasına karar verilmesinin içtihatlara uygun olacağını, misliyle değişimin gerekli koşullarının oluşmadığını, aracın halen davacı tarafça sorunsuz olarak kullanıldığını belirterek, yeni bir bilirkişi raporu alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 10.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; araçtaki ayıpların kullanım hatasından kaynaklanmadığı ve teslim anında mevcut olduğu, araçtaki özellikle egzoz emisyon kontrolü ve enjeksiyon kontrolü şeklinde görülen ayıpların kullanımı tamamen engellememekle birlikte önemli ölçüde sınırlandıran nitelikte olduğu, 17.07.2018 tarihli ihtar anında bu ayıpların süreklilik arz ettiği, ancak dava tarihinde anılan ayıpların bulunmadığı, aracın birçok kez benzer nedenlerle arızalanmasının başlı başına bir ayıp teşkil ettiği ve bu ayıbın yarattığı değer kaybının dava tarihinde mevcut ve  sürekli nitelikte olduğu, araçta 5.735,00 TL'lik değer kaybı oluştuğu belirtilmiştir. 15.04.2020 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda; dava korusu aracın güncel değerinin 114,700,00 TL olduğu, olayda Tütekicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanmasının mümkün olmadığı, genel hükümlerde üretici  veya  distribütörün yenisiyle  değiştirme  hakkının  kullanılmasından sorumluluğuna ilişkin  bir düzenleme  bulunmadığından bu hakkın davalılardan ... A.Ş.'ye karşı kullanılamayacağını, yenisiyle değiştirrme hakkının kullanım koşullarının oluştuğu, davalı ... ve dvalı ... A.Ş. vekillerinin itiraz dilekçelerinde vurguladıkları diğer hususlarla ilgili görüşlerinin raporlarda irdelendiği belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporları ve ek raporları doğrultusunda davanın kabulüne dair     hüküm tesis edilmiştir. Dava ticari satım konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayanılarak TBK'nın 227. maddesi gereğince satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine  ilişkindir.Tacir olan taraflar arasında satım ilişkisi bulunmakta olup  uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde  bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde  bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  23.11.2015 tarihli ve 2015/5982 Esas, 2015/15327 Karar  sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir. Somut olayda, dosya içerisindeki garanti belgesi örneğinden 3 yıl süre ile ... Üretici Garantisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Araç davacı alıcıya 26.05.2016 tarihinde teslim edilmiştir. Davacı ayıp ihbarını 17.07.2018 tarihli noter ihtarı ile gerçekleştirmiş iş bu davayı ise 12.11.2018 tarihinde açmıştır. Davanın garanti süresi olan 3 yıllık süre içerisinde  açılmış olması nedeniyle davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, davalılardan ... AŞ şirketi dava konusu aracın distribütörlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğunu ve kendilerine husumet yönetilmeyeceğini, TTK'da ithalatçının sorumluluğuna dair bir düzenlemenin mevcut olmadığına beyan etmiş ise de davalı şirket ithalatçı şirket olup, araca garanti vermiştir. Bu sebeple davalıya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu araç üzerinde bilirkişi heyeti tarafından gerek fiziken gerekse laboratuvar ortamında gerçekleştirilen inceleme neticesinde araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir.  TBK’nın 227.maddesinde, \"(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.  2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Arızanın ortaya çıkması üzerine alıcı, öncelikle aracın onarımını talep etmiş, ancak  aracın kısa süre içerisinde aynı arızayı tekrar etmesi nedeniyle kendisinden yararlanılacak şekilde tamir edilmemesi üzerine ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Diğer bir anlatımla, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkını kullanmasına rağmen, araçtaki ayıplar garanti süresi içinde giderilememiş ve ayıpların tam ve kalıcı olarak giderilmemesi nedeniyle bu seçimlik hakkın kullanıldığından söz edilemez. TBK'nın 227. maddesinde ve garanti sözleşmesindeki seçimlik haklardan ücretsiz tamir hakkının seçilmesi ve araçtaki ayıbın giderilerek aracın ayıpsız şekilde davacıya teslim edilmiş olması halinde artık davacının başka bir hakkı kullanamayacağı kabul edilebilirdi. Araçtaki ayıbın kalıcı olarak giderilmemesi nedeniyle, ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi yerinde olup, mahkemece, araç üzerinde inceleme yapılarak konusunda uzman bilirkişilerden alınan ayıbın belirlenmesi nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesinde mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davalılar vekilinin buna dair istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen aracın davalı tarafa iadesine, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına  dair karar verilmemiş olması yerinde görülmemiştir. TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Maddenin 1.1 bendinde satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, alıcının seçimlik hakları arasında sayılmıştır. Somut olayda, ayıplı aracın misliyle değiştirilmesine karar verilmiş olması karşısında dava konusu aracında davalı tarafa iadesi gerekeceğinden bu konuda karar verilmemiş olması isabetli görülmemiş, hükmün bu bakımdan resen düzeltilmesi gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve  353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile dava konusu ... model, ... şasi numaralı, ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davacıda bulunan dava konusu ... plakalı aracın davalı satıcı şirkete iadesine, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına, Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün olmaması hâlinde İİK'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.713,57 TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.928,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 5.785,17 TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 1.928,40-TL peşin harç ile dosyada yapılan 1.400,00.-TL bilirkişi ücreti ve  213,50TL posta gideri olmak üzere toplam 3.577,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.677,40 TLvekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılara iadesine, b-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde  bırakılmasına, 7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 15.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6065f91385e26b15","SID":"3029aef7a600bdb4"}}