{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2345 - 2024/290<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                      (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2023/2345 <br>KARAR NO\t: 2024/290<br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  24/10/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2023/477E., 2023/1096K.<br>KONKORDATO TALEP EDEN\t:  <br>VEKİLİ\t\t\t\t<br><br>\tKonkordato talep eden vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tİstemci vekili, 2019 yılında yaşanan faiz, kur ve enflasyondaki dalgâlanmalar nedeniyle tüm firmalarda olduğu gibi müvekkili şirketin de olumsuz etkilendiğini, müvekkilinin geri dönüşümde piyasada bilinen önemli bir firma haline geldiğini, imalatlarını başarıyla yerine getiren şirketin marka değeri yarattığını ve birçok özel sektör, kamu kurum ve kuruluşu tarafından tercih edilen bir şirket konumuna geldiğini, şirketin kurumlardan tahsilatların gecikmesi sebebiyle son dönem finansman maliyetlerinin ciddi artışı, imalat malzemelerinin dövize endeksli olması ve değişkenlik göstermesi, döviz kurlarındaki belirsizlikler sebebiyle şirketlerinin bir likidite problemi ile sarsıldığını, ardından Covid 19 Pandemi sürecininde şirketi olumsuz etkilediğini, gelir analizlerine bakıldığında şirketin geçici bir likidite problemi yaşadığını, özellikle vade yapılandırması sonucunda bu durumun  düzeleceğini ileri sürerek, konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Davacıya verilen 3 aylık geçici mühlet süresi bitmeden mahkememizce 10/08/2023 tarihinde geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verilmiştir. <br>Davacı Şirket; 31.08.2023 tarihli yapılan rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğunu ve elindeki mevcut stoklarının işlenmesi sonucu elde edilecek beklenen gelir ile kısa ve uzun vadeli tüm borçlarını, verilecek 3 ay geçici mühlet süresi ve 12 ay kesin mühlet süresi sonunda 6 Ay ödemesiz toplam 54 ay ödeme planı dâhilinde anaparadan tenzilat talep edilmeksizin ödeme yapacağı sürenin yaklaşık olarak 75 aya tekabül edeceğini, ödeme planının ve gelir analizinin 75 ay üzerinden hesaplandığında tümünü ödeyebileceğinin tespiti ile iyileştirme projesi ile öngörülen tedbirlerine uygun hareket edeceğini beyan etmiştir.          <br>Konkordato Komiseriler Kurulu tarafından sunulan nihai raporda; Şirketin geçmiş faaliyet dönemleri brüt kar marjı %2 ila %5 arasında olmakla birlikte, söz konusu seri için mod (en çok tekrarlanan değer) hesaplandığında; %5 olarak alınabileceği, 35.165.376 TL Kar hedefinin %10 brüt kar marjı ile hesaplandığı, brüt kar marjının faaliyet giderlerini kapsamadığından net gelir olarak değerlendirilemeyeceği, brüt kar tutarından faaliyet giderleri düşülerek net kar hesaplanması gerektiği ve Şirketin geçmiş faaliyet dönemleri net kar marjının %1 ila %1,2 arasında gerçekleştiği ve geçici mühlet süresinde aylık ortalama satışlar 148.000 TL olmasına rağmen, geçmiş faaliyet dönemlerinin 4.522.872,40 TL aylık satış ortalamasından hareketle aylık ciro tahminleri başlangıçta 4.500.000,00 TL olarak alınmakla birlikte, ciro artış hesaplamaları için de baz değer oluşturduğu, Şirketin Revize Konkordato Projesinin, satış projesi olduğu, satışlardan sağlanacak nakit girişi ve Şirket varlıkları dışında projede başkaca bir kaynak öngörmediği, 59.287.097,22 TL'lik borca karşılık olarak şirketin borç ödemesinde kullanılacak varlık toplamının 26.484.155,75 TL olduğu, Şirket geçmiş dönemler brüt kar marjı %5 olmasına rağmen satış bütçesinin %10 brüt kar marjı ile hesaplandığı ve ayrıca hesaplamalarda brüt kar marjı kullanıldığı için net gelir anlamına gelmediği dolasıyla revize proje net gelirini /net nakit girişini göstermediği, sonuç olarak tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İİK m. 289/3'e göre projenin somut ve uygulanabilir ve dolayısıyla uygulanması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olabileceği yönünde olumlu görüş geliştiremediği ve borca batık olan şirketin ödeme güçlüğünün devam ettiği tespit edilmiştir. <br>... davacı şirketin Revize Konkordato Projesinin, satış projesi olduğu, satışlardan sağlanacak nakit girişi ve Şirket varlıkları dışında projede başkaca bir kaynak öngörmediği, 59.287.097,22TL'lik borca karşılık olarak şirketin borç ödemesinde kullanılacak varlık toplamının 26.484.155,75 TL olduğu, Şirket geçmiş dönemler brüt kar marjı %5 olmasına rağmen satış bütçesinin %10 brüt kar marjı ile hesaplandığı ve ayrıca hesaplamalarda brüt kar marjı kullanıldığı için net gelir anlamına gelmediği dolasıyla revize proje net gelirini/net nakit girişini göstermediği diğer bir ifadeyle, şirketin varlıkları borçlarını karşılamamakta olup şirket borca batık olduğu anlaşıldığından, davacının konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir. <br>2004 sayılı İİK'nun 308. maddesinde; \"Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Borca batıklık hususu yukarıda değerlendirilmiş olup, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli konkordato komiserleri kurulu raporuna göre; şirketin borca batık olduğu tespit edilmiştir.<br>Bu kapsamda, İİK m. 289/3'e göre projenin somut ve uygulanabilir ve dolayısıyla uygulanması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olabileceği yönünde mahkememizce  kanaat  oluşmadığı,  şirket  varlıklarının  borçlarını  karşılayamadığı, şirketin<br> borca batık olması nedeni ile iflas koşullarının bulunduğu ...\" gerekçesiyle konkordato isteminin reddi ile talepçi şirketin 24/10/2023 günü saat 14:23 itibariyle iflasına karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tKonkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel Mahkeme tarafından 10.10.2023 tarihli duruşması sırasında gerçekleştirmiş oldukları itirazlar doğrultusunda komiserler kuruluna 10 gün ek süre verildiğini, süre içerisinde gerçekleştirilen ödemelerin dikkate alınması ve duran mali varlıkların yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, halbuki 18.10.2023 tarihli raporun komiser heyeti tarafından mali varlıklara yönelik gerekli incelemeler yapılmadan ve şirketin mali bilançosuna yönelik muhasebeci ile şirket sahibinden gerekli bilgiler elde edilmeden hazırlandığını, mali varlıklara yönelik yeterli değerlendirmenin gerçekleştirilebilmesi için heyette yetkili olan komiser tarafından yerinde inceleme yapılması gerektiğini, benzer şekilde mali bilançoya yönelik ödeme ve tahsilat hareketleri hakkında müvekkili şirket yetkilisi ve muhasebecisi ile görüşmeler gerçekleştirilerek bilgi alınıp edinilen bilgiler doğrultusunda akfit-pasif değerlemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin üretim atölyesinde bulunan alet ve gereçlere yönelik 03.10.2023 tarihli geçici komiserler kurulu raporu'nda, \"...borçların ödenmesinde kullanılacak olan ve şirket bilançosunda yer alan varlıkların tutarı 25.671.463,58 TL...\" şeklindeki ifadesiyle bilançoda yer alan varlıkların değerinin 25.671.463,58 TL olduğunun belirtildiğini, halbuki şirketin ticari faaliyetlerini gerçekleştirmesini sağlayan ve bilançosuna kayıtlı olan bu araçların değerinin değerleme tarihi itibariyle yaklaşık 50.000.000,00 TL'yi bulduğunu, bu hali ile duran varlıkların dahi kendi başına şirketin borçlarının neredeyse tamamını ödemeye yetecek durumda olduğunu, tüm bu hususlar göz ardı edilerek önceki rapor üzerinden yerinde inceleme dahi gerçekleştirilmeden tanzim edilen raporun müvekkili şirketin mali durumuna yönelik gerçekliği yansıtmadığını, bu hali ile hüküm kurulması halinde yalnızca müvekkili şirketin değil, şirketten alacaklıların mağduriyet yaşayacağını, diğer yandan 10.08.2023 tarihli duruşmayla birlikte müvekkili şirkete verilen 2 aylık geçici süre içerisinde toplamda 4.250.000,00 TL değerinde çek borcunun ödendiğini, bahse konu bu çekler ve ödeme tutarlarının şirket muhasebecisi tarafından deftere işlenmediği için komiserler kurulu tarafından sunulan rapor içeriğinde şirketin mali durumuna ilişkin eksiksiz bir değerlendirme gerçekleştirilemediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Talep, konkordato istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: \t <br>\t1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/477E., 2023/1096K. sayılı dosyasında verdiği 24/10/2023 tarihli kararına yönelik konkordato talep eden vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin konkordato talep edenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-\tHMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t14/02/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tİİK'nin 293 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYÇOKLUĞUYLA karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14/02/2024\t<br>       Başkan                       Üye               Üye                Katip<br>MUHALEFET ŞERHİ<br>      <br> Talep eden borçlu şirket vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin döviz kurundaki belirsizlikler nedeniyle likidite problemi ile karşılaştığını, pandemi sürecininde bu durumu olumsuz etkilediğini belirterek öncelikle geçici mühlet, daha sonra kesin mühlet kararı verilmesi ve nihayetinde de sunulan konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir. <br>Mahkemece 10.05.2023 tarihinde 2004 sayılı İİK 287/1 maddesi uyarınca borçlu şirket lehine geçici mühlet kararı verilmiş, 10.08.2023 tarihinde ise 2004 sayılı İİK 287/4 maddesi uyarınca geçici mühlet süresini 2 ay süre ile uzatmış ve böylece toplam 5 aylık sürenin 10.10.2023 tarihinde sona erdiği hususu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece; 24.10.2023 tarihli duruşmada geçici mühlet süresinin bitiminden yaklaşık 14 gün sonra borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmiştir.<br> 2004 sayılı İİK 289/1 maddesi \"Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.\" hükmüne haizdir. Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş farklılığı 5 aylık toplam geçici mühlet süresi bitiminden sonra mahkemece kesin mühletle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde borçlu şirketin iflası ile ilgili bir karar verilip verilmeyeceği hususunda toplanmaktadır.<br>2004 sayılı İİK 287/5 maddesi \"geçici mühletin toplam süresi 5 ayı geçemez.\" hükmüne haizdir. Geçici mühletin ve geçici mühletin uzatma kararının geçici mühlet süresi içinde yine kesin mühlet kararının da yine bu süre içinde verileceği doktrinde ağırlıklı görüş olarak kabul edilmiştir. ( Bkz: Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez / Prof. Dr. Güray Erdönmez 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato s.28 -   7101 Sayılı Kanunla Konkordato ve Elektronik Tebligat Konularında Getirilen Yenilikler s.78 - Prof. Dr. Muhammed Özekes s.92 Prof. Dr. Murat Atalı) <br>Hal böyle olunca; mahkemece işin esasına girilmeden konkordato tasdik talebinin usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde borçlu şirketin iflasına karar verilmesi doğru olmadığından sayın çoğunluğun görüşüne katılamamaktayım.<br><br>\t\t\t\t         Başkan <br>\t\t\t\t\te-imzalıdır<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6dc9d9ddbc9a2b2","SID":"92d7dd5099f637b1"}}