{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/146 <br>KARAR NO: 2024/300<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/10/2020<br>NUMARASI: 2017/552 E. - 2020/286 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... isimli bir tv dizi senaryosu hazırladığını, ve sektördeki yapımcılara gönderdiğini, müvekkilin eseri sektör realitesine göre alenileşmiş ve tv dizisi yapmaya uygun bir eser haline geldiğini, davalı şirket müvekkilinin eserinden intihalle dava konusu ... isimli Tv dizisini yapmaya başladığını dizinin halen yayına devam ettiğini, dava konusu dizinin müvekkilinin eserinden intihalle yapıldığını, Bu nedenle eser hakkına tecavüzden dolayı (ileride bilirkişi incelemesi sonucu tazminat rakamı belirlene kadar ) belirsiz alacak olarak 5.000 tl maddi tazminatın FSEK 68. maddesi uyarınca üç katı oranında maddi tazminata ve 5.000 tl manevi tazminata dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adlı eserin genel hikayesi ...'e ait olup hikaye ilk olarak \"...’ adı ile 30.05.2015 tarihinde müvekkili şirket ile paylaşıldığı, Eserin ismi ve içeriği Yapımcı ve diğer senaristler tarafından değiştirilerek ... ismi ile ... logolu ulusal TV kanal ında yayınlanmaya başlandığı, Dizinin senaryosu ise genel olarak ... ve ... tarafından yazılmıştır. Anılan çerçevede senaristler ile \"TV Dizisi Genel Hikaye Telif Hakları Devir Sözleşmesi\" ve \"TV Dizisi Senarist Sözleşmesi\" olmak üzere iki farklı sözleşme yapıldığı,senaryo ve diyaloglar ekip halinde yazılmakta olup yayınlanan ilk 31 Bölümde senaryo ekibinde çalışan diğer yazarlar ise; ... (15-31 Bölümler Senaryo/ Diyalog), ... (16-21 Bölümler Tretman/ Senaryo), ... (17-31 Bölümler Tretman), ... (1-15 Bölümler Senaryo), ... (5-10 Bölümler Senaryo), ...(5-10 Bölümler Senaryo), ... (2-4 Bölümler Tretman) şeklinde olduğu, davacıya göre neredeyse bütün yapımcılar kendi eserlerinden/eserinden bir parça almış ve yaptıkları dizilerde bunları kullanarak yeni bir eser meydana getirdiği,Davacı, 2007 yılından bu yana YAKLAŞIK 10 SENEDİR eserini “...\", \"...\", \"...\", “...\" gibi farklı isimlerle birden çok yapımcıya ve yapımcı temsilcisine gönderdiğini, eserin konusunun bir ‘casusluk filmi’ olduğunu, hatta 14 Ekim 2015 yılında ... Genel Müdürü Mutlu İnana gönderdiğini ve eseri intihal etmekle suçlanan 03 Medyanın ortağı ...ın bir dönem ...de Genel Müdür olarak görev yaptığını iddia ettiğini ancak, resmi kayıtlar aracılığıyla da tespit edilebileceği üzere Sayın ... iş hayatının hiçbir döneminde ... bünyesinde Genel Müdürlükte dâhil olmak üzere hiçbir pozisyonda görev almadığı, bahsi geçen bu eserlerin hiçbiri Davacı tarafından dava dilekçesinde delil olarak gösterilemediğini savunarak eserin özgünlüğü açısından bilirkişi incelemesi yapılarak, fahiş ve hakkaniyete aykırı talepler içeren, kötü niyete dayalı açılan haksız davanın ESASTAN REDDİNİ talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Toplanan deliller, hükme dayanak alınan ilk ve ikinci heyet raporlarının konusunda uzman bilirkişilerce hazırlanmış olduğu ve  Davacıya ait ... isimli kök öykünün FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, Davalı tarafça yapımı gerçekleştirilen ... isimli dizinin FSEK m.5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, Davacı eseri ile davalı eserinin bilirkişi heyetince karşılaştırmalı olarak denetime uygun şekilde incelenmesinde İntihalin varlığı hususunda bir olguya rastlanmadığı, hükme dayanak alınan ve dosyadaki deliller ile uyumlu bilimsel yöntemlerle hazırlanmış son rapor da dikkate alındığında  davacının mali veya manevi haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, intihal olgusunun bulunmadığı,\" gerekçesi ile  davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dizi/film/tv sektöründe tanınmış başarılı bir senarist olduğunu, bugüne değin birçok tanınmış tv dizisi senaryosu yazdığını, senaryosunu yazdığı başlıca Tv dizilerin ..., ..., ..., ..., ..., ... olduğunu, müvekkili orijinal eser olarak 2007 yılında ''...'' isimli bir sinema filmi projesi hazırlayarak projesini, Kültür Bakanlığı Senaryo Geliştirme Destek Fonu’ndan destek alabilmesi için Kültür Bakanlığı’na gönderdiğini, Proje 2015 yılında müvekkili tarafından orijinal dizi film senaryosu projesi olarak yeniden yazıldığını, tamamlanmış orijinal eser, birden çok yapımcıya ve yapımcı temsilcisine sunulmuş ve alenileştiğini, müvekkilinin orijinal eseri mahkeme dosyasında ''...'' olarak anılan  FSEK 2/1 anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğunu, Davalı  ... ekranlarında yayınlanan “...” isimli TV dizisinin yapımcısı olduğunu, müvekkilinin diziyi izlerken yapımcılara sunmuş olduğu alenileşen ve  orijinal eseri olan dizi senaryo projesi ile ileri derecede benzer olduğunu fark ettiğini, belli kısımların kendi projesinden doğrudan alındığını gördüğünü, söz konusu dizi müvekkilinin orijinal eserinin ticari potansiyelini sıfırlamış ve artık tv dizisi olarak yapılma şansını ortadan kaldırdığını, Senaryo yazım terminolojisine göre, “...” isimli dizi senaryosunun Temel Hikâye ve Yan Hikâyelerinde, Konu, Tema, Temel Hedef, Karakter, Zaman ve Mekânda Müvekkiline ait orijinal eserden birebir benzerlikler ve doğrudan esinlenmeler olduğunu, ... isimli dizi müvekkilinin ... isimli eserinden yapılan intihaller neticesinde oluşturulduğunu,  ... isimli eserdeki tüm unsurlar 59. bölümü boyunca kullanıldığını, mahkemenin bunları dikkate almadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda intihal olmadığı hususunda değerlendirme yapıldığını, raporun hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini mahkemenin itirazı değerlendirmediğini, mahkeme kararında bilirkişi raporunu esas aldığından kararında usulsüz olduğunu, her iki eserin olay örgüsü ve kahramanlarının aynı olduğunu, eserler arasında konu, tema, temel hedef, karakter, zaman ve mekânda birebir benzerlikler olduğunu,  yerleşik yargı kararlarında da ana karakter, hikaye gelişimi, bazı detaylar arasındaki benzerliklerin intihal olgusunun varlığı için yeterli olduğu kabul edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlali söz konusu olduğundan  mahkemece verilen kararın kaldırılmasını,  istinaf talebinin kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu, davacı tarafından ... isimli eserinden intihal yapılmak suretiyle  dava konusu ... isimli dizinin oluşturulduğunu ileri sürerek eser sahipliğinden kaynaklanan haklara  tecavüzden dolayı (ileride bilirkişi incelemesi sonucu tazminat rakamı belirlene kadar ) açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. 01/08/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davaya konu \"...\" isimli dizi öyküsünün FSEK 2/1 anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, Davacının ... isimli dizi öyküsünün FSEK 11 de ki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, Davacının dizi öyküsü ile davalının ... isimli dizisi arasında FSEK anlamında hak ihlali yaratan bir kullanımın söz konusu olmadığı belirtilmiştir. 17/07/2019 tarihli farklı bilirkişi heyetine ait heyet raporunda özetle; davacıya ait .... isimli kök öykünün FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, Davalı tarafça yapımı gerçekleştirilen ... isimli dizinin FSEK m.5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, Davacı eseri ile davalı eserinin karşılaştırmalı incelenmesinde İntihalin varlığı hususunda bir olguya rastlanmadığı, Dolayısıyla davacının mali veya manevi haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından ... isimli eserinde intihal yapıldığı ileri sürülmüş ise de dosyada alınan farklı 2 ayrı bilirkişi heyet raporunda davacı eseri ile davalı eserinin karşılaştırılmalı incelenmesinde intihalin varlığı hususunda herhangi bir olguya rastlanmadığı belirtildiğinden her iki raporunda birbirini teyit ettiği anlaşıldığından davacının iddialarının sübut bulmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/10/2020 tarih ve 2017/552 E., 2020/286 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e593a4425fe35c6","SID":"a12a0f86f3049e1a"}}