{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1833 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/313 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2016/1162 Esas - 2021/139 Karar<br>TARİHİ: 09/03/2021 <br>DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Bankası A.Ş. arasında 27.03.2008 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını, yapılan anlaşma gereği gerekli sürelerde şirket hesaplarının bankanın şubelerinde tutulduğunu, bu sebeple ve yapılan anlaşma gereği de yapılan işlemlerden dolayı hiçbir masraf veya harcın alınmadığını, hatta 2015 yılında sehven 3.839,84 TL masraf kesintisi yapılmışsa da, bu fark edildiğinde davalı bankaca şirket hesaplarına iade edildiğini, daha sonra yapılan incelemede peşin satış masrafı, hesap masrafı, pos kullanım ücreti gibi isimler altında 19.925,15 TL kesinti yapıldığının anlaşıldığını, bunun 3.839,84 TL'sinin iade edildiğini ancak hukuka aykırı şekilde tahsil edilen16.085,31 TL'nin tüm görüşmelere rağmen iade edilmediğini beyanla hukuka aykırı olarak şirket hesaplarından kesilen 16.085,31 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili banka ile davacı şirket arasında 27.03.2008 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ve ... Bonus İşyeri Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeler çerçevesinde belirtilen tarihten bu yana ticari ilişkiye devam olunduğunu, taraflar arasında akdolunan ve tarafları bağlayan 27.03.2008 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'nin 1. maddesi uyarınca davacı şirkete 72 adet cihaz teslim edildiğini ve davacının bu cihazlar üzerinden mal ve/veya hizmet satış bedellerini kart ile tahsil ettiğini, 27.03.2008 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'nin 2. maddesinde hüküm altına alınan ve basiretli davranmakla yükümlü olan davacı şirketin de açık şekilde kabul ettiği işbu madde uyarınca kullanım bedeli tahsil edilmesinde hukuka ve bankacılık teamüllerine aykırı bir yön bulunmadığını, T.T.K.' na tabi olan ve hukuken basiretli olduğu kabul edilen davacı şirketin, yükümlülük altına girdiği sözleşmenin şirket faaliyetlerini ne şekilde etkileyeceğini, şirketin hesaplarına ne şekilde ve ne tutarda yansıyacağını, aldığı işbu hizmet karşılığında ne şekilde ödeme yapacağını, sözleşme yaptığı kuruluşun da tacir olduğunun farkında olarak bedelsiz şekilde hizmet alamayacağını öngörmesi beklenmekte olup, yükümlülük altına girdiği sözleşmenin hükümleri hakkında bilgi sahibi olamayan ve bedelsiz şekilde hizmet almayı amaçlayan şirketin basiretli davrandığından söz etmenin imkan dahilinde olmadığını ve bu kapsamda ileri sürülen mesnetsiz iddia ve taleplerin iyi niyet ilkesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, 27.03.2008 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi'nin 73. maddesindeki hüküm gereğince davalı Banka her türlü masraf, komisyon, v.b. ödemeleri tahsil etme hakkına sahip olup, işbu sözleşme maddesi ile yüklenilen sorumluluk yok sayılmak suretiyle ileri sürülen hukuka aykırı iddiaların kabulüne olanak bulunmadığını, halihazırda yasal düzenlemeler kapsamında da müvekkili Banka müşterilerinden tahsil edeceği masraf ve komisyonları belirlemekte tek yetkili olup, müvekkili Bankanın öncelikle kanundan kaynaklanan ve sözleşmede yer alarak taraflarca da kabullenilmiş olan bu hakkın yok sayılmasının mümkün olmadığını, kanun ve hukuki düzenlemelerle Bankaların kredilere ve mevduatlara uygulanacak azami faiz oranlan ile faiz dışındaki menfaatleri serbestçe belirleme hak ve yetkilerinin bulunduğunu, bu doğrultuda Türkiye'de bankacılık hizmeti veren diğer tüm bankalar gibi müvekkili banka tarafından da birçok parametreye istinaden serbestçe belirlenmiş olan masraf ve komisyonların tür, oran ve tutarlarını gösteren \"Komisyon ve Masraf üstesi\" 4077 sayılı yasanın 12. maddesine uygun olarak T.C. Merkez Bankası'na bildirildiğini ve tüm şubelerin girişine asılarak müşterilerin bilgisine sunulduğunu, üye İşyeri Sözleşmesi'nin 81. maddesi gereğince müvekkili Bankanın davacıya ait hesaplardan masraf, komisyon, kullanım bedeli, v.b. tahsilinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, yapılan işlemlerin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğunu ve bankacılık teamüllerine aykırı bir yönünün de bulunmadığı göz önüne alındığında davacının talebinde haklı olmadığını,  taraflar arasındaki sözleşmenin 27.03.2008 tarihinden itibaren ilişkinin sorunsuz şekilde süre geldiğini, davacının sözleşmenin başlangıcından bu yana sözleşmenin hükümlerini kabullendiğini, gelinen aşamada POS cihazlarının iadesinin gündeme gelmesinden sonra davanın açıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 09.03.2021 tarih ve 2016/1162 Esas, 2021/139 Karar  sayılı kararı ile;\"İşyeri sözleşmesi sureti, ... Bonus İşyeri Sözleşme sureti, banka ekstreleri, ... Sirkeci Şubesi yazı cevabı celp edilmiş, ... yazı cevapları dosya içerisine alınmış, bankacı bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış ve deliller toplanmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi kapsamında, davalı tarafından pos kullanım ücreti, hesap kullanım ücreti, hesap masrafı, peşin satış masrafı ve sair ad altında yapılan 16.085,31TL  kesintilerin haksız olup olmadığı ile davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarından kaynaklanmaktadır.Dosya kapsamı ile uyumlu gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı itibari ile; taraflar arasında 27.03.2008 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi ve tarih içermeyen Bonus İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme tarihinden itibaren 2016 tarihine kadar çeşitli tarihlerde farklı adreslerde faaliyet gösteren firma adreslerine 72 adet POS cihazı teslim edildiği anlaşılmıştır.Davalı banka tarafından, davacıdan tahsil edilen ADSL POS bedelleri, DBS/Mobil DBS E-mail servis bayi kullanım bedelleri, İnaktif Pos bedelleri, Bonus Pos bedelleri, Kayıp/Pert Pos bedelleri, GPRS Pos ve Telefon bedellerinin Bankanın T.C.Merkez Bankası'na bildirdiği Kredi İşlemlerinde Faiz ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret, Komisyon ve Masraflar ile Bankacılık Hizmet Komisyonları Listesinde yer alan tutarlara uygun olduğu, İnaktif POS bedeli dışındaki ücretlerin Üye İşyeri Sözleşmesinin ilgili maddelerinde yer aldığı belirlenmiştir. Davalı banka tarafından inaktif pos bedeli olarak atıl, verimsiz kullanılan her bir POS cihazı için 30.06.2014 tarihine kadar aylık 30TL, 31.12.2014 tarihine kadar aylık 40TL ve 2015 yılı için aylık 45TL olarak ücret alındığı ve de ADSL Pos Bedeli olarak da her bir POS cihazı için 2014 yılında 10TL ve 2015 yılında 15TL ücret alındığı anlaşılmıştır. 27.03.2008 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesinin 73. maddesindeki hüküm gereğince davalı Banka her türlü masraf, komisyon, v.b. ödemeleri tahsil etme hakkına sahip olduğunun belirtildiği, davacıdan tahsil edilen ücret kesintilerinin T.C Merkez Bankasına bildirilen tutarlara uygun olduğu, bankanın gördüğü hizmetler karşılığında uygun ücret isteme hakkına sahip olduğu ve ayrıca davacının yapılan kesintilere itirazının da bulunmadığı nazara alınarak ve davalının bankacılık hizmetleri ücret tablosunda belirtilen miktarlara uygun şekilde tahsilatlar yaptığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece verilen red kararı hatalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu karara karşı istinafa başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı tarafından davaya konu edilen ve iadesini talep ettikleri kesintilerin hiçbir hakka dayanmadığı hususunun bilirkişi raporunda da vurgulandığını, bu yönü ile bilirkişi raporunun talep ve iddialarını doğruladığını, biran için davalı tarafından yapılan haksız kesintilerin sözleşme kapsamında değerlendirilebileceği düşünülse dahi sözleşmenin imzalanmasının akabinde ilk yıllarda bu haksız kesintilerin yapılmadığını, müvekkili ile davalı arasında artık karşılıklı güvenin tamamen tesis edildiğini, sonraki dönemlerde bu haksız kesintilerin yapılmasının davalının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, gerekçeli kararda gösterildiği üzere, 2014 ve 2016 yılı Üye işyeri Çalışma Koşulları Listesinde sadece komisyon oranları ve bloke gün sayılarının yer aldığını, bu sayfanın devamı olmadığı için bu yıllarda ücret alınmadığı mı yoksa ilgili sayfanın devamının gönderilmediği mi hususunda kesin bir bulguya ulaşılamadığının belirtildiğini, değerlendirmenin devamında 2015 yılında aylık 15 TL ücret alındığı hususlarından hareketle, ilgili bankalardan gelen cevabi yazılarda alınan ücretlerle karşılaştırma yapılabilecek yeterli bir bulgu bulunmadığının belirtildiğini, bu bağlamda Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini beyanla Yerel mahkemenin 2016/1162 Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davalı banka tarafından üye işyeri sözleşmesi uyarınca haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı banka ile aralarında 27.03.2008 tarihli üye işyeri sözleşmesinin imzalandığını ve bu tarihten itibaren hesaplarının davalı banka nezdinde tutulduğunu, sözleşme gereği davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle masraf alınmadığını ancak yapılan incelemelerde peşin satış masrafı, hesap masrafı, pos kullanım ücreti adı altına bir çok kesinti yapıldığının tespit edildiğini beyan ederek yapılan toplam 19.925,15 TL kesintinin iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf alınan ücretlerin taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi ile bonus üye işyeri sözleşmesine uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı tarafından yapılan kesintilerin hiçbir hakka dayanmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ilk yıllarında hiç bir kesinti yapılmaması sebebiyle davacıda bir güven tesis edildiği, bu nedenle sonraki yıllarda da bir kesinti yapılamayacağı, bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın yanlış olduğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir, hükmü düzenlenmiş olup tacir olan bankalar temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartların mevcut olması halinde ücret isteyebilirler.Ayrıca, taraflarca imzalanan sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemleri Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde bankaların reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyeceği, aynı tebliğin 6. maddesinde de bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB'ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği hususu düzenlenmiştir.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, davacı ile davalı banka arasında 27.03.2008 tarihli üye işyeri sözleşmesi ile bila tarihli bonus üye işyeri sözleşmesinin akdedildiği, davacıya bu tarihten itibaren 72 adet pos cihazının teslim edildiği, davacıdan 2014-2015 ve 2016 yıllarında inaktif pos bedeli, bonus pos bedeli, DBS kullanım bedeli vb adlar altında toplam 19.924,31 TL bedel tahsil edildiği, bu bedelin 3.839,84 TL'sinin iade edildiği, bilirkişi tarafından davacıdan tahsil edilen bedellerin, davalı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi işlemlerinde faiz ve kar payı dışında sağlanacak ücret, komisyon ve masraflar ile bankacılık hizmet komisyonları listesinde yer alan tutarlara uygun olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 2., 56. ve 73 maddeleri ile bonus üye işyeri sözleşmesi uyarınca davalının teslim ettiği pos cihazları ile ilgili masrafları ve yaptığı işlemler nedeniyle ücret tahsil edebileceği, davacının imzalamış olduğu sözleşmeler ile bağlı ve sözleşmelerin ayakta olduğu, bu minvalde Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 60,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 367,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5d97f22ab4eac8b","SID":"18e6e6d63890c0f1"}}