{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/134 <br>KARAR NO: 2024/359<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2019/856 E. - 2020/543 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı borçlu müvekkile olan borcuna karşılık olmak üzere ... bank Sefaköy şubesi ... çek numaralı 31/07/2017 keşide tarihli ve 45.000,00TL tutarlı, ... bank Sefaköy şubesi ... çek numaralı 18.09.2017 keşide tarihli ve 50.000,00TL tutarlı, ... bank Sefaköy şubesi ... çek numaralı 15/06/2018 keşide tarihli ve 45.000,00TL tutarlı çekleri hamiline bir şekilde keşide ederek müvekkile teslim edildiğini, müvekkil ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı borcunu ödememesine rağmen çek üzerinde karşılıksızdır işlemi yapılması amacıyla müvekkili oyalayarak defalarca borcu ödeyeceğini beyan etmişse de yine de borcunu ödemediğini, müvekkil davalı borçluya iyi niyetle inandığını ve yasal süresi içerisinde çekleri bankaya ibraz etmediğini belirterek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasında takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından  haksız itirazda bulunulduğunu,  itirazların iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Öncelikle açılan bu davaya görev yönünden  itiraz ettiklerini, ilamsız  icra takibinde  her ne kadar davacı tarafından borcun nedeni üç adet çek olarak gösterilmiş olsa da çekler ibraz edilmediği için hukuken geçerliliklerinin bulunmadığını, tarafların tacir olmaması ve açılan takibin de ticari bir ilişkiye dayandığının kesin olmaması  sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa böyle bir borcu ve davacı taraf ile ticari bir ilişkisi bulunmadığını,  çeklerde bulunan imzaların  müvekkiline ait olmadığını, çeki elinde tutan davacı tarafın, çekin müvekkil tarafından imzalanmadığını bildiği için durumun belki de bankada ortaya çıkacağından korkarak çeki bankaya ibraz edip, çeki yazdırmadığını, işbu itirazın iptali davasının esastan reddine takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"1-Davanın REDDİNE,  2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri ile davalı tarafça dosyaya ibraz olunan mevcut mukayese imzaların dahi birbiriyle farklılık gösterdiği açıkça tespit edildiğini, bu çelişki giderilmeksizin dosyanın  yeni bir bilirkişiye verilmesinin  hatalı olduğunu,  Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığını, raporda; \"...'nın mevcut mukayese imzaları üzerinde yapılan inceleme ve karşılaştırmada söz konusu mukayese imzaların birbirleri arasında farklılıklar ve tutarsızlıklar gösterdiği,\" ayrıca \"kişiye atfedilebilecek nitelikte kaligrafik ve karakteristik özellikler içermeyen, kolaylıkla atılabilecek tarzda basit tersimli oldukları\" kanaatine varıldığını,  çelişkiler giderilmeden dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesinin bir önceki sonuçtan farklı bir sonuç meydana getirmediğini, imzalar konusunda menfi ya da müspet bir tespit içermeyen bilirkişi raporları neticesinde doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  çeklerin ... bank tarafından davalı ... ADLI adına bastırılmış çekler olduğunu, söz konusu çeklerin müvekkile teslim edilmesinin dahi başlı başına bir borcun varlığına karine teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli bir şekilde imzaya itiraz edip  dosyaya delil olarak da birbirinden farklı imza örneklerini sunduğunu, bununla birlikte davalıya ait olan çeklerin müvekkil uhdesinde neden bulunduğuna ilişkin ise davalı yanca hiçbir somut delil sunulamadığı, aksi kabul edilmemekle birlikte, çeklerin davalının bilgisi ve iradesi dışında müvekkilin eline geçmiş ise bu hususta davalı yanca hiçbir dava ikame edilmediğini ve suç duyurusunda bulunulmadığını, çekler üzerinde karakteristik özellikler içeren \"HARFLER\" ve \"RAKAMLAR\" ın yer aldığını, yalnızca imza incelemesi ile bir sonuca varılamadığından davalı borçludan yazı örnekleri alınarak kıyaslama yapılmasının hasıl olduğunu,, tüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesi kararı usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı görüldüğünden kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili tarafından  istinaf başvurusuna cevap verilmemiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK 67.maddesine dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın  iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 135.274,16 TL alacağın tahsili amacıyla 08.11.2018 tarihinde  ilamsız  takip başlatıldığı, süresinde borca ve imzaya itiraz üzerine  takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Takibin dayanağı çeklerin ...bank sefaköy şubesine ait ... nolu, 18.09.2017 keşide tarihli 50.000,00TL bedelli, ... nolu,31/07/2017 keşide tarihli  45.000,00TL bedelli, .. nolu 15/06/2018 keşide tarihli 22.000,00TL bedelli çeklerler olduğu, çeklerin keşidecisinin davalı ... olduğu, hamiline düzenlendiği, 50.000,00 ve 22.000,00 bedelli çeklerdeki bedele ilişkin rakam ve yazılarda, çeklerdeki keşideci imzası ve tarihlerinde paraf olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmedikleri görülmektedir.İtirazın iptali davasında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Süresinde ibraz edilmeyen çekler nedeniyle hamil olan davacının  TTK.nun 808 .maddesi uyarınca  kambiyo hukukundan kaynaklanan başvurma haklarını yitirdiği anlaşılmaktadır. Çek üzerinde yapılan değişiklikler düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanmadıkça geçerli olmaz. Mahkemece Adli Bilimler Uzmanı bilirkişiden alınan raporda ve Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan her iki bilirkişi raporunda da takip konusu çeklerdeki paraf imza ve yazıların  keşideci borçlunun eli ürünü olup olmadığı yönünde kesin bir görüşe varılamamıştır. Mevcut raporlarda imza ve parafın davalı keşideciye ait olup olmadığı belirlenemediğine göre, imza ve paraf imzasındaki belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, her ne kadar alacaklı vekili tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talep edilmiş ise de, çeklerdeki imzalar ve mukayese imzaların basit tersimli, taklidi kolay, kalgrafik ve karakteristik özelliklerden yoksun olduğu tespit edildiğinden yeniden rapor alınmasının sonuca katkısının olmayacağı,  alınan her iki raporun da aynı mahiyette bulunduğu ve çelişki içermediği dikkate alındığında artık mevcut raporlara göre karar verilebileceği,  bu şekilde ispat külfeti kendisinde olan davacı alacaklı tarafça paraf imzanın keşideciye ait olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı hamiline düzenlenen uyuşmazlık konusu çeklerin aradaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından verildiğini savunmuş olup, bu konuda ispat olanağı tanınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de,  kambiyo senedi vasfını yitiren çeklerin adi senet olarak yazılı delil başlangıcı vasfında kabul edilip, hamil ile düzenleyen arasında var olduğu ileri sürülen temel ilişki kapsamında alacağın ispat vasıtası olarak dikkate alınabilmesi için öncelikle çekteki imza ve parafın davalı keşideciye ait ve  geçerli olarak kabul edilmesi gerekli  olduğundan , somut olayda paraf ve imzasının  borçluya ait olduğu ispatlanamayan bir belgenin borçlu aleyhine yazılı delil başlangıcı vasfı da olmadığı açıktır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2020 tarih ve 2019/856 E., 2020/543 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c9dfa3690461542","SID":"3fd938d3a0f80f3a"}}