{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1248 - Karar No:2024/105<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1248 <br>KARAR NO\t: 2024/105<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/182 E-2022/889 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ... Caddesindeki ... Hastane binasının muhtelif yerlerindeki tamir, tadilat, boya ve sıva işlerinin yapılması konusunda sözlü anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından da söz konusu işlerin dava dışı ...'e taşere edildiğini, onun tarafından da tüm işlerin ifa edildiğini, işin ifa edildiğine dair davalının teknik hizmetler müdürü ... ile metraj hesabı yapılarak imza altına alındığını, işin teslimine dair ihtirazi kayıt konulmadığını, bugüne kadar da bir ihtarname gönderilmediğini, konuya dair whatsapp ekran görüntülerini sunduklarını, tanıklarının mevcut olduğunu, davalının düzenlenen faturalara süresinde itiraz etmediğini, ödeme yapmadığını, davalı aleyhine 10/11/2021 tarihinde Ankara 13.İcra Müdürlüğünün 2021/14906 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmışsalar da davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2021/14906 Esas sayılı dosyasına itirazının iptalini ve %20 oranında icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında bir ticari ilişki olmadığı gibi, ne yazılı ne de sözlü bir akdi ilişkinin de olmadığını, düzenlenen faturaların tek taraflı olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... firması arasında alçı/boya işlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, ... firmasının aynı anda başka illerde bulunan müvekkili şirkete ait hastanelerde çalıştığı için halihazırda ekibi bulunmayıp taşeron kullanacaklarını beyan etmesi üzerine bir kısım boya işleri için dava dışı ... ile anlaşıldığını, sonunda hakediş miktarı kadar fatura kesmesi gerektiği ...'e iletilmiş ise de kendisine ait firması olmadığından başka firmalardan fatura kesmek istediğini, bunun da kabul edilmediğini, kaldı ki yapılan işlerde de eksiklikler olduğu bildirilmesine rağmen ... tarafından giderilmediğini, ...'ün şahıs olarak malzemesiz, işçilik olarak boya işlerini yaptığını, adı geçen şahsın davacı aracılığıyla gelmediğini, taraflar arasında hiçbir ilişki kurulmadığını, görüşme dahi yapılmadığını, faturaların kabulüne olanak bulunmadığını belirterek, davanın reddini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı takdirini savunmuştur.<br>\tMahkemece; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı tarafın; akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altında olduğu, 6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesi yönünden yazılı şekil veya diğer bir şekil koşulu öngörülmediğinden sözlü olarak dahi eser sözleşmesi yapılmasının mümkün olduğu, sözleşmenin kurulması bir şekle bağlı olmasa da sözleşmenin kurulduğunun ispatı bakımından ispat kurallarına uyulması gerektiği, senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak, sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanması gerektiği, tanıkla sözleşme ilişkisinin ispatlanması için, miktar ve değerinin kanunda düzenlenen miktarı aşmaması, karşı tarafın açık muvafakatı veya tanık dinlenmesini mümkün kılan delil başlangıcı niteliğinde belge bulunması gerektiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bila tarihli raporda özetle; \"davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2021 yılında 2 adet ve toplam 118.516,24 TL tutarında e-arşiv faturası tanzim edildiği, bahse konu e-arşiv faturalarının davacı şirket yasal defter kayıtlarında yer aldığı görülmüş olup, bahse konu e-arşiv faturaları davalı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf yasal defter kayıt ve belgeleri arasında ödeme/tahsilat vb. herhangi bir ödeme/tahsilat kaydına rastlanılmadığı, davalı şirketin e-fatura mükellefi olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına tanzim edilen e-arşiv faturalarının sadece davacı şirket tarafından 2021 hesap dönemi BS formunda ilgili vergi dairesine beyan edildiği, bahse konu faturaların davalı şirket tarafından vergi dairesine beyan edilmediği anlaşılmış olup, 25/01/2021 tarihli, 523 sıra nolu VUK tebliğ kapsamında e-belgelerin GİB tarafından otomatik olarak sisteme yüklendiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmeye veya  keşide edilmiş bir ihtarname örneğine dosya içeriğinde rastlanılmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin davacı şirket tarafından takibe konu edilen ancak davalı kabulünde olmayan e-arşiv faturaları ile sınırlı olduğunun anlaşılmış olduğu, davacı şirket tarafından takibe konu edilen \"16/07/2021 tarih ve GİB2021000000013 numaralı 60.696,24 TL, 16/09/2021 tarih ve GİB2021000000020 numaralı 57.520,00 TL tutarlı fatura ve fatura içeriği mal/hizmetin\" davalı şirkete usulüne uygun olarak teslimi kanıtlandığı takdirde davacı şirketin 12/11/2021 takip tarihinde davalı şirketten 118.516,24 TL alacaklı olacağı\" yönünde kanaat bildirilmiş olup gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği, davacı tarafından tanık deliline dayanılmış ise de miktar itibariyle akdi ilişkinin tanıkla ispatına olanak bulunmayıp, davacı tarafından dayanılan ve dava dışı ... tarafından davalı şirket teknik hizmetler müdürüne gönderilen whatsapp yazışmalarının yapılan incelemesinde de HMK'nın 202/2. fıkrası anlamında içerik olarak davacının akdi ilişkinin varlığına dair iddiasını muhtemel gösterir mahiyette olmadığı gibi uyuşmazlık konusu fatura özelinde de tek taraflı olarak dava dışı ... elinden çıkıp davalı şirket yetkilisinin katılımını içermediğinin anlaşıldığı, buna göre ilgili yazışmaların HMK'nın 202. maddesi anlamında delil başlangıcı olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamış olup son tahlilde dosya kapsamına göre akdi ilişkinin tanık delili ile de kanıtlanamayacağının değerlendirildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmamış olup tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından akdi ilişkinin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak değerlendirme yapıldığını, taraflarınca sunulmuş olan belge ve yazışmalar ve ticari hayattaki teamüller ile birlikte değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere müvekkili şirket tarafından tanzim edilmiş davaya konu faturaların usulüne uygun olarak  ticari defterlere işlendiğini ve BS Formu ile Vergi dairesine bildirildiğini, davalının ise teknik sorumlusuna Whatsapp üzerinden bildirilen faturaları kötü niyetli olarak ticari defterlerine işlemediğini, genel teamül ve basiretli tacir olmanın gerekliliği olarak tüm e-arşiv ve e-fatura mükelleflerinin ay sonunda İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden taraflarına kesilmiş fatura olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini, davalının böyle bir kontrol yapmamasının mümkün olmadığını, kötü niyetli olarak haberdar olmadıklarını beyanla faturaları ticari defterlerine işlemediklerini, Mahkemece itirazlarına rağmen bilirkişiye uygulamada ay sonunda basiretli tacirlerin böyle bir tarama yapıp yapmadıkları veya yapması gerekip gerekmediğine ilişkin beyanının sorulmadığını, işin ifa edildiği ve sunulan sözleşme örneğinden anlaşılacağı üzere dava dışı ...'ün müvekkili şirketin taşeronu olarak çalıştığı hususunda ihtilaf bulunmadığını, söz konusu işin ifa edildiğinin davalı yan teknik hizmetler müdürü ...’nin ıslak imzalı olarak vermiş olduğu metraj hesaplama tablosunda da açıkça görüldüğünü, bu metraj hesaplama tablosundan bilirkişi tarafından hiç söz edilmediğini, olayların oluşumu ve tüm delil, belge ve yazışmalar birlikte değerlendirilerek sonuç ve kanaate varılması gerekirken mahkeme tarafından sadece ticari defterler anlamında değerlendirme yapılarak kanaatte bulunulmasının yanlış yönlendirmelere sebebiyet verebileceğini, davacı müvekkili tarafından tanzim edilmiş dava konusu faturaların, taşeron ... tarafından davalının söz konusu işten sorumlu Teknik Hizmetler Müdürü ...’ye Whatsapp üzerinden gönderildiğine ilişkin Whatsapp ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğunu, bu ekran görüntülerinin HMK'nın 199. maddesi kapsamında belgelerden olduğunu, kanun maddesi ve yerleşik Yargıtay Kararlarından görüleceği üzere dava konusu faturaların davalının teknik hizmetler müdürü ve davalı adına teknik işlerin sorumlusuna gönderilmesinin bu anlamda geçerli bir tebliğ olup, bilirkişi tarafından da ifade edildiği üzere faturalara ilişkin  iade ve iptal faturası olmadığı da gözetildiğinde dava konusu faturaları ticari defterine işlemeyen ve kötü niyetli davranış sergileyen davalı yan aleyhine davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca mal satımına ilişkin fatura olan 16/09/2021 tarih GIB2021000000020 Fatura Numaralı 57.820,00 TL bedelli fatura içeriği incelendiğinde de Not kısmında SS 21047 kodunun mevcut olduğunun görüldüğünü, söz konusu kodun fatura kesilmeden önce davalıya örnek faturanın gönderildiğini, davalı tarafından faturaya onay verildiğini ve davalı tarafından verilen SS kodunun da faturaya işlenmiş olduğunu gösterdiğini, yani davalı yanın fatura içeriğindeki onay kodunu kendisi vermekle, söz konusu faturadan haberdar olduğunu ve fatura içeriğine de bir itirazı olmadığını teyit etmiş olduğunu, Mahkemece bu hususun da değerlendirilmemiş olup faturalarda ki SS kodunun ne olduğuna ilişkin bilirkişiden bilgi alınmadığını, ayrıca 7104 Sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye rağmen, davalı yanın inşaat işini yaptırmasından sonra hukuken imkan olmasına rağmen sonraki dönemlerde de kötü niyetli olarak ticari defterlerine kayıtları geçirmediğini, ayrıca hakkaniyet ilkeleri gereği davalı açısından asıl olanın işin yapılması ve teslim alınması olduğunu, davalın yanın sırf yaptırmış olduğu işin bedelini ödemeden kaçmak için kötü niyetli beyanlarda bulunduğunu, ayrıca bilirkişi raporuna itirazda ifade edildiği gibi, inşaatçı ve hukukçu da dahil edilerek heyet oluşturulması taleplerinin reddinin de yerinde olmadığını, ayrıca diğer yazışmalar ve yan deliller ile birlikte değerlendirilmek üzere tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmesinin de yerinde olmadığını belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini,  mahkeme aksi kanaatte ise eksik ve yanlış değerlendirilen hususların giderilmesi amacıyla ilgili kararın kaldırılarak dosyanın yeniden mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu iddiası ile iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında  mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 2.023,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.596,37 TL harcın istek halinde davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t  \t \t <br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye  <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f24fb05fe9bf431","SID":"f7160e712c79dfc7"}}