{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/305 <br>KARAR NO\t\t: 2024/266<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:11/12/2023-19/12/2023 (Talep) - 12/12/2023 ve 21/12/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2023/950 Esas (Derdest Dosya) <br>DAVA\t\t: Pay Defteri Kaydının İptali İle Davacıların Pay Sahipliğinin Tespitine Karar Verilmesi<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/12/2023 ve 21/12/2023 tarihli  2023/950 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili 11/12/2023 tarihli dilekçe ile özetle; açılan davada (i) dava konusu payların üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu durumun ...'ne tescili; (ii) ayrıca davalı şirkete ait aktif malvarlığının üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla davalı şirket’e yönetim ve temsil kayyımı atanması, bu talep  kabul görmezse davalı şirket adına yapılacak işlemlerin denetlenmesi için davalı şirkete denetim ve gözetim kayyımı atanması; (iii) nihayetinde davanın kabulü ile davacıların davalı şirkette pay sahipliğinin tespiti ve dava konusu payların devrine ilişkin usule, yasaya ve gerçeğe aykırı pay defteri kaydının iptali ile davacıların pay sahipliğinin ...'ne tescilinin talep edildiğini, mahkemece bu kapsamda  ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edildiğini ve 05.12.2023 tarihinde \"Davacı vekilinin  ihtiyati tedbir talebinin Kısmen Kabulü ile; dava konusu edilen ve davacılara  ait olduğu iddia edilen  373.750 adet 3.737.500,00- TL nominal değerli payların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik İhtiyati Tedbir Konulmasına, ... Karardan bir örneğin ilgili ...ne gönderilmesine\" karar verildiğini, ihtiyatî tedbir kararının ilânı için İzmir ...'ne 06.12.2023 tarihli müzekkere gönderildiğini, İzmir ... ' nce , 08.12.2023 tarihli müzekkere cevabı ile ihtiyati tedbir şerhinin işlenemediğinin belirtildiğini, tedbir kararının ilân edilememiş olmasının, bu karardan üçüncü kişilerin haberdar olmamasına, dolayısıyla dava konusu payların tedbir kararına rağmen üçüncü kişilere devredilebilmesine ve bunun da neticede müddeabihin kaybedilmesine yol açacağını, bu sebeple, davacılar nezdinde geri dönülemez zarar ve kayıplara yol açmasını engellemek amacıyla mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararından üçüncü kişilerin haberdar olması, iyi niyetli devir iddiasının önüne geçilebilmesi ve müddeabihin kaybedilmemesinin çok önem arz ettiğini, bu noktada davalı şirketten pay defterinin celbi ile mahkeme kasasında saklanması ve söz konusu ihtiyati tedbir kararının davalı şirket'in pay defterine işlenmesinin elzem olduğunu zira davalı şirketin payları herhangi bir pay senedine bağlanmadığından (çıplak pay olduğundan) herhangi bir işleme gerek kalmaksızın pay devri gerçekleştirilebileceğini, bu sebeple pay defterinin davalı şirket yönetiminin (... ve ...) kontrolü altında olmasının davacıların aleyhine geri dönülemez sonuçlar doğurabilecek bir durum olduğunu, davalı ...'nın sahte kararlarla usûle aykırı hisse devrini davalı şirket pay defterine işlemesi dikkate alındığında, alınacak bu önlemlerin ne denli önemli olduğunun bir kez daha görüldüğünü, davalı ... ve eşi ... davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, pay defterinin celbi ile mahkeme kasasında saklanması ve ihtiyati tedbir şerhinin pay defterine işlenmesi talebinin kabul görmemesi halinde davalı şirketin pay defterine ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesi için davalı şirkete müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ettiklerini ayrıca her halükarda mahkemece verilen ara kararının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ettirilmesi de gerektiğini, pay defterinin muhafaza altına alınması ve ihtiyati tedbir şerhinin pay defterine işlenmesi veya davalı şirkete müzekkere yazılarak pay defterine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi için gönderilecek müzekkere ulaşana kadar  üçüncü kişilerin haberdar olmaması, dolayısıyla dava konusu payların tedbir kararına rağmen üçüncü kişilere devredilebilmesi ihtimalinin de bertaraf edilmesinin elzem olduğunu belirtmiş , davalı şirketin payları herhangi bir pay senedine bağlanmadığından (çıplak pay olduğundan) (i) davalı şirketten pay defterinin celbi ile  mahkeme kasasında saklanması ve ihtiyati tedbir şerhinin  mahkemece davalı şirketin pay defterine işlenmesini, (ii) bu talep kabul görmezse davalı şirketin pay defterine ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesi için davalı şirkete müzekkere yazılmasını ve (iii) her halükarda  ... tarafından ihtiyati tedbir kararı ilan edilmediğinden, mahkemece verilen ara kararın doğrudan mahkemece Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili 19/12/2023 tarihli dilekçe ile özetle; mahkemede açılan davada İhtiyati Tedbir Taleplerinin kısmen kabul edildiğini ve 05.12.2023 tarihinde \"Davacı vekilinin  ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; dava konusu edilen ve davacılara  ait olduğu iddia edilen  373.750 adet 3.737.500,00- TL nominal değerli payların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik İhtiyati Tedbir Konulmasına, ... Karardan bir örneğin ilgili ...ne gönderilmesine\" karar verildiğini, daha sonrasında dava konusu paylar üzerine konulan tedbir kararının pay devrini gerçekte engelleyebilmesi için pay defterine işlenmesine karar verildiğini ancak bu durumun dahi davalı şirket üzerine kayıtlı olan aktif, taşınır ve  taşınmazların 3. Kişi veya kişilere satışına engel olamadığını, halen %100 pay sahibi olarak davalı ... ve eşi ...'nın, davalı şirket'in fiili hakimiyetine sahibi olduğunu, bu bakımdan her an müvekkillerini zarara uğratmak amacıyla davalı şirket'in tüm aktif mal varlıklarını satma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirket üzerine kayıtlı taşınmazın satışının 3. Kişi ve kişilere devrinin önüne geçilmesinin elzem olduğunu, davalı şirket'e ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... parselde kayıtlı \"Zeytin İşletme Tesisleri ve Arsası\" nitelikli taşınmazın Davalı Şirket'in içini boşaltmak amacıyla üçüncü kişilere devredilme girişimlerini haricen öğrenmiş bulunduklarını, bu sebeple davalı şirket'e ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... parselde kayıtlı \"Zeytin İşletme Tesisleri ve Arsası\" nitelikli taşınmazın kaydına Mahkeme dosyasından ihtiyatî tedbir yahut davalıdır şerhi işlenmesi, pay sahiplerinin telafisi imkânsız zararlara uğramaması açısından zorunluluk teşkil ettiğini, bununla birlikte müvekkillerinin davalı şirket nezdinde herhangi bir hakimiyeti bulunmadığından davalı şirket'in aktif malvarlıklarının nasıl yönetildiğine dair bir bilgisi bulunmadığını, bu sebeple ayrıca dava sonuna kadar davalı şirket'e ait aktif malvarlığının, (pay defterine usûlsüz kayıt işleyen ve sahte yönetim kurulu kararı alan) ... lehine ve diğer pay sahipleri aleyhine muvazaalı olarak devredilme riski bulunduğunu, bu doğrultuda, davalı şirket'e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasını talep ettiklerini belirterek, davalı şirket'e ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... parselde kayıtlı \"Zeytin İşletme Tesisleri ve Arsası\" nitelikli taşınmaza ihtiyatî tedbir yahut davalıdır şerhi işlenmesine ve bu konuda ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, Mahkeme eliyle davalı şirket'e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın davacılarından ...'nun, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/746 Esas Sayılı  dosyasında, diğer davalı ...'ya yapılan pay devirlerinin geçersiz olduğunu belirterek ... AŞ genel kurulunda alınan 22.06.2023 tarihli genel kurul kararının geçersizliğini talep ettiğini, davacı tarafın, söz konusu dosyada da  yönetim ve temsil kayyımı atanmasını, bu taleplerinin kabul görmemesi durumundaysa gözetim ve denetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, 6100 sayılı HMK m. 166'da belirtildiği üzere, iki ayrı davanın varlığı halinde, davalar aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikteyse, bağlantının var olduğunun kabul edileceğini, iki dava arasında bağlantının bulunması durumunda taraflardan birinin talebi veya mahkeme tarafından resen birleştirmeye karar verilebileceğini, birleştirmenin ilk davanın açıldığı mahkemede yapılacağını, birleştirmeye karar verme yetkisinin ise ikinci davanın açıldığı mahkemeye ait olduğunu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ile daha sonra açılan işbu dava aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlıklardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte olduğunu, zira her iki dava dosyasında da  davacıların iddialarının temelini pay devirinin geçersizliğinin oluşturduğunu, davalı ... ile davacılar arasında 30.09.2022  tarihli  pay devir sözleşmesi bulunduğunu, söz konusu sözleşmede belirtilen kapanış şartları yerine gelmiş olduğundan ...'nın, uyuşmazlığa konu olan payları geçerli olarak iktisap ettiğini, gerçekten de devrin yapıldığı tarih itibariyle müvekkili şirketin payları kıymetli evrak niteliğinde hisse senedi ve ilmühabere bağlanmamış olduğundan çıplak pay olarak alacağın temliki hükümleri çerçevesinde ( TBK m. 183 vd.)  devredilebileceğini, pay sahipleri arasında geçerli olarak yapılan pay devrinin, şartların gerçekleşmesinden sonra pay defterine kaydedildiğini, payların devri, payların devredildiği ... şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğundan pay devirleri ve bununla bağlantılı olarak pay defterindeki kayıtların da hukuka uygun olduğunu, davacılar, müvekkili şirkete yönetim ve temsil kayyımı, bunun kabul görmemesi durumunda gözetim ve denetim kayyımı atanmasını talep etmişlerse de geçerli bir genel kurul kararına dayalı olarak atanmış yönetim kurulu üyeleri bulunduğunu,  bu itibarla, müvekkili şirketin organsız kalması durumunun söz konusu olmadığını, müvekkili şirket, anonim şirket niteliğinde olup, anonim şirket yönetim kurulu üyelerini görevden alma yetkisinin genel kurulun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olduğunu, bu yetkinin başka bir organ, kişi veya kurum tarafından kullanılmasının olanaklı olmadığını, Yargıtay  11. HD, 03.10.2022, E. 2021/1891, K. 2022/6552 sayılı kararında da mahkemenin yönetim kurulu üyelerini azletme yetkisi olmadığından tedbir niteliğinde dahi kayyım atayamayacağına hükmedildiğini, diğer taraftan davacıların dilekçelerinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11. Hukuk Dairesi 2022/592 Esas 2022/1192 kararını dayanak göstererek ihtiyati tedbir talep ettiğini, davacıların dilekçelerinde sundukları kararın limited şirketlere ilişkin olduğunu, Limited şirketlerdeyse TTK m. 630 gereğince, müdürlerin mahkeme tarafından azledilmesinin olanaklı olduğunu, halbuki, müvekkili şirket anonim şirket niteliğinde olup, anonim şirketlerde yönetim organının mahkeme tarafından azledilmesinin olanaklı olmadığını belirterek öncelikle iş bu davanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2023/746   esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, davacı tarafın ihtiyati tedbir ve şirkte kayyım atanması taleplerinin reddine, esasa ilişkin olarak tüm davacı talepleri yönünden davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece 12/12/2023 tarihli ara karar ile \"....Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Kısmen Kabulü ile; dava konusu edilen ve davacılara  ait olduğu iddia edilen  373.750 adet 3.737.500,00- TL nominal değerli payların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik İhtiyati Tedbir Şerhinin Davalı Şirket Pay Defterine İşlenmesine, Bu hususta davalı şirkete yazı yazılmasına, Mahkememizce verilen ara kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ettirilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin diğer talebinin REDDİNE, Karardan bir örneğin ilgili ...ne gönderilmesine.... ''  şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkemece 21/12/2023 tarihli ara karar ile; ''....Davacı vekilinin yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir ve liste oluşturulması yönündeki talebinin Reddine....'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacılar vekili 12/12/2023 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmenin kapanış şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısıyla davalı ...’nın hukuka aykırı şekilde işlemler gerçekleştirdiğinin yaklaşık ispat kuralları uyarınca ispat edildiğini, bu hususun yerel mahkeme’nin verdiği 05.12.2023 tarihli ara karar ve yerel mahkeme’ye sunulu beyanları  ile sabit olduğunu, buna rağmen, davalı şirket pay defterinin yerel mahkeme kasasında saklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  bu nedenle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair hüküm kısmı yönünden kaldırılarak, reddedilen kısım yönünden de ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, telafisi imkânsız zararların oluşmasını önlemek amacıyla davalı şirketten pay defterinin celbi ile yerel mahkeme kasasında saklanması gerektiğini bu nedenle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair hüküm kısmı yönünden kaldırılarak, reddedilen kısım yönünden de ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, somut olayda Yerel Mahkeme’nin kısmen reddettiği ihtiyati tedbir talebimize ilişkin karar verilmesi için gereken müvekkillerinin haklılığına ilişkin yaklaşık ispat ve telafisi imkânsız zararların oluşacağı koşullarının gerçekleştiğini, bu bakımdan davalı şirketin paylarının herhangi bir işleme kalmaksızın davalı ... tarafından kendi menfaatleri çerçevesinde müvekkillerini zarara uğratacak şekilde devredilmesinin önüne geçmek amacıyla davalı şirket pay defterinin Yerel Mahkeme kasasında saklanması gerektiğini, talep edilen bu tedbirin usul ve yasaya aykırı pay devri gerçekleştirdiği yaklaşık ispat kuralına göre ispat edilmiş ... ve ...’nın tasarruflarından müvekkilleri ve Davalı Şirket’i koruma amacı güttüğünü belirterek İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli, hukuka aykırı ara kararının istinaf incelemesi sonrasında kısmen kaldırılmasına ve reddedilen kısım yönünden de ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalı şirketten pay defterinin yerel mahkemeye celbi ile pay defterinin yerel mahkeme kasasında saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili 21/12/2023 tarihli arar karara ilişkin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu paylarının ...’ya devri için Davalı ... ile 30.09.2022 tarihinde şarta bağlı bir Hisse Devir Sözleşmesi  imzaladığını, işbu sözleşmede müvekkillerinin hisselerini devreden, ...'nın ise hisseleri devralan konumunda olduğunu, ancak hisse devrinin şarta bağlandığını, nitekim, Sözleşme'nin 4. maddesi uyarınca devrin gerçekleşmesi için ...’nın yerine getirmesi gereken iki temel şart (\"Kapanış Şartları\") bulunduğunu, ...'nın Kapanış Şartları’nı yerine getirmediğini, müvekkillerinin ibrasına ilişkin banka yazılarını müvekkillerine vermediği gibi ödemeye ilişkin bonoları da müvekkillerine teslim etmediğini, 31.07.2023 tarihine kadar Kapanış Şartları’nın yerine getirilmemesi sebebiyle hisse devri gerçekleştirilmediğini, dolayısıyla davalı şirketin hissedarlık yapısının kaldığını ve değişmediğini, davalıların Kapanış Şartları’nın süresi içerisinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle Sözleşme’nin geçersiz olmasına rağmen, 22.06.2023 tarihinde aynı gün içinde, müvekkillerinin haklarını gasp eder nitelikte birden çok hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiğini, davalılardan ...'ın 22.06.2023 tarihinde TTK m. 499’da düzenlenen usule uymayarak, hukuka aykırı şekilde kendi üzerine Müvekkillerinin payları devredilmiş gibi Davalı Şirket’in pay defterine işlemeler yapmak suretiyle Davalı Şirket’in çoğunluk hissesini ve hukuki kontrolünü ele geçirdiğini, Davalı Şirket’in 22.06.2023 tarihindeki yönetim kurulunda ... ve ... bulunmasına rağmen, ilgili tarihte ...’nun bilgisi dışında (çağrısız olağanüstü genel kurul toplantısının gündemini belirlemek üzere) bir yönetim kurulunun toplandığını ve bu toplantıda toplantı ve karar nisabı olmaksızın alınan kararın, ... ile yönetim kurulu üyesi olmayan eşi ... tarafından imzalandığını, işin en vahim kısmı söz konusu kararda yer alan gündemde, o anda yönetim kurulu üyeliği bulunmayan ...’nın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesinin de yer aldığını, söz konusu hususun davalı ... ve dava dışı ...’nın Davalı Şirket’te Müvekkillerini devre dışı bırakmak için oldukça hırslı son derece kötü niyetli bir şekilde belgede sahtecilik yaptıklarını gözler önüne serdiğini, ... ile ...'nın, aynı gün 22.06.2023 tarihinde çağrısız olağanüstü GK toplantısı gerçekleştirerek Müvekkili ... ile 15.06.2023 tarihinde vefat eden ...’nun yönetim kurulu üyeliğine son verdiğini ve dava dışı ...’yı yönetim kurulu üyesi olarak seçtiğini, böylelikle Müvekkillerinin, hukuka aykırı bu işlemler sonucunda Davalı Şirket’teki pay sahipliklerinin yanı sıra yönetim kurulundan da dışlandığını, hukuka aykırı olarak alınan bu son karar ile birlikte Davalı Şirket’in hem payları hem de yönetiminin, kâğıt üzerinde ... ve ...’ya geçmiş göründüğünü, davaya konu sözleşme’nin kapanış şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısıyla davalı ...’nın hukuka aykırı şekilde işlemler gerçekleştirdiğinin yaklaşık ispat kuralları uyarınca ispat edildiğini, buna rağmen, ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, telafisi imkânsız zararların oluşmasını önlemek amacıyla davalı şirket’e ait taşınmaz üzerine “ihtiyati tedbir” yahut “davalıdır” şerhinin işlenmesi, davalı şirket’e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulması gerektiğini, bu nedenle, ilk derece mahkemesinin \"ihtiyati tedbir talebinin reddine\" dair usul ve yasaya aykırı ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı Şirket'e ait Taşınmaz’ın Davalı Şirket'in içini boşaltmak amacıyla üçüncü kişilere devredilme girişimlerini haricen öğrendiklerini,Üstelik Müvekkillerinin Davalı Şirket nezdinde herhangi bir hakimiyeti bulunmadığından Davalı Şirket'in aktif malvarlıklarının nasıl yönetildiğine dair bir bilgisi bulunmadığını, bu sebeple ayrıca dava sonuna kadar Davalı Şirket'e ait aktif malvarlığının, (pay defterine usulsüz kayıt işleyen ve sahte yönetim kurulu kararı alan) Müvekkillerinden mal kaçırılacak şekilde Davalı ... yahut üçüncü kişilere muvazaalı olarak devredilme riski bulunduğunu, davalı Şirket’in pay defterinde usulsüz kayıt ile Müvekkillerinin sahip olduğu payları adeta gasp eden, sahte ve yok hükmündeki yönetim kurulu kararı alıp ardından bu sahte yönetim kurulu kararına dayanarak yönetim kuruluna kendisini ve eşi ...’yı atayan Davalı ...’nın her türlü hukuka aykırı işlemi yapabileceğini, bu nedenle Davalı Şirket’in aktif malvarlığında gerçekleşecek olası muvazaalı devirlerin engellenmesinin büyük önem arz ettiğini belirterek İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli, hukuka aykırı ara kararının istinaf incelemesi sonrasında kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalı şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... parselde kayıtlı \"Zeytin İşletme Tesisleri ve Arsası\" nitelikli taşınmaza ihtiyatî tedbir yahut davalıdır şerhi işlenmesine ve bu konuda ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere gönderilmesine, yerel mahkeme eliyle davalı şirket'e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine; karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davacı tarafça davacılara ait payların usûl ve yasaya aykırı şekilde  davalı ...'ya devrediliğinden bahisle söz konusu pay devrine ilişkin pay defteri kaydının iptali ile davacıların pay sahipliğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>Talep; <br>Davacı tarafın 12/12/2023 tarihli dilekçesi ile; davalı şirketin paylarının herhangi bir işleme kalmaksızın davalı ... tarafından kendi menfaatleri çerçevesinde müvekkillerini zarara uğratacak şekilde devredilmesinin önüne geçmek amacıyla davalı şirket pay defterinin Yerel Mahkeme kasasında saklanması gerektiğini, talep edilen bu tedbirin usul ve yasaya aykırı pay devri gerçekleştirdiği yaklaşık ispat kuralına göre ispat edilmiş ... ve ...’nın tasarruflarından müvekkilleri ve davalı şirketi koruma amacı güttüğünü belirterek İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.12.2023 tarihli, hukuka aykırı ara kararının istinaf incelemesi sonrasında kısmen kaldırılmasına ve reddedilen kısım yönünden de ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalı şirketten pay defterinin yerel mahkemeye celbi ile pay defterinin yerel mahkeme kasasında saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı tarafın 19/12/2023 tarihli dilekçesi ile; davalı şirket'e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasını talep ettiklerini belirterek, davalı şirket'e ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... parselde kayıtlı \"Zeytin İşletme Tesisleri ve Arsası\" nitelikli taşınmaza ihtiyatî tedbir yahut davalıdır şerhi işlenmesine ve bu konuda ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, Mahkeme eliyle davalı şirket'e ait aktif malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 12/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; 21/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup; ara kararlar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>HMK.'nun 389-(1) maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması,  verilen tedbir kararının somut olaya uygun bulunması  nedeniyle 12/12/2023 tarihli talebin kısmen kabulü yönündeki ara kararın isabetli olduğu; yine tedbir talep edilen hususların 6100 sayılı HMK' nın 389/1 maddesinin öngördüğü şekilde uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle 21/12/2023 tarihli  ara kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı nazara alınarak davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 ve 21/12/2023 tarihli  2023/950 Esas sayılı ara kararlarına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  15/02/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"382862e6be4fe51c","SID":"36c0f3cc2bb1c0dc"}}