{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1873 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/315 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2018/829 Esas - 2020/654 Karar<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin hamili olduğu ... Bankası Malatya Ticari Şubesi'ne ait keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., seri numarası 3023776, keşide yeri Malatya, keşide tarihi 12.05.2018 olan 55.000,00 TL bedelli çekin 19.11.2017 tarihinde müvekkili şirketin işyerine giren hırsızlar tarafından çalınmak sureti ile zayi olduğunu, bunun üzerine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1020 Esas numaralı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, müvekkili ciro edemeden çekin çalındığını, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1020 Esas numaralı dosyasında sipariş formu ve tahsilat makbuzu üzerinde yapılan incelemeler neticesinde müvekkilinin çekin son hamili olduğunun tespit edildiğini, ciro silsilesinde meydana gelen bu kopukluğun bahsi geçen çekin çalınma tarihi sonrası cirantalardan ... Ltd. Şti. ile çalınma tarihinden önce çeki taraflarına ciro eden ciranta ... Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olup olmadığı sorgulandığı takdirde ispat edileceğini ancak  tüm çabalarına rağmen çekin son hamili olduğunu iddia eden davalı ...  A.Ş. tarafından, üzerlerinde ödeme yasağı ve savcılığın çeke el konulmasına dair emri olmasına rağmen, çekin keşidesi ve diğer cirantalar olan .... Ltd. Şti., ...Tic. Ltd. Şti. ve ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak çek bedelinin tahsilinin sağlandığını, mahkemenin vermiş olduğu ödeme yasağı ve yine savcılık yazısı çeklerin haciz kanalı ile tahsil edilmesine emsal teşkil etmediğinden bu durumun müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, sonuç olarak cebri icra tehdidi altında bulunan cirantaların icra dosyasındaki borcu ödemek zorunda kaldığını, iş bu durumun asıl alacaklı olan müvekkilinin kendi alacağının tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmasına neden olduğunu beyanla çek bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...  A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, öncelikle iş bu davaya konu söz konusu çek incelendiğinde; keşidecisinin ... Ltd. Şti, lehtarının ... Ltd. Şti. olduğu, daha sonra gerçekleştirilen ciro silsilesiyle takip alacaklısı müvekkili ... A.Ş.’ye geçtiği ve alacaklı müvekkilinin yetkili son hamil olduğunun görüleceğini, yine söz konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasından takibe konu çek incelendiğinde davacının çekte keşideci veya ciranta sıfatını haiz olmadığı, icra takibi konusu çekle hiçbir ilgisi olmayan ve icra dosyasında da borçlu bulunmayan davacının; aktif dava ehliyetinin bulunmadığının görüleceğini ve iş bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkili iyi niyetli olup çek iktisabında kusurunun bulunmadığını, hamil müvekkilinin, haklı hamil olması gerekmediğini, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunun aşikar olduğunu, davalı müvekkili şirket tamamen hukuka uygun ve iyi niyetle hareket etmiş, takibe konu çekte de görüldüğü üzere ciro silsilesinin düzgün olduğu veçhile yetkili hamil sıfatını haiz müvekkilinin hukuka aykırı ve çek iktisabında kötü niyetli herhangi bir işleminin olmadığının ortada olması nedeniyle söz konusu davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkili ile davaya konu çek cirantası konumundaki diğer davalı üçüncü şahıs konumundaki ...Tic. Ltd. Şti. arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, ciranta şirket tarafından önceki ciranta adına düzenlemiş fatura sureti, çek fotokopisi ve alacak bildirim formunun da mahkemeye ibraz edildiğini, davalı müvekkilinin söz konusu davaya konu çeki sözleşmenin teminatı olarak aldığını ve Faktoring Şirketlerinin Kuruluş Ve Çalışma Esasları Yönetmeliği'ne uygun davrandığını, hal böyle iken mevcut durum itibariyle davalı müvekkilinin iyi niyetli olup çek iktisabında da ağır kusuru bulunmadığından söz konusu davanın reddinin gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını beyanla davacı tarafın açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine, haksız olan davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/829 Esas - 2020/654 Karar sayılı kararında; \"Dava; çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Eldeki uyuşmazlığa ilişkin yasa maddesi TTK'nun 792. maddesine göre: Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.Davacı, yetkili hamil olduğunu ve çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş bulunduğunu veya iktisapta ağırlı kusurlu olduğunu ispat etmesi halinde çekin geri verilmesini ya da çek bedelinin tahsilini isteyebilir. Bu kapsamda; davalı ... Şirketi yönünden yapılan incelemede; davaya konu çek görüntülerinde çekte tahrifat bulunmaksızın  ... Şirketi beyaz cirosunun ardından  ... Şirketi beyaz cirosunun atıldığı, davalı ... bu haliyle TTK'nun 790. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.\" hükmüne göre yetkili hamil olduğu, dava dışı ... ile davalı Karakaya arasında ticari ilişki bulunmadığına dair dava dışı şirketçe beyanda bulunulmuş ve celp edilen vergi kayıtlarında dava dışı şirket ve davalı yanca bildirilmediği anlaşılmış ise de, bu davalı tarafından lehtar ... Şirketine kesilen 55.000 TL bedelli faturanın dosya kapsamında mevcut olduğu, davacı yanın TTK'nun 792. maddesi gereğince bu davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini yahut iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispatla mükellef olduğu, dava dosyasına yansıyan İstanbul CBS'nın 2018/80003 soruşturma nolu dosyasında bu davalının kötü niyetli yahut ağır kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir tespitte bulunulamadığı ve dava dosyası içeriğinde bu hususta ispata elverişli başkaca delillerin yer almadığı anlaşılmakla, usulüne uygun ciro silsilesi ile yetkili hamil olduğu saptanan bu davalı yönünden çekin istirdadı istemine ilişkin olan davanın yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Diğer davalı ... yönünden; davalı şirketin bir faktoring şirketi olması nedeniyle eldeki uyuşmazlıkla yalnızca TTK'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri ile yetinilemeyeceği, bu davalı yönünden açılan davanın 6361 sayılı  Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve 04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren \"Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında ele alınmasının gerektiği anlaşılmıştır.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.  Davalı ... Şirketi ile ... Faktoring arasında yapılan 20/09/2017 tarihli faktoring sözleşmesi gereğince, ...   kestiği 55.000 TL bedelli fatura karşılığında davaya konu aynı meblağlı çeki ...  verdiği, bu işleme ilişkin ödeme araçları tevdi bordrosunun düzenlendiği, faktoring şirketince yapılan işlem fatura ile tevsik edilen kambiyo senedinin devralınmasına ilişkin olduğundan kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, çekin ciro silsilesinde de herhangi bir kopukluk bulunmadığından davalı ... Faktoring'in faktoring işlemi ile devraldığı çek yönünden yetkili hamil olduğu, ağır kusur veya kötü niyetin araştırılması bakımından; davaya konu çekin 27/11/2017 tarihli faturaya istinaden 29/11/2017 tarihli ödeme araçları tevdi bordrosu ile faktoring şirketince devralındığı, davacı yanca çekin çalınması üzerine çek iptali istemi ile dava açılan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde zayi olan çeke ilişkin ilan müzekkeresi 27/11/2017 tarihinde yazılmakla, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde çek hakkındaki ilk ilanın 08/12/2017 tarihinde yapıldığı, yine aynı mahkemede ödeme yasağı müzekkeresinin de 08/12/2017 tarihinde yazıldığı görülmekle, böylece faktoring sözleşmesinin ve devir işleminin ödeme yasağı kararı alınmadan ve çeke ilişkin ilk ilan yayımlanmadan önce olduğu, davalı faktoring şirketinin işlemin yapıldığı sırada çekin çalındığını yahut çek hakkında ödeme yasağı konulduğunu bilebilecek durumda olmadığı, bu davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispata elverişli herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı, somut olay ile örtüşen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-900 Esas, 2019/591 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında davacı ... Makina... Şirketinin çek bedelinin istirdadı istemine ilişkin davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, bu davacı yönünden açılan davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesi ile, davacı ... yönünden açılan davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu çekin hırsızlık suretiyle 19.11.2017 tarihinde davacı şirketin kasasından çalındığını, çalınmasının hemen ardından çekin ödemesinin önüne geçebilmek adına bir dizi başvuruda bulunulduğunu, çeklerin hırsızlık sonucu çalınması nedeniyle polis merkezinde tutulan tutanak başta olmak üzere keşideciye bilgi verilerek ve tüm muhatap bankalara da bilgi verilerek kare koda işlenmesi bilgisi verildiğini,  08/12/2017 tarihinde ilgili bankaya İstanbul 2. ATM'nin 2017/1020 Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı gönderildiğini ve aynı zamanda 07/05/2018 tarihinde savcılık tarafından ilgili bankaya yazı gönderilmiş olup, işbu yazı ile çekin ibrazı halinde çeke el konulması gerektiğinin belirtildiğini ancak ne ödeme yasağı kararının, ne de savcılık emrinin çekin davalı tarafından keşideciden tahsil olunmasına engel olamadığını, çekin tahsil olmasının ardından İstanbul 2. ATM dosyası tarafından istirdat davası açılmak üzere taraflarına süre verildiğini ve bu süre içerisinde İstanbul 16. ATM'deki işbu davanın ikame edildiğini; İstanbul 16. ATM dosyasının gerekçesinde her ne kadar davalıların kötüniyetli ve ağır kusurlu olduklarının ispat edilemediği gerekçesi ile dava reddedilmişse de, davalılar aleyhinde karar verilebilecek kadar delil toplandığını, bunların, her ne kadar davadaki tüm taraflara bilirkişi incelemesi sırasında tüm ticari defter ve kayıtlarını hazır bulundurmaları aksi takdirde işbu delile dayanma hakkından vazgeçmiş sayılacakları yönünde ihtarat yapılmışsa da bilirkişi incelemesi sırasında davalılar ... A.Ş. ve .... Ltd. Şti. tarafından ticari defter ve kayıtların sunumunun gerçekleşmediğini ve dolayısıyla gününde sunmadıkları ticari defter ve belgelerine dayanma haklarından bilerek ve isteyerek vazgeçtiklerini ve her iki şirketin de ticari defter ve kayıtlarını sunmadığını;Yapılan bilirkişi incelemesinde; \"...davalı ...tarafından davaya verilen cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde, fatura alacağının temlik alındığına ilişkin fatura üzerinde herhangi bir kayıt düşülmediği, fatura karşılığında ne kadar bir kredi ödendiğine dair ödeme belgesi bulunmadığı, ayrıca işbu krediye ilişkin hesap ekstresinin dosyaya sunulmadığı, dosyada somut herhangi bir delilin söz konusu olmaması ile birlikte belirlenen gün ve saatte yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi Faktoring işlemlerine ilişkin yasal defter kayıt ve belgelerinde ibraz edilmemiş olması karşısında işlemlerin usul ve esaslara uygun olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılamamıştır.\" şeklinde değerlendirme yapıldığını; Bilirkişi incelemesinin 10 numaralı sayfasında; dava konusu çekin davacı müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığı, son hamil olan davalı tarafından çekin elde edilmesinde son hamilin çeki kötüniyetle elde ettiği veya elde etmesinde ağır kusurunun olması halinde bedelin geri istenebileceği ve bu konuda bir çok yüksek yargı kararı olduğunun belirtildiğini, ayrıca raporda kötüniyet ve ağır kusurdan ne anlamaları gerektiğinin açıklandığını, buna göre kötü niyetin senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek ve bilebilecek durumda olmak olarak tanımlandığını, ağır kusurun ise; örneğin hamilin hüviyetinin sorulmaması gibi senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesi olarak belirtildiğini; Davalılar tarafından dosyaya eklenmiş olan 27.11.2017 tarihli ... Tic. Ltd. Şti adına düzenlenmiş irsaliye faturanın, çekin keşidesi ... şirketinin bilgisi dahili olmadığını ve bu faturanın davalılar tarafından düzenlenmiş sahte bir fatura olduğunu mahkeme huzurunda belirttiklerini, beyanları doğrultusunda dava dışı ... Şirketine söz konusu 27.11.2017 tarihli faturanın kayıtlarında olup olmadığı ve ... şirketi ile herhangi bir ticari bağlarının olup olmadığının Mahkeme tarafından 17/06/2020 tarihli müzekkere ile sorulduğunu ve ...  Şirketinin vermiş olduğu 18/11/2020 tarihli yazı cevabından açıkca \"... şirketi ile hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığını ve faturanın kayıtlarında mevcut olmadığını\" belirttiklerini; Davalılar aleyhinde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduklarını gösterir bunca delilin yanısıra, incelenmek üzere sundukları ticari defter ve kayıtların incelendiğini; \" ticari defter ve kayıtların birbirini doğruladığı, yasa ve mevzuata uygun olarak tutulan defterlerimizin lehe delil olarak değerlendirilebileceği raporun 8 numaralı sayfasında belirtilmiştir. Devamında dava dışı ... şirketi ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki gereğince, makina satış faturaları karşılığında dava dışı ... şirketinden tahsilat olarak alınan çeklerin kayıt ve izlendiği, 120- alıcılara ana hesap altındaki 120.B37 cari hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, ayrıca dava konusu 12.05.2018 keşide tarihli 55.000 TL bedelli çekin, müvekkil şirket kayıtlarına 20.11.2017 tarih ... yevmiye kayıt maddesi ile dava dışı ...  tahsilat olarak alındığı ve hesabın alacağına kayıt edildiği ve son olarak 20.11.2017 tarih ... yevmiye kayıt maddesi ile de 101-alınan çekler hesabına kayıt edildiği ve bu hesap üzerinden de ALINAN ÇEKLER olarak kayıt ve izlendiği tespit edilmiştir, şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Yapılan bu tespitle birlikte, her ne kadar dava konusu çek ciro edilemeden müvekkil şirket kasasından çalınarak zayi olsa da ... şirketi ile aralarındaki ticari ilişki münasebeti ile alındığı ve alınan çekler olarak kayıtlandığı\" tespitinde bulunulduğunu;Son olarak, çalınan çekin karekodlu bir çek olduğunu ve çeklerde karekod uygulanmasına ilişkin tebliğ madde 4/ M bendi uyarınca çek üzerine işlenen ödeme yasağı kararlarının karekod uygulaması ile sorgulama yapan herkes tarafından görünebilir durumunda olduğunu, İstanbul 16. ATM'nin karar gerekçesinde her ne kadar ilk ilanın 8/12/2017 tarihinde yapılması sebebiyle davalı faktoring şirketinin işlem yaparken ödeme yasağı kararından haberdar olmadığını ileri sürmüşse dei ilgili bankadan sorgulama yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir bilgi temini gerçekleştirilmeden eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini beyanla, Yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına, istinaf başvurusunun bu yönde kabulüne, talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, TTK'nın 792. maddesi kapsamında çek bedelinin istirdadı talebine ilişkindir.Davacı taraf, davacı şirketin işyerinde 19.11.2017 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini ve çok sayıda çekin çalındığını, bu çekler arasında bulunan ... Bankası'na ait 12.05.2018 tarihli, ... çek numaralı, 55.000 TL bedelli çekin iptali istemiyle dava açıldığını, ayrıca hırsızlık olayı ile ilgili savcılığa şikayet başvurusunda bulunulduğunu, açılan çek iptali davasında çek bedelinin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı, savcılık tarafından da çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, buna rağmen davalı ... A.Ş. tarafından çekin keşidecisi ve cirantalarına karşı icra takibi başlatılmak suretiyle bedelinin tahsil edildiğini, davalıların çekin iktisabında ağır kusurlu/kötü niyetli olduklarını beyan ederek çek bedelinin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı ... A.Ş., çeki faktoring sözleşmesine binaen ve faturaya dayalı olarak aldığını, yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, iyi niyetli hamil olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı ... yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle, davacı şirket yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. 6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası \"Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.\" hükmünü amirdir.Aynı Kanunun 9/2. fıkrası ise; \"bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" hükmünü içermektedir. 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. maddesinde; \"faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir\" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin \"İstihbarat Çalışması\" başlıklı 5. madesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu çekin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlendiği, çekteki ilk cironun lehtar ... Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğu, bundan sonra davalı ... Ltd. Şti. tarafından çekin ciro edildiği ve davalı ... A.Ş.'nin çeki son hamili olarak bankaya ibraz ettiği, çek hakkında bulunan ödeme yasağı kararı nedeniyle banka tarafından ödeme yapılmadığı ve davalı ... A.Ş. tarafından keşideci ve cirantalar aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile; davacının usulüne uygun ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde çekin davacıya ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ticari ilişki kapsamında verildiği ve defterlerde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, yine Mahkemece dava dışı lehtar şirkete yazılan müzekkere cevabında çekin davacıya kendileri tarafından alım satım ilişkisi kapsamında verildiğinin bildirildiği, davacı tarafça yapılan savcılık şikayeti ve açılan soruşturma dosyası da nazara alındığında, davacı şirketin çekin yetkili hamili olduğunu ispat ettiği, öte yandan davalı ... A.Ş. tarafından dosyaya davalı ... Ltd. Şti. ile imzalanmış olan faktoring sözleşmesi ile çekin temlik alınmasına esas teşkil eden faturanın ibraz edildiği, davalıya temlik alınan çek karşılığında kredi kullandırıldığına ilişkin bir belge sunulmadığı, 27.11.2017 tarihli bu faturanın davalı ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı çek lehtarı ... Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğu, dava dışı lehtar şirket tarafından dosyaya sunulan 18.11.2020 tarihli yazı cevabında; faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı ... Ltd. Şti. ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığının bildirildiği, Mahkemece davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı lehtar şirketin getirtilen 2017 yılı Kasım ayı BA-BS formlarında da söz konusu faturanın yer almadığı, öte yandan davalı ... A.Ş. vekili tarafından 23.11.2020 tarihli dilekçe ile İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/655 Esas sayılı dosyasında verilen karar gereği çek bedelinin taraflarına ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmakla; Mahkemece, davanın çek bedelinin istirdadı davası olması sebebiyle davalı ... Ltd. Şti.'ye karşı husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği hususu değerlendirilmediği gibi, davacı tarafın faturanın sahte olarak düzenlendiği ve davalı ... A.Ş.'nin çekin iktisabında kötü niyetli/ağır kusurlu olduğu iddiası yönünden  6361 Sayılı Kanunun 9/2. maddesi, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1 ve 5. maddesi, Çeklerde Karekod Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümleri de nazara alınarak çek ile ilgili olarak karekod uygulamasından tedbir kararının öğrenilip öğrenilemeyeceği, hangi tarihte öğrenilebileceği, davalı .. A.Ş.'nin çeki temlik alırken kendi müşterisinin beyanı ile yetinip yetinmediği, çeke dayanak gösterilen ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapıp yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri alıp almadığı, diğer yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalı ... Ltd. Şti.'ne temlik alınan çek nedeniyle ödeme yapıp yapmadığı ve icra dosyası kapsamından çek bedelini tahsil edip etmediği hususlarında araştırma yapılarak, davaya konu çeke dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediği, davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı ve diğer davalının hukuki durumu da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklıdır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2018/829 Esas 2020/654 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,5-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"140d15c4aa55c9d3","SID":"d076667219baee5d"}}