{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1163 - Karar No:2024/110<br>                       <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1163 <br>KARAR NO\t: 2024/110<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/467 E-2023/899 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; <br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında ...) sayılı taşınmaz üzerine bina yapımına ilişkin Ankara 3.Noterliği'nin 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin akdedildiğini, aynı gün 19370 yevmiyeli vekaletnamenin de düzenlendiğini, davalının sözleşmeyi Ankara 63.Noterliğinin 06/07/2017 tarih ve 31302 yevmiyeli ihtarnamesiyle; “kararlaştırılan sürede bitiremeyeceğini” gerekçe göstererek haksız ve hukuka aykırı olarak  feshettiğini, müvekkilinin iyiniyetle  sözleşmeye güvenerek  birçok masraf yaptığını, mağdur olduğunu, iş bitimi elde edeceği kârdan mahrum kaldığını, Ankara Batı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/29 D.İş ve  Ankara Batı 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/67 D.İş sayılı tespitlerinde edimlerin yerine getirildiğinin tespit edildiğini belirterek; şimdilik menfi zarar için  5.000,00 TL ve müspet zarar için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 22/03/2018 havale tarihli dilekçesinde talep ettiği menfi zarar kalemlerini  7.959,15 TL  noter masrafı,  200.156,12 TL  ... Kooperatifi defterlerinde kayıtlı alacak toplamı,  58.603,72 TL  belediye ve vergi dairesine yapılan harç, vergi vb. ödemeler, 8.146,53 TL imar başvurusuna esas harcama belgeleri,  300.000,00 TL yeni taşeron avansları olarak  açıklamıştır.<br>\tDavalı vekili; davacının yapılan masraflar ve harcamalarla ilgili olarak sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle tazminat davası açtığını, aynı taşınmazda ... İnşaat ... A.Ş. isimli firmanın da inşaat yaptığını ileri sürerek imalat bedelinden dolayı  alacaklı  olduğu iddiası ile Batı Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2017/727 Esas sayılı davasını açtığını, dava konusu taşınmazın iki hissedarlı olduğunu, sözleşmede her ikisinin de imzasının bulunması gerektiğini, sözleşmenin tek malik ile akdedildiğini, hukuken geçerli olmadığını, uygulanamayacağını, müvekkili kooperatifin, arsa maliki ... A.Ş.’nin şirket yetkilisinin davacı şirketin de yetkilisi olmasına güvenerek bu sözleşmeyi yaptığını ancak diğer paydaş ... A.Ş.’nin davacı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.\t<br>\tDava ilk olarak Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/14 Esasına tevzi edilmiş, bu mahkemece verilen davanın reddine dair karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 17/05/2022 tarih ve 2020/716 Esas-2022/514 Karar sayılı kararı ile “…..Dava konusu somut olayda davacı anonim şirket olup tacir olduğu anlaşılmakla birlikte davalı yapı kooperatifidir. Mahkemece karar verilmesinden sonra yapı kooperatiflerinin hukuki niteliği konusunda 12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu kararı ile yapı kooperatiflerinin tacir olduğuna karar verilmiştir.<br>\tYargıtay İçtihatı Birleştirme Kararları bağlayıcı olup, bu durumda davada her iki taraf da tacir olduğundan uyuşmazlığı inceleme görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunduğundan mahkemece göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir.<br>\tDairemizin bu kararından sonra dosya Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16/09/2022 tarih ve 2022/503 Esas-2022/483 Karar sayılı görevsizlik, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/12/2022 tarih ve 2022/1081 Esas-2022/1205 Karar sayılı yetkisizlik, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 31/01/2023 tarih ve 2023/50 Esas-2023/80 Karar sayılı karşı yetkisizlik ve  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 16/03/2023 tarih ve 2023/373 Esas-2023/380 Karar sayılı yargı yeri belirlemesi kararından sonra Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yukarıdaki  esasına tevzi edilerek, yargılamaya devam olunmuştur.<br>\tMahkemece; somut olayda ... parsel numaralı taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı iken 28/11/2012-50229 yevmiye numaralı işlemle ... ... AŞ, ...,  ... ve  ...   adına tescil edildiği, 19/09/2013 tarihinden  itibaren ticaret şirketlerine ayrı sermaye konulması ve imar  işlemleri ile tedavül gören tapunun 16/03/2015  tarihinde imar görerek ... parselde şuyulandırıldığı, halen  davalı Kooperatif ile ... ... A.Ş. adlarına kayıtlı bulunduğu, 28/11/2017 tarihinde ... ... Şirketi lehine kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhi verildiği, Ankara 3. Noterliği'nin 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı  Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin yüklenici ... ... AŞ. adına ... ve ... ile arsa sahibi ... Kooperatifini temsilen ... ve ... tarafından imzalandığı, arsa sahiplerinin ... parsel numaralı taşınmazdaki 19205,40 metrekarelik hisselerinin tamamını sözleşme şartlarına, plan ve projesine uygun bir bina yapılması,  sözleşmede yazılı bağımsız bölümlerin  kendilerine verilmesi kayıt ve şartıyla  yüklenici şirkete  vermeyi,  yüklenici şirketin de arsa sahibi kooperatife isabet eden taşınmaz  payı üzerinde  bina yapmayı, 31/12/2015 tarihinde anahtar teslimi olarak bitirmeyi taahhüt ettiği, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin taşınmaz satış vaadi ile eser sözleşmesinden oluşan karma bir sözleşme olduğu, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicinin finansı kendisi tarafından sağlanarak arsa malikinin arsası üzerine bina yapım işini üstlendiği,  arsa malikinin ise, bedel olarak binadaki bir kısım bağımsız bölüm mülkiyetini yükleniciye geçirmeyi vaat ettiği sözleşme olduğu (İzzet Karataş, Eser (İnşaat Yapım) Sözleşmeleri, Adalet Yayınevi, 2 bs, Ankara, 2009, s 35) paylı mülkiyete konu taşınmazda koruma ve olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı  ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesinin, paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılmasının oy birliğiyle,  aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün  paydaşların kabulüne bağlı olduğu ( TMK 692), diğer bir deyimle paylı mülkiyete konu bir taşınmaza ilişkin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerliliğinin paydaşların tamamının  sözleşmeyi imzalamış veya onay vermiş olmalarını gerektirdiği, sözleşmenin davalı arsa sahibi SS ... Kooperatifi ile yüklenici ... Gayrimenkul ... A.Ş. arasında akdedildiği, sözleşme tarihi itibariyle taşınmazın paylı mülkiyet hükümleri gereğince davalı Kooperatifin yanı sıra dava dışı kişiler adına da kayıtlı olduğu, diğer paydaşlar  ..., ... ve ...’ın sözleşmenin tarafı olmadıkları, adı geçenler sözleşmeyi imzalamış iseler de, ...’ın davalı Kooperatif adına, ... ve ...’in ise yüklenici adına hareket etmiş olup, kendi adlarına sözleşme yapmadıkları, adı geçenlere ait hisselerin bilahare 16/03/2015 tarihinde ... ... A.Ş.'ye devredilmekle birlikte,  adı geçen paydaşlar ve  ... ... A.Ş.’nin davacı  yükleniciyle sözleşme imzalamadıkları, taraflar arasında  akdedilen  sözleşmeye onay vermedikleri, aksine ... ... A.Ş.'nin ve davalı  Kooperatifin bilahare ... ve ... ... Şirketi ile sözleşme yaptıkları, sözleşme tarihi itibariyle hissedar olan  diğer kişilerin katılmadıkları, onay da vermedikleri 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmenin yapılmasına ilişkin noter masrafları, belediye ve vergi dairesine yapılan ödemeler, imar başvurusuna esas harcamalar ile  yeni taşeron avanslarının menfi zarar kapsamında talep edildiği, ayrıca sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı talep edildiği, geçersiz sözleşmenin ifasının talep edilemeyeceği gibi, sözleşmenin yapılması nedeniyle uğranılan menfi  zarar ve müspet zarar kapsamında kalan kâr kaybının da istenemeyeceği, menfi zarar kapsamında  dava konusu yapılan 200.156,12 TL'nin davalı defterinde kayıtlı olduğu belirtilmekle birlikte bu alacağı oluşturan ödemelerin dava dışı ... tarafından yapıldığının dava dilekçesi ve açıklama dilekçesindeki beyanlarla sabit olduğu, alacağın  davacı şirkete temlik edildiği öne sürülmediği gibi bunu gösterir belge de sunulmadığı, bu alacak  kalemlerine ilişkin  talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme gerekçesinin aksine, müvekkili ile davalı kooperatif arasında imzalanan Ankara 3. Noterliği’nin 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı  sözleşmesine diğer arsa sahibi paydaşın icazet ve onay verdiğini, bu nedenle verilen kararın usul, yasa ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği Ankara 63.Noterliği’nin 06/07/2017 tarih ve 31302 yevmiyeli ihtarı ile taraflar arasında akdedilen Ankara 3. Noterliği’nin 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğini bildirdiğini, sözleşmenin hükümsüzlüğünün ileri sürülmediğini, tacir olan davalının sözleşmenin geçerli olduğunu bu şekilde kabul ettiğini, ihtarnamede bu şekilde beyan edilmesine rağmen mahkemeye verilen cevapta sözleşmenin geçersizliğinin savunulmasının kabul edilemeyeceğini, beyan edilmesine rağmen Mahkeme tarafından bu hususun göz önüne alınmamış olmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanın da “zorunlu olduğunu” kabul ettiği imar plan notları değişikliği için konut parseli ortaklarının, gerekli vekâletnameleri Ankara 47. Noterliğinin 24/04/2013 tarih ve 14836 yevmiye numaralı vekaletname ile topluca verdiklerini, bütün arsa ortaklarının bu işleme katıldığını ve sözleşmenin ifasına hazırlık kapsamında yapılan bu işlemlere muvafakat verilmiş olduğunu, yine, tüm arsa sahibi paydaşların imar plan notları değişikliği için planlama şirketiyle anlaşma yapmak için diğer bütün ortakların ...’e sözleşme imzalama ve taahhütte bulunma yetkisi veren Ankara 47.Noterliğinin 24/04/2013 tarih ve 14835 yevmiye numaralı ortak vekaletnamesini verdiklerini, imar çalışmalarının bittiği tarih olan 16/03/2015 tarihine kadar yapılan bütün iş ve işlemlere, davalı da dahil olmak üzere bütün arsa ortağı gerçek kişiler ve daha sonra kurulan ... A.Ş.’nin de muvafakat ettiğini ve işlemlere katıldığını, 16/03/2015 tarihine kadar, bütün tarafların ifa hazırlığı anlamında yapılan bu işlemlere muvafakati göz önünde bulundurulduğunda, mahkemenin diğer ortakların onayı bulunmadığına dair gerekçesinin hukuken geçerliliği olmadığını, aynı şekilde arsanın diğer ortağı ... A.Ş.’nin ve 13/04/2016 tarihi itibarıyla temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olarak ... imzalı 13/04/2016 tarih 10677 yevmiye numaralı vekaletname ile müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında akdedilen sözleşmeye tekraren muvafakat verildiğini ve projenin bütünü için bu şekilde ruhsat alınması işlemlerinin tamamlanarak imalatlara başlandığını, bu vekaletnamenin dava konusu ... parsel numaralı taşınmazla ilgili olarak verildiğini ve taşınmazın üzerinde bulunan projenin tamamını kapsadığını, zaten bu vekaletnameye dayanılarak mimari proje çizdirildiğini, yapı ruhsatı için başvurulduğunu, gerekli tüm izinlerin ... belediyesinden alınarak müvekkili şirket tarafından taşınmaz üzerinde inşaata başlandığını, imzalanan sözleşmeler ve verilen vekâletnameler gereğince bütün iş ve işlemlerin yerine getirildiğini ve yine arsa sahiplerinin tamamının bizzat katıldığı 06/05/2016 tarihli “temel atma törenine” katılmakla da bütün arsa sahiplerinin yazılı muvafakatlarının yanında, fiili muvafakatlarını da ortaya koyduklarını, konut arsası üzerinde inşaat faaliyetleri devam ederken, yine sözleşmelere taraf olan ve arsa sahiplerinin bütününü temsil eden şirket ve kooperatiflerin 15/10/2016 tarihinde bir araya gelerek, paylaşım ve inşaat aşamaları hakkında “Toplantı Tutanağı” düzenleyip imzaladıklarını, böylece imzalanmış sözleşmelere bir daha imzalarıyla “muvafakat” verdiklerini, bütün bunlardan ayrı olarak yeni yüklenici ile sözleşme imzalayan her iki arsa ortağının da, eski yükleniciler tarafından yapılan harcamaların ödenmesini taahhüt olarak yeni yükleniciye yüklediklerini, Yargıtay emsal içtihatlarından da açıkça anlaşılacağı gibi yasal olarak inşaat ruhsatı alınmasının dahi muvafakat sayıldığını, dava dosyasında bütünüyle belgelere dayalı olarak ortaya konulduğu üzere, başlangıçta verilen 24/04/2013 tarihli vekaletnameden başlamak üzere imzalanan sözleşmeye tüm arsa paydaşlarının muvafakati olduğunu, mahkemenin dava konusu yapılan 200.156,12 TL alacak bakımından harcamaların ... tarafından yapıldığı, alacağın davacı şirkete temlik edildiğine dair belge bulunmadığına ilişkin gerekçesi yönünden ise; davalı kooperatifin Ankara 63. Noterliği’nin 25/09/2017 tarih ve 33818 yevmiye numaralı ihtarından da açıkça anlaşılacağı üzere; davalı kooperatifin, harcamayı yapanın, dava dışı ...'in yetkilisi olduğu müvekkili şirket olduğunu kabul etmesine rağmen Mahkeme tarafından bu hususun da gözden kaçırıldığını, görüldüğü gibi ... alacağını istediği zaman, sen harcamadın şirketin harcadı denirken, bu kez de cevap dilekçesinde şirket alacağını istediği zaman neden ... dava açmadı denmek suretiyle, davalı kooperatifin iyiniyetli olmadığını bir daha gösterdiğini, açıklandığı üzere davalının 25/09/2017 tarihli cevabi ihtarnamesinde beyan ve kabul ettiği üzere, 200.156,12 TL’lik davalı defter ve kayıtlarına işlenmiş alacakları hakkındaki davada delillerin takdirinde hata yapılmak sureti ile reddedilmiş olmasının da doğru olmadığını, ayrıca mahkemenin, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/727 Esas sayılı dosyası yönünden gerekçesini de kabul etmediklerini, Mahkemenin 2017/727 Esas sayılı dosyasının iş bu dosya açısından kesin hüküm oluşturabilmesi için taraflarının, konusu ve hukuki sebebinin aynı olması gerektiğini, müvekkili şirketin bu dosyada taraf olmadığı gibi konusu ve hukuki sebebinin de farklı olduğunu belirterek; mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinin özel bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih nedeniyle menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında davalının paydaşı olduğu ... parsel (yeni parsel numarası ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin olarak Ankara 3. Noterliği’nin 21/12/2012 tarih ve 19369 Yevmiyeli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye ilişkin olarak davalı kooperatif tarafından Ankara 63. Noterliği’nin 06/09/2017 tarih ve 31302 yevmiyeli fesih ihtarı gönderildiği anlaşılmış olup, davacı şirket tarafından iş bu davada haksız fesih nedeniyle müspet ve menfi zararların tazmini talep edilmiş, davalı arsa sahibi paydaş kooperatif sözleşmenin geçersiz olduğunun savunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile  davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen Ankara 3. Noterliği’nin 21/12/2012 tarih ve 19369 Yevmiyeli sözleşmeye konu ... parselde yer alan taşınmaz paylı mülkiyete konu olup, Türk Medeni Kanunu 692. maddesi hükmünce paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması oybirliğiyle, aksi kararlaştırılmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.<br>\tSözleşme, paydaş olunan arsa üzerinde kat karşlığı inşaat yapılmasına ilişkin olup, olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapım işlerine ilişkin olduğu ve aksinin kararlaştırıldığı ileri sürülüp kanıtlanmadığından geçerliliği tüm paydaşların kabulüne bağlı olduğu izahtan varestedir. Mahkemece sözleşme tarihi itibariyle taşınmazın paylı mülkiyet hükümleri gereğince davalı Kooperatifin yanı sıra dava dışı kişiler adına da kayıtlı olduğu, diğer paydaşlar  ...’ın sözleşmenin tarafı olmadıkları, adı geçenler sözleşmeyi imzalamış iseler de, ...’ın davalı Kooperatif adına, ... ve ...’in ise yüklenici adına hareket etmiş olup, kendi adlarına sözleşme yapmadıkları, adı geçenlere ait hisselerin bilahare 16/03/2015 tarihinde ... ... A.Ş.'ye devredilmekle birlikte,  adı geçen paydaşlar ve  ... ... A.Ş.’nin davacı  yükleniciyle sözleşme imzalamadıkları, taraflar arasında  akdedilen  sözleşmeye onay vermedikleri, aksine ... ... A.Ş.'nin ve davalı  Kooperatifin bilahare ... ve ... ... Şirketi ile sözleşme yaptıkları, sözleşme tarihi itibariyle hissedar olan  diğer kişilerin sözleşmeye katılmadıkları, onay da vermedikleri gerekçesiyle 21/12/2012 tarih ve 19369 yevmiye numaralı sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilmiştir.<br>\tYargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2024 tarih ve 2022/3572 Esas- 2024/385 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sözleşmenin geçersizliği durumunda taraflar, sözleşmenin ifasını isteyemez ve birbirlerini ifaya zorlayamazlar. Geçersiz sözleşmeye dayanarak, birbirlerinden müsbet zararlarını ve menfi zararlarını talep edemezler, ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebilirler. 818 Sayılı BK'nın 61/2. maddesinde (TBK 77.) bu kural \"...muteber olmayan...bir sebebe istinaden ahzolunan şeyin iadesi lazımdır.\" şeklinde ifade edilmiştir. Burada borç sebebi gerçekleşmediği halde, iş sahibinin/arsa sahibinin malvarlığında bir zenginleşme, yüklenicinin malvarlığında ise bir azalma söz konusudur. Ancak, iş sahibinin/arsa sahibinin malvarlığında bir çoğalmadan söz edilebilmesi için, yapılan işlerin onun işine yaraması gerekir. <br>\tDavacı vekilince verilen 22/03/2018 havale tarihli dilekçesinde talep edilen menfi zarar kalemleri;  7.959,15 TL  noter masrafı,  200.156,12 TL  ... Kooperatifi defterlerinde kayıtlı alacak toplamı,  58.603,72 TL  belediye ve vergi dairesine yapılan harç, vergi vb. ödemeler, 8.146,53 TL imar başvurusuna esas harcama belgeleri,  300.000,00 TL yeni taşeron avansları olarak  açıklanmıştır. <br>\tMahkemece geçersiz sözleşmenin ifasının talep edilemeyeceği gibi, sözleşmenin yapılması nedeniyle uğranılan menfi zarar ve müspet zarar kapsamında kâr kaybının da istenemeyeceği, bu nedenlerle belirtilen alacak kalemlerine ilişkin davaların reddi gerektiği, menfi zarar kapsamında dava konusu yapılan 200.156,12 TL'nin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak bu alacağı oluşturan ödemelerin dava dışı ... tarafından yapıldığı, alacağın davacı şirkete temlik edildiğinin öne sürülmediği gerekçesi ile bu alacak kalemine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de; dava dışı ..., sözleşme tarihi itibariyle aynı zamanda davacı şirket temsilcisi olup, yapılan harcamaların taraflar arasındaki geçersiz sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapılması gereken masraflar olup olmadıkları, yine yapılan bu masrafların yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında davacı şirket tarafından talep edilebilecek, davalı arsa sahibi paydaş yönünden faydalı ve zaruri masraflar olup olmadıkları hususunda bir inceleme yapılmamıştır. <br>\tBu durumda mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve yerleşik içtihatlar gereği davacı vekilinin 22/03/2018 havale tarihli dilekçesindeki menfi zarar kalemleri yönünden taraf ticari defterleri ve dosyada bulunan diğer ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapılması gerekip, davacı şirket ve şirket adına temsilcisi olarak ... tarafından yapıldığı ispatlanabilen ve davalı arsa sahibi paydaş yararına olan masraf ve giderlerin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih ve  2023/467 Esas 2023/899 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 14/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.     <br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0ed381b84658947","SID":"da8397413090db44"}}