{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1299 <br>KARAR NO\t\t: 2024/471<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/412 Esas 2020/100 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>Davalı asil tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili şirket ve distribütör ile 01/03/2017 tarihinde imzaladığı Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi'nin; girişinde belirtilen \"... Mah. ... Cad. No:.../... ...\" adresindeki sözleşmenin 2.maddesi gereğince işyerinde müvekkili şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi veya distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı, 6.maddesi gereği; şirkete önceden bildirip yazılı onay almadan, sözleşme süresince faaliyet alanını ve nevini değiştirmemeyi, işyerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, 9/b maddesi gereği; sözleşme süresince işyerinde bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı veya bira ve biraların satışını azaltacak davranış ve eylem içine girmemeyi, 9/n maddesi gereği; sözleşme konusu müvekkili şirket ürünlerini bizzat müvekkili şirketten yetkilendirilmiş olan ve TAPDK toptan satış belgesini haiz Bayi veya Distribütörden veya yine müvekkili şirketin satma görevi verdiğini bildirdiği yetkili ve TAPDK toptan satış belgesini haiz başka bir teşebbüsten satın almayı,davalı işleticinin müvekkili şirket tarafından yetkilendirilmeyen ve TAPDK toptan satış belgesini haiz olmayan kişi veya kuruluşlardan müvekkili şirket  bira ürünlerini tedarik etmesi “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna” ve sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden sözleşme yürürlükte iken Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/54 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte söz konusu işletmenin .... isimli kişi tarafından işletildiği, şahsa ait vergi levhası ve işletme belgelerinin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının işletmesini kapatması nedeniyle sözleşmenin 2,6,9/b,9/n ve 15. maddelerini ihlal etmiş olduğunu, sözleşmenin 15.maddesi gereği davalının müvekkili şirkete sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkı ile birlikte 12.000,00-TL cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının kusuru sebebiyle devamı imkansız hale gelen sözleşmenin feshi ve 12.000,00-TL cezai şart ve 12.000,00-TL yatırım tutarının iadesi hususunda İzmir 20.Noterliği'nin 29/08/2018 tarihli ve 13785 yevmiye nolu Feshi İhbar-İhtarnamesi keşide edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine İzmir 21.İcra Müdürlüğü’nün 2018/11661 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı/borçlu tarafın haksız ve kötüniyetli olarak  borca yaptığı itirazı nedeni ile icra takibinin durduğunu,ancak davalı tarafın bu itiraz dilekçesinde açıkça borcu ve yatırım bedelini aldığını kabul edip işletmeyi başkasına devrettiğini de ikrar ettiğini,ayrıca sözleşme içeriğine göre davalının iade etmek zorunda olduğu miktar likit olup ihtarname ile de temerrüt oluştuğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatı talepleri olduğunu belirterek öncelikle teminatsız veya uygun görülecek miktar karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir/haciz konulmasına,davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2018/11661 Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip talebi üzerinden davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı davaya cevap dilekçesi vermemiş, duruşmadaki beyanında özetle; dava dilekçesinde ve bilirkişi raporunda aleyhine olan hususları kabul etmediğini, davacı tarafla sözleşme yaptığının doğru olduğunu ancak satış yada kapatma halinde cezalı duruma düşeceğini sandığını, dükkanı başka bir şahsa devretmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini bilmediğini, işlerinin kötü gitmesi ve dolandırılması nedeni ile söz konusu işyerini sözleşme bitim tarihinden önce ... isimli şahsa devrettiğini, bu kişinin bir süre işlettiğini hatta davacı ile diğer ... şirketinin devrettiği kişiye destek ödemesi yapmaması üzerine devrettiği kişinin erkek arkadaşının davacı taraf ve ... şirketinden destek almak için sanki yeni bir işletme açmış gibi kendi adına açılış yaparak bölge bayiinden ve ana distribütörden yardım parası talep ettiğini bunun üzerine davacının kendisine dava açtığını, davacı taraf ve sözleşmenin diğer tarafı dava dışı ... şirketinin kendisine nakdi olarak herhangi bir para vermediğini sadece mal olarak 12.000,00 TLye tekabül edecek miktarda ürün yani bira verdiklerini, davacının kendisine dükkanda ... reklamı ve dolabının olmaması gerektiğini,  bunun dışında bu şartlar yerine getirilirse dükkanı işletmek üzere başka bir kişiye devredebileceğini şifaen söylediğini, maddi durumunun kötü olması nedeni ile şu anda bir otelde taze meyve suyu sıkarak geçimini sürdürdüğünü,  herhangi bir sigorta ve destek aldığı bir kurumun olmadığını, çocuğuna da devletin baktığını, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Bakkalcılar Odasına kayıtlı olup Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olmayıp şirketi olmadığını, Kalekapı Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu ancak şu anda ticari bir faaliyeti olmadığını  beyan etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca  itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.  <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip tarihi itibarıyla  davacanın alacaklı olup olmadığı, cezai şart talep edip edemeyeceği, alacağı varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Yapılan araştırmada sözleşme tarihi itibarıyla davalının, Antalya Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odasında, bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret tanımlı ve 471101kodlu kaydının bulunduğu; ... Ticaret  Sicili Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, ancak Antalya Kalekapı Vergi Dairesinin cevabi yazısından sözleşme tarihi itibarı ile bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ticari faaliyetinin ticari işletme boyutunda olduğu anlaşılmıştır.<br>Sözleşmenin yapıldığı tarihte davalının vergi mükellefiyet durumu, bilanço esasına göre defter tutuyor olması, yapmış olduğu işler nedeniyle faaliyetinin ticari işletme boyutlarında olduğu ve  tacir olarak kabul edilmesi gerektiği, TTK'nun 22. maddesine göre tacir sıfatını haiz bir borçlunun sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğundan bahisle indirim talep edemeyeceği yasa hükmü ile belirlenmiş olup, davalı tarafın da bu yönde bir talebinin olmadığı, diğer yandan  davalının sözleşmenin yapıldığı tarihte basiretli tacir gibi sözleşme hükümlerine riayet etmemenin cezai şartın ödenmesini gerektireceğini öngörmesi gerektiği halde sözleşme süresinde işyerini sözleşmeye aykırı olarak  başkasına devretmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshine tamamıyla kusurlu  olarak neden olduğu, belirlenen cezanın günümüzün ekonomik koşullarına göre fahiş kabul edilemeyeceği,  tacirler arasındaki sözleşmelerde bu tutardan zorunlu olmadıkça indirim yapılmasının, sözleşmede cezai şart öngörülmesinin amacına göre tarafların edimlerini yerine getirmeye zorlama ve aksi durumda bunun cezalandırılması amacına yönelik öngörülen yasal düzenlemeden beklenen amacı engeller hale getireceği anlaşıldığından, taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan cezai şarttan resen indirim yapılmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.<br> Mahkememizce toplanan deliller ve bilirkişi raporu dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen gerekçeye göre; davalının sözleşme hükümlerine uymadığı ve davacının sözleşme hükümlerine göre davalıya ödenen yatırım bedeli ve sözleşme ile karalaştırılan cezai şart tutarını davalıdan talep etme hakkının bulunduğu ve takip tarihi itibariyle toplam 24.000,00 TL alacaklı olduğu, bu tutarın davacı tarafça başlatılan icra takibindeki alacak tutarına eşit olduğu anlaşıldığından; öte yandan, davalının ödeyeceği cezai şarttan indirim yapılmasının koşulları bulunmadığından indirim yapılmaması gerektiği kanaatine varılarak; İzmir 21. İcra Dairesi'nin 2018/11661 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile 12.000,00 TL cezai şart alacağı ile 12.000,00 TL yatırım iadesi alacağı olmak üzere toplam 24.000,00 TL alacak üzerinden takibin devamına, alacak likit kabul edildiğinden hükmolunan 24.000,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20  icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, gerekçesi ile,  davacının davasının kabulü ile, İzmir 21. İcra Dairesi'nin 2018/11661 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile 12.000,00 TL cezai şart alacağı ile 12.000,00 TL yatırım iadesi alacağı olmak üzere toplam 24.000,00 TL alacak üzerinden takibin devamına, alacak likit kabul edildiğinden hükmolunan 24.000,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20  icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\"şeklinde karar verilmiştir,<br>Mahkeme kararına karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; 2015 yılı ekim ayı ile 2017 yılı mayıs ayı arasında ... isimli işletmenin sahibi olduğunu, bu işletmeyi çalıştırdığı dönemde davacı ... A.Ş.ile ... ürünler dışında başka ürünlerin reklamını yapmama karşılığında 12.000,00 TL tutarında bedelsiz ürün verilmesine ilişkin bir sözleşme imzaladıklarını, 2017 yılı içerisinde ekonomik açıdan ciddi sıkıntılar yaşadıklarını, bir kişi tarafından dolandırıldığını, yaşadığı bu ekonomik sıkıntılar nedeniyle marketini devretmek zorunda kaldığını, devir esnasında ...ten kendisine verilen bedelsiz ürünleri de devralan şahsa bıraktığını, devir sonrası bu şahsın işletmeyi bir süre işlettikten sonra davacı tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığı için kapatarak ... isimli erkek arkadaşı adına yeni bir işletme açtığını, esasen açılan bu yeni işletmenin de ...'a ait olup sırf davacı şirketten bedelsiz ürün alabilmek için böyle bir yol izlediklerini, bu şahısların açmış oldukları yeni işletme ile davacı ile aralarında yapılan 01.03.2017 tarihli Kapalı Satış Sözleşmesinin bitimine çok az bir süre kala davacı şirketten bedelsiz ürün talebinde bulunmuş ve bu talebi doğrultusunda şahıslara bedelsiz ürün verildiğini, kendisinin işletmeyi devrederken dava dışı ...'a işletmenin aktif ve pasif bütün varlığını, alacak ve borç ilişkilerini de beraberinde devrettiğini, dolayısıyla sözleşmenin tarafının ... olduğunu, davacıyı zarara uğratmak gibi herhangi bir amacının kesinlikle söz konusu olmadığını, mahkemece bedelsiz ürün bedeli olan 12.000,00 TL'ye ek olarak 12.000,00 TL cezai şart alacağı ve % 20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedildiğini, yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğuna ilişkin kabulünün doğru olmadığını, böyle bir borcunun olmadığını düşündüğü ve bir borç varsa dahi işletmeyi devrettiği kişilerin sorumlu olduğunu düşünerek itirazda bulunduğunu belirterek hukuka ve hakkaniyete aykırı ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>Dava, bayilik sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle cezai şart ve katkı payı iadesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Davacı taraf, davalı ile \"Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi\" yapıldığı ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden sözleşme yürürlükte iken Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/54 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte söz konusu işletmenin ... isimli kişi tarafından işletildiğinin tespit edildiği, davalının kusuru sebebiyle devamı imkansız hale gelen sözleşmenin feshi ve 12.000,00-TL cezai şart ve 12.000,00-TL yatırım tutarının iadesi hususunda İzmir 20.Noterliği'nin 29/08/2018 tarihli ve 13785 yevmiye nolu Feshi İhbar-İhtarnamesi keşide edilmişse de davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, bunun üzerine İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2018/11661 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu iddiasıyla dava açmış, davalı taraf cevap sunmayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinde :\"İşletici, Şirkete önceden yazılı onayını almadan, sözleşme süresince faaliyet alanını/veya nevini değiştiremez. İşyerini herhangi bir kişiye devir edemez,kiralayamaz ve/veya yeni ortak alamaz ve/veya değiştiremez. İşletici işbu durumlarda en az 30 gün önceden şirkete yazılı bilgi verip şirketten yazı ile onay almak ve işbu sözleşmedeki tüm şartları yeni şahıslara da kabul ettirmek ve şirket ile yeni şahıs ve şahıslara veya onlarla birlikte aynı akdin yapılmasını temin etmekle yükümlüdür.<br>Şirketin yazılı muvakkatı olmadan işletmenin başkasına devri halinde şirketin ve/veya Bayi veya Distribütörün devir alana ürün vermesi hiçbir şekilde bu işleme muvafakat edildiği anlamını taşımaz. Şirketin sözleşmeyi işleticiye karşı dava hakkı saklıdır. \" hükmü bulunmaktadır. <br> Sözleşmenin 15.maddesinde ise davalı, sözleşme süresi içerisinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi ve sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkı ile birlikte 12.000,00-TL cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülmektedir.<br>Davalının  sözleşme süresi içinde işyerini sözleşmeye aykırı olarak  başkasına devretmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshine tamamıyla kusurlu olarak neden olduğundan  davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerekmesine, davacı tarafça sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan sözleşme gereğince davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla sözleşmenin başlangıcında davalıya ödendiği sabit olan  katkı payını ve cezai şartı talep edebileceğinin anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  davalının ekonomik sıkıntılar yaşaması veya dava dışı üçüncü kişilerin eylemlerinin haklı neden olmayacağına, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine,  alacağın likit  olması nedeniyle icra inkar tazimatına hükmedilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre davalının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2020 tarih, 2018/412 Esas ve 2020/100 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.639,44 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 409,86 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.229,58 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"542008a408ca8c25","SID":"8c3f42faec79775e"}}